
Rüdiger Suchsland
Self - Narrator (voice)

Film journalist and critic Rüdiger Suchsland examines German cinema from 1933, when the Nazis came into power, until 1945, when the Third Reich collapsed. (A sequel to From Caligari to Hitler, 2015.)

Rüdiger Suchsland
Self - Narrator (voice)
Hans Henrik Wöhler
Self - Narrator (voice)

Rike Schmid
Self - Narrator (voice)

Ingrid Bergman
Self - Actress (archive footage)

Adolf Hitler
Self - Politician (archive footage)

Joseph Goebbels
Self - Politician (archive footage)

Leni Riefenstahl
Self - Filmmaker (archive footage)

Brigitte Helm
Self - Actress (archive footage)

Emil Jannings
Self - Actor (archive footage)

Hans Albers
Various Roles (archive footage)

Heinz Rühmann
Various Roles (archive footage)

Ilse Werner
Various Roles (archive footage)

Marianne Hoppe
Various Roles (archive footage)

Gustaf Gründgens
Various Roles (archive footage)

Marika Rökk
Various Roles (archive footage)

Oliver Stone charts the history of the United States from the Second World War to the present.

Kapitalizme kapsamlı bir bakış sunan yönetmen Michael Moore; kapitalizmin kökenlerini, ABD ekonomisi üzerindeki etkisini ve 2008'deki küresel ekonomik krizi inceliyor.

En ünlü futbolculardan Cristiano Ronaldo'nun hayat hikayesinin işlendiği belgeselde başrolü kendisi oynuyor. Şimdiye kadar ilk kez bir futbolcunun hayat hikayesi bu kadar yakından ele alınmakta. Futbolseverlerin kapalı kapılar arkasında neler döndüğünü, neler yaşandığını öğrenebileceği bir yapım izleyiciyi bekliyor.

The history of cinematic sound, told by legendary sound designers and visionary filmmakers.

In 1974, Chilean-French director Alejandro Jodorowsky embarked on the quixotic project of adapting Frank Herbert's influential novel Dune (1969) for the big screen. After investing two years, and millions of dollars, the gigantic project ended in failure; but the artists Jodorowsky brought together to carry it out continued to work together, and ended up laying the foundations for modern science fiction cinema.

Daniel Craig candidly reflects on his 15 year adventure as James Bond. Including never-before-seen archival footage from Casino Royale to the upcoming 25th film No Time To Die, Craig shares his personal memories in conversation with 007 producers, Michael G Wilson and Barbara Broccoli.

Yönetmenliğini Kent Jones'un üstlendiği iki usta yönetmen Alfred Hitchcock ve Francois Truffaut'nun altın değerindeki buluşmasını konu edinen Hitchcock/Truffaut belgeselinde günümüzün ünlü yönetmenleri bu iki ustanın sinemalarına kattıklarını anlatıyor. Truffaut´nun Hitchcock´la 3 gün boyunca yaptığı söyleşiden derlediği, 1966 yılında yayımlanan kitabı Hitchcock´a Göre Sinema'dan ilham alıyor. Yönetmen Jones ise günümüzün büyük yönetmenlerine: “Bu kitap sinemaya bakışınızı nasıl etkiledi?” sorusunu yöneltiyor. Fincher, Schrader, Scorsese, Assayas, Bogdanovich ve pek çok isim, yılın heyecanla beklenen belgeselinde iki büyük yönetmene saygı duruşunda bulunuyor.

As a visually radical memoir, CAMERAPERSON draws on the remarkable footage that filmmaker Kirsten Johnson has shot and reframes it in ways that illuminate moments and situations that have personally affected her. What emerges is an elegant meditation on the relationship between truth and the camera frame, as Johnson transforms scenes that have been presented on Festival screens as one kind of truth into another kind of story—one about personal journey, craft, and direct human connection.

1944'de Nazi işgalindeki Amsterdam'da Yahudiler toplanıp, kamplara gönderilmekte, kamplarda yok edilmektedir. Bir grup Yahudi bir evin çatı katında saklanır, hiç dışarı çıkmazlar. 2 yıllık bu zorunlu oda hapsinde açlıkla boğuşurken zaman zaman aralarında tartışmalar da çıkar. Anna Frank adlı genç kız, bu odada olanları bir günlüğe kaydeder. Savaşın sonlarına doğru müttefikler Normandiya'ya çıkarma yaparken, bu odadaki insanların sonu ne olacaktır? Naziler onları da mı götürecektir?.

Şubat 1943: Nazi rejimine karşı yapılan bir el ilanı eyleminde genç üniversite öğrencisi Sophie Scholl kardeşi Hans ile birlikte Münih Üniversitesi’nde tutuklanır. Gestapo’nun günler süren sorgusu, direnişci ile sorgu memuru Robert Mohr arasında psikolojik düellolara dönüşür. Sophie, önce kendisi ve kardeşinin özgürlüğü için savaşır, sonunda direniş örgütü Beyaz Gül’ün diğer üyelerini korumaya yönelik itiraflarda bulunur, ancak kendi hayatını kurtarabilecekken bile inandıklarını inkar etmez * müthiş üzücü gerçek bir hikâye.

İkinci Dünya Savaşı’ndan bir yıl önce, yoksul bir ailenin kız çocuğu bir geyşa evinde hizmetçi olarak çalışmaya başlar. Gizemleri günümüze kadar korunan, saklı ve bir o kadar da büyülü bir dünyada büyüyen kız çocuğu, rekabetin bitmediği, hataların affedilmediği bir dönemde efsanevi geyşa Sayuri’ye dönüşür. Dönemin en güçlü erkeklerini parmaklarında oynatan Sayuri, rakiplerinin tuzaklarına aldırmaksızın gerçek aşkın hayalleriyle yaşamaktadır.

1943 Berlin'i, akıllı ve cesur bir Yahudi kadın olan Felice sahte bir isimle hayatını sürdürmekte olup aynı zamanda gizli bir örgüte üyedir. Lilly ise kendini bir yandan 4 çocuğuna adamış bir anne öte yandan bir Nazi subayının sadakatsiz eşidir. Bir süre sonra aradığı sevgiyi Felice ile aralarında alevlenen tutkulu bir aşkta bulacaktır. Öte yandan Gestapo da Felice'in peşindedir ve 1944'ün ağustosunda bir gün Lilly'nin dairesinde ortaya çıkacaktır.

İkinci Dünya Savaşı'nın Avrupa'yı kasıp kavurduğu yıllar... 130.000 Kuzey Afrikalı, Fransız ordusuna katılarak ülkeyi Naziler'den korumak için savaşırlar. Daha önce hiç adım atmadıkları bu toprakların özgürlüğü için savaşan bu insanlardan Said, Mesud, Abdülkadir ve Yaser kazandıkları zaferlerle kahraman ilan edilirler.

Nazi kampında 1944 te tutsak olduğu dönemde, Yahudi Jacop (Robin Williams), bir radyo programına kulak misafiri olmuş ve Sovyet birliklerinin ilerlemeye başladığını haber almıştır. Varşova'daki gettoya dönüp haberi arkadaşı Mischa (Liev Schreiber) ile paylaşır. Mischa, Jacop'un Nazilerin yasağına rağmen bir radyo bulduğuna inanmış ve bunu herkese yaymıştır. Jacop ise gerçeği açıklamak yerine, bu yanlış anlaşılmadan yararlanıp insanların moralini yükseltmek için kendi uydurduğu haberleri yaymaya başlar.

İkinci Dünya Savaşının önemli cephelerinden olan Rusya cephesinde büyük değişiklikler olmuştur. Rusya'ya saldıran Alman orduları yanlış zaman ve yetersiz malzeme yüzünden inanılmaz hızla girdikleri bu topraklardan geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Savaş alanındaki kurnazlıkları sayesinde hayatta kalmayı başaran Çavuş Steiner ve emrindeki birliğe yeni atanan komutanları Yüzbaşı Stransky arasında çok kısa bir zaman içinde bir sürtüşme başlar. Aslen Prusyalı aristokrat bir aileden gelen bu yeni komutan her ne pahasına olursa olsun şeref madalyası almaya çalışmaktadır. Aralarındaki hava gergindir çünkü çavuş, askerler arasında adeta bir efsane haline gelmek üzeredir.

Prelude to War was the first film of Frank Capra's Why We Fight propaganda film series, commissioned by the Pentagon and George C. Marshall. It was made to convince American troops of the necessity of combating the Axis Powers during World War II. This film examines the differences between democratic and fascist states.

Babası 5.George'un ölümü ardından ve ağabeyi Edward'ın Amerikalı Wallis Simpson'a olan skandal aşkı yüzünden tahttan feragat etmesi üzerine, Bertie istemeye istemeye Krallık görevini devralmak zorunda kalır... Aile içinde "Bertie" adıyla bilinen Albert, çocukluğundan beri büyük zorluklar yaşadığı, alay konusu olduğu kekemeliği yüzünden Krallık görevinden, yapmak zorunda kalacağı konuşmalardan dehşete düşmektedir. Savaşın eşiğinde olan ve acilen bir lidere ihtiyaçları olduğunu bilen eşi Elizabeth Kraliyet düzeninin zorunlu kurallarına aldırış bile etmeyen Avustralyalı çılgın konuşma terapisti Lionel Logue'u takdim eder. Başta hiç uyuşamayan ikili daha sonra büyük bir aşama kaydedecektir.

Yıl 1942. Naziler Rusya'da ölümcül bir harekata girişmiştir. Kruschev'in liderliğindeki Stalingrad vatandaşlarıysa cesur bir direnişe geçmiş, yerel halk kahramanı Vassili Zaitsev'in ışığıyla tek yumruk haline gelmiştir. Uzman bir keskin nişancı olan Vassili'nin gösterdiği kahramanlıklar en yakın arkadaşı politik subay Danilov tarafından yürütülen bir propaganda sayesinde efsaneleşmiştir. Vassili'yi durdurmak için Almanlar en iyi keskin nişancıları olan Albay Konig'i Stalingrad'a gönderirir...

Tüm zamanların tarihsel açıdan en önemli filmlerinden biri olan Steven Spielberg'in Schindler'ın Listesi, cesaret ve inanç dersleriyle nesiller boyu ilham vermeye devam eden güçlü bir hikaye. En İyi Film ve En İyi Yönetmen de dahil olmak üzere yedi Akademi Ödülü sahibi olan bu inanılmaz gerçek hikaye, Holokost sırasında 1.100'den fazla Yahudinin hayatını kurtaran esrarengiz Oskar Schindler'ı (Liam Neeson) konu alıyor. Bu, fark yaratan bir adamın zaferi ve yaptıkları sayesinde insanlık tarihinin en karanlık bölümlerinden birini atlatanların dramıdır.

Dört çocuk annesi bir kadın, İkinci Dünya Savaşı’nda kaybettiği üç oğlunun ardından fazlasıyla yaralanmıştır. Şimdi tek dileği hayatta kalan tek oğlunun savaştan sağ salim dönmesidir. Yakarışları karşılık bulur ve Başkan tarafından verilen bir emirle James Ryan’ın ne pahasına olursa olsun bu savaştan sağ çıkması sağlanacaktır. Normandiya çıkarmasının yapıldığı gün, sekiz kişilik bir asker birliği farklı bir göreve, Ryan’ı kurtarma görevine atanır. Ancak yüzbaşı John Miller tarafından yönetilen bu birim, can pazarının yaşandığı bu zorlu ortamda hakikatli bir yaşam mücadelesine atılacak; tek bir adamı kurtarmak için sekiz kişinin hayatının tehlikeye atılmasının meşruluğunu sorgulayacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir