
Lino Ventura
Inspector Antoine Gallien

Martinaud, an illustrious notary suspected of being the perpetrator of two horrendous crimes, voluntarily agrees to be questioned by Inspector Gallien on New Year's Eve. What initially is a routine procedure, soon becomes a harsh interrogation that seems to confirm the initial suspicions.

Lino Ventura
Inspector Antoine Gallien

Michel Serrault
Jérôme Martinaud

Romy Schneider
Chantal Martinaud

Guy Marchand
Inspector Marcel Belmont

Pierre Maguelon
Inspector Adami

Serge Malik
Mechanic

Jean-Claude Penchenat
Divisional Commissioner

Yves Pignot
Policeman in Raincoat

Mathieu Schiffman
Son Berthier
Didier Agostini
Young policeman

Patrick Depeyrrat
Policeman
Annie Miller
Camille's mother

Michel Such
Jean-Marie Jabelain, Stolen Car Owner

Elsa Lunghini
Camille


Kiralık katil Jef Costello, cinayet işlerken görülür. Ancak gece kulübünün piyanisti Valérie, polise yalan söyler ve Jef’e yardım eder. Jef’in kız arkadaşı Jane de onunla olduğunu söyleyince polis onu serbest bırakır. Jef’in evine gelen karanlık bir tip, ona silah zoruyla bir iş daha verir ve öder.

An old-time crook plans a heist. When one of his two partners is found out to be a black man tensions flare.

İşitme engelli küçük bir çocuk olan Wesley, aile çiftliğindeki terk edilmiş bir samanlıkta saklanan yaralı bir kanun kaçağıyla karşılaşır. İkili arasında zamanla sıra dışı bir bağ kurulurken, polisin kaçak adamın peşine düşmesiyle işler tehlikeli bir hal alır.

Kızının hapse girmesi ile büyük bir yıkıma uğrayan Bill, kızının yanında olabilmek için Oklahoma’dan Marsilya’ya gider. İşlemediğini iddia ettiği bir cinayet vakasından dolayı hapiste bulunan kızını içine düştüğü durumdan kurtarmak isteyen Bill, kendisini zorlu bir mücadelenin içine atar. Ancak onun işi hiç de kolay değildir. Bill, kültürel farklılıklar, anlayamadığı bir dilin önüne çıkardığı engeller ve karmaşık bir hukuk sistemi ile karşı karşıya kalsa da, kızını kurtarmak için her şeyi yapmaya hazırdır. Kızını temize çıkarmaya çalışırken Marsilya’da tanıştığı bir kadın ve kızından da yardım alan Bill, bu süreçte kendini keşfetme yolculuğuna çıkar.

Ardennes adındaki ufak kasabada yaşayan 12 yaşındaki meraklı Antoine, aşık olduğu kızı zengin birinin çocuğuyla öpüşürlerken görür. Çok geçmeden hayat dostu köpeğini de kaybeden Antoine’ın sevdiği kızın kardeşinin de ortadan kaybolmasıyla hayatı tam bir felakete dönüşecek, tüm kasaba onu bulabilmek için seferber olacaktır.

Matt Lee Whitlock, küçük bir yer olan Banyan Key'in polis şefidir. Çevresindeki herkes tarafından saygı görmekte ve diğer polisler tarafından takdir edilmektedir. Fakat yerleşim biriminde gerçekleşen iki cinayet herkesin kanını dondurur. Çünkü olayın şüpheslisi Whitlock gibi gözükmektedir. Polis olayı araştırmak üzere zamana karşı bir yarışa girer.

Walter, karısı Agatha ile sıradan bir yaşam sürerken Number 23 isimli bir kitabın eline geçmesi ile hayatını korkunç bir tekinsizliğin içine sürükler. Bu kitabı okudukça kitapta yazılanların kendi hayatı ile ilgili olduğunu düşünmeye ve hatta giderek buna saplantılı bir şekilde inanmaya başlar. Her geçen gün bu duruma kendini daha da çok kaptıran Walter, hayatının bütün dengesini kaybeder ve cinayet işlemeye kadar varacak bir gizemin girdabına kapılır. Batman Daima'dan sonra bir kez daha Jim Carrey ile biraraya gelen yönetmen Joel Schumacher, ilginç bir gerilim filmi ile karşımızda. Komedi filmleri oyuncusu olma janrını özellike 2003 tarihli Sil Baştan filmi ile yıkan Jim Carrey, dramatik bir rolde yine etkileyici bir performans sergiliyor.

Clint Eastwood, The 15:17 to Paris filmiyle yine bir kahramanlık öyküsünü ele alacak. Başarılı yönetmen, yeni filminde Ağustos 2015’te Brüksel’den Paris’e giden trene yapılması planlanan silahlı saldırıyı önleyen üç Amerikalı’nın yaşadıklarını mercek altına alacak. Söz konusu olay; 500 kişiyi katledebilecek bir cephane taşıyan bir teröristin yaptıklarına şahit olan Anthony Sadler, Alek Skarlatos ve Spencer Stone‘un teröristi etkisiz hale getirmeye çalışması üzerine kurulu.

Denizci Michael O’Hara, avukat Grisby ve Şangay’dan yeni dönmüş partneri Bannister’ın tekne yolculuğunda çalışmayı kabul eder; asıl sebep Bannister’ın eşi Elsa’ya duyduğu ilgidir. Grisby ona ‘reddedemeyeceği bir teklif’ yapar: onu öldürmüş gibi yapması karşılığında, Michael’e 5000 dolar ödeyecektir.

Hercule Poirot uzun süredir beklediği tatili yapmak için Devon sahillerindeki Kaçakçılar Adası’nda bulunmaktadır. Her şey yolunda giderken ünlü bir aktris olan Arlena Stuart denizde boğulmuş olarak bulunur. Cinayet soruşturması başlatılınca aktrisle aynı otelde kalan tüm konukların bir şekilde Arlena ile bağlantılı olduğu ortaya çıkar. Ama asıl cevap bulması gereken soru şudur: Ailesi dahil bu konuklardan hangisi Arlena’yı öldürecek kadar ondan nefret etmektedir.

Tatil için Kudüs’te bulunan Hercule Poirot, İki kişinin Petra’da işlenecek olan bir cinayet planı yaptığına kulak misafiri olur. Petra yolculuğunun konukları arasında Bayan Boynton, büyük oğlu Lennox ve karısı Nadine, kızı Carol ve diğer oğlu Raymond, genç ve büyüleyici güzellikteki kızı Ginevra ve ufak kardeşleri Jimmy bulunmaktadır. Bayan Boynton yıllar önce bir hapisanede gardiyan olarak çalışmış, çevresi özellikle kendi ailesi tarafından otoriter ve gaddar tavırlarından ötürü sevilmeyen sadist bir kadındır… Büyüleyici Petra gezisi sonrasında beklenen gerçekleşir. Kaldığı çadırda, bayan Boynton’un cesedi bulunur. Görünüşte kadın öleli 1 saati geçmiştir ve sıradan bir kalp krizi olarak görünse de de bileğindeki iğne deliği şüpheleri cinayet noktasına çekecektir. Albay Carbury’nin ricası üzerine Poirot soruşturmaya başlar…

Yakın gelecekte Japonya'da, hükümet gençlerin neden olduğu şiddet eğlemlerinin önüne geçememektedir. Öğretmenler, aileler kısacası tüm toplum gençliğin yarattığı korku bulutuna teslim olmuştur. Japon hükümeti olayların kızışmasının ardından "Battle Royale" denilen kanunları kabul etmiştir. "Battle Royale" kanunlarına göre her yıl ülke içinden rastgele bir lise sınıfı seçilir ve bu sınıfın öğrencileri yerini yine hükümetten kimsenin bilmediği bir adaya götürülürler. Bu seneki "Battle Royale" için Nobu'nun sınıfı seçilir. Nobu ve arkadaşları hükümet tarafından "Battle Royale" adasına kaçırılırlar. Adada onları öğretmenleri Takeshi karşılar ve oynayacakları oyunun kurallarını açıklar. Kurallar basittir, Nobu ve 41 arkadaşından sadece bir kişi adadan canlı ayrılabilecektir. Hükümet gençlerin herbirine, içinde farklı silahlar ve yeterli yiyecek bulunan bir çanta verir. Gençler, adadan canlı çıkabilmek için 3 gün içinde birbirlerini öldürmek zorundadırlar...

Acımasız bir Alman casusu, D-Day hakkında yaşamsal bilgilerle İngiltere'den çıkmaya çalışan, genç bir kadınla sakat kocasıyla zaman geçirmek zorundadır.

Genç yazar Rama, on beş aylık kızını kuzey Fransa’da bir kumsalda yükselen dalgalara terk ederek öldürmekle suçlanan genç kadın Laurence Coly’nin davasına katılır. Duruşma devam ederken, sanıkların sözleri ve tanık ifadeleri, kadına yöneltilen suçları ve önyargılarımızı sorgulamamıza neden olur.

Leon Uris’in aynı adlı eserinden uyarlanan 1969 yapımı film, soğuk savaş sırasında yaşanan casus hikâyelerini konu alır. Film, birbirinden farklı birçok kişinin öykülerinin kesiştiği yerdir. Zeki bir Fransız ajanı, sıhhi savaştaki karmaşıklaşmış politikalar içerisinde, 1962 Küba krizine yol açmış olayları gün yüzüne çıkarır. Daha sonrasında ise Fransa’ya geri dönerek uluslararası Rus casusluk çemberinden ayrılır.

Genç Vito Corleone, Amerika'ya yeni gelmiştir. 1917 yılında, New York şehri'nin yerel mafyalarından birinin liderini öldürünce saygınlık kazanır ve korkulan biri haline gelir.Bu arada, 50 yıl sonra, Michael Corleone, Washington'da senato komitesine aile işleriyle ilgili ifade vermektedir.1972 yapımı ilk filmin devamı niteliğinde, yine yazar Mario Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola'nın yaratıcı ellerinden çıkmış usta işi bir yapım. Eleştirmenler tarafından, önceki filmden daha başarılı bulunan az sayıdaki devam filminden biri olarak kabul ediliyor.

Dünya prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye'nin sahibi olan bu "Hitchcockvari mahkeme filmi" bir evliliğin dinamiklerini mercek altına yatıran bir psikolojik gerilim. "Birinin özel hayatı başkasının cehennemidir" fikrinden yola çıkan Bir Düşüşün Anatomisi, Fransız Alpleri'nde bir kulübede kocası Samuel ve görme engelli oğluyla izole bir yaşam süren Alman yazar Sandra'yı izliyor. Samuel yüksekten düşerek ölür fakat soruşturma sonucunda ölüm nedeninin intihar mı kaza mı olduğu kesinleşmeyince Sandra cinayet suçlamasıyla tutuklanır. Samuel'in ölümünün sorgulandığı mahkeme süreci, çiftin çalkantılı ilişkilerinin de derinine inen rahatsız edici ve tatsız bir psikolojik yolculuğa dönüşür.

2006 yılında, "To Catch a Predator" programının sunucusu Chris Hansen televizyon tarihine geçmek için yola çıkar. Ahlaki bir mücadele olarak başlayan program, hırs ve reyting takıntısıyla kontrolden çıkan bir güç oyununa dönüşür. Hansen ve ekibi, büyük bir "av" peşinde Teksas'a gittiğinde yaşananlar televizyonu sonsuza dek değiştirecektir.

Soğukkanlı bir sanat tüccarı olan Bay Klein, Paris’te işgal altındaki Fransa’dan kaçmak zorunda kalan Yahudilerin sanat eserlerini alıp satmaktadır. Nazilerin, kendisinin de Yahudi olduğundan şüphelendiklerini öğrenir ve gizemli ikizinin yani öteki Bay Klein’in peşine düşer.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir