
Rip Torn
Clyde Stewart

Widowed Elinor Randall and her young daughter Jerrine arrive in a barren stretch of Wyoming in 1910 after Elinor's application for work as a housekeeper is accepted by Clyde Stewart, a rancher. The work is back-breaking and the isolation is brutal, particularly as winter arrives. Elinor begins to think about homesteading her own property near Stewart's ranch, but Stewart tries to dissuade her with explanations about the killing conditions and poor rewards, especially for a woman with no man to help her ranch. Although their temperaments are different and little affection exists, Elinor and Stewart agree to marry and combine homesteads. What lies ahead is the severest test of all.

Kızılderili genç bir kadın, köklü bir ailenin içine girer, iki kardeşi kendine aşık eder ve kanlı bir biçimde sonuçlanan bir tutkunun mimarı olur... Yönetmen King Vidor'dan çok yapımcısı David O'Selznick'in damgasını taşıyor... O'Selznick, "Rüzgar Gibi Geçti"de kazandığı başarıyı bu filmde de devam ettirmek istemiş fakat büyük bir hüsranla yüzleşmek zorunda kalmıştı. Niven Bush'un romanından uyanlanan filmde, Jennifer Jones "En İyi Kadın Oyuncu", Lillian Gish "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" dallarında Oscar'a aday gösterildi.


Film, kız arkadaşının ölmekte olduğunu keşfeden 17 yaşındaki bir adamı izliyor. Genç adam bu yüzden kız arkadaşının hayatının son yılında ona bütün bir hayat vermeye karar verir.

Umut vadeden bir müzisyen yakında göreve gidecek bir askerle anlaşmalı evlilik yapmayı kabul eder. Ama sahte ilişkileri bir trajedi sonucu fazlasıyla gerçek bir hâl alır.

Dawson ve Amanda lisede birbirlerine aşık olan ancak yolları ayrıldıktan sonra bir daha görüşmeyen iki eski aşıktır. Lise bitmiş ve aradan 20 yıl geçmiştir. Şimdi en sevdikleri arkadaşlarından birini kaybetmişler, cenaze töreni için birlikte büyüdükleri kasabaya geri dönmüşlerdir. Yıllar sonra yaşanan bu büyük buluşma, bu süreçte akıllarından çıkaramadıkları büyük aşklarını yeniden alevlendirmeye yeter. Ne var ki 20 yıl önce yakalarını bırakmayan, ayrılmalarına neden olan güçlerin bugün çok daha büyük tehlikeler yarattığı gerçeğiyle karşılaşırlar.

Bridger is a young outsider who's always wanted more. He and his mother flee an abusive home, eventually finding a small town in the middle of nowhere. Once there, Bridger finds true acceptance with another misfit.

20. yüzyılın başlarında Amerika'da yaşanan büyük değişim dönemi sırasında, sessiz ve naif bir hayat yaşayan bir oduncu, aşkı ve kaybı bir arada deneyimler.

Jean-Luc Godard'ın başyapıtı Pierrot le Fou (Çılgın Pierrot), yönetmenin uzun ve parlak kariyerinde önemli bir kilometre taşıdır. Karışık bir dönüm noktası olan film, Godard'ın Breathless (Nefes Nefese, 1960) ve Vivre Sa Vie (Hayatını Yaşamak, 1962) gibi eserlerinin deneysel yaşam gücü ve Week End (Hafta Sonu, 1967) ve Wind from the East (1969) gibi son derece politik, alaycı ve acı bir biçimde komik filmleri arasında kalır. Pierrot le Fou, her ikisinin öğelerini de barındırır ve sırf bu nedenle izleyici için zengin bir deneyim fırsatı sunar. Ancak filmin sahip olduğu bir başka koz da gerçek güzellik duygusu. Eleştirmenler, Godard'ın polemik yaratan üslubuna karşın zarif bir biçimde güzel filmler de yaptığını unutmaya meyilli ama Pierrot le Fou, hiç kuşkusuz Contempt'le (1963) birlikte, bu açıdan değerlendirilmeli.

Mutlu ama sefil bir hayat süren Fanny'nin ailesi onu daha iyi durumda olan ve Mansfield Konağında yaşayan teyzesinin yanına gönderiyor. Ailede sadece Edmund ile iyi geçinen Fanny zamanla ona aşık oluyor. Bir hafta sonu eve konukların gelmesi, Edmund'un başka biriyle nişanlanması, Fanny'nin hayatını değiştiriyor.

1967 yapımı komedi Barefoot In The Park'ın sevilen çifti Robert Redford ve Jane Fonda yıllar sonra bir kez daha beyaz perdede bir araya geliyor. İkilinin yeniden romantik anlar yaşadığı film, ikiliyi bir araya getiren 4. yapımdır. 2 Oscar ödülü sahibi Fonda ile 1 Oscar ödülü sahibi Redford bu kez kapı komşuları olan iki dul insanı canlandıracak. Yıllardır Colorado'nun küçük bir kasabasında birbirinin yanında yaşayan bu iki dul, Addie Moore ve Louis Waters, hiçbir şekilde iletişim halinde değildir. Ancak bu durum Addie'nin komşusuyla iletişime geçmek için attığı bir adım ile değişmek üzeredir. Bu adım ikisinin de hayatını değiştirecektir...

Wei-Tung , sevgilisi Simon ile birlikte Manhattan’da yaşayan bir eşcinseldir. Eşcinsel kimliğini Tayvan’da yaşayan ailesinden gizleyen Wei-Tung, belirli bir yaşa gelene kadar bu sırrı ailesinden saklamayı başarır. Ancak Wei-Tung’ın evlilik yaşına geldiğine inanan ailesi, aralarında binlerce kilometre olmasına karşın oğullarına uygun bir kız bulmak için kolları sıvarlar.

Arizonalı emektar bir şerifin karısının öldürüldüğü sırada, olay yerinde bulunan bir meksika göçmeninin üzerinden, hem bireysel silahlanma, hem son yılların en önemli problemlerinden biri olan göçmenlik müessesesine değinen film; bireysel sorularını cevaplandırmak için bu çorak coğrafyayı altını üstüne getiren şerifin mücadelesini anlatıyor!

Nişanlısının öldürülmesinden sonra Wyoming'li bir çiftlik işçisi, onun katilini bulmak için yola çıkar.

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

Bu film 'Pire' lakaplı Henry Nash ve en yakın dostu Nicky'nin deniz kuvvetlerine katılmadan önce yaşadıkları ve delikanlılık çağlarına ait son maceralarının öyküsünü anlatıyor. Elizabeth McGovern, Nash'in gizemli sevgilisini canlandırıyor. Ay ile Yarışanlar, masumiyetin kaybı, büyüyüp yetişkin olmanın getirdiği sorumluluklar gibi birbiri ardına gelen olayların acı tatlı hikayesini anlatıyor.

Eski kovboy filmlerinin aranan yıldızlarından olan Howard Spence, alkol ve uyuşturucu batağında kaybolmuş, şöhreti ve tüm varlığını yitirmiş eski bir yıldızdır. Hayatının tüm anlamını kaybetmiş hedefsiz bir şekilde günlerini tüketirken kendisine eşlik eden tek şey yalnızlığıdır. Fakat bir gün, bir çocuğu olabileceği hakkında öğrendiği gerçek, uzun zamandır hissetmediği bir heyecan yaşamasına neden olur. Artık yaşamak için bir anlam bulmuştur. Kız ya da erkek olduğunu bilmeden yollara dökülecek ve hiç bilmediği bir hayatı en başından keşfetmeye çalışacaktır.

Üniversiteden önce pişman olmadan ve kalp kırmadan ayrılmak üzere bir anlaşma yapan Clare ve Aidan, aşka bir şans daha verecek mi?

9 hayat..9 hikâye..Yaşamın sancılarına ve hayal kırıklıklarına göğüs geren, duygularını sarmalayan ilişkilerin esiri 9 kadın...

Teksas Meksika sınırında yaşayan ve hayatla dalga geçen Wendell Baker, son derece güleryüzlü, optimist, güzeller güzeli Doren'e aşık ve sürekli olarak Doren'e aşkını ilan eden, onun etrafında dolaşan, genç bir adamdır. Ama bu genç adamın bilinmeyen bazı gerçekleri de vardır... Bu adam bir hükümlüdür. Bu gerçeği öğrenen Doren için Wendell artık geçmişte kalır. Günlerini hapiste bile futbol oynayarak eğlenceli kılan bu sevimli adam günün birinde tahliye olur ve akabinde huzurevinde çalışmaya başlar. Böylece eğlence dolu maceralar da başlamış olur. Aynı yerde çalışan başhemşirenin akıl almaz dolaplarının farkına varır. Huzurevi'nin üç sakini Doren'i geri kazanması için ona yardım ederken, Wendel de onlarla beraber bu entrikaları açığa çıkarmaya çalışır. Acaba bu işbirliği, düzenbazlığı ortaya çıkarmaya ve Wendell'in Doren'i geri kazanmasına yardımcı olacak mıdır?

1970 yılında John Wayne canlandırdığı korkusuz ve tek gözlü Rooster Cogburn rolüyle Oscar® almış ve unutulmaz bir performans sergilemişti. Rooster Cogburn, genç bir kadın tarafından (Kim Darby), babasını öldüren ve ailenin tüm parasıyla ortadan kaybolan adamı bulmak üzere kiralanır. Genç kadın bu yolculukta Cogburn'e eşlik etmek konusunda ısrarlıdır. Yanlarına tecrübesiz bir Texas polisinin (Glen Campbell) katılışıyla işler iyice karışır. Bu sıradışı Western'e Robert Duvall ve Strother Martin de performanslarıyla katılmakta.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.








0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir