
Oliver Reed
Dr. Hal Raglan

Hastanede Dehşet, aile bağlarının korkunç bir şekilde çözülüşüne bambaşka bir açıdan bakıyor. Gizemli bir psikiyatri kliniğinde uygulanan deneysel terapi, hastaların bastırılmış duygularını fiziksel canavarlıklara dönüştürüyor. Frank Carveth, eski eşi Nola'nın bu hastanede gördüğü tedaviyle değiştiğini fark ettiğinde, kızının vücudunda beliren gizemli yaralardan sonra olayların merkezine çekiliyor. Korku ve bilim-kurgu unsurlarının başarılı bir şekilde iç içe geçtiği bu filmde, ebeveynlik ve travmanın ürkütücü sonuçlarına tanıklık edeceksiniz. Hastanede Dehşet, rahatsız edici atmosferi ve sarsıcı olay örgüsüyle izleyicisini son ana dek diken üstünde tutuyor.

Oliver Reed
Dr. Hal Raglan

Samantha Eggar
Nola Carveth

Art Hindle
Frank Carveth

Henry Beckman
Barton Kelly

Nuala Fitzgerald
Juliana Kelly

Cindy Hinds
Candice Carveth

Susan Hogan
Ruth Mayer

Gary McKeehan
Mike Trellan
Michael Magee
Inspector

Robert A. Silverman
Jan Hartog
Joseph Shaw
Coroner
Larry Solway
Lawyer

Reiner Schwarz
Dr. Birkin

Felix Silla
Creature
John Ferguson
Creature


Seth Brundle, karizmatik bir karakteri olan, hafif çılgın bir bilim adamıdır. Kadın gazeteci Veronica Quaife, maddenin teleportasyonu yani ışınlanma üzerinde çalışan bu genç dahiyi haber konusu yapmıştır. Genç kadın Brundle'ın ilk defa bir canlıyı ışınlamayı başardığı zafer anına şahit olur. Ancak ışınlanma modülüne Brundle ile birlikte girmiş olan küçücük bir sinek, herkesin gözünden kaçmıştır. Genç bilim adamı ve güzel gazeteci arasında gelişen duygusal yakınlaşma, kısa süre içinde Brundle'da gelişen ruhsal ve fiziksel farklılıklar tarafından gölgelenecektir. Brundle'ın moleküler yapısının bir sineğinkiyle birbirine karışmış olduğu anlaşıldığında, iki sevgilinin gözleri önünde gerçekleşen acı verici trasformasyon süreci, zamana karşı bir yarışa dönüşür. 1958 tarihli kült yapımın David Cronenberg tarafından bu tekrar çekimi, yeteri kadar özgün olduğu gibi, içerdiği duygusal ve dramatik gerilimle de göz dolduruyor. Üstelik selefi, hiç de fena sayılmayacak bir eserken...

Jack Nance'in canlandırdığı Henry Spencer'ı yeri tanımsız bir "endüstriyel çöl"ün kabus gibi atmosferinde gelişen bir dizi olayın merkezindeki özne olarak takip ediyoruz. Geçmiş bir ilişkisi esnasında partneri Mary'nin hamile kaldığını öğrenen Spencer, onu kendi küçük evine getirir. Burada mutant, sürüngen benzeri bir yaratık dünyaya getiren Mary'nin evden kaçmasıyla Spencer; evde "bebek", radyatörün arkasında hayali bir sahnede gördüğü kadın ve kendisini baştan çıkarmaya çalışan karşı komşusu ile başbaşa kalır.

Tarayıcılar insan üstü telekinetik güçlere sahip kişilerdir. Yıllar önce bir ilacın hamile kadınlar üzerinde denenmesi sırasında ortaya istemeden çıkmış bir türdür onlar. Yaşamlarını, insanlığın geri kalanından güçlerini gizleyerek ama nimetlerinden de yararlanarak sürdürmektedirler. Ancak aralarından biri, Darryl Revok, telepatik yetenekleri daha da gelişmiş bir ırk yaratarak dünyaya hükmetmeye kalktığında karşısında hümanist tarayıcı Cameron Vale’i bulacaktır.

After the fall of civilization, the few survivors have been driven to cannibalism. A young man must confront a violent tribe that has murdered his father and stolen the medicine that keeps his girlfriend alive.

Bilim adamları Kuzey Kutbu'nda meteor buldu. Birini öldürür, diğerine bulaştırır. Yakındaki üs, olayı araştırmak için kurtulan kişiyi alır. Hayatta kalanın kimliği soru işaretleri yaratır.

X-Men evreninde geçen Yeni Mutantlar filminde, mutant olduklarını travmatik olaylarla keşfeden bir grup gencin, bulundukları mutant rehabilitasyon merkezinin sandıkları gibi bir yer olmadığını ortaya çıkarmalarıyla gelişen olaylar konu ediyor.

The Davises are expecting a baby, which turns out to be a monster with a nasty habit of killing people whenever scared. And it's easily scared.

A Victorian scientist returns to London with his paleontological bag-of-bones discovery from Papua New Guinea. Unfortunately, when exposed to water, flesh returns to the bones, unleashing a malevolent entity on the scientist's family and friends.

Bir üniversitede hocalık yapan biyolog Lena’nın (Natalie Portman) asker eşi Kane (Oscar Isaac), bir görev için “Area X” adlı bir bölgeye gider ve bir yıl sonra geri döner. Ancak döndüğünde tamamen bitik durumdadır ve komaya girer. Lena, eşini bu hale getiren şeyin ne olduğunu merak eder ve “Area X”te araştırma yapmak amacıyla gidecek, tamamı kadınlardan oluşan bir keşif ekibine gönüllü olarak katılır. Bir biyolog, bir psikolog, bir acil tıp teknisyeni, bir jeomorfolog ve bir fizikçiden oluşan bu keşif ekibi, doğanın kanunlarının geçersiz olduğu tamamen mutasyona uğramış bir bölgeye adım atacaklardır ve onları nelerin beklediği belli değildir.

İnsan türü, insan yiyen titanların tehdidi altındadır. Eren Yeager(Haruma Miura) adlı genç bir titana dönüşerek bunu değiştirmeye kararlıdır. Eren insanlığın son umududur.

Dr. Kelson, kendisini şok edici yeni bir ilişkinin içinde bulur. Bu ilişkinin sonuçlarının, alışık oldukları dünyayı değiştirebileceğinin farkındadırlar. Spike'ın Jimmy Crystal ile karşılaşması ise kaçamadığı bir kâbusa dönüşür.

When average, law-abiding citizens suddenly turn to a life of hedonistic behavior and violent crime, Detective Tom Beck is tasked with helping young FBI agent Lloyd Gallagher determine the cause.

Evlerinde gizemli bir şekilde mahsur kalan bir ailenin fertleri, azalan kaynaklara ve onları tutsak eden uğursuz güce karşı hayatta kalmak için beraber çaba harcamak zorundadır.

Obama ve Amerikan hükümeti, İran'dan gelecek ciddi bir saldırıdan kuşkulanmaktadır ve savaş ilan eder. Çin ve Rusya İran'ın yanında; İngiltere ve İsrail ise Amerika'nın tarafındadır. Böylece 3. Dünya Savaşı başlamış olur. Nükleer ve kimyasal silahların kullanılmasıyla dünya nüfusu gitgide azalmaya başlar. Peter, kızı ve nefret ettiği komşusu Maine'in Bangor şehrinde hayatta kalan tek insanlardır. Şimdi hesaba katmadıkları o düşmana karşı bir arada olmaları gerekmektedir.

Yakın gelecekte insanlar bedensel zarfı olmadan yaşamayı öğrenir. Bu evrim, insanların biyolojik bileşimlerini değiştirerek doğal durumlarının ötesine geçmesine ve başkalaşıma neden olur.

A horror film told in three parts, from three perspectives, in which a mysterious transmission that turns people into killers invades every cell phone, radio, and television.

1872'de Kont Drakula ve düşmanı Van Helsing , Hyde Park'ta dört nala yol alan bir at arabasının üzerinde dövüşmektedirler.Sonunda araba devrilip parçalanır ve kırılan tekerleklerden birinin parçası Drakula'ya saplanır.Van Helsing tekerleği kullanarak onu öldürür.Ama kazada kendisi de aldığı yaralardan ölür aynı anda Drakula'nın İngiltere'deki takipçilerinden biri (Christopher Neame) gelip Drakula'nın kalıntılarını toplar ve birkaç gün sonra Van Helsing'in gömüldüğü St Bartolph Kilisesi'nin bahçesine Van Helsing'in mezarının yanına gömer.Yüz yıl sonra Van Helsing'in soyundan gelen kült uzmanı Lorrimer Van Helsig'in torunu Jessica Van Helsing hippi arkadaşlarıyla takılmaktadır. Aralarına yeni katılan Johnny Alucard Drakula'nın küllerini gömen takipçisinin torunudur ve Kara büyü ile uğraşmaktadır.Alucard Drakula'yı diriltir,kanla besler.Kurbanları arasında Jessica'da yer almak üzereyken Lorrimer Van Helsing yeğenini kurtarıp Drakula'yı bir kez daha yok eder.

Kont Alucard, Dark Oaks adlı bir plantasyonu işleten zengin Caldwell klanından Katherine Caldwell ile tanıştıktan sonra Budapeşte'den Güney'in bataklıklarına doğru yolunu bulur. Katherine, gizli konulara takıntılıdır. Bu doğaüstü dünyada ona, adını tersten yazma zahmetine girmeyen Kont Alucard'dan daha iyi kim rehberlik edebilir? Tabii ki, eski bir aile dostu olan kurnaz Dr. Brewster dışında. Gizli ilimler uzmanı Profesör Lazlo'ya, bu "Alucard" ve etkilediği kadınla savaşmada katılacaktır. Yoksa Katherine onu etkilemiş midir? Bu arada, Katherine'in nişanlısı Frank Stanley, Katherine'i yanlışlıkla vurarak öldürdüğünde cesaretinin ve akıl sağlığının ciddi şekilde sınandığını görecektir, ancak onun yaşamaya devam ettiğini görecektir.

Seyahat görevlisi Joe 20’li yaşlarında genç bir adamdır. İşte geçen uzun bir günün ardından eve gitmeye hazırlanır, fakat henüz çıkmadan müdürü tarafından gecenin son tren seferinde çalışması gerektiğini öğrenir. Geceyi katlanılabilir kılan tek şey güzel hostes Ellen’in de Joe ile birlikte çalışacak olmasıdır. Tren, ne olduğu belli olmayan bir cisme çarpıp orman ortasında kaldığında cehennem gibi bir gece başlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir