
Fausto Mata


Shakespeare´in klasik komedisinin bu çağdaş yorumunu sinemaya uyarlayan, televizyon ve sinema dünyasının en büyük, kült yönetmenlerinden Joss Whedon. Whedon´ın Buffy, Angel ve The Avengers gibi daha önceki projelerinden izleyicilere tanıdık gelecek birçok oyuncunun kadrosunda yer aldığı film ABD´de haziran ayında gösterime girecek. Özgün metne sadık kalarak sadece on iki günde çekilen bu karanlık, seksi ve kimi zaman absürd aşk hikâyesinin kahramanları, dünyanın en uyumsuz âşıkları Beatrice ve Benedick. Film Benedick ve arkadaşı Claudio´nun yurtdışındaki bir seferden zaferle dönüşüyle açılır. Sivri dilli Benedick, Claudio´ya aşk meseleleri hakkında takılıp durur. Benedick aşkı küçümsemektedir, tıpkı yıllardır düşmanı bildiği Beatrice gibi. Gözünü aşk bürümüş Claudio evlenmeye karar vermişken Benedick ile Beatrice de "tatlı savaş"larını hakaretlerle sürdürür...

While her free-living bestie urges her to embrace singlehood, a commitment-craving social media expert can't stop following the life of a former love.

A former idealistic leader turned corrupt politician is cursed by his grandmother on the eve of the presidential election, forcing him to be honest. Can he win without lies and what will be the conditions?

Airplane’in yaratıcılarından şeytani bir komedi! Sam Stone (Danny DeVito) kalpsiz bir milyonerdir. Peki ama nasıl? Cazgır karısı Barbara (Bete Midler) beceriksiz fidye avcıları (Judge Reinhold, Helen Slater) tarafından kaçırıldığında Sam’in gözyaşları üzüntüden değil sevinçtendir. Üstelik fidye ödemeyi de reddeder. Fidyeciler bu cazgır mirasçıyı öldürmekle tehdit ettiğinde Sam için yapacak tek bir şey kalmıştır o da kutlama yapmak! KARIMI KAÇIRDILAR Acımasız … Acayip …1986 yılının en iyi gişe yapan filmlerinden biri!

A commitment-phobic 27-year old’s relationship is put to the test when she and her boyfriend attend 7 weddings in the same year.

Sundance Film Festivali’nde 2005 yılında olay yaratan bağımsız bir yapım.Beverly Hills ‘te yaşayan 15 yaşındaki aktris Kimberly, iki arkadaşını sanat tarihi öğretmeniyle cinsel ilişkiye girmeleri konusunda ikna eder. Bununla da kalmaz gazeteci Emily’yi de bu durumun herkes tarafından duyulmasını sağlaması için etkisi altına alır.Zekânın nelere sebep olabileceğini, melek yüzün ardındaki karakterin durumu akıcı bir biçimde anlatıyor bize yönetmen Siega.

Michael Dorsey, New York'ta yasayan işsiz bir oyuncudur. Bir taraftan oyunculuk dersleri veriyor bir taraftan da filmlerde, tiyatrolarda rol almak icin denemelere gidiyor. Fakat bir turlu istedigi rolleri alamiyor, ya çok kısa buluyorlar kendisini, ya baska birini dusunuyoruz diyorlar v.s. Birgun yakin arkadasi Sandy ile televizyonda yayinlanan bir pembe dizi için prova yapiyorlar. Sandy'e destek olmak icin onunla beraber gidiyor ve kaderin cilvesiyle sonradan rolu kendisi alıyor. Tabii Michael Dorsey olarak değil ama Dorothy Michaels olarak. Bunu yaparken de söylediği sadece arkadaşi Jeff (Bill Murray) ile beraber hazirladikları tiyatro oyunu için gerekli parayı kazanmak. Bundan sonra Michael, ikili bir hayat sürmeye başlıyor. Aynı dizide rol alan Julie (Jessica Lange) ile tanişmasi işleri iyice kariştiriyor. Çünku Michael Julie'ye aşık oluyor.

Sayı Sayabilen Yetişkinler İçin Baştan Çıkarıcı ve Zevkli Komedi.. Blake Edwards'ın "10"u, toplumsal kurallar, manevi değerler ve orta yaş krizi ile ilgili muzır bir komedi... Her türlü ruh halini içinde barındıran "10" bazen seksi, bazen düşündürücü, bazen ise abartılı ama her zaman hedefte. Hedef 42 yaşında, her şeye sahip, ve düğünü sırasında gözüne ilişen güzel bir kadın (Bo Derek) için her şeyi bir kenara atabilecek besteci George Webber (Dudley Moore). Moore "10" ile, izleyicilerin favorisi haline geldi ve çok tutulan komedi filmleri serisine başladı (Arthur, Micki and Maude). George'un sabırlı kız arkadaşını canlandıran Julie Andrews, uzun bir aradan sonra bu filmle sinemaya döndü ve üç yıl sonra ateşi ve yaratıcılığı ile başka bir Blake Edwards filmi "Victor/Victoria" da rol aldı. Birçok kişiye göre "10"un en ateşli ve kalıcı yıldızı Derek'tir ve bu film onu 80'lerin ilk büyük seks starlığına yükseltmiştir.

Medyumlarla ilgili kitap yazan Charles ile komşusu "emekli medyum" Madam Arcati’nin öyküsü. Araya yazarın ikinci eşi girince işler karışacak.

Boşanma sürecinde yazarlık kariyeri de çıkmaza giren bir adam, emekli bir seri katille beklenmedik bir dostluk kurar. Bu tuhaf ilişki, adamın hayatını ve yazarlığını tamamen değiştirir. Seri katil, gündüzleri onun evlilik sorunlarına akıl hocalığı yaparken, geceleri ise yazarın yeni kitabındaki cinayet sahneleri için ilham kaynağı olur.

Panik atak sorunu yaşayan mafya patronu Paul Viti (Robert De Niro) hiç olmadık yerlerde ağlama krizlerine girer. Bir gün psikiyatr Dr. Ben Sobel (Billy Crystal) Paul'un arabasına çarpar; iyi olacak hastanın doktor ayağına gelmiştir.

Yurtdışından kaçak olarak değerli taşlar getiren Diana taşların peşinde olan katillerden kaçarken bir otoparkta karısı tarafından aldatılan ve iyi kalpli bir adam olan Ed ile tesadüfen karşılaşır ve bu iyi kalpli adamın ona yardım etmesiyle birlikle olaylar gelişir.

McCool's adlı barda sıradan bir akşamdır. Bar, kapılarını kapatmaya hazırlanırken içeride üç kişi kalmıştır. Bir davayı araştırmak için orada bulunan özel polis Dehling, barın işletmeciliğini yapan Randy ve Carl isimli bir müdavimden oluşan bu grup, nereden ve nasıl geldiği anlaşılmayan bir güzellik karşısında büyülenir. Jewel isimli son derece baştan çıkarıcı ve alımlı bir kadın, bara adımını attığı an dikkatleri üzerine çeker. Kısa süre içerisinde bu üç erkeğe de hayatlarını değiştirecek anlar yaşatır. Filmin bundan sonraki kısmı ise her bir erkeğin kendi dilinden dökülen sözcüklerle bu farklı deneyimi anlatmasıyla devam eder. Ortadaki tek soru ise gizemini korumaya devam eder. Jewel neden oradadır?


İki Amerikalı kız kardeşin Paris'in duyarlı ve çekici atmosferinde kendilerini kaybetmeleriyle, kültürler ve tutkuların birbirine karıştığı bir ahlak ve görgü kuralları komedisi ortaya çıkar. Isabel (Kate Hudson) hamile üvey kız kardeşine (Naomi Watts) yardımcı olmak için Paris'e doğru yola çıkar, şehre vardığında ise kocasının (Poupaud) onu terk ettiğini öğrenir. Kendilerini melankoliye terk etmemeye karar veren kız kardeşler, Paris sosyal hayatına hızlı bir giriş yaparlar, böylece kültürler arası tatlı romantizm ve pembe renkli ilişkiler başlar. Le Divorce, iki kültür arasında ahlak, seks, yemek, moda ve hayatın kendisi üzerine olan farklılıkların zengin karmaşıklığını gözler önüne seren güzel kahramanlar Isabel ve Roseanne' in zevkli hikayesi.

New York Times çoksatan romanı Aşk Hipotezi'nden uyarlanan film, doktora öğrencisi Olive'ın, bölümünün en korkulan profesörü Adam Carlsen'ı ani bir dürtüyle öpmesiyle başlayan hikâyesini konu alıyor. İkisinin de ihtiyaç duyduğu sahte ilişki, zamanla kimyalarını sınayan ve belki de aşkın formülünü ortaya çıkarabilecek bir deneye dönüşüyor.

Navarre ile Isabau, Isabau'ya uymutsuzca bir aşk ile bağlanan başrahibin 'karanlık güçlerle' anlaşarak okuduğu bir lanet ile bağlanmış durumda: Navarre geceleri kurda dönüşürken, Isabau gündüzleri bir şahine dönüşüyor. Navarre lanetin kalkması için başrahibi öldürmek gerektiğini düşünür. Ve bu amacında yardımcı olabilecek olan 'Fare' Gaston'u hapisten kaçtığı için kovalayan askerlerden kurtarır.

Andy, eski akıl hocası ve Sihir Kampın sahibi Roy Preston'ın ısrarı üzerine, kariyerini yeniden canlandırmak umuduyla gençliğinin kampına geri döner. Bunun yerine, bir grup çaylak sihirbazdan ilham alıyor.

Dönemin özellikle tasarımıyla öne çıkan otomobillerinden olan bir DeLoran'ın içine gizlenmiş icat, Marty'i yanlışlıkla 50'lere geri götürür. Sorumsuz delikanlı bu gösterişsiz Amerikan kasabasında bir kazaya yol açar ve müstakbel anne ve babasının tanışmasına engel olur. Böylece kendisi de hiç doğmamış olacağı için bu durumu düzeltmesi gerekmektedir. Ama hayat sandığından daha karmaşıktır ve sorumluluk kelimesinin anlamını öğrenmek zorundadır.

Genç bir kadın olan Bella trajik bir şekilde ölür. Ancak sıra dışı bir bilim insanı olan Dr. Godwin Baxter beynini, bir bebeğin beyni ile değiştirerek onu hayata döndürür. Bexter’ın koruması altında olan Bella, etrafındaki dünyayı keşfetmek için kendini keşfetme yolculuğuna çıkar. Bu sırada onun yolu, becerikli ve ahlaksız bir avukat olan Duncan Wedderburn ile kesişir ve ikisi kıtalar arası çılgın bir maceraya atılır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir