
Hilary Swank
Katherine

Katherine, ailesini trajik bir şekilde kaybettikten sonra hayata ve Hıristiyanlığa karşı bütün inançlarını yitirmiş başarılı bir profesördür. Tüm enerjisini, dinen kalıplaşmış inanışların tüm dünyada çürülütmesi için de uğraşmaya vermiştir.Luisiana'nın ufak bir kasabasında ise anlamlandırılamayan bir dolu garip olay meydana gelmektedir. Bu kasabada yaşananların İncil'de bahsedildiğini farkeden Katherine, yeniden inançlarına bağlanmakla bilimsel gerçeklerin dışına çıkmamak arasında kalır. Fakat gerçekleşen olayların esrarı ve halkı tehdit eden unsurlar, bilimin açıklama getiremeyeği kadar karmaşıktır.

Hilary Swank
Katherine

David Morrissey
Doug

Idris Elba
Ben

AnnaSophia Robb
Loren McConnell

Stephen Rea
Father Costigan

William Ragsdale
Sheriff Cade

John McConnell
Mayor Brooks

David Jensen
Jim Wakeman

Yvonne Landry
Brynn Wakeman
Samuel Garland
William Wakeman
Myles Cleveland
Kyle Wakeman

Andrea Frankle
Maddie McConnell
Mark Lynch
Brody McConnell

Stuart Greer
Gordon

Lara Grice
Isabelle

Zavallı Hoax, anlaşılan fanatik, dindar hala Lucy onu fena azarlamaktadır, kuzen Spike ise ona tapmaktadır ve okuldaki çocuklar onu aptal yerine koyup alay etmektedir. Tabi Hoax sanki cehennem ile irtibatlı o korkunç telefon numarasını keşfedene kadar. Yapımcı Lisa Hansen böylesine bir korku filmi gerçekleştirecek sadece bir kişi tanıyordu ve "ELM SOKAĞI KABUSU" filmi serilerinden tanıdığımız Robert ENGLAND bilinen adı ile "FREDDY" bu filmde ilk yönetmenlik görevini üstlendi.

Kaybolan bir kızı aramak için bir İskoç adasına giden polis memuruna adada ki insanlar yardım etmezler. Adada yaşanan garip olaylar polis memurunun ilgisini çeker.

Los Angeles'in aşağı mahallelerinden birinde bulunan eski bir kilisede bir takım garip olaylar gerçekleşmektedir. Kilisenin rahibi, Profesör Birack'tan ve ekibinden yardım ister. Kilisenin bodrumunda çok garip bir şey bulurlar. Antik bir muhafazanın içinde saklanan ve kendi etrafında dönmekte olan yeşil bir sıvı. Şeytan yeryüzüne geri mi gelecektir?...

Yüz yıl önce Antonio Bay adlı ufak bir sahil kasabasının ilk sakinleri, bölgede bastıran sis nedeniyle zor durumdaki gemileri, sahte ışıklarla kayalıklara çekip, batan gemilerin kargolarını yağmalamaktaydılar. Bu sırada batırılan Elizabeth Dane adlı geminin kargosundaki altınlar da kasabanın inşasında kullanılmıştı. Ancak şimdi kasabanın kuruluşunun yüzüncü yıldönümünde, geminin mürettebatının hayaletleri, bastıran sisle beraber intikamlarını ve kendilerinden çalınan altınları almak için kasabaya dönmüşlerdi. Antonio Bay'in yeni sakinleri için dehşet dolu bir gece başlamak üzereydi. Başrollerde "Çığlıklar Kraliçesi" Jamie Lee Curtis, Adrienne Barbeau ve Janet Leigh gibi önemli oyuncuların yer aldığı, korkunun ustası John Carpenter'dan kült film haline gelmiş bir korku klasiği.

After a landsman in 18th century England discovers a corpse covered in fur buried in a field, the town becomes infected by "the devil's skin," leading the local children to engage in demonic rituals and criminal behavior.

1977'de Cadılar Bayramı öncesi iki genç çift biraz heyecan almak için Captain Spaulding'in işlettiği Canavarlar ve Deliler Müzesine giderler. Yalnız Captain Spaulding en az müzesinde sergiledikleri kadar enteresan ve çılgındır ve müze en yakın dolum istasyonuna millerce uzaklıktadır. Müzeyi gezdikten bir süre sonra çiftler tekrar yola koyulurlar ve yolda Baby adında otostopçu bir kızı da arabalarına alırlar. Ancak kısa bir süre sonra arabaları bozulur ve Baby onları evine davet eder. Fakat burada onları hayal ettiklerinden bile daha korkunç bir dünya üzerindeki cehennem beklemektedir. Korkunun gerçekten korku olduğu altın döneme kült yönetmen Rob Zombie ile çılgın bir dönüş ve sizi bekleyen şok edici sahneler! Cesetler Evi'ne girmeye cesaretiniz var mı?

Sıradan olmayan bir kırsal kasabadaki tenha bir çiftlikte bir adam yavaş yavaş ölüyor. Ailesi yas tutmak için toplanır ve çok geçmeden baş gösteren kabuslarla ve aileyi kötü bir şeyin ele geçirdiğine dair artan bir duyguyla işaretlenen bir karanlık büyür.

Hastanede dirilen hokey maskeli canimiz Jason, tüm dikkatini Jarvis ailesine ve o ana dek sorun nedir bilmeyen bir grup gence yöneltir.

Louis Cypher adlı gizemli bir müşteri, özel dedektif Harry Angel'dan bir adamı bulmasını ister. Verilen ipuçlarını değerlendiren Angel, hedefine doğru ilerledikçe bir takım doğaüstü olaylarla karşılaşır. Dahası, aranan kişiye dair bilgi aldığı herkes vahşice öldürülmektedir. Polisin suçu kendi üzerine atmasından korkan Angel, her şeye rağmen görevini yerine getirmeye çalışır...

Doktorlar tuhaf bir tarzda öldürülmektedir: Yarasalar, arılar, katil kurbağa maskeleri vb. Hepsi de İncil'de yer alan dokuz vebayı temsil eden figürlerdir. Cinayetler-dilsiz asistanının da yardımıyla- delirmiş bir orgcu tarafından işlenmektedir. Olayla ilgilenen dedektif, bütün doktorların Dr.Phibes'in eşinin başarısız geçen ameliyatında Dr.Vesalius'a asistanlık yapmış olduğunu bulana dek katilin izinde kör topal ilerler. Dr. Phibes aradığı suçlu olamaz... Yoksa olabilir mi? Oysa Dr.Phibes karısının ameliyatta öldüğünü öğrendikten hemen sonra bir araba kazasında ölmüştür.

Otobüsle seyahate giden genç bir çift olan Peter ve Joan, yeni bir yol arkadaşı edinirler: Macar hekim Will Guest. Ancak hava şartları çok kötüdür ve çıkan bir fırtına yüzünden meydana gelen otobüs kazası, şoförün canına mal olur. Bu tatsız olaydan sonra Will Guest, genç çifte kalacakları bir yer sağlamak istediği söyler. Arkadaşı olarak tanıştırdığı Hjalmar Poelzig. Hjalmar, bir mimardır ve temelleri I. Dünya Savaşı sonunda yıkılan bir şatonun üzerine kurulu büyük bir malikanede oturmaktadır. Ancak aslında Will ve Hjalmar, arkadaş değillerdir. Çiftin kalmak için gittiği bu tuhaf malikanede de tuhaf olaylar olmaktadır. Evin bodrumunda tutsak tutulan bir kız vardır ve bu kız korkunç bir suçun tanığıdır. Hjalmar'ın yeni bir planı vardır ve bu plan Joan ile ilgilidir.

Küçük Potter’s Bluff kasabasında her şey olağan gözükmektedir. Ta ki kimliği belli olmayan ama kasaba dışından olduğu tahmin edilen kişilerin cesetleri bulununcaya kadar. Şerif Dan Gillis, kendi deyimiyle “pul kadar” bir kasabada, kısa sürede bu kadar çok “şüpheli ölüm” görülmesinden rahatsız olur ve olayları araştırmaya başlar. Kasabanın asayişinden sorumlu tek kişi olduğu için işi kişiselleştirir ve kazaların cinayet, cinayetlerin ise anormal olduğunu farkettikçe yoğun bir strese girer. Görünen o ki olanlardan memnun bir kişi vardır o da cenaze evinin sahibi Dobbs’dur

Fonda ile bir grup enerjik arkadaşı kamp kurmak ve biraz eğlenmek amacıyla ormana giderler. Ancak tahmin edersiniz ki ormanda onları bir sürpriz beklemektedir. Bir süre sonra ormanda yalnız olmadıklarını anlayan gençler, Three Fingers lakaplı (aslında lakap değil gerçekten üç parmağı var) mutantlar arası akraba evliliğinden muzdarip yaratık tarafından, tüm enerjilerini açığa çıkardıkları anlarda katledilmeye başlanırlar.

1982, Craven'ın büyük bütçeli prodüksiyonlara ilk adımı olan -bir çizgiroman'dan uyarladığı- ‘Swamp Thing’i çektiği yıldır. Bataklıklarla kaplı bir ormanın derinliklerinde hayvan ve bitki karışımı, dünyadaki açlık problemini ortadan kaldırabilecek, her türlü doğal koşulda yaşamını devam ettirebilecek bir tür canlı yaratmak için deneyler yapan bilim adamı Dr. Alec Hollland, formülü ele geçirmek isteyen kötü güçlerin (Arcane) laboratuarına yaptığı baskın esnasında kendi deneyinin kurbanı olur. Üzerine dökülen formül yüzünden yanmaya başlayan ve çareyi bataklığa dalmakta bulan Holland, kimyasal reaksiyonlar sonucunda bir bataklık canavarına dönüşür. Holland (ya da artık ‘Swamp Thing’) saldırı esnasında kardeşini öldüren Arcane ve adamlarından intikam almaya başlar. Ayrıca Holland saldırıdan kısa süre önce bölgeye atanan devlet görevlisi Alice Cable'a da aşık olmuştur ve Alice, Arcane'in elindedir.

ABD'li diplomat Robert Thorn (Gregory Peck), karısı Katherine'in (Lee Remick) hamileliği bir Roma hastanesinde ölü doğumla sona erdiğinde yerine annesi ölen başka bir bebeği alır. Küçük Damien (Harvey Stephens) büyür ancak beşinci doğum günü partisinde dadısı gizemli bir şekilde ölür. Peder Brennan (Patrick G. Troughton) da Thorn'u Şeytan'ın oğlunu evlat edindiği konusunda uyardıktan sonra ölür. Uğursuz yeni dadı Bayan Baylock (Billie Whitelaw) Damien'ı özenle korurken, fotoğrafçı Jennings (David Warner) ona Damien'ın partisinden dadı ve Brennan'ın nasıl öleceğini belirten işaretlerin bulunduğu fotoğraflar gösterince Thorn'un korkuları artar. Thorn, Damien'ın kimliğini doğrulayan ve Thorn'a tek çözümün evlatlık oğlunu öldürmek olduğunu söyleyen şeytan çıkarıcı Bugenhagen'i (Leo McKern) arar. Cesetler üst üste yığılırken Thorn, görevini yapmaya çalışır ancak yasalar dünyayı Mahşer'den kurtarmaya çalışmanın önüne geçer.

Yanlış kapıyı çalan iki genç misyoner, şeytani Bay Reed tarafından karşılanıp onun ölümcül kedi fare oyununa kıstırıldıklarında inançlarını kanıtlamak zorunda kalırlar.

"İkiz Tepeler: Ateşte Benimle Yürü", FBI Ajanı Chet Desmond'ın Teresa Banks adlı genç bir garson kızın cinayetini soruşturması ile başlıyor ve ertesi yıl Twin Peaks kasabasında işlenen yeni bir cinayetle sürüyor. Gündüzleri sıradan bir lise öğrencisi olan Laura Palmer, gecelerini uyuşturucu parası için fahişelik yaparak geçirir. Laura ve arkadaşlarının verdiği bir seks partisi Twin Peaks kasabasında asla unutulmayacaktır.

Yıl 1791. New Orleans'ta yaşayan Louis karısını kaybetmiş olmanın üzüntüsüyle, yaşama sevincini kaybetmiştir. Lestat adındaki bir vampir, ona gecelerin yaratığı, yani bir vampir olmasını önerir. Louis bu öneriyi kabul eder.Lestat, Louis'in ölümcül kanını akıtarak onu da bir vampire dönüştürür. Ancak Louis, vampirliğe alışamaz. Açlığını gidermek zorundadır ama insanları öldürmek istemez. Ona, vampirliği Lestat öğretecektir.

Powder filmi ile tanınan Victor Salva'nın filmlerinden biri olan Jeepers Creepers, üniversiteden evlerine dönerken yolu uzatan iki kardeşin inanılmaz macerasını anlatıyor.Otobanda sakince ilerlerken onları ezmeye çalışan bir araba ile o arabanın sahibinin eski bir kilise yanındaki boruya attığı cesetleri gören iki kardeş başlarına ne tür bir bela aldıklarını öğreneceklerdir...

Bilim adamı olan Dennis Allan, kullanan kişiyi bilincini yitirmeden felç eden bir ilacın söylentisinin peşinde, devrim rüzgarlarıyla kasıp kavrulan Haiti'ye gider. Latin Amerika halklarında etkin bir gücü olan batıl inanışlar, kara büyüler, bedenlerini değil ruhlarını kaybeden zombiler arasında Dannis, neyin bilim, neyin batıl inanış, neyin gerçek, neyin gerçeküstü olduğuna karar vermek zorunda kalacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir