
Boris Karloff
Gen. Nikolas Pherides

On a Greek island during the 1912 war, several people are trapped by quarantine for the plague. If that isn't enough worry, one of the people—a superstitious old peasant—suspects a young woman of being a vampiric demon.

Boris Karloff
Gen. Nikolas Pherides

Ellen Drew
Thea

Marc Cramer
Oliver Davis

Katherine Emery
Mary St. Aubyn

Helene Thimig
Madame Kyra

Alan Napier
St. Aubyn

Jason Robards Sr.
Albrecht

Ernst Deutsch
Dr. Drossos

Skelton Knaggs
Andrew Robbins (uncredited)
Sherry Hall
Col. Kobestes (uncredited)
Erick Hanson
Officer (uncredited)

Rose Hobart
Mary St. Aubyn (in long shot; uncredited)

Sir Karell Borotyn, yerel köyü ziyafete çağıran bir vampir olan Count Mora tarafından öldürülmüş gibi görünüyor. Artık kızı Irena, bir sonraki hedeftir. Ölümünü önlemek için gönderilen vampirlerden bir uzman olan Profesör Zelen'e girin. Aynı zamanda Sir Karell'in ölüm koşullarını çevreleyen sırlar açığa çıkıyor.

Kısmı hafıza kaybından muzdarip, yalnız bir adam olan Isaac, ev sahibi Barrett'tın izole bir adada terk edilmiş bir evde yaşayan psikolojik açıdan sorunlu bir kadın olan yeğeni Olga'ya bakmayı kabul eder. Onun basit olarak gördüğü bu iş, pek de düşündüğü gibi değildir. Barret, Isaac'i eve götürüp onu evde çıkmaması konusunda ikna ederek ikisini yalnız bırakır. Çok geçmeden Olga'nın tuhaf davranışlarına maruz kalan Isaac, kendisini bir kedi fare oyununun içinde bulur.

A young woman searching for her missing artist father finds herself in the strange seaside town of Point Dune, which seems to be under the influence of a mysterious undead cult.

Gerilim türündeki filmde, bir adamın bir tarikat tarafından kaçırılan kız kardeşini kurtarmaya çalışmasına odaklanılıyor.

İkinci Dünya Savaşı sonrası New Jersey... Kocasını savaşta kaybetmiş olan Grace, güneş ışığına hassasiyeti olan iki çocuğuyla birlikte, büyük bir konakta yaşamaktadır. Perdelerin hep sımsıkı kapalı tutulduğu eve, üç kişi uğrar: İhtiyar bir kadın ve adam, bir de dilsiz genç kız. Evi çekip çevirecek yardımcılar aramakta olan Grace, bu kişilere iş verir; onları çocuklarının sağlık durumu konusunda uyarır. Öte yandan, Grace'in kızı Anne, Victor adlı bir çocuğun kendileriyle birlikte evde yaşadığına inanmaktadır. Evin çevresini kaplayan yoğun sis yüzünden kasabayla irtibatları kesildiği sırada, Grace, kızının anlattığı hikayelerin doğru olabileceği yolunda kanıtlarla karşılaşır. İşte bu noktada, eve yardımcı olarak aldığı insanlardan da şüphelenmeye başlar. Gücünü büyük ölçüde finalindeki sürprizden alan, gerilim dolu bir yapım...

17. yüzyılda İngiltere'de yaşayan William ve Katherine çifti, beş çocuğuyla birlikte ıssız bir ormanın içerisinde hristiyan kurallarına sıkı sıkıya bağlı bir şekilde yaşamaktadır. Aile düzenleri ise beklenmedik garip olayların ortaya çıkmasıyla sarsılmaya başlar. Yeni doğan çocukları Sam, ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolur, büyük kızları Thomasin ilahi sesler duyduğuna inanmaktadır, ikizleri ise tuhaf kafiyeler mırıldanmaya başlar. Bu durumlar ailenin başına gelecek büyük felaketlerin başlangıcı olur.

Amerikalı rahibe Cecilia, İtalya’daki göz alıcı bir manastırdan davet alır. Cecilia burada çok sıcak karşılanmıştır. Fakat bu kusursuz mekânın bazı karanlık ve korkutucu sırlar barındırdığını çok geçmeden anlar. Yeni evi, uğursuz ve anlatılamaz dehşetler yaşayacağı bir kâbusa dönüşür.

Dracula Şatosu'nun gölgesinde Karanlıklar Prensi, şeytan çıkarmak isterken yaralanan baygın bir rahibin başından sızan kanla canlanır. Kont Dracula mezarından çıkınca, bir sonraki kurban olarak kendisine güzel bir gelin adayı seçer. Kızın içinde bulunduğu durumun tehlikesini fark eden nişanlısı ile papaz amcası onu bu vahşi vampirden kurtarmak için güçlerini birleştirirler. Vampir Dracula Keineneburg köyünde kana susamış bir biçimde kurbanlarını tuzağa düşürürken Transylvania'da korku bir kez daha kol gezmeye başlar.

Karen uluslar arası öğrenci değişim programıyla Tokyo'ya gelmiş ve eğitimine devam etmektedir. Ancak program gereği yeni geldiği şehirde sosyal hizmetler için çalışmak zorundadır ve O da hastabakıcılığı tercih eder. Amerikalı bir ailenin yatalak annesine bakmakla görevlendirilen genç kız ilk defa girdiği bu evde üst kattan gelen acayip sesler duyar. Olanı biteni araştırırken, bir anne ile oğlunun uzun yıllar önce bu evde öldürülmüş olduğunu öğrenir. Bu katliamdan sonraysa evin her yeni sahibinin başına benzer felaketler gelir. Karen kendini çok kısa zamanda bu dehşet çemberinin içinde bulur. Eğer intikam için dönen ruhlardan daha hızlı davranmazsa, aynı trajik sonla kendisi de karşılaşacaktır...

Katherine, ailesini trajik bir şekilde kaybettikten sonra hayata ve Hıristiyanlığa karşı bütün inançlarını yitirmiş başarılı bir profesördür. Tüm enerjisini, dinen kalıplaşmış inanışların tüm dünyada çürülütmesi için de uğraşmaya vermiştir.Luisiana'nın ufak bir kasabasında ise anlamlandırılamayan bir dolu garip olay meydana gelmektedir. Bu kasabada yaşananların İncil'de bahsedildiğini farkeden Katherine, yeniden inançlarına bağlanmakla bilimsel gerçeklerin dışına çıkmamak arasında kalır. Fakat gerçekleşen olayların esrarı ve halkı tehdit eden unsurlar, bilimin açıklama getiremeyeği kadar karmaşıktır.

Kuzey Amerika'daki bir ada kasabasında insanları zombilere dönüştüren ölümcül bir salgın başlar. Hastalığı kapmış olanların tek umudu, panzehirin bir an önce bulunmasıdır.

After the mayor of an idyllic island village discovers a child with mysterious powers awash on their shores, the once peaceful community devolves into civil war, torn over the belief that the child is the next saviour.

Yüz yıl önce Antonio Bay adlı ufak bir sahil kasabasının ilk sakinleri, bölgede bastıran sis nedeniyle zor durumdaki gemileri, sahte ışıklarla kayalıklara çekip, batan gemilerin kargolarını yağmalamaktaydılar. Bu sırada batırılan Elizabeth Dane adlı geminin kargosundaki altınlar da kasabanın inşasında kullanılmıştı. Ancak şimdi kasabanın kuruluşunun yüzüncü yıldönümünde, geminin mürettebatının hayaletleri, bastıran sisle beraber intikamlarını ve kendilerinden çalınan altınları almak için kasabaya dönmüşlerdi. Antonio Bay'in yeni sakinleri için dehşet dolu bir gece başlamak üzereydi. Başrollerde "Çığlıklar Kraliçesi" Jamie Lee Curtis, Adrienne Barbeau ve Janet Leigh gibi önemli oyuncuların yer aldığı, korkunun ustası John Carpenter'dan kült film haline gelmiş bir korku klasiği.

Gizemli ölümlerin meydana geldiği bir sırada, izleyenlerin 7 gün sonra öldüğü esrarlı bir video kasetin varlığı kulaktan kulağa dolaşmaktadır.Böyle söylentilere kulak asmayan bir kadın gazeteci olayları araştırmaya karar verince, kendini tehlikeli ve ölümcül bir oyunun ortasında bulur.Kaseti izleyen gazetecinin gerçekten yedi gün ömrü mü kalmıştır, yoksa tüm bunlar bir şehir efsanesinden mi ibarettir? Zamana karşı amansız bir yarış başlamıştır.

St. Leonards Adası, dünyanın en azılı suçlularına ev sahipliği yapar. Adada tecrit edilen suçlular üzerinde bir dizi tıbbi deney uygulanır. Ancak yapılan deneyler oldukça ekstremdir. Bir bilim insanı, tıbbın sınırlarını aşan bir deney yapar ve beklenmedik sonuçlar yaşanır. Çok geçmeden tüm ada, çıkışı olmayan ölümcül bir labirente dönüşür.


Tanrı'nın varlığını ve hayatın anlamını sorgulamakta olan Faust gerçeği aramaya karar verir ve bu yolculuğu esnasında arzularına yenik düşmeye başlar. Mephisto ise Faust'a gençlik ve dirilik olan gerçekliği vaat etmektedir. Faust, kanıyla bu gençlik anlaşmasını imzaladığında şeytanın yüzü Mephisto'nun laneti tarafından kuşatılmaya başlayacaktır. Biçimsel özellikleriyle Alman Ekspresyonizmi'nin sinema tarihine yön veren filmleri arasında yer alan Faust, kuşkusuz hala tecrübe edilmesi gereken seyir deneyimlerinin başında gelmektedir.

Siyah şeytani bir araba önüne gelen herkesi öldürmektedir. Çok dayanıklıdır ve kurşun da geçirmemektedir. Tek eksik yanı mezarlıklara girememesidir.

Küçük Evans City kasabasının yeraltı suları, bir askeri uçağın düşmesiyle "Trixie" adlı biyolojik bir silah tarafından zehirlenir. Bu kimyasalla temas edenler ya ölür ya da akli dengesini kaybeder – ve bir panzehir yoktur! Askerler olayı örtbas etmeye çalışarak kasabaya sıkıyönetim ilan eder.

HBO yapımı ve ülkemizde de bilinen True Blood isimli vampir dizisi ile yıldızı parlayan Aleksander Skarsgard'ın başrolünde oynadığı yapım, mutlu bir hayat süren orta sınıf bir ailenin ortaya çıkan tehlikeli bir salgından savunmak üzere sığınağa kapanmaları üzerine kurgulanmış bir korku-gerilim filmi.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir