
Glenn Ford
John Ripley


Glenn Ford
John Ripley

Lee Remick
Kelly Sherwood

Stefanie Powers
Toby Sherwood

Roy Poole
Brad

Ned Glass
Popcorn
Anita Loo
Lisa Soong

Patricia Huston
Nancy Ashton

Gilbert Green
Special Agent

Clifton James
Capt. Moreno
Al Avalon
Man Who Picks Up Kelly

William Bryant
Chuck
Dick Crockett
FBI Agent #1
James Lanphier
Landlord

Ross Martin
Red Lynch
Joanne Bahris
Tourist at Fishermans Wharf (uncredited)

He’s a Wardriver: a hacker who steals from banks, not people—until he’s noticed. Now the money turns violent, and the woman caught in it could save him or kill them both.

Jordan, 911 Acil yardım hattında santral görevlisi olarak çalışan bir kadındır. Bir gün merkezi arayan genç bir kız sesi evine zorla giren biri olduğunu ve hayatının tehlikede olduğunu söyler. Jordan ekipler evi tespit edip, kızı kurtarıncaya kadar, telefonda katili oyalamaya ve ikna etmeye çalışan Jordan başarısız olur. Genç kız ölür; dahası birbirini takip eden olayların bir seri katil işi olduğu ortaya çıkar. Bu arada Jordan'ın psikolojisi de altüst olmuştur. Aradan zaman geçer ve 911'e "Kaçırıldım, lütfen beni kurtarın!" diyen başka bir yardım çağrısı gelir. Çağrıyı devralan Jordan kızı sağ salim kurtarmak için elinden gelen her şeyi yapmaya kararlıdır. Televizyondaki gerilim türündeki işleriyle tanıdığımız Brad Anderson'ın yönetmenliğini üstlendiği filmin başrolünde Oscar ödüllü oyuncu Halle Berry yer alıyor...

Without the security of the job he wants or the future he dreamed of, Paul Dynan plans the perfect crime to help his struggling family – abduct the socialite children of three wealthy men and collect a ransom of $3-million dollars. Over the course of one long night, Paul and his accomplices hold the rich kids hostage awaiting the ransom with little idea of the secrets that will surface between the fathers when they are forced to choose between their children and their money.

Mutlu bir aile yaşantısı sergileyen Will ile Karen için tüm hayatlarını değiştirecek, mutluluklarını alt üst edecek bir olay meydana gelir. Will ile Karen başka bir şehirde tuzağa düşürülürler ve acımasız hırsızlar onların küçük kızını da kaçırdıklarını söylerler. Bu kaçırma olayı aslında, Joe Hickley adındaki bir suçlu tarafından planlanmış ve zengin ailelerden para sızdırma bahanesiyle yapılan bir planın parçasıdır. İnanılmaz plan ilerledikçe, birbirlerinden ayrı şehirlerde bulunan Will ile karısı Karen da dayanma güçlerinin limitine kadar zorlanarak biricik kızlarını kurtarmak için olağanüstü bir çaba sarf etmeye başlarlar. Bu korkunç mücadelenin içine ne için çekildiklerini ilerde anlayacaklardır..

Polis San Pedro'da patlayan bir tekneyi araştırdığında 27 ceset ve 91 milyon dolarlık uyuşturucu parası bulur. Olaydan kurtulan iki kişi, yanıklarla dolu vücuduyla korkmuş bir Macar terörist ve Verbal Kint adında bir tetikçidir. Polisteki sorgusunda Kint, 6 hafta öncesinden başlayarak olayları anlatır.

Zodiac, San Fransisco körfez bölgesini dehşete boğmuş ve onlarca yıl boyunca şifreleri ve mektuplarıyla dört ayrı yargı bölgesinin yetkilileriyle alay etmiş bir seri katilin gerçek hikâyesine dayanan bir gerilim filmi. Bir avcıyı avlamak dört adam için bir saplantı hâlini alır; bu öyle bir saplantıdır ki onları eski hâllerinin birer hayaletine dönüştürür, yaşamları katilin bıraktığı sonu gelmeyen ipuçlarıyla bir kurulup bir yıkılır.

Giannaris, Eve Dönerken’i 1999’da Kuzey Yunanistan’da yaşanmış gerçek bir olaydan kurgulamış. Arnavutluk kökenli bir adam şehirlerarası bir yolcu otobüsünü rehin alır ve yolcuları bırakmak için 500.000 Euro fidye ister.Elinde otomatik bir silah ve el bombası bulunan adamın para dışında istediği bir şey daha vardır: sorunsuz olarak Arnavutluk’a geçişinin sağlanması. Kısa zamanda polis tarafından kuşatılan otobüste ölüm kalım pazarlığı başlar. Başlarda sert görünmeye çalışan eylemci kısa süre sonra yumuşar ve yedi kişi hariç otobüsteki tüm rehineleri serbest bırakır. Eve Dönerken’de Giannaris Amerikan aksiyon filmlerini aratmayacak bir tema yakalamış. Tansiyon her ne kadar Hollywood gerilimlerindeki kadar yüksek olmasa da özellikle diyaloglar, Yunan-Arnavutluk ilişkilerini ve insan doğasını oldukça iyi yansıtıyor.

Kör bir eski kayakçı olan Sophie kedi bakıcılığı yapmak için tenha bir malikanede bulunduğu sırada, üç hırsız evdeki gizli kasayı ele geçirmek için eve girerler. Sophie'nin tek savunması eski bir asker olan Kelly'dir. Kelly, Sophie'nin işgalcilere karşı kendini savunmasına ve hayatta kalmasına yardım eder.

Bir zamanların beyzbol yıldızı Hank Thompson, sakin bir hayat sürerken, komşusunun kedisine bakmayı kabul etmesiyle kendini suçlularla dolu tehlikeli bir ağın ortasında bulur. Neden hedef alındığını bilmeden hayatta kalmaya çalışan Hank, geçmişin tozlu becerilerini gün yüzüne çıkarmak zorunda kalır.

Meg Altman kocasından yeni boşanmış orta yaşlı bir kadındır. 11 yaşındaki kızı ile birlikte Manhattan'daki görkemli bir eve taşınırlar. İçinde asansörü de bulunan bu üç katlı muhteşem evin en önemli özelliklerinden biri, panik odası olarak nitelendirilen bir odaya sahip olmasıdır.

Başarılı bir psikiatristin kızı kaçırılır. Kaçıranlarla bağlantı kurduğunda, imkansıza yakın bir talepleri olduğunu anlar psikiatrist: Gizli bir kodu bilen katatonik bir genç kadın vardır. Psikiatristten istenen, bir anlamda onun zihnine girerek, hatırlayamadığı bu şifreyi ona hatırlatmasıdır. Kızını kurtarmak için mesleki becerisini devreye sokan psikiatrist rolündeki Michael Douglas'ın oyun gücüyle dikkat çeken, gerilimli bir yapım...

Polis tarafından izlenen Jonathan Cooper, Kraliyet Tiyatro Akademisi'nde ümit vaad eden bir oyuncu öğrenci olan eski sevgilisi Eve Gill'in evine sığınıyor. Suç mahallinden kaçarken görülen Cooper, masum olduğunu iddia ediyor. Aktris Charlotte Inwood'un kocasının ölümünün üstüne yıkılmaya çalışıldığı, bunda da kadına olan tutkusundan yararlanıldığı konusunda ısrar ediyor. Eve, Jonathan'ın öyküsüne inanıyor ama polisin ona inanmayacağının da farkına varıyor; bu yüzden dedektifi oynamaya karar veriyor. Hizmetçi kılığına giriyor, Charlotte'nin güvenini kazanıyor ve gerçek bir dedektifin, müfettiş Wilfred Smith'in yardımıyla, Charlotte'nin katil olduğunu neredeyse kanıtlıyor.

Thief Duke Anderson—just released from ten years in jail—takes up with his old girlfriend in her posh apartment block, and makes plans to rob the entire building. What he doesn't know is that his every move is being recorded on audio and video, although he is not the subject of any surveillance.

Shaun Russell iki çocuğuna bakmakta olan bir annedir. Çocuklarını her şeyden çok seven annenin hayatı bir gün evine zorla girilmesi ile kökünden değişir. Hayatının en büyük kabusu gerçek olmuştur ve çocukları tehlikededir. Rehin olarak alınan 2 çocuğu Jasmine ve Glover'ı kurtarmak için her şeyi göze almaya hazır olan Shaun'un tek kişilik kurtarma operasyonu oldukça tehlikelidir. Ancak hiçbir güvenlik önlemi, tuzak ya da saldırgan, çocuklarını kurtarmaya ant içen kararlı bir annenin önünde duramayacaktır...

Alex Cross, Washington polis departmanında görevli bir dedektif ve mahkeme psikologudur ve yakın zamanda iki fahişe ve bir çocuğun vahşice öldürülmesi davasını araştırmaktadır. Sonrasında prestijli bir özel okulda öğretmenlik yapan Gary Soneji'nin Maggie Rose Dunne adlı öğrenciyi kaçırması gündeme bomba gibi düşer. Maggie Rose, önemli bir senatörün kızıdır ve kendisini kaçıran öğretmen, Alex Cross'la iletişime geçmiş ve böylece Cross'u da davaya dahil etmiştir. Alex Cross, başlarda iki zengin şımarık çocuğun kaçırılmasını diğer davasından daha önemsiz bulsa da zamanla bu durumun son derece tehlikeli ve kilit bir yapıya büründüğünü fark eder.

Saatli bomba gibi patlamaya hazır, uykusuzluk çeken bir adam ile tekinsiz bir sabun satıcısı; ilkel erkek saldırganlığını şok edici yeni bir terapi yöntemine dönüştürür. Kurdukları bu fikir hızla yayılır ve her şehirde yeraltı "dövüş kulüpleri" kurulmaya başlar ta ki egzantrik biri yollarına çıkıp yok oluşa doğru giden, kontrolden çıkmış bir sarmalı tetikleyene kadar.

Kült klasiği filmde Ewan McGregor, eroini ve ‘kötü arkadaş’ları ardında bırakmak isteyen Mark Renton’u oynuyor. Renton, zor da olsa (akıllardan silinmeyecek bir sahne sonunda) temizlenir ve Londra’ya gider. Ama geçmişten kurtulmak o kadar kolay değildir, hele eski arkadaşları kapısında bitiverirse!

Bruce Willis, Los Angeles'a Noel tatilini ayrı olduğu karısıyla geçirmeye gelen New York şehri polisi dedektif John McClane'i oynuyor. Fakat McClane, karısının düzenlediği ofisteki partinin başlamasını beklerken teröristler, binanın kontrolünü ele geçirir. Teröristlerin lideri Hans Gruber ve onun zalim yardakçısı, rehineleri bir araya toplarken McClane kimseye görünmeden kaçar. Yanında yanlızca bir silahı ve cesareti olan McClane, tek kişilik savaşını başlatır.

Çok iyi bir polis dedektifi olan Jack (S. L. Jackson) bir arkadaşına yardım etmek için, onun aramakta olduğu evden kaçan bir genci, son görüldüğü Türk caddesindeki apartmanda oturanlara sormaya başlar. Uğradığı evlerden birindeki yaşlı çift onu içeri davet eder ve silah zoruyla onu sandalyeye bağlayarak adeta esir alırlar. Son derece sevimli görünen bu çiftin yaptıklarına bir türlü anlam veremeyen tecrübeli dedektif, kısa bir müddet sonra müthiş bir planlarla bir banka soymak üzere olduklarını anlar.

İngiltere'ye yeni dönen bir kadın, daha ilk günün arifesinde küçük kızını kaybeder. arama tarama çalışmaları fayda vermeyince olaya polis de dahil olur. ancak sorun şudur ki kimse kadının yanında bir kız çocuğu görmemiştir. böylece insanların aklında yavaş yavaş böyle bir kız çocuğu gerçekten var mıydı şüphesi uyanmaya başlar... Hem Otto Preminger hem de eleştirmenler tarafından önemsiz bir film olarak kabul edilmiştir. Ama bir kült klasiği olmayı başarmıştır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir