
Fernandel
Marcel


Fernandel
Marcel

Arletty
Loulou

Michel Simon
Jo

Helene Robert
Renée

Andrex
Petit-Louis

René Génin
Blain
Génia Vaury
'La grande Marie'

Jacques Varennes
Tintin
Marcel Vallée
Mercadier, jeweler

Rivers Cadet
Gégène, player-bait (uncredited)

Henri Charrett
Bonneteau player (uncredited)
Clairjane
(uncredited)
Claire Darcas
(uncredited)

Fernand Flament
(uncredited)

Manuel Gary
(uncredited)

Erwan, a strapping Breton who clears mines for a living, is shaken when he discovers that his father is not his father. Despite his affection for the man who raised him, he quietly sets out to find his biological father, and succeeds in locating Joseph, an endearing old codger he takes a liking to. Just when things look settled, another unexpected “bomb” hits Erwan in the form of Anna, an elusive nymph.

Paimpont'ta uyum hüküm sürmektedir: sakinleri arasında vaaz veren öğretmen Joëlle, aperatiflere düşkün mini market sahibi Anne, Bretonlardan daha Breton olan Alsaslı tesisatçı Hervé ve Johnny hayranı köy bekçisi Johnny vardır... Johnny. Bir dayanışma gösterisi olarak, Ukraynalı mültecilerin kabulü lehinde oy kullanmayı coşkuyla kabul ederler. Ancak gelen mülteciler Ukraynalı değildir... Suriyelidirler! Ve bu şirin küçük Breton köyündeki bazı insanlar yeni komşularının gelişini pek hoş karşılamazlar. Peki, günün sonunda barbarlar kim?

Güzel ve seksi eşi, evliliklerinde cinsellik olmadığı gerekçesiyle Karol'dan boşanınca talihsiz adamın yaşamı alt üst olur. Eşiyle birlikte tüm mal varlığını, kuaför salonunu kaybeder, aşağılanır, polis tarafından aranır, sonunda beş parasız ve kimliksiz olarak vatanı Polonyaya geri dönmek zorunda kalır, ancak eşiyle tekrar bir araya gelme ümidini hiç ama hiç yitirmez, bazı planları vardır...

Julie, ünlü bir besteci olan kocasını ve kızını trafik kazasında kaybeder.kazadan yaralı kurtulan genç kadın yaşama küser ve geçmişini unutmaya çalışır. Özgürlük, Julie'nin geçmişini ardında bırakması, sorunlulukları olmadan yeni bir yaşam şeklini benimsemesidir. Bu amaçla evini veçevresindeki insaları terk eder. Ancak yalan ve ihtiras dolu ilişkilerin ördüğü bir ağ onu yavaş yavaş dış dünyaya çeker ve yüzleşmek istemediği hayaletlerle karşı karşıya bırakır.

Borat Sagdiyev, Kazakistan'da popüler bir programın TV muhabiri ve önde gelen bir gazetecidir. Kazakistan hükümeti, Borat'ı Amerikan toplumu ve kültürü hakkında bir belgesel hazırlaması için Amerika'ya gönderir. Borat, Amerikan mizahını anlamak için New York'ta dersler alır. Bir gün Borat, televizyonda Baywatch'ı izlerken C.J. Parker rolündeki Pamela Anderson'a aşık olur ve onunla evlenmeyi kafasına koyar. Pamela Anderson'u karısı yapmak ve ülkesine geri götürmek için New York'tan Kaliforniya'ya giderek ülkeyi bir uçtan bir uca kat edecektir.

Küçük bir Fransız köyündeki gündelik yaşam, yeni taşınan gizemli bir genç kadın ve kızı sayesinde bir anda değişiverir. Oldukça kasvetli ve birbirinin aynı günler geçiren kasaba halkı, anne-kızın birlikte açtıkları son derece sevimli çikolata dükkanı sayesinde, farkında olmadıkları bambaşka bir hayatla tanışırlar. Zevkin, eğlencenin, neşenin ve en önemlisi çikolatanın olduğu bir hayattır bu. Fakat kasabadaki bu değişimden memnun olmayan insanlar da vardır. Bunların en başında, ahlak bekçiliği yaparak kasabada dilediği gibi bir ortam yaratan belediye başkanı gelmektedir. Ama birbirinden lezzetli çikolataların karşısında durmak, o kadar da kolay değildir.

30'lu yılların haydut çifti Clyde Barrow ve Bonnie Parker'ın yaşamöyküsünden biraz fazla serbest uyarlanmış olan film, ABD'nin ekonomik buhran yıllarında geçiyor. Bonnie isimli genç kadının, annesinin arabasını çalan Clyde'ın cazibesine kapılıp onunla kaçmasıyla birlikte tarihin en popüler haydutları doğar. Birlikte o eyalet senin bu eyalet benim sayısız suç işleyen ikili, kısa sürede ülke çapında meşhur olur ve adeta Robin Hood muamelesi görür. Ekonomik krizin hayatlarını kararttığı insanlar, adeta genç aşıklar tarafından soyulmaktan mutludurlar. Oysa güvenlik güçleri aynı fikirde değildir. Şöhretle birlikte Bonnie ve Clyde'ın cesareti de artar ve akıllı bir insanın kolay kolay girişmeyeceği işlere girişmeye başlarlar...

Tüm entrika, bir kasada bulunan "carte-blanche" (kayıtsız şartsız yetki) belgeleri etrafında dönüyor. Bu belgelerdeki boşluğu kim doldurursa, bir revünün sahibi oluyor. İşin içinde büyük paralar var. Kasanın sahibinin yeğeni, amcasını kandırmaya ve belgelere kendi adını yazdırmaya çalışıyor. Ancak işler daha da karmaşık çünkü banka müdürünün de bu işte parmağı var. Bu düzeni, mütevazı bir banka veznedarından (Pierre Richard) başka kim bozabilir ki?

Sam ve Fordy kredi kartında sahtecilik yapmaktadır, ama yanlış adamdan para çaldıklarında, kendilerini sadist bir gangster tarafından tehdit edilirken bulurlar.

Birinci Dünya Savaşı'nda, aristokrat sınıftan gelen Komutan De Boeldieu ile işçi sınıfından gelme Teğmen Marechal, keşif gezisine çıkarlar. Ancak görevlerini başarı ile tamamlayamadan, Alman askerleri tarafından esir alınırlar. Alman Komutan von Rauffenstein da, tıpkı Boeldieu gibi aristokrat bir aileden gelmedir ve esirlerinin kendisi ile birlikte yemek yiyebileceklerini duyurur. Yemek sırasında Boeldieu ile Rauffenstein, aralarındaki ortaklıkları görmeye başlarlar, bunların hepsi de sınıf temellidir. Ancak bu ortaklık, onların esir kampına gönderilmesini engellemez. Komutan ve teğmen, kampta diğer askerler ile arkadaş olur ve onların kaçış planlarına katılırlar. Esir kampından tünel kazarak kaçmayı deneyeceklerdir...

Bir bankada sıradan bir memur olarak çalışan Arvid, aniden silahla içeri girip bankayı soymaya kalkan bir hırsızı bayıltıp soygunu önler ve kahraman olur. Ancak iki gün sonra hırsızın karısı, evine gelip onu azarlar. Çünkü kocası -yani hırsız- aslında çok iyi biridir ve tüp bebek yapmak için, sadece ihtiyaçları olan parayı bankadan çalmak istemiştir. Kadının durumuna çok üzülen Arvin, azılı bir suçlu olan ağabeyi ile beraber, bir para nakil aracını soyar. Başarılı geçen bu soygun, onların ilk işleri olur. Artık soygunlardan ellerine geçen paraları, aynı Robin Hood hikayesindeki gibi ihtiyaç duyan kişilere dağıtmaya başlarlar. Derken işler tersine döner ve bir soygun sırasında ölümle burun buruna gelirler.

Altın Hırsızları, Sir Michael Balconın yapımcısı olduğu ve patavatsız, ironik, taklit edilemez İngiliz tarzı mizah anlayışları sayesinde dünya çapında beğeni toplayan ünlü Ealing Komedileri arasında, yine bir soygun hikayesi olan 1955 yapımı The Ladykillersla (Kadın Katilleri) beraber, en çok güldüren filmdir. Eşsiz oyuncu Alec Guinness, yıllar boyu verdiği sadık hizmetlerinin ödülü olarak, standartları yüksek bir emeklilik hayatının masraflarını karşılayabilmek isteyen gözlüklü, silik banka memurunu canlandırıyor. Eski polis T.E.B. "Tibby" Clarkeın Oscar ödüllü senaryosunda kahramanımız, hatıra eşya yapan Stanley Holloway ve beceriksiz hırsızlar Sid James ve Alfie Bassla birlikte cüretkar bir külçe altın soygunu planlar.

İki çocukluk arkadaşı Bastille Günü'nde Paris'te büyük bir banka soygunu gerçekleştirirler. Soygunculardan biri, bu bankada çalışan memurlardan biriyle ilişki yaşamaya başlar. Banka memurunun geceleri ek gelir elde etmek için fahişe olarak çalışıyor olması soygunu tehlikeye atar.

Birkaç önemsiz kasaba hikayesi, bir haydut çetesinin yerel bankayı soymaya karar vermesiyle dramaya dönüşür. Oğlunun gözlerinde gurur arayan bir baba, geceleri röntgenci olan ürkek bir memur, karısının sevgisini yeniden kazanmaya çalışan bir adam, vahşetle karşı karşıya kalan bir Amish çiftçi ve hırsıza dönüşen yaşlı bir kadın... Hepsi, huzurla başlayan bir hafta sonu şiddete dönüştüğünde, kendilerini banka soyguncularıyla iç içe bulurlar.

Amerika’nın en büyük banka soygunlarından birinde, dahiyane bir suçlu, genç banka çalışanlarından oluşan ekibini kurarak 80 milyon dolarlık devasa bir vurgun planını hayata geçirmek için harekete geçer.

When an upwardly mobile couple find themselves unemployed and in debt, they turn to armed robbery in desperation.

Hapishane kaçkını Joe (Willis) ve hastalık hastası arkadaşı Terry (Thornton), banka memurunu geceden rehin alıp ertesi sabah ona işine kadar eşlik etmek suretiyle ilginç bir soygun tekniği geliştirmiştir. Medya onların üzerine odaklanır ve marifetlerini de bir parça abartır, ancak iki ahbapçavuşun tek derdi yeterli miktarda parayı toparlayıp Meksika’ya kaçmak, burada özgür ve yasalara saygılı bir hayat sürmektir. Fakat Kate Wheeler adlı bir ev kadınının (Blanchett) arabasıyla Terry’e çarpması, planları değiştirir. Rehin almak zorunda kaldıkları bu kadın, zamanla ikilinin suç dolu serüvenine ortak olur. Kate, bir anlamda aradığı değişikliği bulmuş ve monoton hayatından kurtulmuştur bu sayede. Hem haydutlar ona, hem de o haydutlara aşık olmuştur - evet, her ikisine birden... Çünkü ancak birbirlerini tamamladıklarında ideal bir sevgili etmektedir Joe ve Terry...

Victor Vautier, dolandırıcılıkta usta ve dur durak bilmeyen bir adamdır. Birden çok kimlikle türlü oyunlar çevirirken, nihai hedefi Mont-Saint-Michel’i koruyacak bir deniz duvarı inşa edecek kadar para kazanmaktır. Genç ve etkilenmeye açık bir denetimli serbestlik memuru olan Charlotte'la tanışır. Charlotte’un müze küratörü olan ailesiyle Senlus Müzesi’nde yaşadığını öğrenince, iki arkadaşıyla birlikte müzedeki paha biçilmez El Greco triptiğini çalıp kültür bakanlığına fidyeyle geri satmayı planlar. Ancak Charlotte, Victor’un onu sadece kullanmış olduğunu anladığında ne yapacaktır?

Dressed as a clown, the clever rascal Grimm holds up the most secure bank of Montreal and takes 30 hostages. While confusing and ridiculing the police with his strange behavior, he calmly manages to rid the bank of a fortune. But then an unsatisfied companion arouses trouble...

White Bird: A Wonder Story, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi işgali altındaki Fransa'da bir çocuk ve ailesi tarafından saklanan genç bir Yahudi kızın hikayesini konu ediyor. 11 yaşındaki Julian Albans, yüz deformitesi ile doğmuş bir sınıf arkadaşını küçümseyen zalim bir çocuktur. Bu durum üzerine büyükannesi Sara ona bir hikaye anlatır: 1940'larda Fransa'da yaşayan Yahudi bir kız, Nazi Almanya'sının anavatanını işgal etmesini izlemek zorunda kalmıştır. Yahudi nufüs toplanıyor ve zalim yöneticiler çocukları hedef alıyordur. Küçük kız, sınıf arkadaşı Julien ve ailesi tarafından kurtarılarak, saklanır. Julien'in çocuk felci nedeniyle yüzünün bozulmasıyla, Yahudi kız dahil sınıf arkadaşları onunla dalga geçer. Ancak Yahudi kız saklandığı sürede Julien ile daha çok vakit geçirdiğinde önyargılarından kurtulmayı öğrenir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir