Phillip Ward
Lemmy


After being bitten by a lethal snake, a young woman experiences changes in her senses and appearance, as she sheds her old self and slowly turns into a deadly weapon.

Boşanmanın eşiğindeki evli bir çift, Kolombiya yağmur ormanlarında yürüyüş yaparken bataklıkta mahsur kalır. Ormanın unsurlarıyla savaşırken ve kaçmak için birlikte çalışmaları gerektiğinden, bu bir hayatta kalma mücadelesidir.

Yetenekli bir moda tasarımcısı olan genç bir kadın, doktorlarını şaşırtan ve kocasını hayal kırıklığına uğratan gizemli bir hastalıktan muzdariptir. Onun bu sorununa yardım, şaşırtıcı bir şekilde, korkunç bir gerçeği ortaya çıkarmak için geleneksel halk şifasını kullanan Filipinli bir bakıcı olan Diana’dan gelir.

İnzivaya çekilmiş bir adam olan Will, henüz doğmamış ruhlarla görüşür. Ruhlar, Will tarafından birçok teste tabi tutulur. Will, ruhların sahip olduğu en önemli ayrıcalık olan doğum için uygun olup olmadıklarına karar verir. Onun hayatı, bu zamana kadar tanıştığı hiçbir ruha benzemeyen Emma ile karşılaşmasıyla bambaşka bir hal alır. Will, Emma ile tanıştıktan sonra kendi varoluşuna bir yolculuk yapar.

14 yaşındaki Milo yalnız bir çocuk, Queens'teki yıkık dökük toplu konutlardan birinde ağabeyiyle yaşıyor. Mahallenin delikanlıları tarafından devamlı kötü muamele görüyor; o sekiz yaşındayken evde intihar eden annesinin ölümü yakasını bırakmıyor. Sessiz biri Milo ve insan kanı içmeden edemiyor. Gündüzleri odasında cinayet notları tutarak, geceleriyse sokaklarda av arayarak geçiriyor. Duygulu bir karakter analizi, hüzünlü bir aşk hikâyesi ya da dramı bol bir korku olarak adlandırılabilecek Dönüşüm, Michael O'Shea'yı henüz ilk filmiyle Cannes'a katılma onuruna eriştirdi. Birçok sahnesi New York sokaklarında dolaşan oyuncularının uzaktan çekimleriyle tamamlanan Dönüşüm, kendini yabancı hissederek büyüyen birinin kentin merhametsiz enerjisine hassas ama nihilist bir müdahalesi gibi.

A fraught mother-daughter relationship is put to a terrifying test when the family patriarch dies, and the grieving mother hires a mysterious stranger to bring her husband back from the dead.

Home Sweet Home: Rebirth, Tayland'da ailesiyle tatildeyken bir seri katilin Cehennem Kapıları'nı açan ritüelini bozduktan sonra doğaüstü bir dünyaya itilen Amerikalı polis Jake'in hikayesini konu ediyor. İblisler kaçıp sokaklardaki insanları ele geçirdiğinde şehir kaosa sürüklenir. Şehri ve tuzağa düşen ailesini kurtarmak için Jake, gizemli bir Acemi Rahip ile ittifak kurmalı ve Cehennem Kapıları'nı kapatmak için The Hindrance'ın doğaüstü dünyasında bir yolculuğa çıkmalıdır.

Psikokinetik güçlere sahip genç bir kadın, Louisiana'daki bir akıl hastanesinden kaçar ve New Orleans'a doğru yol alır ve burada şehrin uyumsuzlar ve kötü adamlarla dolu cehennemine düşer.

Harry Potter filmlerinden tanığımız Daniel Radcliffe 'nin başrolde olduğu film, Stephen King' in oğlu Joe Hill tarafından yazılan bir romandan uygulama. Ig Perrish bir sabah akşamdan kalma bir halde uyanır. Sevgilisi , Merrin Williams ise tecavüz edilmiş ve hunharca katledilmiştir. Çevresindeki herkes Ig' i suçlar. Bu arada herkesten uzaklaşır ve şehir dışında yaşamaya başlar. Akşamdan kalma başka bir günün sabahında ise boynuzlarının çıkmaya başladığını görür. Yeni özelliklerini kasaba halkının en derin sırlarını öğrenmek ve sevdiği kadını kimin öldürdüğünü bulmak için kullanır.

An African American male is imprisoned and placed in solitary confinement after being found guilty of murdering his wife, as he's haunted by internal demons and his dead wife, and pushed to the breaking point by an abusive female guard.

Dr. Martin Ploeck'in hayatı takdir edilme üzerine kuruludur. Yeni tanıştığı 18 yaşındaki kız Diane böbrek hastasıdır ve hayatına devam etmesi için destek makinesine ihtiyacı vardır. Fakat bir süre sonra Diane iyileşmeye başlar, ancak Martin onu kaybetmekten korktuğu için hastalığını tetikleyip Diane'i hasta tutarak hastanede yanında kalmasını sağlar..

Bir kadın, gecenin köründe ücra bir benzin istasyonuna girerken, gizli bir kan davası olan sosyopat bir keskin nişancının tuzağına düşer. Hayatta kalmak için, sadece onun silah ateşinden kaçıp hayatı için mücadele etmekle kalmamalı, aynı zamanda onu kimin ve neden öldürmek istediğini de bulmalıdır.

Universal Studios’un klasik canavarlar mirasından Werewolf: The Beast Among Us’ta bir canavar 19. Yüzyıl Avrupa’sında bir kasabada ay ışığı altında terör estiriyordur. Genç bir adam ise sevdiklerini bu dile getirilemeyen felaketten korumaya çalışmaktadır. Kasabanın doktoru (Stephen Rea) ile yaptığı çalışmalar esnasında, Daniel (Guy Wilson) kurt adam saldırılarının korkunç sonuçlarına tanık olur. Yaratığın dehşet saçan ünü ödül avcılarını, heyecan peşinde olanları ve şarlatanları kasabaya çekince, Daniel bu acımasız canavarı yok etmeye karar verir. Bunun üzerine gizemli bir yabancı (Ed Quinn) ve yetenekli kurt adam avcılarından (Stephen Bauer, Adam Croasdell) oluşan ekibi canavarı yakalamak için kasabaya geldiklerinde, Daniel annesinin (Nia Peeples) tüm itirazlarına rağmen onlara katılmayı teklif eder. Ancak gruptakiler kısa süre içinde bu yaratığın daha önce karşılaştıkları tüm yaratıklardan daha güçlü daha zeki ve daha tehlikeli olduğunu anlarlar..

Rumulus dahi zenci bir piyanist iken Stuyvesant adlı biri tarafından gözlendiği saplantısı ile paranoyak olmuş ve bir parktaki mağaranın içine yerleşmiştir.. Evsiz denmesine kızmaktadır zira evi mağarasıdır.. Bu arada mağarasının önündeki ağacın üstünde bir ceset bulur ve katilleri aramaya baslar..

Yanlış yapılmış bir "inançla iyileştirme yöntemi", zorbalığa uğramış bir gence doğaüstü şaman güçleri kazandırır. Ona sürekli zorbalık eden bir grubun, amacını aşan bir şaka neticesinde gencin sevdiği birini öldürmesiyle, genç, güçlerini intikam almak için kullanır ve intikam almak için kanlı bir saldırıya başlar.

Sara, kocası Alex ve bebekleri ile birlikte yeni bir hayata başlamak için, şehirden uzakta bulunan bir çiftliğe taşınır. Çiftlik, doğum sonrası depresyondan muzdarip annenin zihnine yavaş yavaş sızmaya başlayan trajediler ve ölümlerle dolu bir tarihe ev sahipliği yapar. Gün geçtikçe annenin kırılganlığı, kendisinin ve yeni doğan oğlunun güvenliğini tehlikeye atan bir psikoza dönüşür.

Lodge ailesi, sakin ve sıradan insanların yaşadığı, huzurlu bir banliyö mahallesi olan Suburbicon’da yaşamaktadır. Bölge aile kurmak için uygun bir yer gibi görünür. Fakat bu muhteşem görüntünün ardında rahatsızlık verici gerçekler vardır. İyi bir eş ve baba olan Gardner Lodge, mahallenin ihanet, aldatma ve şiddet dolu gizemli bölgelerini keşfe çıkar ve karanlık sokaklarda tehlikeli bir maceraya atılır.

Kızının ölümünü kabullenemeyen Dedektif Boyd, acımasız bir kabile ritüeline göre cinayet işleyen seri katili avlamak için harekete geçer: Muti. Boyd'a yardımcı olabilecek tek kişi, söyleyecekleri mümkün olmayan bir sırrı saklayan antropolog Profesör Mackles'tır. Boyd, katilin dünyasına daha da derinlemesine girdikçe, akıl sağlığı ile çılgınlık arasındaki çizgi incelir.

Film, Hollandalı bira devi Heineken'in sahibi Alfred "Freddy" Heineken'in kaçırılıp fidye istenmesi sürecini tüm ayrıntılarıyla anlatıyor. Heineken'i efsane Galli aktör Anthony Hopkins canlandırıyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.





0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir