
Crystal Reed
Beth
"Gerçekten korktuğunu düşündün mü?"
İki kız kardeş ve anneleri kendilerine büyük teyzelerinden miras kalan evde yaşamaya başlamak için yola çıkarlar. Evde geçirdikleri ilk gece korkunç bir saldırıyla karşı karşıya kalan anne ve kızları, yaşadıkları travma yüzünden kişiliklerini kaybeder. On altı yıl sonra tekrar aynı evde bir araya gelen, Colleen, Beth ve Vera yeniden garip olaylar yaşamaya başlar.

Crystal Reed
Beth

Mylène Farmer
Pauline

Anastasia Phillips
Vera

Emilia Jones
Young Beth

Taylor Hickson
Young Vera

Rob Archer
Fat Man

Adam Hurtig
Beth's Husband

Alicia Johnston
Cooper

Erik Athavale
Ambulance Paramedic
Kevin Power
Candy Truck Woman
Mariam Bernstein
Janet

Ernesto Griffith
Sanford
Denis Cozzi
Beth's Son

Sharon Bajer
Eve
Tony Braga
Beth's Limo Driver

Dr. Markway, Hill House isimli malikanede hayaletlerin varlığına dair çeşitli araştırmalar ve deneyler yapmaktadır. Rivayetlere göre bu malikane birçok ölüm ve şiddet olaylarına sahne olmuştur. Bir grup insan üzerinde psikolojik gözlemler yapmak için, uykusuzluk sorunlarını bahane ederek 3 kişiyi malikaneye çağırır. Hayaletlerin varlığına şüpheci yaklaşan Luke, gizemli Tehodora ve güvensiz, çekingen Eleanor malikaneye geldiklerinde neyle karşılaşacaklarından habersizdirler. Çok geçmeden evin geçmişi gün yüzüne çıkacak, lanetli bu yerde kapana kısıldıklarını anlamaları çok uzun sürmeyecektir. Robert Wise’ın Shirley Jackson’ın The Haunting of Hill House isimli romanından uyarladığı Perili Ev, yeniden çevrimi de yapılan en iyi hayalet filmlerinden biri olarak kabul ediliyor..

Ailesinin katili olarak suçlanan erkek kardeşini aklamak isteyen genç bir kadın, cinayetlerin antika bir aynanın doğaüstü etkisiyle işlendiğini kanıtlamaya girişir. Ancak geçmişin izini sürdükleri bu nesne algılarını adım adım manipüle etmeye başladığında, iki kardeş neyin gerçek neyin halüsinasyon olduğunu ayırt edemez hale gelir.

Billings, tanınmış bir psikiyatrist olan Harper'a başvurmak için birçok nedeni olan bir adamdır. İki çocuğu tuhaf olaylar sonucu ölmüştür. Yaşananların etkisinden çıkamayan Billings, karısı ve yeni doğan oğlu ile birlikte yeni bir eve taşınır. Billings, yeni bir hayata başlamak istese de geçmişi onun peşini bırakmaz.

A woman wakes up injured in a basement surrounded by corpses. To survive, she pretends to be dead while a grotesque ritual unfolds in the house above.

Vicaria is a brilliant teenager who believes death is a disease that can be cured. After the brutal and sudden murder of her brother, she embarks on a dangerous journey to bring him back to life.

Bütün yaşamları boyunca kötü bir ruh tarafından ele geçirilmiş bir ailenin ölüm kalım mücadelesini konu alan Never Let Go’nun başrolünde Oscar ödüllü Halley Berry yer alıyor. Yıllardır kötü bir ruhun musallat olduğu ailenin yaşadığı gizemli olayların hikayesi çocuklardan birinin kötülüğün gerçek olup olmadığını sorgulamasıyla birdenbire korkunç bir hal alır. Filmin yapımcılığını Arrival, Free Guy, Why Him? ve The Boogeyman’den hatırlayacağımız Dan Levine ile Dan Cohen üstleniyor. Crawl, The Hills Have Eyes, Piranha 3D ve High Tension filmlerinin yönetmeni Alexandre Aja ise yönetmen koltuğunda.

Miller ailesi, oğullarının otoimmun hastalığının tedavisi için son çare olarak steril bir malikaneye taşınır. Eli'ın gördüğü korkunç görüntüler halusinasyon olarak nitelendirilse de bu tuhaf evde uğursuzluk kol gezmektedir.

Freddy peşinizdeyken uykuya direnmek mi kabusunuzda onunla yüzleşmek mi daha iyi olur? Tüm zamanların en tüyler ürpertici filmlerinden Elm Sokağı Kabusu, ikinci filmiyle geri dönüyor. Elm Sokağı sakinleri, kabuslarına girdiği gençleri uykuda öldüren Freddy'den kurtulalı beş yıl olmuştur. Ancak sokağa taşınan Jesse ile birlikte Freddy de tekrar ortaya çıkar. Eğer Jesse'nin bedenini ele geçirebilirse Freddy canice katliamlarına devam edebilecektir. Elm Sokağı'nı uykusuz geceler beklemektedir. Elm Sokağı Kabusu'nun ardından çevrilen bu film en az ilki kadar orijinal ve korkutucu. Şeytani Freddy'nin öyküsü özel efektler ve zekice bir senaryo ile izleyenlerin kanını dondurmaya devam ediyor.

Yüzü bandajlarla kaplı, siyah gözlükler takmış gizemli bir adam, İngiltere'nin küçük bir köyündeki bir hana yerleşir. Aslında bu kişi görünmez olmanın formülünü bulmuş ve kendi üzerinde denemiş bir bilim insanıdır. Ancak o artık Görünmez Adam'dır zira ilacın etkisi geri çevrilememektedir. Esrarlı adam kaldığı han odasında gizlice deneyler yaparak bir çözüm arar. Ne var ki onu görünmez yapan ilaç aynı zamanda kurbanını yavaş yavaş delirtmektedir de. Bu durum Görünmez Adam'a korkunç suçlar işletecektir.

Jack Nance'in canlandırdığı Henry Spencer'ı yeri tanımsız bir "endüstriyel çöl"ün kabus gibi atmosferinde gelişen bir dizi olayın merkezindeki özne olarak takip ediyoruz. Geçmiş bir ilişkisi esnasında partneri Mary'nin hamile kaldığını öğrenen Spencer, onu kendi küçük evine getirir. Burada mutant, sürüngen benzeri bir yaratık dünyaya getiren Mary'nin evden kaçmasıyla Spencer; evde "bebek", radyatörün arkasında hayali bir sahnede gördüğü kadın ve kendisini baştan çıkarmaya çalışan karşı komşusu ile başbaşa kalır.

Aoyama, 7 yıl önce karısını kaybetmiş ve o günden beri bir kadınla flört etmemiştir. Onun kederli yaşantısına bir kadının girmesi gerektiğine inanan tv yapımcısı arkadaşı, ilginç bir plan yapar. TV şovunun içinde bir bölüm yaparak, sözde oyuncu seçmeleri yapacak ve bu sayede Aoyama'ya uygun bir eş bulacaklardır. Başarısız ve komik pek çok aday sonrasında, Asami adlı çok çekici bir kadın çıkar karşılarına. Onun ideal eşi olacağına inanan Aoyama, kısa zamanda kadının geçmişi hakkında garip şeyler öğrenir. Genç kadın, unutulmayacak bir intikam peşindedir.

Campbell ailesi Connecticut'ın sakin bir köşesine taşındıktan kısa süre sonra, Viktorya tarzı şirin evlerinin rahatsız edici bir geçmişi olduğunu öğrenirler: Evleri akıl almaz olaylara tanık olmuş bir cenaze evinden dönüştürülmüştür; daha da önemlisi evin sahibinin medyum oğlu Jonah, ruhani varlıkların diğer tarafa geçebilmesine fırsat yaratan şeytani bir ulak görevi görmüştür.Şimdi, ölülerle iletişim kurabilen Jonah, masum ve her şeyden habersiz aileyi farklı türde bir dehşete boğmak üzere dönmüştür ve korkunç şeyler olmak üzeredir...


Romanyadan İngiltereye havalimanında çalışmak için gelen Lena,iş çıkışı servisi kaçırır ve iş arkadaşı Birdie nin evine kalmaya gider.Onu evde sadist bir baba ve ailesi bekler...

Evlatlık verilip, bebekken Amerika'ya gönderilen bir Rus film yapımcısı seneler sonra doğduğu yer olan ailesinin Rusya'daki çiftliğine geri döner. Kısa süre sonra çiftlikte garip olaylar olmaya başlar... Rus kadın, nedenini bilmediği bir sebepten dolayı kendisinin de içinde bulunduğu bir kaç hayalet görür ve zamanla onların orada yaşadığını anlar. Akıl almaz olaylar başlamıştır artık!...

Kevin Lomax, Floridada yaşayan ve hiç dava kaybetmeyen genç bir savunma avukatıdır. Suç ne kadar büyük olursa olsun Lomax, karizmasıyla jüriyi her zaman etkilemeyi başarır ve müvekkilini kurtarır. Lomaxın karısı Mary Ann ile mutlu bir evliliği vardır. Kısaca hayatındaki her şey mükemmeldir. Ta ki bir öğretmenin öğrencisine tecavüzüyle ilgili bir davayı alana kadar. Lomax, jüriyi genç kızın öğretmeni hakkında yalan söyleyebileceğine inandırır, müvekkilinin suçlu olduğunu bildiği halde davayı kazanır. Artık önü açılmıştır. Suçlar kenti olarak bilinen New Yorktaki bir hukuk bürosundan yüksek ücretli bir teklif alır. Teklifi yapan, tüm dünyada davaları ve müşterileri olan büyük hukuk bürosunun kurucusu John Milton dur. Lomax farkında değildir ama cehenneme adım atmak üzeredir.

Belden aşağı yayınlara prim veren ucuz bir televizyonun yöneticisi olan Max Renn, çaresizce rating’leri arttıracak bir program arayışındayken ilginç bir korsan yayına denk gelir. Videodrome isimli underground yayın, ilk başta gerçek cinayetlere yer veren bir "snuff" tv havasındadır. Videodrome’u keşfettikçe altüst edici görüntüler, teknolojiye tapınma, sado-mazoşizm ve cinsellik içerikli yayınlar Max’ın profesyonel ilgisinin kişisel merakına yenik düşmesine sebep olur.

Ellen Ashland, uğradığı adi bir saldırının ardından kör olur. Büyük bir travma yaşayan Ellen, iyileşebilmek için insanlardan izole bir yaşam sürmeye başlar. Yavaş yavaş iyileşen Ellen, bir süre sonra paranoya görmeye başlar. Saldırganın kendisini terörize etmek için geri döndüğüne inanan Ellen, kimseyi bu durumun gerçekliğine ikna edemez.

Film, küçük kızlarını trajik bir şekilde kaybeden bir çiftin (John ve Laura Baxter) yaşadığı yas, suçluluk ve doğaüstü olaylar etrafında döner. John ve Laura, kızlarının ölümünden sonra acılarını hafifletmek umuduyla Venedik’e taşınır. John burada bir kilisenin restorasyon işinde çalışmaktadır. Ancak şehirde tuhaf ve karanlık olaylar yaşanmaya başlar.Laura, iki yaşlı kadınla tanışır — içlerinden biri medyumdur ve ölen kızlarının ruhuyla iletişim kurduğunu iddia eder. John ise bu duruma inanmaz, ama zamanla Venedik’te gördüğü kırmızı pelerinli küçük bir figür onu rahatsız etmeye başlar — tıpkı ölen kızına benzeyen bir figür

Meşhur korku roman yazarı Clive Barker'ın imzasını attığı Books of Blood'tan uyarlanan film, uzay ve zaman ögelerinin birbirine girdiği üç farklı hikayeyi anlatıyor. Daha önce keşfedilmeyene doğru bir yolculuk yapılıyor. Filmde Anna Friel, bir psikolog olan Mary'yi canlandırıyor. Mary, 7 yaşındaki oğlunu lösemiden kaybetmiştir. Yeni sevgilisi Simon, Mary'nin ölü oğlu ile konuşması konuşabileceğini söyler. Robertson ise Jenna'ya hayat veriyor. Jenna, sesten iğrenme rahatsızlığı olan misfoniden muzdariptir. Annesinin onu çiftliğe geri göndereceğini öğrenince Los Angeles'ın yolunu tutar. Üçüncü hikayede ise bir katilin hikayesi anlatılıyor. Katil paha biçilemez bir kitap bulur. Bu sayede eşi ile birlikte kirli işlerden emekliye ayrılabilecektir. Bu karaktere ise Yul Vazquez hayal veriyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir