
Manuela Martelli
Bianca

When their parents die, Bianca starts to smoke and Tomas is still a virgin. The orphans explore the dangerous streets of adulthood until Bianca finds Maciste, a retired Mr. Universe, and enters his dark mansion in search of a future.

Manuela Martelli
Bianca

Nicolas Vaporidis
Libio

Luigi Ciardo
Tomas

Alessandro Giallocosta
Boloñes

Pino Calabrese
il poliziotto

Rutger Hauer
Maciste
Sara Manni
Roman Woman

Daniela Piperno
operatrice sociale

Patricia Rivadeneira
Hairdresser's Owner

Brando Taccini
Ex-fidanzato
Stefano Palma
Gigi
Davide Michele Zongoli
Maciste giovane
Andrea Piazza
Garibaldino

Mauro Costa
bodybuilder
Francesco Crimi
bodybuilder


Güneş şemsiyeleriyle bezeli bir sahilde çocuklar oynuyor. Suyun sesi, gökyüzünün maviliği ve güneşin sıcaklığı hâkim. Bütün bu kalabalığın ortasında uyuyan bir çocuk Ava. Henüz 13 yaşında. Ruhu uyanıyor ancak gözleri, bir hastalık nedeniyle kapanmak üzere. Genç kızlığına adım adım yaklaşırken, önünde bekleyen sorunlarla baş edebilmek için kendince yöntemler arıyor. Prömiyerini yaptığı Cannes Eleştirmenler Haftası bölümünden ödülle dönen Ava, genç bir kızın büyüme hikâyesini girift bir anlatı üzerinden kuruyor ve dört başı mamur bir sinema duygusu yaratıyor. Yönettiği ilk uzun metrajlı filminde Léa Mysius, oldukça kompleks, görsel olarak çok maharetli bir karakter portresi çiziyor.

Yıl 1970. Mirco Toskanalı ve sinemaya çok düşkün bir çocuktur. Bir kazada görme yetisini kaybeder. Dönem İtalya'sında yasalar kör insanları özürlü olarak görür ve onların devlet okuluna gitmelerine izin vermez ailesi de onu kendisi gibi görme engelli çocukların eğitim gördüğü bir enstitüye gitmesi konusunda zorlar. Burada küçük çocuk eski bir bant makinesi bulur ve onunla sesleri kaydederek hikâyeler üretir. Çocukların kendi yeteneklerini kullanırken ne kadar istekli ve yaratıcı olduklarını kanıtlayan çok çarpıcı bir İtalyan yapıtı.

Yalnız bir çocuk olan Pietro, ailesi ile birlikte şehirde yaşar. Anne ve babasının en büyük tutkusunun İtalya’nın dağlarıdır. Yaz tatili için Grana köyüne giden aile, buranın Pietro için en uygun yer olduğunu düşünür. Burada hayvanlarla ilgilenen yaşıtı Bruno ile tanışan Pietro, onunla dağ çayırlarında, ormanlarda ve dik patikalarda dolaşır. Bambaşka düşüncelerle köyden ayrılmasının üzerinden geçen yirmi yılın ardından yeniden Grana'ya giden Pietro, burada geçmişiyle hesaplaşma çalışır.

In his first collaboration with renowned screenwriter and longtime partner Cesare Zavattini, Vittorio De Sica examines the cataclysmic consequences of adult folly on an innocent child. Heralding the pair’s subsequent work on some of the masterpieces of Italian neorealism, The Children Are Watching Us is a vivid, deeply humane portrait of a family’s disintegration.

Annamaria hastalığı sebebiyle bazı kontroller için birkaç gün hastaneye yatmak zorunda kalır. Bu süreçte iki çocuğunu yakın arkadaşları Alessandro ve Artura’ya bırakır. Fakat hastaneden gelen haberler hem çocukların hem de Alessadro ve Artura’nın hayatını geri dönüşsüz bir değişime sürükleyecektir.

Villa Guelfi’de yalnız yaşayan, insanlardan uzak duran Adriano’nun hayatı, villaya yerleşen genç bir toplulukla değişir. Başta onları kovmak istese de zamanla aralarında bir bağ oluşur. Mevsimler geçtikçe çatışma yerini iş birliğine bırakır ve Adriano, sert tavrına rağmen hamile olan Matilde’ye sahip çıkarak yeniden hayata tutunur.

Giulio suddenly finds himself having to change his life when his wife, after discovering his betrayal, asks for a separation and, suddenly, the reality around him is no longer the same. Forty years old and father of two children, Giulio is forced by circumstances to say goodbye to family and economic well-being and to study new solutions in order to stay afloat and not drown in a new poverty made of double rents and double bills to pay, solitary lunches in fourth-rate restaurants, children's wishes not to be ignored and creditors to hide from.

A reluctant summer together transforms into an enchanting adventure when a young boy discovers his aunt's mysterious Sicilian house holds secrets and, perhaps, ancient spirits lurking within its walls.

Richard Young satılığa çıkarılan evine yıllar sonra geri döner. Evinin her köşesine baktığında hayatından izler görür ve yaşadığı anlar her bir noktada yeniden canlanmaya başlar. Ancak eşi benzeri olmayan bu ev, sadece Richard Young’ın değil, kuşaklar boyunca pek çok kişinin hayatında iz bırakmıştır. Bu evin anıları, geçmişten günümüze yüzyıllarca sürecek bir yolculuğun başlangıcı olur.

Desmond Doyle is devastated when his wife abandons their family on the day after Christmas. His unemployment, and the fact that there is no woman in the house to care for the children—Evelyn, Dermot and Maurice—make it clear to the authorities this is an untenable situation. The Catholic Church and the Irish courts decide to put the Doyle children into Church-run orphanages.

Paolo ve Massimo son derece zıt kişiliklere sahip iki kardeştir. Biri parlak bir avukat, diğeri çocuk doktoru olan iki kardeş, eşleri çok iyi anlaşamasa da, yıllardır uydukları bir gelenekleri vardır. Her ay geleneksel restoranlarında, aileler bir araya gelir ve birlikte yemek yerler. Geleneksel buluşmada gündelik konuları ve gelişmeleri konuşurlar. Bu durum, bir gün çocuklarının başına trajik bir olay gelene dek sürer. Şimdi iki ailenin bir araya gelip gerçeklerle yüzleşmesi gerekecektir.

İki kararlı anne, bir tanesi bir öğretmen çocuklarının şehir okulunda çöken iç dünyalarını dönüştürmeye çalışmak için çaba harcamaktadırlar. Güçlü ve engelleyici bir bürokrasiyle başa çıkmak zorundadırlar fakat eğitim sisteminde ve çocuklarının gelecekleri için gerekli değişimi yaratmak amacıyla herşeylerini riske atarlar.

Brian Selznick’in aynı adlı çocuk romanından uyarlanan filmde, Ben (Oakes Fegley) ve Rose (Millicent Simmonds) gizlice hayatlarının daha farklı olmasını dileyen, iki ayrı çağdan iki farklı çocuktur. Ben, hiç tanımadığı babasının özlemini çekerken, Rose da hayranı olduğu ve yaşamını gazetelerdeki haberlerden kestiği bir kupür albümünde toparladığı bir aktrisi bulma hayali kurmaktadır. Ben’in evinde gizli bir ipucu bulması ve Rose’un onu çok heyecanlandıran bir gazete başlığını okumasıyla, her iki çocuk da hayatlarındaki eksik şeyleri bulmak için büyüleyici bir simetriye sahip olan maceralara atılır.

18. yüzyıl sonlarında, sınıf bilincinin hakim olduğu İngiltere'de, Elizabeth veya Lizzie, Jane, Lydia, Mary ve Kitty olmak üzere beş kız kardeş olan Bennet kardeşler, annelerinin iyi bir koca bulup geleceklerini güvence altına alma hayalleriyle büyütülmüşlerdir. Fakat neşeli ve zeki bir mizaca sahip olan Elizabeth, kendisine düşkün olan babasının da desteğiyle hayatını daha farklı ve dolu dolu yaşamak için çabalamaktadır.

1935 yazının en sıcak günleri... On üç yaşındaki Briony Tallis, ablası Cecilia ve hizmetçilerinin oğlu Robbie'nin gizli bir şekilde flörtleşmelerine tanık olur. Çocuk aklı ile gördüklerini yanlış yorumlaması üzerine yıllarca sürecek büyük bir trajedenin yaşanmasına neden olacaktır. O andan itibaren bir daha hiç düzelmeyecek kadar trajik bir şekilde kaderleri birbirlerine bağlanan bu üç insan, hak etmedikleri bir kefaretin farklı şekillerde kurbanı olacaklardır.

Genç binici Brady, rodeo sırasında kafasına aldığı neredeyse ölümcül darbenin ardından iyileşmeye çabalamaktadır. Yeniden at binmesi olanaksız olunca, amaçsızlık içinde, zihninde kim olduğuna, ne yapmak istediğine dair cevapsız sorular oluşur.

Film Avustralyalı bir adamın, aynı anda bir kadına ve eroine olan bağımlılığını anlatıyor. Dan ve Candy sanat ile uğraşan insanlardır ve birbirlerine tutku ile bağlıdırlar. Aynı şekilde eroine de. Para bittiğinde eroine kavuşabilmelerinin tek yolu ise Dan'in mentor saydığı hedonist Casper'a başvurmaktır. Aşkı ve yaşamı dibine kadar iliklerinde hissetmek arzusundaki bu ikilinin hayatları giderek karanlık bir tabloya dönüşür. Candy adlı romandan uyarlanan filmin oyuncu kadrosu iddialı. Avusturalya sineması açısından uslubu, görselliği ve uyarlandığı romanın edebi değeri ile harmanlanmış olan film, Requiem for a Dream ile kıyaslanıyor * Bir insanı sevmenin bedeli ne kadar olabilir? Anlatımın ve oyunculuğun da filmin içindeki şiir kadar güzel olduğu film

Frank ile April, kendilerini her zaman çok özel, farklı görmüşler; hayatı yüksek ideallerine uygun şekilde yaşamaya hazır ve istekli olmuşlardır. Bu nedenle lüks evlerin sıralandığı bir cadde olan Revolutionary Road'daki yeni evlerine taşındıklarında kendilerini çevreleyen durağan ortamdan bağımsızlıklarını gururla ilan ederler. O dönemin toplumsal sınırlarını belirleyen tuzaklara asla düşmemeye kararlıdırlar. Ancak Wheeler çifti kendilerini hiç beklemedikleri bir durumun tam içinde bulur: Frank Wheeler rutin bir işi olduğu için sinirleri günden güne bozulan yetişkin bir erkeğe dönüşürken April de istek ve tutkularını bastırmaya çalışan mutsuz bir ev kadını olup çıkar. Sonuç ise tıpkı diğerleri gibi hayallerini kaybetmiş tipik bir Amerikan ailesidir.

Mutluluk üzerine bir komedi... Odette Toulemonde'un aslında mutlu olmak için hiçbir sebebi yok ama o mutlu. Balthazar Balsan ise mutlu olmak için her şeye sahip ancak bunu bir türlü başaramıyor. 40'lı yaşlarında 2 çocuk sahibi Odette'in günleri bir kozmetik reyonunda çalışarak, geceleriyse kostüm dikmekle geçmektedir. Paris'te yaşayan Balthazar Balsan zengin ve etkileyici bir yazardır. Odette'e göre iyimserliğinin kaynağı en sevdiği yazar olan Balsan'dır. Ortak hiçbir özelliği olmayan bu iki insan beklenmedik şekilde bir araya gelirler.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir