
Maggie Q
Anna
Anna ve Rembrandt, gizemli bir geçmişe sahip olan dünyanın en önde gelen suikastçılarından ikisidir. Yıllarca iki suikastçı yüksek profilli sözleşmeler için rekabet eder. Ancak Anna’nın akıl hocası olan Moody’nin öldürülmesi, işlerin karışmasına neden olur. Bunun üzerine iki rakip, Moody’nin katilini bulmak ve onun intikamını akmak için ittifak kurar.

Maggie Q
Anna

Samuel L. Jackson
Moody

Michael Keaton
Michael Rembrandt

David Rintoul
Edward Hayes

Patrick Malahide
Vohl

Ray Fearon
Duquet

Ori Pfeffer
Joe Athens

Robert Patrick
Billy Boy

Florin Piersic Jr.
Ram

Tudor Chirilă
Petru

Velizar Binev
Don Preda

George Pistereanu
Vali
Eva Nguyen Thorsen
Young Anna
Alexandru Bordea
Anna's Father

Tanja Keller
Anna's Mother

Sıra dışı yönetmen Quentin Tarantino'nun büyük beğeni kazanan dördüncü filmi olan, acımasız bir ihaneti ve destansı bir kan davasını konu alan heyecan ve gerilimi yüksek Kill Bill: Volume 2'de Gelin (Uma Thurman, Pulp Fiction), intikamına kaldığı yerden devam etmektedir... Çoktan listesinde ki beş isimin ikisini haklayan Gelin'in onur mücadelesi son hızıyla sürmekte ve artık kendisinin başlatmadığı ancak bitirmeye kararlı olduğu bu ölüm kalım savaşının sonlanması gerekmektedir. Tüm dünyada ses getiren aksiyon dolu nükteli bu film, mutlaka görülmesi gereken bir yapım.

John Wick 3: Parabellum olayları sırasında geçen hikâyede Eve Macarro, Ruska Roma'nın suikastçı geleneklerine göre eğitimine başlar.

Mekanik, uluslararası düzeyde bir yeraltı teşkilatlanmasının, muhbirleri ve olası düşmanlarını yok eden suikastçılarına verilen isimdir. Arthur Bishop (Jason Statham) hızlı, temiz ve profesyonelce iş gören bir mekaniktir. Öyle ki örgütle arasında ki bir numaralı arabulucu olan menajeri Koca Harry'i (Donald Sutherland) dahi harcamaktan çekinmez. Babadan kalma mesleğini devam ettirirken, yalnız olmanın üzerine getirdiği psikolojik yükü ise olanca gücüyle sırtlamaya çalışmaktadır. İç sorunları ile boğuşurken Harry'nin doyumsuz ve soğukkanlı oğlu Steve (Ben Foster) ile aralarında ilginç bir ortaklık doğar. 1972 yılında Charles Bronson'un duygusuz, soğukkanlı ve profesyonel bir kiralık katili canlandırdığı klasik bir kiralık katil filmi olan The Mechanic'in yeni ve çarpıcı versiyonu.

Wesley hayattan nefret eden zayıf ruhlu ve tembel bir genç adamdır. Hayattan nefret etmek için iyi ve güçlü gerekçeleri de vardır, çünkü yaptığı her işte başarısızdır. Eziktir, kaybedendir, itilir, kakılır, hayatta başarısızlığın yaşayan örneğidir. Çalıştığı işyerinde patronu tarafından azarlanır. Evindeki durum da farksızdır. Wes sürekli kaybettiği ve aşağılandığı için çareyi yüksek dozda panik atak ilaçları kullanmakta bulmuştur.Fox adlı bir kadının hayatına girmesiyle birlikte Wes’in eski yaşantısı sona erecektir. Fox market alışverişi esnasında Wesley ile karşılaşır ve onu yanına alır. O andan itibaren Wes’in uzun süredir kayıp olduğu için artık unutulan babasının da Kardeşlik adlı bir gizli örgüt için çalışırken öldürüldüğü ortaya çıkar. Yüzyıllık bir geçmişi olan ve eğitimli suikastçilerden kurulu Kardeşlik’nin işlevi, kaderin önüne geçilemez emirlerini yerine getirmektir. Bu örgütün tek bir ilkesi vardır: Binlerce insanı kurtarmak için bir kişiyi öldüreceksin!

Eski asker Samson Gaul (Jean-Claude Van Damme) bir savaş sırasında her merminin sayıldığını biliyordur. Yaptıkları çaresiz kurbanların ölümüyle sonuçlanmaya başlayınca, savaştan çekilmiştir. Ama şimdi ümitsiz bir babanın son umudur Gaul’dür. Dövüş sanatları ustası Andrew Fayden (Joe Flanigan, Stargate: Atlantis) nasıl dövüşeceğini biliyordur ancak tek başına kaçırılmış kızını bulmak için yabancı bir şehrin sokaklarında mücadeleye etmeye hazır değildir. Fayden ile Gaul masumları avlayan bir grup suçluyu bulup yok etmek için önlerine çıkan her engeli aşacaktır...

Zee, "Ölülerin Kraliçesi" olarak bilinen korkulan bir tetikçidir ancak genç ve kör bir kadını öldürmeyi reddettiğinde hem suç meslektaşları hem de kararlı bir polis dedektifi tarafından avlanır.

İşinin ehli bir suikastçı olan annesi tarafından 12 yaşında terk edilen ve 15 yıl sonra annesi gibi ölümcül bir suikastçı olan Sam, bir görev sırasında ortada kalan 8 yaşındaki bir kızı korumak için çalıştığı acımasız suç örgütünü karşısına alır.

The Virtuoso, akıl hocasına olan borcunu ödeyebilmek için yeni bir görev üstlenen profesyonel bir suikastçıya odaklanıyor. Hedefinin izini sürmek ve öldürmekle görevlendirilen suikastçıya, diğer görevlerinin aksine bu görevi için fazla istihbarat verilmez. Hedefinin ne ismi ne de fotoğrafı verilir, yalnızca saat beşte küçük bir kasabadaki bir lokantada olacağı söylenir. Virtüöz, avını bulmak ve görevini tamamlamak için insan avına başlar. Hedefi, lokantadaki herhangi bir müşteri olabilir: Buna lokantanın gizemli garsonu da dahildir. Garson, suikastçının aradığı av olmasa bile görevi tehdit edebilecek ve adamın hayatını tehlikeye sokabilecek bir dikkat dağınıklığına sebebiyet vermektedir

Güzelliğinin ardında büyük bir sır saklayan Eve, göründüğünden çok daha tehlikeli biridir. Genç kadının ona bakanlardan sakladığı başka biri yüzü vardır. Eve aslında bir suikastçıdır. Para karşılığında suikastler düzenleyen genç kadın, yüksek profilli, iyi para getiren işler için bütün dünyayı dolaşarak cinayetler işlemektedir. Yaşam tarzı şu an için ona iyi getiriler sağlamıştır ancak aldığı son işle birlikte her şey değişecektir. Eve'in son görevi hiç ummadığı şekilde ters gider. İşin geldiği son noktada Eve, kendini kaçmak zorunda bulur. Artık Eve bütün yeteneklerini hayatta kalabilmek için kullanmak zorunda kalacaktır...

Slivia, Birleşmiş Milletler adına çalışan bir çevirmendir... Her gün olduğu gibi yine çevirmenlik yaparken Afrikalı bir devlet adamının suikaste uğraacağını duyunca hayatı altüst olur... FBI ajanı Tobin, Sliva'yı korumayı üstlenir , olayı araştırırlar ve artık onlarda bir hedef haline gelmiştir...

Yıl 1992. Yer Kolombiya. 9 yaşındaki Cataleya, anne babasının katledilişine seyirci olur ve kendisi de katledilmekten kılpayı kurtulur. Bir gangster olan amcası Emilio ile Amerika Birleşik Devletleri'ne sığınır. Bundan onbeş yıl sonra amcası için bir kiralık katil olarak çalışacak ve geride hep anne babasının katilleri için bir kartvizit bırakacaktır: her kurbanın göğsüne çizdiği bir orkide. Çünkü Cataleya, intikamını sonuna dek almaya yeminlidir. Sevdiği her şeyi de bu uğurda kaybetmeye hazırdır.

Problemli bir geçmişin izinde...Samantha Caine, banliyöde sekiz yaşındaki oğluyla yaşayan sıradan bir ev hanımıdır. Bir gün kafasına aldığı bir darbe sonucu, geçmişine dair bazı ayrıntıları hatırlamaya başlar.Hatırladığı kadarıyla Samantha eskiden gizli bir ajandır. Eski ekip üyeleriyse artık kendisinin peşindedirler. Mitch isminde bir dedektifle tanışan Samantha, onun yardımlarıyla hem peşindeki adamlarla baş etmenin yollarını öğrenir hem de kendisi hakkında daha fazla detayı hatırladıkça giderek önüne geçilemeyen bir ölüm makinesine dönüşür.

Takıntılı bir interpol ajanı olan Louis Salinger ve Manhattan Bölgesi avukatı Eleanor Whitman, dünyanın en güçlü bankalarından birine adaleti getirmeyi amaçlamaktadır. Kara para aklama, silah ticareti dahil birçok yasal olmayan işlemleri su yüzüne çıkarırlar. Salinger ve Whitman'ın araştırmaları, onları Berlin'den Milano'ya oradan New York'a ve son olarak İstanbul'a götürür. Kendilerini uzun soluklu global bir kovalamanın içinde bulurlar. Salinger ve Whitman'in terörü finanse etmeye devam eden bankanın amansızca peşini bırakmamaları, hayatlarını riske sokacaktır.

Colosseum şampiyonu Bracus ait arenada para ve ün için dövüşen Travis Brickley müsabaka sırasında karşılaştığı Bracus tarafından öldürülür. Travis'in akibetini merak eden iki yakın takım arkadaşı Alex Grady (Eric Roberts) ve Tommy Lee (Phillip Rhee) olayı araştırırken yolları yasal olmayan dövüşlerin tertiplendiği Colosseum a kadar götürür. Arkadaşlarının intikamını almak için Colosseum da dövüşmekten başka çareleri kalmamıştır.

Ailenin lideri olan Michael Corleone artık 60 yaşına geldiği için kendisine yeni bir varis aramaktadır. Kendisi yeraltı dünyasından çekilecek ve ailesinin suç dünyasıyla ile olan bağlarını da koparacaktır. Varis olarak gözünü kestirdiği kişi ise Vincent'dır. Fakat olaylar Michael'ın umduğu gibi gitmez ve yeni hesaplaşmalar ve oyunlar baş gösterir.

Ünlü bilimkurgu yazarı Philip K. Dick'in bir kısa öyküsünden yönetmen Steven Spielberg tarafından sinemaya uyarlanan film, 2054'te Washington DC'de geçmektedir.Dedektif John Anderton, psişik güçlere sahip kahinler ve bazı teknolojik aygıtlar sayesinde cinayetleri daha işlenmeden önce fark edip suçluları yakalayan özel bir polis biriminin başındadır. Anderton'ın kusursuz işlediğine inandığı sistem, birdenbire tersine döner. Anderton'ın şefi olduğu birim, cinayet suçlamasıyla onun peşine düşer. Avcı artık av olmuştur.

Çok gelenekçi bir yapısı olan ve katı kurallara sahip Japon Yakuza örgütüne bağlı bir aile içinde iç hesaplaşmalar yaşanmaktadır.Bir suikast sonrası büyük patron öldürülür. Yamamoto (Beat Takeshi), bu ailede saygın bir kişidir ve Amerikaya kardeşi Ken'in yanına gitmeye karar verir. Yeni bir kimlikle yola çıkan Yamamoto Los Angeles da bir süre aradığı kardeşinin, burada çeşitli suç örgütleriyle olan bağlantılarına tanık olur...Japon mafyası ve suç çetesi olan Yakuza'ların iç dünyasını gözler önüne seren aksiyon yüklü bir film....

1957’de yayımlanan Ian Fleming’in beşinci James Bond romanından aynı isimle uyarlanan “From Russia with Love” serinin ikinci filmidir. Bu filmle Sean Connery ikinci kez Bond’u oynar.Sovyet İstihbarat Ordusunda görevli onbaşı Tatiana Romanova, İstanbul Büyükelçiliğinde katip olarak gönderilmiştir. Romanova ülkesi için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırdır. Fakat komutanı Klebb aynı zamanda Spectre hesabına çalışmaktadır ve Spectre Dr. No’nun intikamını almayı planlamaktadır. Klebb'e güvenmeyen Romanova, İstanbul’da Ali Kerim Bey ile irtibat kurarak LEKTOR kodlama makinasını da yanına alıp Sovyetlerden ayrılmak istediğini, planını ancak James Bond yardım ederse gerçekleştirebileceğini söyler. Kadın gizli bir dosyada gördüğü bir resimdeki adama aşık olduğunu iddia etmektedir. M ve Bond bunun bir tuzak olduğuna inanmaktadırlar fakat denemeye değecektir. Bond, Romanova’ya yardım etmek üzere Türkiye’ye gönderilir.

"The Kingdom"da 12 Mayıs 2003 tarihinde Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da meydana gelen eşzamanlı bombalama olaylarını izleyen günlerde yaşananlar anlatılır. Riyad'daki terörist saldırının çok sayıda masum Amerikalı sivilin hayatına mal olmasının ardından harekete geçen FBI yetkilileri, bu saldırının sorumlularını ele geçirmek ve rakip istihbarat ajanlarıyla mücadele edebilmek için bu ülkeye özel bir ajanlar ekibi gönderme kararı alırlar. Seçkin ajanlar grubunu yönetmekle görevli olan Özel Ajan Ronald Fluery (Jamie Foxx) hayatının en zor göreviyle karşı karşıyadır. Yanına en güvendiği üç ajan Janet Mayes (Jennifer Garner), Adam Leavitt (Jason Bateman) ve Grant Sykes'i de (Chris Cooper) alan Ronald Fluery, bir haftaya kalmadan terörist hücresinin içine sızarak onu çökerteceğinden emindir. Ancak Suudi Arabistan'a varınca kendilerini çok farklı bir kültür, olağanüstü hava sıcaklığı ve politikanın kirli labirentlerinde tuzağa düşmüş bulurlar...

New recruit Justin Rosa must monitor arms-smuggling cartel member Eddie Flynn — and keep him alive at all costs. When a SWAT team descends on Flynn’s home, Rosa breaks protocol and contacts the gangster directly to save his life. As gunmen break into the Wire Room and chaos erupts, Mueller and Rosa make a final, desperate stand against the corrupt agents and officials who seek to destroy evidence and kill them both.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir