
David Hemmings
Tim Brett


David Hemmings
Tim Brett

Gayle Hunnicutt
Juliet Bristow

Wilfrid Hyde-White
Mr. Copsey

Flora Robson
Lucy Dawson

Adolfo Celi
Signor Bardoni

Roland Culver
Mr. Vellacot

Daniel Massey
Major Ricketts

Mona Washbourne
Mrs. Gray

Arthur Lowe
Mr. Nugent

Yootha Joyce
Miss Ward-Cadbury

Derek Newark
Sgt. Matthews

Patricia Hayes
Mrs. Baird
Mary Wimbush
Bunface

Philip Stone
CID Sergeant

Glynn Edwards
CID Superintendent

General Sternwood kızının üzerinden ona şantaj yapan Arthur Geiger'dan korunmak için ünlü dedektif Philip Marlowe'u tutar. Marlowe, incelemeleri sırasında aileyi tehdit eden yeraltı çetesi ve General'in kızları arasındaki ilişkiyi fark eder, küçük kızı Carmen'i cinayet suçlamasından kurtarır. Bu arada General'in büyük kızı Vivien ile de önce nefret dolu bir ilişki başlar, zamanla bu ilişki aşka dönüşür. Görevini başarıyla tamamlayan Marlowe, tüm aileyi tehlikelerden kurtarır ve hayatının kadınına kavuşur. Raymond Chandler'ın romanından uyarlanan The Big Sleep, önemli bir "film-noir" örneği. Filmin aynı zamanda Michael Winner tarafından 1978'de çekilen aynı isimli bir uyarlaması da mevcut.

Bir banka soyguncusu grubu izole bir sığınağa saklanır, ancak paranoya ve karanlık sırlar işleri ölümcül bir oyuna dönüştürür.Barnaby Roper yönetmenliğinde film, Sam Claflin ve Eddie Marsan’ın etkileyici performanslarıyla izleyiciyi gerilim dolu bir yolculuğa çıkarıyor.

Eski bir polis olan Jackson’ın işi cinayet alanlarını temizlemektir. Ancak bir gün, işini bitirdikten sonra o cinayetin polise hiç bildirilmemiş olduğunu farkeder. Oysa, farkında olmadan tüm delilleri yok etmiştir.

Karısını tecavüz edip öldüren adamın peşine düşen Leonard Shelby'nin tek amacı intikam almaktır. Ancak bu adalet arayışındaki en büyük engeli, geçirdiği kaza sonrası yakalandığı tedavi edilemez bir kısa süreli hafıza kaybıdır. Kazadan önceki hayatını hatırlamasına rağmen birkaç dakika öncesini bile unutan Leonard, katili bulmak için zamanla ve kendi hafızasıyla amansız bir mücadeleye girer.

Amerikan edebiyatının unutulmaz isimlerinden olan Edgar Allan Poe, bir seri katilin peşinde polis ve özel dedektiflerle iş birliğine girer. Zira bu seri katilin işlediği cinayetler Poe hikayelerinin de izinden gitmektedir. Baltimor kasabasından gelen genç dedektif Fields ve yazar Poe bu sıra dışı katilin peşine düşerler ve kıyasıya bir kedi-fare oyunu başlar. Öte yandan yazarın sevgilisi Emily Hamilton katilin birincil hedefi haline geldiğinde işler iyice kızışacaktır...

Dünyaca ünlü İngiliz yazarı Sarah Morton, tatil yapmak ve biraz da çalışmak amacıyla, editörünün Fransa'daki evine misafir gelir. Bir gece, Fransız editörün genç kızı Julie, Sarah'ın hayatına altüst edici bir giriş yapar ve kadın yazarın yaşamındaki tüm sükunet, bir daha geri dönmemek üzere bozulur. 8 Kadın ile tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de tanınıp sevilen yönetmen François Ozon, bu filminde de sadık oyuncusu Charlotte Rampling'ten (Kumun Altında) vazgeçmiyor. Bununla da kalmıyor ve 8 Kadın'ın en masumu ve küçüğünü, Ludivine Sagnier'i de 'fettan kız' rolüyle olaya dahil ediyor.

Slivia, Birleşmiş Milletler adına çalışan bir çevirmendir... Her gün olduğu gibi yine çevirmenlik yaparken Afrikalı bir devlet adamının suikaste uğraacağını duyunca hayatı altüst olur... FBI ajanı Tobin, Sliva'yı korumayı üstlenir , olayı araştırırlar ve artık onlarda bir hedef haline gelmiştir...

Bir özel dedektif, akıl hocasının katilini bulmak için tehlikeli bir ittifak yapmak zorunda kalır. Kasabanın korkunç suç alt dünyasını açığa çıkarmak ve akıl hocasının adını temizlemek amacıyla katille iş birliği yapar.

Zamanında New York Polis Departmanı'nda polis memurluğu yapan Matt Scudder artık orada olmasa da yeni bir olay yüzünden görevini sürdürmek zorunda kalır. Kenny Kristo adında bir eroin kaçakçısının karısı kaçırılarak vahşice öldürülmüştür. Olayı aydınlatmak Matt'e düşer fakat olayın içine girdikçe öldürülen kadının yalnız olmadığını fark eder. Kenny'nin karısı bir cinayet şebekesinin kurbanıdır ve şebeke kadınları akıl almaz işkenceler yaparak öldürmektedir. Araştırdığı olayın uzun bir zincirin yalnızca bir halkası olduğu fark eden Matt, New York'un arka sokaklarında dehşet saçan katilleri bulmak ve durdurmak için kolları sıvar.

Takıntılı bir interpol ajanı olan Louis Salinger ve Manhattan Bölgesi avukatı Eleanor Whitman, dünyanın en güçlü bankalarından birine adaleti getirmeyi amaçlamaktadır. Kara para aklama, silah ticareti dahil birçok yasal olmayan işlemleri su yüzüne çıkarırlar. Salinger ve Whitman'ın araştırmaları, onları Berlin'den Milano'ya oradan New York'a ve son olarak İstanbul'a götürür. Kendilerini uzun soluklu global bir kovalamanın içinde bulurlar. Salinger ve Whitman'in terörü finanse etmeye devam eden bankanın amansızca peşini bırakmamaları, hayatlarını riske sokacaktır.

Bir çift emektar New York Şehri Polisi dedektifleri yasadışı olarak huzuru sağlamaya çalışan bir seri katilin izini sürmektedir. New York Polis Departmanının baskıcı ortamı altında 30 yıllık ortaklıktan sonra , yüksek derecede donanımlı olan dedektifler David Fisk ve Thomas Cowan emekliliğe hazır olmalılardı ama değiller. Rozetlerini ortadan kaldırmadan önce, kadın ticareti yaparak kötü ün yapmış birinin cinayetini araştırmak üzere çağırılırlar. Orijinal cinayet gibi kurban ; cinayeti açıklayan dört satırlık şiire sarılı bulunmuş şüpheli bir suçludur. Diğer suçlar meydana gelince; dedektiflerin, hukuki sistemin açıklarından yararlanan suçluları hedef almış bir seri katille karşı karşıya oldukları ortaya çıkar. Amacı polisin kendi başına yapamadıklarını yapmak ve huzuru sağlamak için suçluları sokaklardan temizlemektir. Son günlerdeki cinayetlerle ve daha öncekilerin arasındaki benzerlikler rahatsız bir soruyu sorar: Acaba yanlış adamı mı demir parmaklıkların arkasına atmışlardır?

Akademiden başarıyla mezun olmuş genç FBI ajanı Clarice Starling, kurbanlarının derilerini yüzen sapık bir katilin elinden bir kadını kurtarmaya çalışır. Clarice, katile ulaşmak için başka bir psikopat olan ünlü doktor Hannibal Lecter ile yakınlaşır. Lecter'dan bilgi alabilmesi için önce onun güvenini kazanması gerekmektedir.1992 yılında 7 dalda Oscar'a aday olan film, yönetmeni ve başrol oyuncularına altın heykelciği getirirken en iyi film ve en iyi senaryo uyarlaması dalında da ödüle hak kazanmıştı.

Bill Harford ve karısı Alice Harford'ın dış dünyaya mutlu bir yansıyan bir evlilikleri vardır. İlişkilerinde her şey yolunda gibi görünmektedir. Bir gün katıldıkları bir davette Alice, başka erkeklerle sohbetlere dalar. Bunu fark eden Bill, hem sinirlenir hem de yaşanan bu duruma tuhaf bir tepki gösterir. Bill, yaşanan o geceden sonra kimliğini cinselliğe emanet edecektir. Oldukça tuhaf düşüncelerle örülü bir cinsellik dünyasına doğru savrulacaktır.

Ailenin lideri olan Michael Corleone artık 60 yaşına geldiği için kendisine yeni bir varis aramaktadır. Kendisi yeraltı dünyasından çekilecek ve ailesinin suç dünyasıyla ile olan bağlarını da koparacaktır. Varis olarak gözünü kestirdiği kişi ise Vincent'dır. Fakat olaylar Michael'ın umduğu gibi gitmez ve yeni hesaplaşmalar ve oyunlar baş gösterir.

1999 yılında‚ yeni milenyuma geçişin arifesinde‚ batı toplumu yarı anarşik kontrolden çıkmış bir hayat yaşamaktadır. Kendi geçmişinin hayaletlerinden kurtulamayan Los Angeleslı genç bir polis eskisi olan Lenny Nero‚ şimdi artık kısaca klip denilen‚ başkalarının yaşadığı anıların satıldığı karaborsanın simsarlarından biridir. Kaybettiği eski kız arkadaşı Faith ile olan kendi kliplerinin de bağımlısıdır. Los Angeles polisinden iki dedektif‚ Lennynin elinde bulunan bir klibi ele geçirmek için hayatını cehenneme çevirir. Yılbaşı kutlamaları yaklaşırken‚ bu esrarengiz klip Lennyyi umduğundan daha büyük bir komplonun içine itecektir. Kathryn Bigelowun kendi filmografisi adına bu sıradışı sayılabilecek yakın gelecek bilim kurgusu‚ görsel olarak baştan çıkarıcı olmanın yanısıra‚ meraklıları için hafif bir siber punk lezzeti de sunuyor. Tuhaf Günler‚ sürükleyici ve uzun finaliyle de izleyende bir tatmin duygusu bırakmayı biliyor.

Los Angeles polis departmanından iki dedektif, genç bir kızın cinayetini araştırmak üzere güneşin hiç batmadığı ıssız bir Alaska kasabasına gönderilir. Gün ışığı yüzünden şiddetli uykusuzluk çeken dedektif Will Dormer, ana şüpheli olan yerel bir yazarla vicdan sınırlarını zorlayan tehlikeli bir kedi-fare oyununa sürüklenir.

FBI'ı alt edip akıl almaz gösterileriyle halkın hayranlığını kazandıktan bir yıl sonra, Dört Atlı yeniden ortaya çıkar ve kendilerini şimdiye kadarki en büyük ve en tehlikeli soygunlarını gerçekleştirmek üzere görevlendiren yeni biriyle karşı karşıya bulurlar.

Emekliye ayrılmış olan John Wick can yoldaşı köpeğiyle sakin bir hayat sürmektedir. Ancak başına gelen kimi olaylar onu bir kez daha suç dünyasına iter. Bu kez bu uğurda Roma sokaklarını arşınlaması gerekecektir...

Louvre Müzesi'nde işlenen gizemli bir cinayet ve Leonardo da Vinci'nin tablolarında gizli şifreler, simgebilimci Robert Langdon'ı Hristiyanlığın temelini sarsabilecek kadim bir sırrın peşine düşürür. Fransız polisi tarafından hem baş şüpheli hem de anahtar olarak görülen Langdon, kriptolog Sophie Neveu ile birlikte hayatı tehdit eden bu komplonun perdesini aralamak için Paris ve Londra sokaklarında soluk soluğa bir yarışa girişir.

Her zaman ezilenlerin yanında olup adaleti aramakta teselli bulan Robert McCall bir hükûmet suikastçısı olarak hayatından vazgeçtiğinden beri, geçmişte yaptığı korkunç şeyler yüzünden kendini affetmek için mücadele ediyor. McCall, Güney İtalya'da bir şekilde kendini evinde bulup, yeni arkadaşlarının yerel mafyaların kontrolü altında olduğunu fark eder. Olaylar ölümcül bir hal alırken McCall arkadaşlarının koruyucusu olup mafyayı alt etmesi gerektiğini biliyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir