
Ariane Labed
Alice

Alice, engaged to Felix, works as an engineer for a freighter whose other workers are males. On board the freighter, she discovers that its captain is Gael, her first love.

Ariane Labed
Alice

Melvil Poupaud
Gaël

Anders Danielsen Lie
Felix

Pascal Tagnati
Antoine

Jean-Louis Coulloc'h

Nathanaël Maïni
Frédéric, dit Fred

Bogdan Zamfir
Vali
Manuel Ramirez
Felizardo
Ireneo San Andres
Flores

Marc-Antoine Vaugeois
Sébastien, dit Seb

Corneliu Dragomirescu
Constantin

Thomas Scimeca
Stéphane, dit Steph

Laure Calamy
Nadine Legall
Jan Privat
Patrick Legall
Luc Catania
Patrick Legall (Voice)

California'da yaşayan beş kadın ve tanıştıkları bir erkek, Jane Austen kitapları konusunda tartışmaya başlarlar. Tartışma öyle bir noktaya gelir ki, oyunu sürdürmeye kararlı bu altı kişi 21. yüzyılda Austen'in kitaplarını kendi ilişkilerinde sahnelemeye başlarlar. Sylvia 20 yıl sonra kocası onu üç çocuğuyla terk ettiğinde şok geçirecek, en iyi arkadaşı Jocelyn kendisini köpeğiyle birlikte yapayalnız bir hayat süren kadın olarak bulacak, Fransızca öğretmeni Prudie kocası dışında başka bir adam tutkuyla bağlanacak, bir çok defa evlenmiş Bernadette mutluluk için bir şans daha arayacaktır. Genç bilimkurgu fanı Grigg ise beş romanın tek erkek kahramanı olacaktır.

Jane hayatı boyunca tam 27 kez nedime olmuş, bu evlilik seremonilerine eşlik etmiştir. Kız kardeşinin evleneceği haberi üzerine, zaten artık işi gibi olan nedimelik görevini seve seve kabul eder. Ancak damadı gördüğünde fikri değişecektir: Çünkü müstakbel damat, Jane'in önceden gizlice aşık olduğu Kevin'den başkası değildir.

Doğuştan kör olan Don, aşırı korumacı annesinden uzaklaşarak kendi başına bir dairede yaşamaya çalışır. Özgür ruhlu komşusu Jill hayatını değiştirecektir.

All the body-piercing, kinky sex, and car crashes that Shakespeare wanted but never had! Join Tromeo and Juliet as they travel through Manhattan's underground in search of climactic love, violence and the American Way.

Sayı Sayabilen Yetişkinler İçin Baştan Çıkarıcı ve Zevkli Komedi.. Blake Edwards'ın "10"u, toplumsal kurallar, manevi değerler ve orta yaş krizi ile ilgili muzır bir komedi... Her türlü ruh halini içinde barındıran "10" bazen seksi, bazen düşündürücü, bazen ise abartılı ama her zaman hedefte. Hedef 42 yaşında, her şeye sahip, ve düğünü sırasında gözüne ilişen güzel bir kadın (Bo Derek) için her şeyi bir kenara atabilecek besteci George Webber (Dudley Moore). Moore "10" ile, izleyicilerin favorisi haline geldi ve çok tutulan komedi filmleri serisine başladı (Arthur, Micki and Maude). George'un sabırlı kız arkadaşını canlandıran Julie Andrews, uzun bir aradan sonra bu filmle sinemaya döndü ve üç yıl sonra ateşi ve yaratıcılığı ile başka bir Blake Edwards filmi "Victor/Victoria" da rol aldı. Birçok kişiye göre "10"un en ateşli ve kalıcı yıldızı Derek'tir ve bu film onu 80'lerin ilk büyük seks starlığına yükseltmiştir.

Genç bir kadın olan Bella trajik bir şekilde ölür. Ancak sıra dışı bir bilim insanı olan Dr. Godwin Baxter beynini, bir bebeğin beyni ile değiştirerek onu hayata döndürür. Bexter’ın koruması altında olan Bella, etrafındaki dünyayı keşfetmek için kendini keşfetme yolculuğuna çıkar. Bu sırada onun yolu, becerikli ve ahlaksız bir avukat olan Duncan Wedderburn ile kesişir ve ikisi kıtalar arası çılgın bir maceraya atılır.

Dünyayı tehlikelerden ve terörizmden temizlemek için çalışan Team America, bunun için yoluna ne çıkarsa çıksın durdurmaya, hatta yoketmeye hazırdır. Aslına bakarsanız Eyfel Kulesi de bu kahramanca(!) yıkımdan(!) nasibini alacak yerler arasındadır! Kahramanlarımız Kuzey Kore lideri Kim Jong Il'i bir barış konferansı düzenlemekten alıkoymak zorundadırlar. Zira şeytani lider, aslında dünyaya kitle imha silahlarıyla saldırmayı planlamaktadır. Hatta konferansı destekleyen Sean Penn, George Clooney gibi isimlerin başı çektiği Film Oyuncuları Derneği'ne de gününü göstermek gerekmektedir. Sarkastik çizgi dizi South Park'ın yaratıcıları Matt Stone ve Trey Parker, bu kez kuklaları kullanarak 60'ların kült dizisi Thunderbirds'ün estetiğini ve görkemli Hollywood aksiyon filmlerinin üslubunu alaycı bir şekilde harmanlıyorlar.

Mutlu Simsala ülkesinde yaşayan prenses Ella iki aşk arasında sıkışıp kalmıştır. Yakışıklı prens ve aşık olduğu saray aşçısı Rick arasında bir şeçim yapmak durumundadır. Bu zor duruma bir de Ella'nın üvey annesi Kraliçe Frida dahil olunca, Ella için işler iyice kötüye gider.

Kitap editörü Margaret, sınır dışı edilerek ülkesi Kanada'ya gönderilmesi gündeme gelince hemen aklını çalıştırır ve yıllardır çile çektirdiği ezik asistanı Andrew ile nişanlı olduğunu hükümet yetkililerine bildirir. Ancak asistanı, bu yalana ortak olmak için kendince bazı koşullar öne sürer. Zoraki çiftimiz, damat adayının ailesiyle tanışmak için Alaska'nın yolunu tutmak zorunda da kalacaktır. Büyük şehirde daima kontrollü bir kadın olan Margaret, orada karşılaşacağı birbirinden komik durumlar karşısında sudan çıkmış balığa döner.

Barbie, yaşadığı dünyanın koşullarına uymayan bir kadındır. Yaşadığı dünyanın "mükemmel kadın" imajına uzak olduğunu farkeden Barbie, yaşadığı fantastik dünyadan dışlanır ve kimsenin iletişim kurmak istemediği biri halini alır. Uyum sağlayabileceği bir dünya bulma umuduyla bizim yaşadığımız gerçek dünyaya bir yolculuğa çıkar. Bu yeni dünyada, onu kendi evinde dışlanmış kılan farklılıkları, onu özel kılan avantajlara dönüşür.

Mike Fallon (Scott Adkins) alanında bir numaralı bir kiralık katildir en önemli özelliği öldürdüğü insanları normal ölmüş gibi göstermektir. Yani öldürdüğü kimi kurbanı trafik kazası geçirmiş kimisi balkondan düşmüş kimisi intihar etmiş gibi göstermektir. Mike ; bu işi yaparken kız arkadaşı ölünce durumdan oldukça fazla şüphe duyacak ve bir şekilde düşmanları tarafından öldürüldüğünü düşünerek karşısına bir orduyu alacak şekilde savaş çıkartacaktır.

Şrek, oldukça korkutucu bir görünüme sahip, devasa, yeşil bir troldür. Yalnızlığın getirisiyle, hayatının geri kalanını beraber geçirebileceği, en az kendisi kadar çirkin bir yaratık bulmanın hevesindedir. Bir kahin, kehanetini açıklar. Şrek ile güzeller güzeli bir prenses olan Fiona arasında duygusal bir ilişki cereyan edecektir. Ancak Şrek ne kadar çirkinse Fiona bir o kadar güzeldir. Oldukça garip durumlar ve vaziyetler peyda olmak üzeredir.

Sevilen romandan uyarlanan Son Gün Doğumu, kronik hastalığı olan üniversite öğrencisi Ry'ın, annesiyle Mallorca'ya yaptığı yaz tatilini konu alıyor. Ry, beklenmedik bir şekilde Julián'a âşık olup anı yaşamaya başlasa da kötüleşen durumu ve uzun süredir saklanan aile sırları, yaz bitmeden her şeyi altüst edebilecek bir tehdit oluşturur.

Lise öğrencisi ve amigo kaptanı Jennifer, şeytani bir ruh taşımakta ve okulundaki erkekleri vahşice katletmektedir. Yakın arkadaşı Needy, Jennifer’ın içinde bir şeytan barındığını öğrendiğinde arkadaşını ve çevresini kurtarmaya çalışır. Fakat bununla uğraşırken Jennifer’ın kurbanlarının sadece erkekler mi olduğu sorusu da kafasını meşgul etmektedir.

Natasha Romanoff, geçmişiyle bağlantılı tehlikeli bir komplo ortaya çıktığında mazisinin daha karanlık kısımlarıyla yüzleşir. Natasha, onu yok etmek için hiçbir engel tanımayan bir güçten kaçarken, bir Yenilmez olmadan çok daha önce yaşadığı casusluk geçmişi ve yitip giden ilişkileri ile yüzleşmek zorunda kalır.

Artık tek vücutta yaşamaya alışmış Eddie Brock ile Venom, bu kez kendi dünyaları tarafından aranan birer kaçak durumundalar. Kaçışları sırasında, onları zor bir karar vermeye iten olaylar gelişiyor. Bu karar, Eddie ve Venom’un son dansının perdelerini kapatacak.

Yorkshire bozkırlarında geçen, tutkulu ve fırtınalı bir aşk hikayesi; Heathcliff ve Catherine Earnshaw arasındaki yoğun ve yıkıcı ilişkiyi konu alıyor.

17 yaşındaki Isabella, babası Charlie ile birlikte yaşamak üzere küçük bir kasaba olan Forks'a taşınır. Burada 108 yaşında bir vampir olup 17 yaşında görünen sınıf arkadaşı Edward ile tanışır. Edward'ın romantizmden uzak durmaya çalışmasına rağmen birbirlerine aşık olurlar. Kasabaya üç göçebe vampir geldiğinde Edward'ın ailesi, hayatı tehlikeye giren Isaella'yı kurtarmak için çalışırlar.

Tuhaf anılarla boğuşan Neo, kendisini tekrar Matrix'in içinde bulmasıyla kaynağa beklenmedik bir dönüş yapar.

Kırmızı filmi, annesinin sorumluluk sahibi minik kızı olmak ile ergenliğin karmaşası arasına kalan, kendine güvenen, 13 yaşındaki Mei Lee'yi bizlere tanıtıyor. Mei'nin baskıcı sayılabilecek kadar koruyucu annesi Ming, kızından asla uzaklaşmak istemez ki bu durum bir ergen için çok talihsizdir. İlgi alanlarındaki, ilişkilerindeki ve vücudundaki değişiklikler yetmezmiş gibi bir de ne zaman heyecanlansa (ki bu neredeyse her zaman olur) "puf" diye dev bir kırmızı pandaya dönüşür.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir