
Merle Oberon
Nicole Larsen

Merle Oberon plays a Norwegian resistance figure in a small town, married to a Nazi commandant. When his superiors begin to suspect her, the Allies land an assassin to kill him -- an assassin who happens to be her former lover.

Merle Oberon
Nicole Larsen

Brian Aherne
Capt. Allan Lowell

Carl Esmond
Maj. Paul Dichter

Isobel Elsom
Rose Lindstrom

Fritz Leiber
Dr. Aanrud

Erville Alderson
Soren

Erik Rolf
Ole

Reinhold Schünzel
Col. Kurt von Elser

Richard Ryen
Dr. Hoff

Lewis Wilson
Dr. Kleinich

Fern Emmett
Dress Designer (uncredited)

Byron Foulger
Norwegian Shopkeeper (uncredited)

Hans Heinrich von Twardowski
Nazi Captain (uncredited)

John Elliott
Norwegian patient

Greta Granstedt
Girl assistant

Top gol çizgisinden ağlara doğru yuvarlanır ve 50.000 taraftar tezahürata başlar. Bu size maçın aslında olağan bir futbol maçı olmadığını gösterir. Bu bir savaştır! Savaş alanı Paris'te işgal edilen bir stadyumdur. Ordular: Alman yıldız takımı, P.O.W müteffiklerine karşı. Amaçları ise Yahudi ırkından olmayanların üstünlüğünü kanıtlamaktır. Tahmin edin, kim kazanır ? Daha doğrusu kim maçı bir kaçış yolu olarak kullanır? Sylvester Stallone, Michael Caine ve Max von Sydow, bu gerilim dolu filmde rol alıyorlar. John Houston tarafından çekilen film, savaşların kendine özgü kurallarına ve galibiyetin hem oyun sahasında, hem de savaş alanında elde edilebileceğini gösterir. Ayrıca Pele, Bobby Moore, Osvoldo Ardiles, Co Prins, Mike Summerbee gibi gerçek hayattaki futbol efsanelerinin muthiş yeteneklerini sergilemelerini keyifle izleyeceksiniz.

The crew of the merchant ship Glencairn hope to survive a transatlantic crossing during World War II. Adapted from four Eugene O'Neill one-act plays.

Steve McQueen kariyerinin en güçlü performanslarından birini sergilediği Cehennem Savaşçıları'nda yalnız takılmayı seven, biraz da küstah asker Reese olarak karşımıza çıkıyor. 2. Dünya Savaşı'nın en kızıştığı günlerde Reese ve arkadaşları bir anda kendilerini Fransa'nın Siegfried hattında Nazi kuvvetlerini durdurmak üzere görevlendirilmiş olarak bulurlar. Ancak düşmana göre sayıları hayli azdır. Zekaları ve cesaretlerinden başka hiçbir güçleri olmayan bu bir grup asker, karşı tarafa blöf yaparak zaman kazanmak zorundadır. Bu aynı zamanda onların yaşamak için tek şanslarıdır. Kirli Harry ve Alcatraz'dan Kaçış filmleriyle eleştirmenlerden tam not alan Don Siegel'in yönettiği filmde Steve McQueen'e Bobby Darin, Fess Parker, Harry Guardino, James Coburn, Nick Adams ve Bob Newhart (ilk filmi) eşlik ediyor.

Waiting For Anya, Michael Morpurgo’nun aynı isimli romanından sinemaya uyarlananıyor. Romanın konusu ise şöyle: Fransa-İspanya sınırındaki küçük Lescun kasabasında yaşayan Jo, savaşa uğurladığı babasının özlemiyle başa çıkmaya çalışırken, okuldan artakalan zamanlarını çobanlık yaparak geçirir. Günün birinde Jo, dağda bulduğu ayı yavrusuna bakan gizemli bir adamla karşılaşır. Daha önce bir yerlerde gördüğüne emin olduğu bu adamın izini sürmeye karar verince boyundan büyük işlere kalkışır. Savaşın yakıcı etkilerinden kaçmaya çalışan bir düzine çocuğun kaderi, artık tamamen onun ellerindedir. Çocukların düşünü kurduğu barış, kasaba sınırının yanı başındaki dağların eteklerinden geçmektedir. Ancak bu yol, bir grup rütbeli davetsiz misafir yüzünden her zamankinden çok daha tehlikeli bir hâl almıştır.

Dr. Malcolm Sayer, insan ilişkileri çok zayıf olan ve hayatı boyunca laboratuvarlarda bilimsel araştırmalar yapan bir doktordur. Personel yetersizliği yaşayan bir hastane, başka başvuru olmadığı için Sayer'ı işe almak zorunda kalır. Dr. Sayer, çok uzun yıllardır katatonik olan hastaları tedavi etmek için deneysel bir ilacı Leonard Lowe üzerinde test eder. Bu sayede 30 yıllık komadan uyanan adam, yetişkin olarak yeni yaşamına alışmaya çalışır.

Bu son derece etkileyici drama, II. Dünya Savaşı'nda gerçekleşen Bulge Savaşı sırasında Alman hatları arkasında kalan savaş yorgunu bir piyade bölüğünü anlatmaktadır. Ev özlemiyle yanan ve karla kaplı siperlerde soğuktan titreyen askerler acıya, ıstıraba ve üzüntüye bastırılamaz bir mizah ve amansız bir alay ile katlanmaktadırlar. Hiçbiri kahraman olmak niyetinde değildir ama hepsi de kendilerinden beklenen cesareti göstermeye hazırdır.

Dünyanın her yerinde medyanın ilgisini çeken gerçek bir olaydan esinlenen Son Piyade, 92 yaşındaki bir 2. dünya savaşı gazisi olan Artie Crawford'ın maceralarını anlatan dokunaklı bir dram. Artie, Normandiya'da gerçekleşecek 75. yıl anma törenini kaldığı huzur evinde duyar. Kutlamalara katılmaya kararlı olan Artie huzur evinden gözüpek bir kaçış planlar ve eski birliğine son bir kez saygısını sunmak için Fransa'ya doğru ilham verici bir yolculuğa çıkar.

ABD ordusunda bir yarbay, Kanada'nın seçkin askerlerinden ve ABD ordusunun artıklarından oluşan seçkin bir komando tarzı birlik kurmakla görevlendirilir.

Tüm zamanların tarihsel açıdan en önemli filmlerinden biri olan Steven Spielberg'in Schindler'ın Listesi, cesaret ve inanç dersleriyle nesiller boyu ilham vermeye devam eden güçlü bir hikaye. En İyi Film ve En İyi Yönetmen de dahil olmak üzere yedi Akademi Ödülü sahibi olan bu inanılmaz gerçek hikaye, Holokost sırasında 1.100'den fazla Yahudinin hayatını kurtaran esrarengiz Oskar Schindler'ı (Liam Neeson) konu alıyor. Bu, fark yaratan bir adamın zaferi ve yaptıkları sayesinde insanlık tarihinin en karanlık bölümlerinden birini atlatanların dramıdır.

Fury, 1945 yılının Nisan ayında, İkinci Dünya Savaşı'nın son günlerinde geçiyor ve Komutan Wardaddy, topçu Boyd Swan, yükleyici Grady Travis, şoför Trini Garcia ve yardımcı şoför Norman'dan oluşan müfrezenin, 300 düşman askeriyle karşılaştığı ve tüm imkansızlıklarla savaşmak zorunda kaldığı 24 saati konu alıyor. Beş askerden oluşan küçük ekip, zırhlı tanklarıyla, Almanya'da savaşın ortasında kalır ve bu ekip bölgede kalan son Amerikan ordusu askerlerinden oluşur. Birlik az sayıda askerden oluşmasının yanı sıra cephane anlamında da bir hayli zor durumdadır. Gruba komuta eden Çavuş Wardaddy'nin Avrupa'nın tamamını yıkıma uğratan bu savaştaki son görevi, askerlerini Nazi birliklerinin kuşatması altında olan bu bölgeden sağ salim çıkarabilmektir.

Bir kış gecesi, 7 erkek ve bir kadın komando, Almanya’da yüksek bir tepeye inerler. Amaçları; erişilemez denilen Gestapo’nun merkezine ulaşmaktır. Görevleri ise, Amerikan generali Nazilerin elinden kurtarmaktır.

New York Times’ın Pulitzer ödüllü soruşturmasına dayanan filmde, iki kez Oscar ödülü adayı olan Carey Mulligan ile Zoe Kazan, birlikte bir neslin en önemli haberlerinden birini yapan New York Times muhabirleri Megan Twohey ile Jodi Kantor’ı canlandırıyor. Haber, Hollywood’da cinsel taciz konusu hakkında onlarca yıldır süren sessizliği bozan #Ben de hareketinin başlamasına yardım etti ve Amerikan kültürünü sonsuza dek değiştirdi.

Davina, hayal gücü kuvvetli ve inatçı bir genç kızdır ve sık sık kendini güzel ama karanlık bir hayal dünyasına kaptırır. Engelli annesinin tek bakıcısıdır. Daha büyük bir çocukla fırtınalı bir aşka kapılır ve onunla kaçar, ancak kısa süre sonra çocuğun değişken ve sert yanını görmeye başlar.

South America, 1960. A lonely and grumpy Holocaust survivor convinces himself that his new neighbor is none other than Adolf Hitler. Not being taken seriously, he starts an independent investigation to prove his claim, but when the evidence still appears to be inconclusive, Polsky is forced to engage in a relationship with the enemy in order to obtain irrefutable proof.

Ünlü yönetmen Penny Marshall'dan yaptığı tüm hatalara rağmen işin doğrusunu bulan bir kızın hikayesi geliyor. Zeki ve güzel bir genç kız olan Beverly (Drew Barrymore), komiser babasının (James Woods) itirazlarına rağmen büyümek için can atan birisidir. On altı yaşında hamile kalınca hayatındaki ilk engelle karşılaşır. Bebeğin babası (Steve Zahn) bebekten daha çok bakıcılık gerektiren biridir. Ama tüm bu dertlere rağmen, Beverly umduğundan daha güzel bir yaşama sahip olur ve hayatını anlatılmaya değer kılar. Siz de bu yolculuğa katılın ve Beverly'nin hayatı ile olan savaşından galip çıkışını izleyin.

Floriane yüzme takımı üyesi, alımlı, sarışın ve mükemmel vücutlu bir kız. Küçük ve erkeksi olan Marie içe dönük ve utangaç. Gözlemlemeyi sevenlerden. Anne’in ise kilo problemi var ve biraz dertli ama aynı zamanda lafını esirgemeyen ve dışa dönük bir tip. Anne, gözleri Floriane’dan başkasını görmeyen bir erkek yüzücüye “abayı yakmış”. Bu üç kızın arasındaki ilişki, duyguların yüzme havuzunun ışıltılı ve kuralcı ortamından soyunma odalarının ve yatak odalarının kişisel alanına geçip, arzunun ve kıskançlığın karanlık dehlizlerinde dolaşmaya başlamalarıyla birlikte farklı bir boyut alır. Yetişkinliğe has özel hayat çelişkileri, kamuya açılıp ergenliğin güvenli dünyasını istila edince ayarlar bozulur… Paris’in hemen dışındaki bir banliyöde geçen Nilüferler senkronize yüzme dünyasından gelen birbirinden çok farklı üç kızın içinden geçtikleri duygusal aşamaları takip eden bir film

Film, 1931 yılında Berlinde Nazilerin yükseliş döneminde geçer..İngiltereden Almanyaya öğretmenlik yapmak için gelen İngiliz yazar Brian,bir kabarede şarkı söyleyip dans eden Amerikalı şarkıcıyla tanışır..Aralarında hem siyasi hemde duygusal bir ilişki başlar... Burdan hareketle film Nazilerin değişik yöntemlerle iktidara gelişi anlatmaktadır..


Soğuk savaş sürmektedir ve birçok insan II. Dünya Savaşı'nda yaşanan acı olayları unutmak istemektedir. Suçları hakkında hiçbir şüphe olmamasına rağmen politik baskılar nedeniyle tereddüt geçiren yargıç Haywood, II. Dünya Savaşı'nda Nazi eylemlerini yasal hale getiren dört yargıç hakkında en doğru kararı vermek zorundadır.

At the behest of an old and dear friend, playwright Lillian Hellman undertakes a dangerous mission to smuggle funds into Nazi Germany.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir