
James Stewart
Marshal Guthrie McCabe

Yozlaşmış bir mareşal, ordudaki arkadaşı tarafından Komançilerin beyaz esirlerinin serbest bırakılması için pazarlık yapmaya zorlanır, ancak onların topluma yeniden kazandırılmasının sonuçları olduğunu görür.

James Stewart
Marshal Guthrie McCabe

Richard Widmark
First Lt. Jim Gary

Shirley Jones
Marty Purcell

Linda Cristal
Elena de la Madriaga

Andy Devine
Sgt. Darius P. Posey

John McIntire
Major Frazer

Paul Birch
Judge Edward Purcell

Willis Bouchey
Mr. Harry J. Wringle

Henry Brandon
Chief Quanah Parker

Harry Carey Jr.
Ortho Clegg

Olive Carey
Mrs. Abby Frazer

Ken Curtis
Greeley Clegg
Chet Douglas
Deputy Ward Corby
Annelle Hayes
Belle Aragon
David Kent
Running Wolf

Senaryosunu Frank S. Nugent’ın Alan Le May’in 1954 yılında yazdığı aynı adlı romanından uyarlayıp yazdığı filmin yönetmeni John Ford’dur. Filmde ırkçı bir savaş gazisinin kızılderililerin kaçırdığı yeğenini aramak için yollara düşmesi, yıllar süren bu arayış sırasında onu harekete geçiren amacın gittikçe daha tartışmalı bir hale gelişi konu ediliyor. Film çevrildiği yıl ses getirmediyse de, yıllar geçtikçe prestij kazanarak klasikleşmiştir. Kimilerine göre ise John Ford’un başyapıtıdır. 'The Searchers', Amerika’da 'kültürel, tarihi ve estetik olarak önemli' filmler arasına seçilmiş ve Kongre Kütüphanesi’nin 'Ulusal Film Arşivi'nde korunmasına karar verilmiştir.

Clint Eastwood önceden rol aldığı Avrupa Westernlerindeki 'İsimsiz Adam'a benzeyen, daima tetikte, hızlı silah çeken yabancı rolünde tek kelimeyle mükemmel. Fakat o efsanevi kanunsuzun aksine, Josey Wales'in bir ismi, ve bir yüreği var.Yürek açılır, ve macera başlar. Ailesini vahşice öldürenlerden öcünü alan Wales, bir grup katil tarafından kovalanmaktadır. Wales yanlız yolculuk etmeyi tercih eder, fakat peşine takılan (aralarında Sondra Locke ve Chief Dan George'un da bulunduğu) kanunsuz serserileri korumasız bırakmaya gönlü elvermez. Time dergisine göre 1976 yılının en iyi filmleri arasında yeralan The Outlaw Josey Wales, tüm zamanların en iyi Westernlerinden.

Bir adam, Komançiler tarafından kaçırılan bir kadını kurtarır, ardından ikisini de eve canlı götürmek için mücadele eder.


Öncü bir aile, Montana ovalarında yeni inşa ettikleri çiftlikte onları terörize eden bir kısır kanun kaçağı çetesine karşı savaşır.

George Washington McLintock (John Wayne), yaşadığı bölgenin en zengin adamıdır. Son iki yıldır okul için şehir dışında olan kızının dönmesini dört gözle beklemektedir. Diğer yandan, yıllar önce onu terkeden karısı da kızını almak için geri dönmüştür. McLintock, tüm kasaba halkı tarafından çok saygı duyulan bir adamdır ve kendince tüm yerli halk için adil bir yaşam sağlamaktadır. İnatçı karısı, kızı ve kasaba halkının verdiği sorumluluk altında ezilmeden hayatını sürdürmek için mücadele verecektir.

Amerikan İç Savaşı’ndan iki yıl önce geçen hikâye, eski bir köle olan Django’nun Alman ödül avcısı Dr. King Schultz ile yollarının kesişmesini konu alıyor. Schultz, Django’nun yardımı karşılığında ona özgürlüğünü kazandırır ve zorlu bir görevde iş birliği yaparlar. Django’nun üstün avcılık yetenekleri, onları son hedeflerine götürür: Django’nun karısı Broomhilda’yı köle tüccarlarının elinden kurtarmak.

Film, yaralı bir adamı bir çanta dolu parasıyla birlikte evine alan dul bir çiftçinin hikayesini konu ediyor. Bir grup adam para için evine geldiğinde çiftçi, kime güvenceğine karar vermekte zorlanır. Çiftliğinin kuşatılmasına karşı savunma yaparken çiftçi, herkesi şaşırtan ve gerçek kimliğini sorgulayan bir silahşörlük yeteneğini ortaya çıkarır.

Belli bir yerde uzun süre kalamayan Jubal Troop, tesadüf eseri tanıştığı çiftlik sahibi Horgan’ın yanında çalışmaya başlar. Ancak Shep’in karısının Jubal’e gösterdiği yakın ilgi ve çiftlikte çalışan Pinky’nin duyduğu yoğun nefret yüzünden kısa sürede sorunlar çıkar.

Eski Batı'nın nasıl kazanıldığını ve kaybedildiğini, birçok insanın kanı, teri ve gözyaşları aracılığıyla takip edin. 1859'dan 1874'e kadar olan dönemde, İç Savaş öncesinde, sırasında ve sonrasında 15 yılı kapsayan bu hikâye, kendisiyle savaş halindeki bir ülke boyunca duygusal bir yolculuğa çıkmanızı sağlıyor. Ailelerin, arkadaşların ve düşmanların bakış açısıyla, Amerika Birleşik Devletleri olmanın ne anlama geldiğini keşfetmeye çalışan herkesin deneyimlediği bir süreç.

After a cavalry group is massacred by the Cheyenne, only two survivors remain: Honus, a naive private devoted to his duty, and Cresta, a young woman who had lived with the Cheyenne two years and whose sympathies lie more with them than with the US government. Together, they must try to reach the cavalry's main base camp. As they travel onward, Honus is torn between his growing affection for Cresta.

Western türündeki filmde, ürkek bir çiftçi bir silahlı çatışmada sözünden dönünce kız arkadaşı (Seyfried) tarafından terk edilir. Fakat bir kanun kaçağının karısı (Charlize Theron) kendisine nasıl ateş edileceğini öğretince kahramanımız da kız arkadaşını geri kazanmak için bir şans elde eder.

Birbirinden nefret eden iki kardeş Noel'i anneleriyle birlikte geçirecektir. Anne, onları bir arada tutmaya çalışır.

Asıl adı John Reid olan Lone Ranger lakaplı bir kovboyun, Kızılderili ruhani yardımcısı Tonto ile haksızlıklara karşı verdiği mücadeleyi anlatan ünlü TV dizisinin sinema versiyonuyla beyaz perdeye aktarılıyor. Yapımcılığını Jerry Bruckheimer ve yönetmenliğini Gore Verbinski'nin yaptığı filmin baş rollerini ise Johnny Depp, Armie Hammer ve Tom Wilkinson paylaşıyor.

Mariachi, gitarıyla dolaşan yalnız bir gençtir. Girdiği barda çalışan barmene, bahşiş karşılığı müzik yapmayı öneren Mariachi, barın zaten bir orkestrası olduğu için reddedilir ve bardan ayrılır. Ayrıldıktan sonra, gitar kılıfıyla bara giden bir başka adam, gitar çantasında sakladığı makinalı silahıyla, barmen harici herkesi öldürür. Mafyabaşı olan patronunu arayan barmen, gangsterlere siyah giyinmiş, gitar kılıfı taşıyan bir adam olarak tanımladığı suçlunun, Mariachi ile karıştırılmasına sebep olmuştur. Gittiği otelde çalışan adam tarafından, suçlu zannedilip, ihbar edilen Mariachi, peşine düşen gangsterleri atlatarak, bir bara gider. Barda çalışan Dominoya, 4 adam öldürdüğünü söyleyen genç adam, Dominoyu masum olduğuna inandırır ve onun odasında kalmaya başlar. Ancak, Dominonun çalıştığı barın sahibinin, kendisini kovalayan adamların patronu olduğunu öğrenince, hem kendi hayatını, hem de genç kadını korumak zorunda kalacaktır.

John Smith, içki yasağı günlerinde, ahlaksız bir silahşördür. Yaptığı işler onu Teksas'taki Jericho kasabasına sürükler. Burası yabancıları kucaklayan ve umut vaadeden bir kasaba olarak bilinmektedir. Oysa John vardığında, Jericho'yu, iki rakip çetenin sokak savaşları sürdürdüğü ve masum insanların yarısından çoğunun terkettiği bir hayalet kasaba olarak bulur.Bunu bir fırsat olarak görür ve iki taraflı oynayarak, kendisine kiralık bir silahşör olarak iyi bir para ve şan kazanma hevesiyle hareket eder. Oysa giderek tek başına kalacak ve hayatını kurtarmak en önemli gaye haline gelecektir.

Nehirde bir teknede yapılacak olan poker turnuvasına katılacak olan Maverick, yarışmaya katılmak için gerekli olan parayı tamamlamaya çalışırken usta hırsız Anabel tarafından soyulur. Ancak Anabel bu sefer sert kayaya çarpmıştır. Çünkü Maverick Anabel'in peşini bırakmaz. Karşılıklı atışmalar ve ortak bir amaç için çalışmaları bilinçsiz olarak Anabel ve Bret Maverick'i yakınlaştırır...

1847 yılında Meksika-Amerika iç savaşında, Yüzbaşı John Boyd (Guy Pearce) terfi alır. Bu terfi sonrası Boyd, Nevada'nın karlı dağlarında ıssız bir savaş biriminde üçüncü adam olarak görev alacaktır. Bu görevde kumandan Hart , inançlı Toffler ve Cleaves ile tanışacaktır. Boyd bu gruba katıldıktan sonra, donmaktan ve açlıktan ölmekten son anda kurtulan bir yabancı olan Colqhoun (Robert Carlyle) de gruba dahil olur. Colqhoun'un anlatıklarına göre şefleri Ives, karlar altında bir mağarada kalınca, bölüğündeki bazı insanları yiyerek hayatta kalmıştır. Bundan sonra Boyd ve diğerleri bu olayın geçtiği mağarada başka sağ insan olup olmadığını bulmak için yola çıkarlar. Fakat Boyd, eski bir Kızılderili efsaneside anlatılan Weendigo adlı canlı et yiyerek beslenen, beslendikçe daha çok isteyen insanüstü bir yamyamın saldırısından korkmaktadır. Acaba kendisi de bu yamyam tarafından yenilecek midir yoksa onun oluşturduğu yamyam sürüsüne mi dahil olacaktır ?

Dört cesur adamın, bir grup esiri, yamyam bir kabilenin elinden kurtarma girişimini anlatacak olan film, eski usül western konseptine de fazlasıyla yakın duran bir görsel estetiğe ve öykü evrenine sahip olacak gibi görünüyor!

1889 yılında geçecek Woman Walks Ahead, New York City’deki hayatından bunalmış dul Catherine Weldon’ın ressam olma hayalleriyle Dakota’ya doğru tek başına yolculuk yapmasını ve kendisini orada toprakları için savaşan bir halkın arasında bulmasını konu ediniyor * Her şeyiyle on numara bir filmdi bana göre. Hikaye güzel, kurgu güzel, oyuncular güzel. Hele o Sam Rockwell'in filmlerinde kıvrıla kıvrıla yürüyüşü, yılan gibi laf sokmaya çalışmaları falan yok mu mest ediyor insanı. Duygusal insanlara hitap eden bir film gibi görünüyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir