
Mary Germaine
Carol Blane


Mary Germaine
Carol Blane

William Sylvester
Jimmy

Alexander Gauge
John Markham

Denis Shaw
Bassett

Ingeborg von Kusserow
Emma

Patricia Owens
Joan
C. Denier Warren
Jock
Barry Wynne
Billy Blane
Hugo Schuster
Dr. Welich

John Arnatt
Pete Carter

Sidney Vivian
Police Inspector (uncredited)
John H. Watson
Bert - Café Customer (uncredited)

94 yaşındaki Eleanor Morgenstein, en yakın arkadaşının ölümünün ardından hayatını yeniden kurmaya çalışır. Bunun sonucunda, onlarca yıl Florida'da yaşadıktan sonra New York'a geri döner.

Jude ve Mina, New York’ta tesadüf eseri tanışıp beraber olmaya başlarlar. Jude’un hareketli kişiliğini Mina sakinliğiyle tamamlayınca, kusursuz ilişkileri evliliğe kadar gider. Ancak bu kusursuz denge, bebeklerinin dünyaya gelmesinin ardından bozulur ve çiftin aslında ebeveynlik konusunda birbirlerinden çok farklı düşündükleri ortaya çıkar. Mina vegan beslenme ve arınmayı bir saplantı haline getirmiştir ve ağır bir diyet yapmaktadır. Üstelik bu diyeti bebeğine de uygulamaya çalışmaktadır. Bebeğin büyüme sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını gören Jude, duruma müdahale etmeye çalışır ancak bu bir ölüm kalım savaşına dönüşecektir.

Pete Bell, a college basketball coach is under a lot of pressure. His team isn't winning and he cannot attract new players. The stars of the future are secretly being paid by boosters. This practice is forbidden in the college game, but Pete is desperate and has pressures from all around.

A street smart runner develops an intense rivalry with an equally ambitious wealthy young athlete.

Genç Vito Corleone, Amerika'ya yeni gelmiştir. 1917 yılında, New York şehri'nin yerel mafyalarından birinin liderini öldürünce saygınlık kazanır ve korkulan biri haline gelir.Bu arada, 50 yıl sonra, Michael Corleone, Washington'da senato komitesine aile işleriyle ilgili ifade vermektedir.1972 yapımı ilk filmin devamı niteliğinde, yine yazar Mario Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola'nın yaratıcı ellerinden çıkmış usta işi bir yapım. Eleştirmenler tarafından, önceki filmden daha başarılı bulunan az sayıdaki devam filminden biri olarak kabul ediliyor.

Bir yetişkin olmasına rağmen hala ailesiyle yaşayan bir 'kaçık' olan Rupert Pupkin, pek yetenekli olmadığı halde bir gün ünlü bir komedyen olacağına inanmaktadır. İdolü ise komedi yıldızı Jerry Langford’dur. Pupkin, eğer bir gün Langford’un TV programına çıkmanın yolunu bulursa, şöhretin kapısının önünde açılacağına dair bir saplantıya da sahiptir.

Bu seksi ve modern gerilimde Akademi ödülü sahibi Judi Dench ve Cate Blanchett, biri iş arkadaşının suçlu sırrı yüzünden harcanan diğeri kendi karanlık saplantılarının kurbanı olan hınzırca eğlenceli, Oscar adayı performanslarını sergiliyorlar.Dench, Barbara Covett rolünde, iş dışında umutsuz ve yalnız bir hayatı olan demir bir yumrukla sınıfını yöneten bir öğretmeni canlandırıyor. Neşe saçan yeni sanat öğretmeni Sheba Hart'la tanışana kadar (Blanchett) bu böyleydi.Buna rağmen Barbara başta çok hoşlandığı yeni kafadar arkadaşı Sheba'nın bir öğrenciyle ilişkisi olduğunu öğrenince kıskançlık ve öfkesine yenilip kontrolden çıkar.

Rainer son derece başarılı bir televizyon yapımcısıdır. Hiçbir kriter gözetmeden imza attığı aptalca ve bayağı şov programları reytinglerde bir numarada yer alır Pegah'ın neden olduğu araba kazası nedeniyle ölümden dönen Rainer, bir anda tamamen değişir. Ciddi programlar yapmaya başlar ama bu sefer de reytingler düşer. İşini bırakıp Pegah ve bir grup işsizle birlikte kendine ekip kuran Rainer, televizyondaki olumsuz gidişatı durdurmak için harekete geçer.

Reklamcı Charles Schine her gün işiyle evi arasında mekik dokuyan Chicago'lulardan birisidir. İşine gitmek için her sabah düzenli olarak 8:43 trenini yakalamak zorundadır. Bir gün treni kaçırır ve Lucinda ile tanışır. Lucinda çok güzel, büyüleyici ve baştan çıkarıcıdır. Lucinda ve Charles'ın her ikisi de adeta çocuklarıyla evli olmasına rağmen sanki bir manyetik alan gibi birbirlerine doğru çekilirler. Birlikte yedikleri öğle yemekleri kısa sürede iş sonrası akşam yemeklerine dönüşür. Çok geçmeden de kendilerini bir otel odasında bulurlar. Charles ile Lucinda'nın mükemmel gibi görünen ilişkisi, odaya LaRoche adlı acımasız bir yabancının girmesi ve ikisini silahla tehdit etmesiyle çıkmaza girer. Yasak aşk artık akla hayale sığmayacak kadar tehlikeli ve şiddet yüklü bir kabusa dönmüştür. Charles'ın yaşamı artık ihanet, şantaj, şiddet ve cinayetlerle doludur. Karısına açılamayan ve polise de bir şey söyleyemeyen Charles, artık tanımlayamadığı bir dünyanın içinde tuzağa düşmüştür.

Medya patronu Amos Kyne ölünce, mirasçıları arasında müthiş bir iktidar kavgası başları. Bu esnada New Yorklu bir seri katil, sokaklarda kadınları avlamaktadır. Muhabir Edward Mobley bu şartlar altında neredeyse imkânsız görevlerle karşı karşıyadır: Katili yakalamak; medya imparatorluğunun yanlış ellere düşmesini önlemek ve romantik ilişkisini parçalanmaktan kurtarmak

1929 ekonomik bunalımı; yirminci yüzyılın başından itibaren inanılmaz bir süratle kapitalistleşmeye başlayan ve adeta tepe noktasına ulaşan bir ekonominin büyük çöküşünü ifade etmektedir. Bu çöküş Amerika’nın gelişmiş serbest piyasa ekonomisine entegre olmuş tüm ülkeleri derinden etkilemiş dolaylı olarak da olsa ikinci dünya savaşına ön ayak olmuştur. Krizin yarattığı işsizlik, yoksulluk kısacası açlık muazzam boyutlara ulaşınca kanunsuz işlerde büyük bir patlama olmuştur. Özellikle kaçakçılık had sayfaya çıkmış, çıkar çatışmaları bugün gangster(yaşça büyük olanların deyimiyle gangaster) diye adlandırılan yapıyı oluşturmuştur. Haraç, kadın ticareti, alacak tahsili, kumarhane işletmeciliği gibi klasik yöntemlere ilaveten sendikacılık, içki ve silah kaçakçılığı gibi yeni yaklaşımlar ortaya çıkmış, belli bir forma bürünmüş yarı-düzenli suç şebekeleri peyda olmuştur...

An insurance man wishing for a more exciting life becomes wrapped up in the affairs of an imprisoned embezzler, his model girlfriend, and a violent private investigator.

Kör bir gezgin olan Zatoichi kumar oynarak ve masaj yaparak geçimini sağlar. Aynı zamanda usta kılıç kullanışıyla ünü dört bir yana yayılmıştır. Bir dağ kasabasına gelen Zatoichi burada Ginzo denilen bir çete ile karşılaşır. Çete bütün kasabayı esir almış, karşı koymaya çalışan herkesi de öldürmektedir. Hattori adındaki samuray bu cinayetlerin baş kahramınıdır. Arkadaşı Şinkiçi ile beraber iki geyşayla tanışırlar. Kardeş olan bu geyşalar intikam hırsıyla dolmuş, güzel ama bir o kadar tehlikeli kızlardır. Ailelerinin öldürülmesinin öcünü almak için bu kasabaya gelmişlerdir. Zorlu bir mücadeleye giren Zatoichi meşhur kılıcıyla ve usta figürleriyle bu çete ile karşı karşıyadır.

At the behest of an old and dear friend, playwright Lillian Hellman undertakes a dangerous mission to smuggle funds into Nazi Germany.

Eddie Kenner is given a special assignment by the Army to get the inside story on Sandy Dawson, a former GI who has formed a gang of fellow servicemen and Japanese locals.

Eski bir futbol yıldızı sarhoş araba kullandığı için hapse düşer ve burada mahkumlardan oluşan iddialı bir takım kurar. Gardiyanlarla yapılacak olan maç öncesi son derece sıkı bir hazırlık yapan takım ve koçu, hem gardiyanları hem de izleyicileri şaşırtacaktır...

Evliliği ve kariyeri zora giren Charles Castle uzun süreli anlaşmalar imzalamak istemeyen ve başı Hollywood sistemiyle derde giren bir aktördür. Menajerinin ısrarlarına rağmen yola gelmeyen Castle’ı bir şantaj bekler.

Wall Street devi Steven Taylor, sadık bir eş gibi gözükmekteydi. Halbuki değildi.Güzel karısı Emily Bradford Taylor da sadık ve sevgi dolu bir eş gibi gözükmekteydi. Oysa gerçekler çok farklıdır. Steven, Emily'nin aşığını onu öldürmesi için kiraladığında bu kusursuz bir cinayet gibi görünür.Gerçekte öyle değildir. Aslında bu kıvrak gerilim filminde, neredeyse hiçbirşey göründüğü gibi değil. 1954 yılında Alfred Hitchcock'un filme aldığı "Dial M for Murder"dan yola çıkılarak gerçekleştirilen filmde Michael Douglas, Gwyneth Paltrow ve Viggo Mortensen başrolleri paylaşıyor. Klasik yapımı beğenenleri bu filmde birçok sürpriz bekliyor. Steven'ı da. "Kusursuz" planı her sekteye uğradığında işin içinden sıyrılmayı başarır. Peki her olayda bir adım önde olmayı becerebilecek midir?

Kalbinizi durduracak derecede heyecan verici bu macera filminde kıvılcımlar yüksekten uçar. Sanat hırsızı Robert ‘’Mac’’ MacDougal (Sean Connery), sigorta dedektifi Gin Baker’ın (Catherine Zeta-Jones) uluslararası entrikaların oluşturdugu sinsi tuzağına düşer. Polis tarihindeki en büyük kovalamaca için sahne hazırlanmıştır. Onlar bütün olasılıklar için hazırlanmış ve tüm detayları düşünmüşlerdir, bir tanesi dışında...

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir