
Jennifer Lawrence
Ree Dolly

"Herkesin bir sırrı vardır"
7 yaşındaki Ree Dolly, kendisinden yaşça küçük iki kardeşine ve hasta annelerine bakmak zorundadır. Ruhsal bir çöküntü içinde olan annesinin o hale gelmesinde uyuşturucu bağımlısı babasının rolü çok büyüktür. babası onları terk etmiştir. Ama Ree onu bulmaya ve ailesini yeniden bir araya getirmeye karar verir.

Jennifer Lawrence
Ree Dolly

John Hawkes
Teardrop

Kevin Breznahan
Little Arthur

Dale Dickey
Merab

Garret Dillahunt
Sheriff Baskin

Sheryl Lee
April

Shelley Waggener
Sonya

Isaiah Stone
Sonny

Lauren Sweetser
Gail
Ashlee Thompson
Ashlee
Valerie Richards
Connie

Cinnamon Schultz
Victoria
Casey MacLaren
Megan

Tate Taylor
Satterfield
Ronnie Hall
Thump Milton

Dolores Caliborne; aksi, ağzı bozuk ve berbat bir yaşantıya sahiptir. Little Tall adası halkı, kocası Joe'nun otuzyıl önceki bir güneş tutulması gününde ölümünün hikayesini öğrenmek için otuzyıl bekliyor. Polis ise adanın en zengin ama yatalak kadını, aynı zamanda Dolores'ın işvereni olan Vera Donovan'ın ölümünü merak etmektedir. Dolores'ın kızının da adaya gelmesiyle eski defterler açılmaya başlar.

Kasabanın kilisesinde gönüllü olarak çalışan Tyler Burnside (Charlie Plummer) aynı zamanda bir izcidir. Saygılı bir genç olan Tyler’ın babası da (Dylan McDermott) dürüstlüğüyle tanınan bir topluluk lideridir. Yaşadıkları sessiz Kentucky kasabasının tek bir sorunu vardır: onlarca yıl önce işlenen ve topluluğu derinden sarsan çözülmemiş cinayetler. On kadının vahşice işkenceye uğradığı ve öldürüldüğü bu cinayetler Clovehitch olarak tanınan bir psikopat tarafından işlenmiştir. Tyler, babasının zulasında rahatsız edici fotoğraflar bulduğunda, dünyada en güvendiği insanın Clovehitch olabileceğinden ve henüz son cinayetini işlemediğinden şüphe etmeye başlar.

Her evin kendine has anıları olduğu söylenir...Başarılı bir editör olan Will Atenton (Daniel Craig), New York'taki işinden ayrılarak, hanımı Libby (Rachel Weisz) ve iki kız çocuğu ile New England'da bulunan bir kasabaya taşınır.Ancak yeni hayatlarına başladıklarında fark ederler ki; taşındıkları ev bir anne ve oğlunun trajik cinayetine sahne olmuştur. Kasaba halkı ise olaydan sağ olarak kurtulan kadının kocasını baş şüpheli olarak görmektedir.Bu korkunç trajediyi araştırmaya başlayan Will'in yardımcısı ise; öldürülen ailenin yakın dostu olan ve aynı zamanda kapı komşuları Ann Paterson'dan (Naomi Watts)'dan başkası değildir.Will ve Ann bulmacanın parçalarını tamamladıkça korkunç bir gerçeği açığa çıkaracaklardır...Gerçek katil aslında kimdir ve bir sonraki hedefi kimlerdir?..

Irkçı geçmişiyle tanınan, ABD’nin güney eyaleti Mississipi’de, 60’lı yıllarda bir zenci için yaşam hiç de kolay değildir. Bunu değiştirmek için çalışan 3 insan hakları eylemcisinin ortadan kaybolması iki FBI ajanının bölgeye gelmesiyle sonuçlanır.

Eski bir donanma piyadesi olan ve Yale'de hukuk bölümünde okuyan Güney Ohiolu J.D. Vance, hayallerindeki işe girmek üzeredir. Ancak ailevi bir kriz onu hafızasından silmeye çalıştığı memleketine geri dönmek zorunda bırakır. J.D. hem Appalachi yerlisi ailesinin karmaşık ve dinamik yapısında hem de madde bağımlılığıyla mücadele eden annesi Bev ile arasındaki istikrarsız ilişkide yolunu bulmak zorundadır. Onu yetiştiren güçlü ve zeki büyükannesi Mamaw'ın anılarından güç alan J.D. çıktığı bu kişisel yolculukta ailesinin onun üzerinde bıraktığı kalıcı izi kabullenmeyi öğrenir

Dini bütün olarak yetişen Hazel'in içinde zamanla bir din karşıtlığı gelişmiştir. Kafasında yalnızca bir tek şey vardır: kendi anti-kilisesini, İsa'sız Kilise'yi bulmak; toplumun dinselliğine karşı kişisel, ruhsal bir savaşıma girmek. Çaresizlik içindeki Hazel, sonunda kendi dinini bulur.

Çocukluktan beri yakın arkadaş olan Ruth (Keira Knightley), Tommy (Andrew Garfield) ve Kathy (Carey Mulligan) başka insanlara organ sağlamak için klonlanmışlardır. Üç arkadaşın çocukluk yılları yatılı bir okulda geçmiştir. Erişkinliğe ulaştıklarında ise ürpertici gerçekle tanışmaları ve kendilerine çizilmiş olan kaderlerine hazırlanmaları gerekmektedir.

Jake Van Dorn, geziye gönderdiği kızının kaybolduğuna dair bir telefon alır. Polisle irtibata geçmesine rağmen kendi çabalarıyla da aramayı sürdürür. Bir özel dedektif tutar. Dedektif, araştırmaları sonucunda kızın bir porno filmde oynadığını keşfetmiştir. Polisten umudu kesen Jake, onu bulmak için California'ya gider ve nerede olduğuna dair bilgi almak için şehrin her yerini gezer: Ancak bir süre sonra olaya "dışarıdan" daha fazla müdahale edemeyeceğine karar verir. Arkadaşlarıyla, ailesiyle bütün iletişimini keserek yeni bir kimliğe bürünür...

Elvis Presley'in 1970 yılında dönemin ABD başkanı Richard Nixon'a 6 sayfalık bir mektup yazarak Beyaz Saray'ı ziyaret etmek istediğini bildirmesinin ardından yapılan ilginç görüşmeyi perdeye taşıyacak olan film, iki tarihsel figürü perdede karşı karşıya getirmeyi hedefliyor. Tarzı komedi-tarihidir.

Ünlü gerilim romanları yazarı Mort Rainey, yeni kitabı üzerinde çalışmak üzere göl kıyısındaki ıssız evine çekilmiştir. Karısından yeni ayrılmış olan Mort, bir türlü kafasını toplayıp çalışamamaktadır.Bir gün garip görünüşlü John Shooter adında bir adam ziyarete gelir. Adamın iddiasına göre Mort, onun bir kısa öyküsünü çalarak kendi imzasıyla yayınlatmıştır. Shooter'ın uyarıları kısa zamanda tehditlere dönüşünce, Mort bir özel dedektiften yardım ister. Tüm yardımlara rağmen Shooter'ın durdurulamaması, olayların çığrından çıkmasına yol açacaktır.

Julianne Moore, sorunlu kızı korkmuş ve başka birinin kanıyla kaplı hâlde kapısında belirince münzevi hayatının düzeni bozulan Kate'i oynar. Kate, şoke edici gerçeği öğrendiğinde çocuğu için ne kadar ileriye gidebileceğini görür.

Mean Dreams, Casey ve Jonas isimli iki genci takip ediyor. İkisi de mutsuz ev ve aile hayatlarından gelen çocuklar birbirlerine aşık olur. Bir an önce mutsuz aile hayatlarından kurtulmak istemektedirler. Bir anda fırsat karşılarına çıkar. Jonas uyuşturucu ile gelen bir parayı alarak Casey'e gider ve birlikte yola çıkarlar. Ancak Jonas'ın babası yozlaşmış bir polistir. Paranın onda olduğunu bilen babası ikilinin peşine düşer. İkili yeni bir hayata yelken açmak için sürekli kaçmak zorundayken hem yolda yaşamanın zorluklarını hem de aşkın güzelliklerini keşfedecektir...

Amerika’nın güney kasabalarından birinde iki oğluyla yaşayan dul John hem çiftçilikle, hem de sorunlu oğulları Chris ve Tim ile uğraşmaktadır. Sık sık polisle başı derde giren büyük oğul Chris ve sindirim sorunu bulunan 10 yaşındaki Tim’in hayatı, varlığından heberdar olmadıkları hapisten çıkmış amcaları Deel’in birgün aniden kendilerini ziyarete gelmesiyle değişecektir. John, kardeşi Deel ile geçmişte yaşadıkları sorunlara sünger çekmek için çiflikte ona iş ve yatacak yer verir. Ama Deel’in amacı, zamanında babalarının John’a verdiği altın paralara sahip olmaktır.

Eşini kaybeden Brenda, iki çocuğu ve kardeşi Reggie ile birlikte stresli bir yolculuğa çıkar. Acımasız bir cinayete tanık olan aile, kendilerini gizemli bir katilin hedefinde bulur. Şimdi New Mexico çölünde tek başına ve her türlü yardımdan yoksun kalan Brenda, ailesini hayatta tutmak için ölümcül bir savaşın içine çekilir.

Onaltıncı yüzyıl Ukrayna'sında geçen bir “Romeo ve Juliet” hikayesi. Taras, yıllarca süren maceralarından ve kazak dostlarıyla birlikte kahramanlıklarından sonra rahat çiftlik hayatına yerleşir. Çok zengin olmamasına rağmen, oğlu Andrei'yi bir Leh okuluna gönderir. O zamanlar Ukrayna'da Lehler hakimiyetlerini sürdürmektedirler. Kazakların da kökeni, özgürlükleri ve Lehlerin egemenliğinin kaldırılması için mücadele eden Ukraynalı serflerdir. Bu yüzden Taras, çocuğunun düşmanın yöntemleriyle eğitileceğini ummaktadır. Bunun yerine Andrei, Soylu bir Leh ailenin kızına aşık olur. Aşk, aile onuru ve ulusal kimlik mücadelesi arasında bir çatışmaya sahne olur.

General Sternwood kızının üzerinden ona şantaj yapan Arthur Geiger'dan korunmak için ünlü dedektif Philip Marlowe'u tutar. Marlowe, incelemeleri sırasında aileyi tehdit eden yeraltı çetesi ve General'in kızları arasındaki ilişkiyi fark eder, küçük kızı Carmen'i cinayet suçlamasından kurtarır. Bu arada General'in büyük kızı Vivien ile de önce nefret dolu bir ilişki başlar, zamanla bu ilişki aşka dönüşür. Görevini başarıyla tamamlayan Marlowe, tüm aileyi tehlikelerden kurtarır ve hayatının kadınına kavuşur. Raymond Chandler'ın romanından uyarlanan The Big Sleep, önemli bir "film-noir" örneği. Filmin aynı zamanda Michael Winner tarafından 1978'de çekilen aynı isimli bir uyarlaması da mevcut.

Hugh Glass kürkleri için hayvanları avlayan bir kuruluş için çalışan deneyimli bir tuzakçıdır. Fakat avlandıkları bölgelerde kendilerinden başka hem yerli Kızılderililer hem de Fransız birlikleri kol gezmektedir. Bir av ertesinde bir boz ayı tarafından ölümcül bir biçimde yaralanan Glass'ı, yavaşlamamak adına ekibi ölüme terk eder. Fakat bölgeyi herkesten iyi bilen avcı Glass hayata tutunur ve yavaş da olsa yaraları iyileşir. Zira yaşama tutunması için oldukça geçerli bir sebebi vardır.

Oklahoma'da 1920'lerde Osage halkının topraklarının altında petrol bulunduğunda Osage halkı bir bir öldürülür, ta ki FBI gizemi çözmek için devreye girene dek.

Charles Portis'in 1969 tarihli ilk filmin de uyarlandığı romanından tekrar uyarlanacak filmde, babasının bir cinayete kurban gitmesinin ardından işe “gerçekten yürekli” bir yardımcı olan Tom Chaney’i alan ve babasının katilini bulmayı kafaya koyan 14 yaşındaki çiftçi kızı Mattie Ross’un hikayesi anlatılacak.

Savaş sonrasında yolsuzluk ve acımasızlıkla dolu bir taşra kasabasında, kendini sevdiklerini korumaya adamış olan genç bir adamın çevresini uğursuz karakterler sarar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir