
Meredith Monroe
Liz McAdams

25 Yıl önce bir kasırgayla evi yıkılan Liz McAdams, artık tecrübeli bir kasırga gözlemcisi haline gelmiştir. Çocukken, Liz ve Ellie kız kardeşler korkunç bir kasırgada annelerinin ölümüne şahit olmuşlardır. Şimdi,yıllar sonra daha ölümcül başka bir fırtına yaklaşmaktadır ve ikiside tehlikededir.

Meredith Monroe
Liz McAdams

Cameron Bancroft
Matt McAdams

Pascale Hutton
Ellie Wilson
Rachel Pattee
Becky McAdams

Duncan Fraser
Hank Wilson

Ashley Michaels
Nora

Christine Chatelain
Helen

Shaun Benson
Bobby

Garry Chalk
Vince Johnson
Mark Pawson
Young Hank

Emma Karwandy
Young Ellie

Jess McLeod
Young Liz

Eileen Pedde
Colleen
Ashley Harry
Young Nora
Peter Abrams
Gerry

Kuzey Atlantik’te seyir halinde bulunan, 800 kamaralı, 13 güverteli Poseidon gemisi yılbaşı eğlencesi için hazır durumdadır. Balo salonunda toplanan kalabalık birazdan başlarına gelecek felaketten habersiz eğlenmektedir. 30 metreyi aşan bir dalga, gemiyi alaşağı eder. Çöken kolonlar, çıkan yangınlar büyük bir karmaşaya neden olur. Sağ kalanların bir an evvel emin bir yol bulup gemiden çıkmaları gerekmektedir.

Chris Vaughn, özel operasyonlar biriminde görevli bir askerken emekliye ayrılarak kasabasına döner. Kendisine yeni bir yaşam kurmayı hedefleyen Chris, kasabanın çok değiştiğini farkeder. Lise yıllarından arkadaşı olan ve bölgenin en varlıklı insanı olan Jay Hamilton, bir suç ve uyuşturucu krallığı kurmuştur. Kasabalının da desteğiyle şerif seçilen Chris, Hamilton'ın suç operasyonunu durdurmak için hayatını ortaya koyacak ve sert yöntemleriyle mücadeleye başlayacaktır.

Inspired by true and harrowing events, an ordinary man finds his world suddenly torn apart as devastating wildfires rip through the surrounding countryside. With precious moments ticking by, he must flee with his son and pregnant wife if they have any hope of surviving the rapid forces of mother nature.

Mitch Buchannon, believed to have died in a boating accident survived and only has amnesia, he has been recovering in a Los Angeles hospital. His new fiancée, Allison Ford, resembles his old lover, Lt. Stephanie Holden who died years ago.

Güzel ve cesur Jo tarafından yönetilen bir fırtına araştırma ekibi, Amerika'nın çeşitli yerlerinde sürekli meydana gelen ani hortum ve kasırgaların nedenlerini araştırmakta ve insanları önceden uyaracak sistemler geliştirmektedir. Grubun eski üyelerinden Bill, bu heyecanlı kovalamacadan çekilmiş ve eski aşkı Jo'nun tam zıttı bir kadınla evlenmek üzeredir.Bill'in icadı olan ve grubun Dorotyh adını verdiği içi hassas algılayıcılarla dolu bir tankın hortumun içine bırakılması gerekmektedir. Grup bunun için Bill'in de yardımını ister. Jo, Bill ve grubun diğer üyeleri, canlarını tehlikeye atarak bir fırtınaya sokularak görevlerini başarmak için ellerinden geleni yaparlar.

Three tornadoes converge to wreak havoc on Chicago, disrupting the power grid and creating the worst super-storm in history: a category 6 twister.

A deadly patchwork of destructive cyclones is on an apocalyptic path of convergence at a populated Midwest city center. There, the twisters will merge into one mega tornado that threatens to obliterate the cities for hundreds of miles around.

Küçük Heartland kasabası Minninnewah sakinleri için gün her zamanki gibi başlamıştır. Ancak tüm zamanların en büyük kasırgası şehri harap etmekle tehdit ettiğinde işler değişir. Kasırga şehri mahvetmeden önce kasaba sakinlerinin sığınmak için sadece 13 dakikaları vardır. Yaşam savaşı veren dört aile bu süreçte hayatta kalabilmek için farklılıklarının üstesinden gelmeli ve birbirlerinden güç almalıdır.

Amerika’daki ekonomik buhran döneminde tetikçilik yaparak hayatını kazanan Michael Sullivan, John Rooney’nin hesabına çalışmaktadır. Fakat Rooney’nin oğlu, babasına kendisinden daha yakın olan bu adamı harcayacak türden dolaplar çevirir. Sullivan, hiç istemediği halde kendi oğlunun da olaya karışması sonucu tehlikeli bir açmaza düşer. Olayların gelişmesiyle birlikte, hem cinayet mahali fotoğrafçısı hem de suikastçı olan Maguire, Sullivan’ın peşine takılır. Sullivan, ne pahasına olursa olsun oğlunu korumak zorundadır.

Dünya, doğanın gazabına uğramaktadır. Şiddetli kasırgalar Los Angeles'ı haritadan silmiş, Yeni Delhi karlar altına gömülmüş, Tokyo devasa dolu yağışıyla yıkılırken New York, ani iklim değişikliği ile dev dalgaların tehditi altında kalmıştır. Bir iklim bilim uzmanı olan Jack Hall, dünyayı, küresel ısınmanın tetiklediği bu felaketten kurtarmak için çözüm arayışındadır. Kurtuluş Günü'nün yaratıcısı Roland Emmerich, dünyayı bu kez uzaylılar tarafından değil, bizzat doğanın kendisi tarafından yok ediyor. Devasa doğal felaketler, büyük paralar harcanarak ve bilgisayar teknolojisinin de katkısıyla nefes kesen gerçekçilikte sahnelere dönüştürülmüş. Denis Quaid, Jake Gyllenhaal ve Ian Holm'un da katılımıyla filmin kadrosu da en az efektleri kadar dikkat çekiyor.

Küçük bir domuzcuğun çobanlık kariyerini gözler önüne seren Bebe'nin (Babe) devamı niteliğindeki filmde bu sefer yönetmen koltuğunda George Miller yer alıyor. Müzikleri ile Oscar'a aday gösterilen filmde küçük domuzcuk çiftçi Hogget'a (James Cromwell) yardım etmek için bambaşka bir maceraya atılacak. Çobanlıkta gösterdiği üstün başarı sayesinde sahibine çok şey kazandırmış ta olsa çiftliğin geleceği tehlikeye girince Bebe, New York'a yola koyulur. Burada hem çiftliği kurtarmak için uğraşacak hem de yeni arkadaşlar edinecek.

Silverton kasabasında aniden başlayan kasırgalarla birlikte, bütün kasaba yıkılır. Ancak en kötüsü henüz daha gelmemiştir. Bir çok insan sığınaklara saklanmış, diğerleride kasırgadan kaçmıştır. Bir grup profesyonel kasırga takipçisi gerçek zamanlı anları çekmeye çalışırken, biryandan da diğer insanları kurtarmaya çalışacaktır. Ama henüz doğa ana gerçek yüzünü göstermemiştir.

Teknolojinin son sürat ilerlediği bir dönemde, insanlar üstesinden gelemeyecekleri hiçbir sorun olamayacağına inanmaya başlamışlardır. 'Titanic' adlı dev transatlantik ise, insanlığın doğaya karşı gövde gösterisi gibidir. Bu Düşler Gemisi'nin yolcuları arasında Avrupa'da birkaç yıl geçirdikten sonra Amerika'ya dönmekte olan, Jack Dawson adlı genç ve fakir bir ressam ile nişanlısı ve annesiyle Philadelphia'ya giden Rose DeWitt Bukater adlı zengin bir genç kız da vardır. İki genç şans eseri tanışacak, aralarındaki sınıf farkına aldırmaksızın birbirlerine yakınlaşacaktır. Yola çıkılmasından dört buçuk gün sonra, 10 Nisan 1912'de, Titanic iki saat kırk dakika süren ve sulara gömülmesiyle son bulan, hazin olayların başlamasına neden olacak buz dağına çarpacaktır.

1970 yılında John Wayne canlandırdığı korkusuz ve tek gözlü Rooster Cogburn rolüyle Oscar® almış ve unutulmaz bir performans sergilemişti. Rooster Cogburn, genç bir kadın tarafından (Kim Darby), babasını öldüren ve ailenin tüm parasıyla ortadan kaybolan adamı bulmak üzere kiralanır. Genç kadın bu yolculukta Cogburn'e eşlik etmek konusunda ısrarlıdır. Yanlarına tecrübesiz bir Texas polisinin (Glen Campbell) katılışıyla işler iyice karışır. Bu sıradışı Western'e Robert Duvall ve Strother Martin de performanslarıyla katılmakta.

Ludlow kendi dünyası ile sokaklar arasındaki uçurumu hiçbir zaman aşmamış kıdemli bir polistir. Ancak karısını kaybettikten sonra hayatı keyifsiz, karanlık ve ölümcül bir hâl alacaktır. Görev aldığı polis departmanında yozlaşmaları fark eden Ludlow, partnerinin ölümü ile ilgili dosyada araştırma yaparken, tüm hayatını adadığı ve kendisinin de içinde bulunduğu teşkilâta başkaldırmak zorunda kalır.

Yıllardır süren bir hesaplaşma, Donovan ailesinin geçmişini tamamen açığa çıkarır. Ray'i bugün olduğu kişi yapan koşullar nihayet gün ışığına çıkarken, Donovanlar kendilerini geçmişle yüzleşmek için Boston'a geri dönmüş bulurlar. Her biri şiddet dolu yetiştirilme tarzlarının üstesinden gelmek için mücadele eder, ancak kader onlara karşı acımasızdır ve sadece birbirlerine duydukları güçlü sevgi onları bu mücadelede ayakta tutar.


Heather and Heidi play volleyball for their school team, when their family decides that they need to go to a bigger school so that they will have a better chance for scholarships. But at the new school, the twins are discovered by the basketball coach. Inspired by the true story of Heather and Heidi Burge.

Danimarka doğumlu (ünlü yazar) Karen Blixen (Meryl Streep) daha iyi bir yaşam sürebilme umuduyla bir baronla mantık evliliği yapar. Çift Nairobi'ye taşınır, ancak kocası burada alkol ve çapkınlığa dayalı bir hayata dönünce, Karen kendisini aşksız bir evliliğin içerisinde hapsolmuş olarak bulur. Karen daha sonra özgür ruhlu bir avcı olan Denys Finch Hatton (Robert Redford) ile karşılaşır: Acaba ilişkileri içerisinden bir aşk yeşerebilecek midir, yoksa Karen'ı bekleyen şey kalp acısı mıdır?

Manor Çiftliği'ndeki hayvanlar, sahibi Bay Jones'un ihmalkarlığına ve zulmüne daha fazla dayanamaz. Domuzlar Snowball ve Napoleon’un liderliğinde isyan ederler, Jones ve eşini çiftlikten kovarak tüm hayvanların eşit olduğu bir dünya kurmaya çalışırlar. Ancak kısa sürede Napoleon, gücün tadını alır ve Snowball’u çiftlikten uzaklaştırır. Artık tek başına iktidarda olan Napoleon, eski efendileri kadar yozlaşmış ve zalim bir rejim kurar. Manor Çiftliği’ndeki hayvanlar, çiftliği bir cennete çevirerek uyum içinde yaşamak için mücadele eder. George Orwell’in klasik eserinden uyarlanan bu eşsiz hikaye, Kelsey Grammer, Patrick Stewart, Peter Ustinov ve Julia Louis-Dreyfus’un seslendirmeleriyle ve Jim Henson’s Creature Shop’un etkileyici animasyon teknikleriyle ustalıkla beyaz perdeye aktarılmıştır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir