
Hedy Lamarr
Princess Veronica

In a fictional European country, a beautiful princess meets a handsome American reporter and falls in love with him. On a trip to New York, she hopes to find him again. While staying at one of the city's finest hotels she meets a kind-hearted bellhop who mistakes her for a maid. She invites him to be her escort, not realizing that he believes he has fallen in love with her. Every nice thing the princess does encourages him to believe that she feels the same way he does.

Hedy Lamarr
Princess Veronica

Robert Walker
Jimmy Dobson

June Allyson
Leslie Odell

Carl Esmond
Baron Zoltan Faludi

Agnes Moorehead
Countess Zoe

Rags Ragland
Albert Weever

Ludwig Stössel
Mr. Puft

George Cleveland
Dr. Elfson

Warner Anderson
Paul MacMillan

Konstantin Shayne
Yanos Van Lankovitz

Tom Trout
Hack

Ben Lessy
Ben Lessy
Patti Moore
Fae

Edward Gargan
1st Cop

John George
News Vendor (uncredited)


Ballet star Petrov arranges to cross the Atlantic aboard the same ship as the dancer and musical star he's fallen for but barely knows. By the time the ocean liner reaches New York, a little white lie has churned through the rumour mill and turned into a hot gossip item—that the two celebrities are secretly married.

Ayakları yere basan Şikagolu bir fırıncı ve müstakbel bir prenses, birbirlerine tıpatıp benzediklerini fark ettiğinde yer değiştirmek için Noel'e yakışır bir plan yapar.

Seeking a divorce from her absentee husband, Mimi Glossop travels to an English seaside resort. There she falls in love with dancer Guy Holden, whom she later mistakes for the corespondent her lawyer hired.

Film kendisinin evlenmesi için seçilmiş, her dediğini yapan bir kadın yerine kendisini kendisi olduğu için sevecek bir kadın bulmak için Amerika'ya gelen bir prensin hikayesidir.

Izzy, kendi kuaför salonunu işleten ve fikirlerini söylemekten çekinmeyen genç bir kadındır. Onun hayatı, evlenmek üzere olan Prens Thomas'ın düğününde çalışma fırsayı yakalamasıyla bambaşka bir hal alır. Bu süreçte Izzy ve prensin arasında beklenmedik bir kıvılcım oluşur. Bu durum Izzy ve Prens Thomas'ın kendi kaderlerinin kontrolü ellerine alıp, kalplerinin sesini dinlemelerini gerektiğini öğrenmelerini sağlar.

Maurice Courtelin, işini büyütmeye çalışan Parisli bir terzidir. Paris vikontlarından Vareze, kendisine iş yaptırmış ancak karşılığında ücretini ödememiştir. Maurice bunun üzerine vikont ve ailesinin yaşadığı şatoya doğru yola çıkar. Yolculuk esnasında güzel bir genç kadınla karşılaşır ve ondan fazlasıyla etkilenir. Ancak genç kadın bir anda ortadan kaybolur. Maurice şatoya vardıktan sonra tüm ailenin ilgisini ve güvenini kazanmaya başarır. Kısa süre içerisinde ise kendisini bekleyen büyük sürprizle karşılaşır. Yolda karşılaştığı genç kadın da aile fertlerinden biridir, dahası Prenses Jeanette'tir. Maurice'ten şüphe eden tek kişi de o olur.

Çimenler Daha Yeşil, başrollerini Cary Grant, Deborah Kerr, Robert Mitchum ve Jean Simmons'ın paylaştığı 1960 yapımı bir İngiliz romantik komedi filmidir. Yönetmenliğini Stanley Donen üstlenirken, senaryosunu Hugh Williams ve Margaret Vyner, Londra'nın West End bölgesinde başarı yakalayan aynı adlı oyundan uyarladılar. Konusu: Victor ve Hillary, turistlerin şatolarına rehberli turlar düzenlemesine izin verecek kadar şanssızlar. Ancak milyoner petrol zengini Charles Delacro, şatoyu ziyaret ediyor ve sadece evi değil, daha fazlasını da beğeniyor. Kısa süre sonra Hattie Durant da olaya dahil oluyor ve aralarında eski usul bir aşk üçgeni oluşuyor.

"Milyoner Jean-Marc Clement, kendisi hakkında Broadway'de bir müzikal hazırlandığını öğreniyor. Ancak bu müzikal onu onore etmekten çok "ti"ye alan bir müzikal. Clement kızgın bir şekilde tiyatroya geliyor ve Amanda'yı (Marilyn Monroe) görünce birden yumuşuyor. Müzikaldeki baş kadın oyuncu olan Amanda'dan büyülenen Clement'i oyunun yönetmeni birden müzikalin başrol oyuncusu yapınca durumlar iyice karışıyor. Clement, Amanda'ya daha yakın olabilmek için rolü kabul ediyor…" Marilyn Monroe 'nun ölmeden kısa bir süre önce çekilen film efsanenin son filmi olduüu için ayrı bir öneme sahiptir...

Olmayan bir Balkan ülkesinin prensi ile Amerikalı bir şov kızının türlü yanlış anlaşılmalara gebe ilişkisini yansıtan keyifli bir romantik komedi.

Paige Morgan, hep istediği hayatı yaratma yolunda hızla ilerlemekte olan Wisconsin’li bir tıp öğrencisidir. Danimarka veliaht Prensi Eddie asla seçmediği bir yaşamdan kaçmaya çalışmaktadır. Paige kırsal bir bölge olan Manitowoc’ta bir süt ürünleri çiftliğinde büyümüştür ve babasının Ford pickup’ını kullanmaktadır. Eddie ise Kopenhag’da Kraliyet Sarayı’nda büyümüştür ve kendi Lamborghini’sinden sıkıldığında, değişiklik olsun diye Ana Kraliçe’nin limuzinini kullanmaktadır. Peki ya bu ikili karşılaşırsa? Anında elektrik… şey tam olarak öyle sayılmaz. Edvard gelecekte kral olma yazgısından biraz uzaklaşmak ve “kendini bulmak” için Wisconsin Üniversitesi’ne kayıt yaptırmıştır, en azından ailesi öyle bilmektedir. Paige ise ne istediğini tam olarak bilmektedir: Mezun olmak ve tıp öğrenimini Johns Hopkins’de sürdürmek. Buldukları bu yadsınamaz aşk genç prensin Danimarka monarşisinden feragat edeceği anlamına mı gelmektedir… yoksa Paige doktor olma hayallerini bir kenara mı bırakacaktır?

Kral Edvard (Chris Geere) ve Kraliçe Paige (Kam Heskin), Saygon Prensesi Myra'nın (Ase Wang) düğününe katılmak için Asya'ya doğru yola çıkar Saygon'a vardıklarında Myra'nın düğün konusunda kafasının karışık ve çok ümitsiz olduğunu görürler Zira müstakbel kocası Kah'ı (Prinya Intach) hiç sevmemektedir Myra'nin kalbi fil terbiyecisi Alu (Amarin Cholvibul) için atmaktadır Edvard ve Paige, Myra'nın babasını, kızının sevdiği erkekle evlenebilmesi için ikna etmeye çalışır...

A fussy celebrity caterer, a blind woman, a tour-bus guide and an inexperienced wedding planner search for love.

Maris Ventura, New York'un 1. sınıf otellerinden Manhattan Otel'de hizmetçi olarak çalışmaktadır. Bir gün, Christopher Marshall adında varlıklı bir politikacıyla tanışır. Marshall, Ventura'yı otelin müşterilerinden biri sanmıştır. Aralarındaki yakınlaşmaya rağmen, gerçek ortaya çıkınca ayrı dünyaların insanı olduklarını farkederler...

Amerikalı bir dansçı Britanya'ya gelir ve başta öfkelendiği bir modele aşık olur, ama dansçı onu ahmak bir yapımcıyla aldatır

Avrupa'da Genovia adlı küçük bir ülke olduğunu biliyor muydunuz? Aslına bakarsanız, 15 yaşındaki San Franciscolu bir kız olan Mia dahil, pek çok kişi bu ülkenin varlığından habersiz. Ancak Mia'nın habersiz oluşu, özel bir durum yaratıyor: Çünkü, babasının yokluğunda annesi tarafından büyütülmüş bu genç hanım, gerçekte Genovia'nın prensesi.Babasının beklenmedik ölümünü haber alan Mia, San Francisco'daki yaşamında tam bir çirkin ördek yavrusu: Paspal bir görünüşü var, çekici olmayı beceremiyor, buna karşın, pırıl pırıl bir zekası var. Yeni tanışacağı büyükannesine düşen, Mia'nın dışını da içi kadar güzel yapmak - çünkü prensesler herşeyleriyle zarif ve alımlı görünmeli. Yani postallara veda, topuklu ayakkabılara merhaba.

MEL BROOKS'un erkeklerin erkek olduğu ve tayt giydiği zamanları anlatan, tarihi ve histerik öyküsü benzersiz bir eğlenceyle, hoplayıp sıçrayarak, dans edip oynayarak ekranınıza geliyor. HIRSIZLAR PRENSİ ROBIN HOOD'un gizemi ve itibarı ortadan kaldırılacak ve Sherwood Ormanları rayından çıkacaktır. Ünvanları ve pantolonlarından kurtulan Robin ve arkadaşları, Marian'ın kalbini ve aynı zamanda bekaret kemerine giden anahtarı kazanmak için zalim Prens John'u tahtından indirmek ve Rottingham Valisi'ni altetmek için savaş başlatırlar.


Hayatlarında yön bulmaya çalışan iki tutkulu insan Sebastian ve Mia'nın yolları, Los Angeles'ta trafiğin sıkışık olduğu bir gün kesişir. Her ikisi de sanat tutkunu olan bu iki insan, hayallerini gerçekleştirme yolunda düşe kalka ilerlemektedir. Sebastian Wilder geleneksel jazzın kolonlardan yükseldiği bir kulüp açma hayalinde, Mia Dolan ise kafesinde çalıştığı film platosunda kendine uygun tüm oyunculuk seçmelerine katılarak bir rol kapma telaşındadır. Bu iki insanın kalpleri birbiri için atmaya başladığında ortaya çıkan manzarayı hayat şartları bozacak, onları yavaş yavaş hayallerinden uzaklaştırmaya başlayacaktır.

Peri masallarının büyüleyici dünyasında mutlu bir şekilde yaşayan güzel prenses Giselle, kötü ruhlu kraliçenin gazabına uğrar. Aniden içine düştüğü yeni ve zorlu çevresinde hiçbir şeyin peri masallarındaki "sonsuza kadar mutluluk"kavramına uygun işlemediğini görünce şok olur. Hikaye kitaplarındaki tarzdaki bir romantizm, acaba gerçek dünyada varlığını koruyabilecek midir? Walt Disney Pictures?ın sunduğu ?Enchanted?ın yönetmenliğini ?Tarzan? ve ?Eloise At Christmas Time?dan tanıdığımız Kevin Lima üstlenmiş.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir