Enron: Odadaki Hoş Adamlar (2005)
Fortune dergisi yazarlarından Bethany Mclean ve Peter Elkind' in aynı adlı kitabından uyarlanmış olan film Enron' u bir insanlık trajedisi odaklı inceliyor.

Things are busy at the Paris hospital where young psychiatrist Jamal and his colleagues work. The place is run down, the staff are exhausted, budgets are constantly being slashed. You know the story, but you’ve rarely seen it conveyed as engagingly as in ‘On the Edge’, which employs a handheld camera and meaningful, artistic interventions to observe the daily routine at the psychiatric ward. The deeply sympathetic Jamal is an everyday hero with an exemplary, humanistic disposition, for whom the most important prerequisites for mental health – and for a healthy society in general – are good relationships with other people. He puts his philosophy into practice by listening patiently, giving good advice and organising theatre exercises based on Molière. Realism and idealism, however, are in balance for the young doctor, at least as long as the institutional framework holds up.

Fortune dergisi yazarlarından Bethany Mclean ve Peter Elkind' in aynı adlı kitabından uyarlanmış olan film Enron' u bir insanlık trajedisi odaklı inceliyor.

Human bize, insanoğlunun derinliklerine inme fırsatını sunarken, dünyamıza dair görüntü ve hikâyelerle iki kanatlı bir tablo çizer. Kin ve şiddetle olduğu kadar aşk ve mutluluk aracılığıyla da Human, bizleri başkalarıyla karşı karşıya getirirken kendi hayatlarımıza da götürür. En basit günlük hikâyelerden en ilginç masalsı hayatlara kadar değinerek, bizlerin aslında kimler olduğumuza, karanlık yanlarımız olduğu kadar güzel ve evrensel bir yanımızın da olabildiğine ışık tutar. Yeryüzünü, yani bizim Dünyamızın, belki de hiç görülmemiş en güzel yerlerine ait havadan görüntüleri ve opera tarzındaki müzikler eşliğinde dünyanın güzelliklerine tanıklık etme ve soluklanma fırsatı sunar. Human, insan koşullarına sıkı sıkıya bağlanmamızı ve varoluş sebebimizin ne olduğunun yansıtılmasını sağlayan bir film.

Diyalogsuz ve görsel anlatımıyla ön plana çıkan belgesel niteliğinde bir film olup, insanlık, doğa ve medeniyet arasındaki ilişkiyi keşfeder. Dünya genelinde 6 kıtada, 24 farklı ülkede çekilmiştir. Baraka kelimesi Arapça kökenli olup "nefes", "hayat gücü" veya "bereket" anlamına gelir. İnsanlığın doğa ile olan bağını, modern dünyanın getirdiği değişimleri ve insanın kendine verdiği zararları gözler önüne seren bir sanat eseri olarak kabul edilir. Herhangi bir anlatıcı veya diyalog kullanmadan, yalnızca görüntüler ve müzik aracılığıyla derin bir hikâye anlatır. Doğanın saf güzelliği ile insan eliyle yaratılan kaos arasındaki karşıtlığı vurgulayan film, izleyiciye düşündürücü bir deneyim sunar. Her sahnesi ustalıkla çekilmiş olan Baraka, sinematografi açısından büyüleyici bir başyapıttır ve insanlık tarihine dair güçlü bir mesaj vermektedir: Doğa ile uyum içinde yaşamayı unutan bir medeniyet, kendi kendini yok etmeye mahkumdur.

In the past 40 years, the War on Drugs has accounted for 45 million arrests, made America the world's largest jailer, and destroyed impoverished communities at home and abroad. Yet drugs are cheaper, purer, and more available today than ever. Where did we go wrong?

Employing methods of direct cinema–observation, limited stylization, and non-intervention–this stark look into the State Prison for the Criminally Insane in Bridgewater, Massachusetts shows its denizens, who were often kept in barren cells and infrequently bathed, forced to strip naked publicly, force feeding, and the indifference and bullying by many of the hospital's staff.

Her rise was a global phenomenon. Her downfall was a cruel national sport. People close to Britney Spears and lawyers tied to her conservatorship now reassess her career as she battles her father in court over who should control her life.

Multi-milyarlık teknoloji şirketi Theranos’un ve kurucusu Elizabeth Holmes’un hikayesi. Holmes, kendi servetini yaratmış en genç kadın milyarderken bir anda şirketini batıran bir dolandırıcıya dönüşür.

Gezegenimizin geçmişine yönelik bir keşif, insanlığın geleceğine dair bir arayış. Terrence Malick, yıldızların ve galaksilerin kökenlerini araştırırken, yeryüzünde yaşamın başlangıcına ve farklı türlerin geçirdiği evrime kadar uzanan bir yolculuğa çıkarıyor bizi.

The Bridge is a controversial documentary that shows people jumping to their death from the Golden Gate Bridge in San Francisco - the world's most popular suicide destination. Interviews with the victims' loved ones describe their lives and mental health.

Spurlock, fast food'un insanlar üzerindeki etkisini görebilmek için, günde 3 öğün sadece ve sadece McDonal's'larda beslenmeye başlar. Yiyebileceği ve içebileceği şeyler sadece McDonald's menüsündekilerle sınırlıdır. 1 ay boyunca bu diyeti uygulayan Spurlock, kısa zamanda fiziksel ve psikolojik olarak etkilenmeye başlar. Daha ikinci haftada tüm sağlığı bozulan Spurlock, doktorların tabiriyle ölümle yüzyüze gelme tehlikesi altındadır. Belgesel türündeki film, Amerikan beslenme kültürüne, şişmanlığın kaynağına ve yaşam tarzlarına cesur bir bakış sergiliyor.

11 Eylül 2001 olaylarını, o tarihî günün önemli an ve kararlarını kişisel olarak detaylandıran Başkan Bush ve en yakın danışmanlarının gözünden deneyimleyin.

SICKO, çılgın, çoğu zaman acımasız ve her zaman kâr amaçlı Amerikan Sağlık Sistemini gözler önüne seren bir portredir. Günlük yaşamda insanıların tıbbi bakımla ilgili karşılaştıkları sıra dışı ve üzücü olayları anlatmaktadır. Akademi Ödüllü yapımcı Michael Moore'un yeni filmi SICKO, Amerikan vatandaşlarına "Bizim sorunumuz nedir?" diye soruyor. Moore, Amerika'daki sağlık sisteminin dünyada en çok harcamanın yapılmasına rağmen diğer gelişmiş ülkeler arasında alt sıralarda olduğunu gösteriyor. Moore cevapları insanların parasız tıbbi bakım aldıkları Kanada, İngiltere ve Fransa'da arıyor. Sonunda Moore 9/11 kurtarma çalışmalarında yer almış, hastalanmış ve evlerinde tedavi olamayan kahramanlardan bir grup toplayıp onları hiç beklenmedik bir yere götürüyor, üstelik dünyanın en zengin ülkesinde göremeyecekleri bir bakım almalarını sağlıyor.

Efsanevi gazeteci Gay Talese, konuklarını onlarca yıl gizlice izleyen bir motel sahibinin maskesini düşürdüğünde bomba etkisi yapan hikâye hızla bir skandala dönüşür.

Bambi, erkek bir karacanın doğumundan çocukluğuna, annesini kaybetmesine, bir eş bulmasına, babasından öğrendiği derslere ve ormandaki insan avcılarının oluşturduğu tehlikeler hakkında edindiği deneyime kadar tüm yaşamını konu alır.

Eyalet Akıl Hastanesi'nde kısa bir tatil kulağa pek de kötü gelmiyor, öyle değil mi? Randle P. McMurphy, damarlarında kan yerine elektrik dolaşan, ağzı çok iyi laf yapan özgür ruhlu bir mahkumdur. McMurphy, deli numarası yaparak kendisini "kaçıklar" olarak nitelediği adamların yanına aldırır. Hemen ardından, onun bulaşıcı düzensizlik sevdası, yeni geldiği yerdeki uyuşturucu rutinle karşı karşıya gelir. McMurphy, Dünya Kupası maçları oynanırken yeni arkadaşlarının yatıştırıcı ilaçlara boğulmuş bir şekilde ortalıkta bornozlarla dolaşmasına dayanamaz.

Amerikan Marşal'ı Teddy Daniels, (DiCaprio) Shutter Island’daki cani delilerin bulunduğu akıl hastanesine geldiğinde, rutin bir soruşturma şeytani bir nitelik kazanır. Soruşturma ilerledikçe, Teddy adaya dair çok daha şaşırtıcı ve çok daha korkutucu gerçeklerle karşılaşır ve bazı yerlerin insanın peşini hiç bırakmadığını öğrenir.

İki sevimli kız kardeş olan Satsuke ve Mei, babaları ile birlikte hastanede yatan annelerine daha yakın olabilmek için hastanenin yakınındaki bir köy evine taşınırlar. Yeni evlerine alışmaya çalışırlarken inanılmaz bir gerçeğin farkına varırlar. Evlerinin yakınındaki ormanda Totoro isminde, son derece sevimli ve büyülü yaratıklar yaşamaktadır. Bu sevimli yaratıklarla kısa zamanda arkadaş olan Satsuke ve Mei için şehrin telaşından uzakta yepyeni büyülü bir dünyanın kapıları açılacaktır. Yaz zamanının kaygısızlığı üzerine kurulmuş bir aile filmi olarak tasarlanan Komşum Totoro ile Miyazaki'nin unutulmaz karakterleriyle zenginleştirilmiş hayalgücü ve arkadaşlığın bir masalını yaratıyor. Çocukluğun perimasalı dünyasının ve yokolan kırsal alanların yasını tutuyor...

Will Traynor zengin, başarılı, yakışıklı, yaşamayı seven ve istediği her şeye sahip olan genç bir adamdır. Ancak talihsiz bir motosiklet kazası sonrası felç kalınca yaşama hevesini kaybetmiş, ölmeyi düşünmeye başlamıştır. Louisa Clark ise bir kafede garsonluk yapan, hayatta fazla bir başarısı ve beklentisi olmayan, her daim ablasının gölgesinde kalmış bir kadındır. Lou kafedeki işini kaybedince yeni bir iş aramaya başlar ve Will'in bakıcısı olarak çalışmaya işe alınır. Son derece kültürlü ve donanımlı biri olan Will, Louisa'yı önce küçümsese de genç kadının varlığı ona yaşama sevinci vermeye başlar. Aralarında kurulan bu arkadaşlık ve yakınlık, ikisini de çok değiştirecektir.

Ölümcül bir virüs tüm dünyayı tehdit etmektedir. 1996'da 5 milyar kişinin ölümüne neden olan bu virüs, 2035'te dünya nüfusunun yalnızca %1'ini hayatta bırakmıştır. Bu virüsün etkilerinden korunabilmek için insanlar yer altında koloniler kurarak yaşamaya başlar.Bu virüsün üstesinden gelebilmek için mahkumlardan James Cole, zaman makinesiyle geçmişe gönderilir. Yanlışlıkla 1990 yılına gönderilen Cole, bilimadamları için virüs hakkında araştırma yapar.Daha sonra zaman yolculuğunu sürdüren Cole, 1996'da akıl hastanesine alınır. Burada Dr. Kathryn Railly ile tanışan Cole, onu içinde bulundukları duruma inandırmaya başlar.

Birinci Dünya Savaşı’nda oğlunu kaybeden kör bir saatçi tren istasyonuna yaptığı bir saati geri işlenmesi üzerine kurar, gidenler belki geri döner düşüncesiyle...Bu saat bir mucizeye sebep olur ve 1918’de savaşın bittiği gün doğan Benjamin Button’un hayat saati tersine işler. O 80’lerinde bir yaşlı olarak doğmuştur ve hayatı bir bebekliğinin ulaşabileceği ilk evresinde son bulacaktır.Benjamin tersine giden gelişmesinde ortama ayak uydurmaya çalışırken daha küçük yaşlarda bir kıza aşık olur. İlk önceleri kendi yaşlı görüntüsünden dolayı ondan uzak kalmaya çalışırken yaşları birbirlerini yakaladığında mutluluğu bulur ama ikisinin de daha gideceği yol vardır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir