Martin Sperr
Abram

Martin Sperr
Abram

Angela Winkler
Hannelore

Else Quecke
Barbara
Michael Strixner
Georg
Maria Stadler
Metzgerin
Gunja Seiser
Maria
Johann Brunner
Hiasl

Hanna Schygulla
Paula
Renate Sandner
Zenta
Ernst Wager
Volker
Johann Lang
Ernstl
Johann Fuchs
Bürgermeister
Hans Elwenspoek
Pfarrer
Erika Wackernagel
Frau des Bürgermeisters
Eva Berthold
Lehrerin

Ariane and Gerhard Christ, a wealthy Munich couple, plan for the weekend on separate trips, lying to the other about their trysts. However, their itineraries are complicated when they both arrive at the family's country home with their respective lovers.

A nurse from Ukraine searches for a better life in the West, while an unemployed security guard from Austria heads East for the same reason. Both are looking for work, a new beginning, an existence, struggling to believe in themselves, to find a meaning in life...

An alienated teenager, saddened that he has moved away from London, must find a way to deal with a dark family secret.

In an effort to be able to afford expensive treatment for her gravely ill American husband, a retired German entertainer returns to the cabaret as Blonde Venus and catches the eye of a wealthy politician.

Bir erkeğe aşık olarak cinsiyet değiştiren Erwin Weishaupt'un yaşamının son günlerinde yaşadığı kabusu anlatır.

A small Bavarian village is renowned for its "Ruby Glass" glass blowing works. When the foreman of the works dies suddenly without revealing the secret of the Ruby Glass, the town slides into a deep depression, and the owner of the glassworks becomes obssessed with the lost secret.

Jude ve Mina, New York’ta tesadüf eseri tanışıp beraber olmaya başlarlar. Jude’un hareketli kişiliğini Mina sakinliğiyle tamamlayınca, kusursuz ilişkileri evliliğe kadar gider. Ancak bu kusursuz denge, bebeklerinin dünyaya gelmesinin ardından bozulur ve çiftin aslında ebeveynlik konusunda birbirlerinden çok farklı düşündükleri ortaya çıkar. Mina vegan beslenme ve arınmayı bir saplantı haline getirmiştir ve ağır bir diyet yapmaktadır. Üstelik bu diyeti bebeğine de uygulamaya çalışmaktadır. Bebeğin büyüme sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını gören Jude, duruma müdahale etmeye çalışır ancak bu bir ölüm kalım savaşına dönüşecektir.

Kazara hamile kalan ve doğum yapmak üzere olan iki bekâr kadın bir hastane odasında bir araya gelirler: mutlu ve herhangi bir pişmanlığı olmayan orta yaşlarında Janis ile pişmanlık ve korku dolu, travmatize olmuş ergen Ana. Bu saatlerde paylaşacakları birkaç kelime, ikisi arasında tesadüfen gelişen ve hayatlarını belirleyici bir şekilde değiştiren çok yakın bir bağ oluşturacaktır.

Grace ve sevgilisi Jackson, eski bir köy evine taşınır. Grace yazarlık hayalinin peşinden gider ve çift kısa süre sonra bir bebek sahibi olur. Ancak Jackson'ın sık sık evde olmaması ve ev hayatının baskıları altında ezilen Grace, ardında bir yıkım yolu bırakarak yavaş yavaş kontrolünü kaybetmeye başlar.

El Bosque Kliniği'inde rastlaşan iki kişiyle başlar herşey... Benigno (Javier Camara) ve Marco (Dario Grandinetti) Marco'nun boğa güreşçisi olan sevgilisi komadadır. Benigho ise klinikte komada olan genç bir bale öğrencisinin hasta bakıcılığını yapmaktadır. Bu özel iki kadın, iki erkeğin zoraki başlayan arkadaşlıklarını başka boyuta taşır. Kliniğin dört duvarı arasında ne kadar süreceği belli olmayan zaman diliminde, dört insanın hayatı, geçmişi, bugüne ve yarını belirsiz bir kaderin izlerini takip eder...


Erkek arkadaşı terk ettiğinde Pepa onu bulup neden terk ettiğini öğrenmek ister. Şaşırtıcı bir şey bulur: Erkek arkadaşının karısı ve oğlu. Onlar da kendisi gibi durumdan habersizdir. Eski erkek arkadaşının kirli işlere karışmış olabileceği ve dolayısıyla kendisinin de başının polisle derde girebileceği endişesiyle Pepa bir avukata başvurur. Bu kadın avukatın eski erkek arkadaşının yeni sevgilisi olduğu ortaya çıkar. Birbiri içine geçmiş olaylar dizisi komik ve eğlenceli biçimde gelişir.

Moğol göçebe bir ailenin yeni doğan deve yavrusu annesi tarafından reddedilince, annenin fikrini değiştirmek için bir müzisyenin yapacağı ritüele ihtiyaç duyulur.

Jorge kendini birdenbire oldukça tuhaf bir durumda bulur. Eski bir mahkum olan ağabeyi Antonio hapiste tanıştığı sevgilisini hamile bırakamamaktadır. Bu görevi Jorge'ye vermiştir. Bu işin içinden nasıl çıkacağını düşünürken çocukluk aşkı çıkagelir, üstelik amacı Jorge'den bir çocuk yapmaktır. Bir yandan üniversiteye gitmek, bir yandan da felçli babasına bakmak zorunda olan Jorge, sorumluluk duygusunun baskısı altında köşeye sıkışmıştır.

Lucía, Madrid'de bir restaurant da garsonluk yapan genç bir kadındır. Uzun süredir birlikte olduğu yazar sevgilisinden ayrılınca, yalnız kalmaya ihtiyacı olduğunu düşünerek, bir Akdeniz adasına tatile gitmeye karar verir. Lucía, bu adada eski ilişkilerini sorgulamaya başlar...

Madeleine ve çiçeği burnunda kocası George, Kuzey Carolina'ya, aile ziyareti yapmak için yola koyulurlar. Ama Madeleine'in gelişi, annesi Peg, babası Eugene, kardeşi Johnny ve onun karısı Ashley üzerinde olmadık etkiler yaratır

Nebraska’nın Falls şehri, Brandon Teena (Hilary Swank) adındaki delikanlıyla ilgili dedikodularla çalkalanıyordu, tüm kadınların olduğu gibi tüm kasabalının da dikkatini ve ilgisini çekmişti. Karizmatik kişiliği ve masum yüzünün arkasında kocaman bir sır gizliyordu. O herkesin olduğunu zannettiği kişi değildi. Her genç insan gibi hatalar yapıyordu ve bu hatalarını da çok pahalıya ödemek zorundaydı. Yeni sevgilisi Lana ve gözü pek arkadaşı John arasındaki sınırları yanlışlıkla aşınca sır, bir vahşetle ortaya çıktı. Brandon Teena; hararetli bir aşık, toplumdan dışlanmış kimsesiz bir hayalperest, cesur bir hırsız ve haksızlığa uğramış trajik bir suçluydu. Bu filmdeki rolü Hilary Swank’a bir Oscar ödülü kazandırdı, ancak Chloe Sevigny aday olduğu 'En İyi Yardımcı Aktrist' dalında ödül alamadı.

Hunter, ıssız bir malikanede eşiyle beraber yaşamaktadır. Nahif duruşu, evin içinde bile özenli saçları ve kıyafetleriyle salınan Hunter, adeta kafese kapatılmış Marilyn Monroe gibidir. İçe dönük bir hayat sürerken görüştüğü kişiler eşi Richie’nin ailesi ve yakın çevresinden ibarettir. Mutsuz bir kadın olduğunu gizlemek için ise küçük uğraşlarla kafasını dağıtmaya çalışır. Hamile olduğunu öğrendikten sonra sakladığı bunalımı iyice dışarı vurmaya başlar ve hayatına renk katmak adına evdeki değişik nesneleri yutmak gibi acı dolu bir alışkanlık edinir. (Pika Sendromu olarak adlandırılan bu hastalık en çok çocuklarda ve hamilelerde görünür. Vücudundaki eksik bir mineralden kaynaklanabildiği gibi psikolojik sorunların da habercisi olabilir.) Hunter, gittikçe daha tehlikeli nesneleri yutmaya devam edecek ve işler çığırından çıkmaya başlayınca hem geçmişiyle hem de eşiyle yüzleşmek zorunda kalacaktır.

Christin ve Antoine ‘nın evliliklerine Antoine’nın çiçekçi dükkanının işlerini kötü gitmesi ciddi darbe vurur. Antoine iş bulmak için bir Amerikan şirketine başvuru yapar ve ne olduysa ondan sonra olur. Christine bu duruma karşıdır ama Antoine işe başlamıştır bile. japonya’dan gelen iş kafilesindeki Kyoko ile olan samimiyeti istemese de Antoine zor duruma sokar. Evliliği bitme noktasına gelmiştir artık naptıysa kendini affettirememiştir Christine. sonunda arayı soğutup Kyoko’da kurtulmayı başarır ve ayrılığın verdiği soğuk havdan kurtulur… 400 darbenin devamı niteliğindeki Antoine Doinel serisinin evlilik, çocuk yapma ve ilk aldatmalar bölümünü oluşturan Truffaut filmi…

A woman escapes from the man who is about to rape her, but leaves her purse behind. Afraid that her attacker might come after her, she goes to the police, but with no proof of the incident, they can do nothing. In fact, the man does use the information in her bag and comes to her apartment with the intent of rape, but she sprays him in the face with insect repellent, and then holds him captive. She is then faced with deciding whether to go to the police who might not believe her and release him, or to kill him.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir