
Robert Duvall
Red

Eski toprak Robert Duvall'ı iflah olmaz, alemci bir Texas ranger suretinde gördüğümüz film, Meksika sınırının çorak arazilerinde harlanan bir başka Hangover hadisesi olarak pekala kabul edilebilir. Kabaca çığrından çıkan bir alem ertesinde, çorak arazide silahların konuştuğu bir kovalamacayı ön plana alan bu modern western örneği, yönetmen Aragon'un kendi ülkesi sınırları dışında çektiği ilk yapım olma özelliği taşıyor...

Robert Duvall
Red

Jeremy Irvine
Gally

Angie Cepeda
Patty Wafers

Luis Tosar
Panamá

Joaquín Cosío
Cholo
Rene Rhi
Driver
Eric A. Williams
Ramond

Sonny Carl Davis
Augie the Heckler

Javier Gutiérrez
Booster

Jim Parrack
Moon

James Landry Hébert
J.T.

Michael Ray Escamilla
Hector

Abraham Benrubi
Big Roscoe Hammil

C.K. McFarland
Inez Claypeck

Renée Victor
Josefina Nelly

Frank yakın zamanda eşini kaybetmiş ve çocuklarıyla yalnız kalmış bir aile babasıdır. Bu yalnızlığın ve yaptığı yanlışların ardından çocuklarının aileden bir bir kopmasına seyirci kalan Frank, aradan geçen yılların sonunda ailesini tekrar bir araya toplamak için bir yolculuğa çıkar.

15 yaşındaki Tyson ilk kez devlet okuluna gittiğinde hayatı sonsuza dek değişir. Tyson, şampiyon maraton koşucusu Aklilu ile arkadaş olur. Otizminin kendisini engellemesine asla izin vermeyen Tyson, babasının onayını kazanma umuduyla ilk maratonunu koşmaya kararlıdır. Beklenmedik bir arkadaşının ve ebeveynlerinin yardımıyla; kendine olan inancı ve ilk adımı atma cesareti ile her şeyin mümkün olduğunu öğrenir.

Parlak bir geleceği olan genç bir adam, neredeyse ölümcül bir kaza geçirir ve beklenmedik bir hayvan arkadaşının yardımıyla yeni hayatını yeniden yaratır.

Karısının küllerini tanıştıkları yere götürmek için yolculuğa çıkan bir adamın hikayesini konu ediyor. Yaşlı bir adam olan Tom, karısının vefatının ardından onun küllerini tanıştıkları Land's End'e götürmeye karar verir.

Tom and Mae Garvey are a Tennessee farming couple battling violent floods to save their land. In addition to natural disasters, the Garveys fight to stop a selfish land developer and a local corporation from foreclosing on their farm. While Mae stays at home to care for their children and tend to the crops, Tom finds work as a scab at a steel mill to preserve his family's property.

Alexis Winston şampiyon bir patenci olmayı düşleyen genç bir kızdır. Pratik yaparken Alexis bir kaza geçirir ve görme gücünü kaybeder. Bu onun hayallerini alt üst etmiştir. Kendisi için üzülürken birden karşısına genç ve yakışıklı Nick çıkar ve Alexis’e hayallerini gerçekleştirmesi için yardım eder.

Spor yazarı Erik, evsiz bir adam olan Champ'i sokaklardan kurtarmaya karar verir. Ancak bu kararırın ardında Champ'in kim olduğuna dair gizi ortaya çıkarmak vardır. Erik bunun gizli kalamayacak bir sır olduğunu ve Champ'in öldüğüne inanılan efsanevi boksör olduğunu düşünmektedir. Champ'in efsanesini diriltirken, onun bireysel macerasında babası ile olan ilişkisinin önemini anlayacaktır. Champ'in yaşamıyla ilgili gerçeklere daldıkça, kendi yaşamında geri plana attığı, yüzleşmekten korktuğu ilişkiler ortaya çıkacaktır. Erik kendi yaşamı ve ailesiyle olan ilişkisini gözden geçirecek ve uzun zamandır hiç yapmadığı bir şekilde kendisiyle yüzleşecektir.

Yanlış yerde yanlış zamanda bulunduğu için yirmi yıl hapis yatan 38 yaşındaki Chris, eski lise öğretmeni Carol’ın bitmek tükenmez uğraşları sayesinde şartlı tahliye ile hapisten erken salınır. Sabıkalı biri olarak modern dünyanın zorluklarıyla ve kardeşi Ted ile baş etmeye çalışan Chris, Carol’a olan hislerini itiraf eder. Evli olan Carol bu aşka karşılık veremez. Yoksa verebilir mi? Carol, kocasının ona artık sağlayamadığı bazı şeylerin özlemini çekmektedir. Bir yandan da Carol’ın kızı Hildy, Chris ile arkadaş olur ve bu çekingen, acı çekmiş adamın ona göre kafa dengi olduğunu keşfeder.

Bir inanç krizinin ardından çıktığı spiritüel yolculuk, tanınmış fundamentalist vaiz Carlton Pearson'ın değer verdiği her şeyi riske atar.

Ülkesinde genellikle yetişkinlere hitap eden kitaplarıyla dikkat çeken genç bir kadın yazar, son zamanlarda hayatında değişikliklerle karşı karşıya kalacaktır. Ek iş olarak yerel bir gazetede editörlük göreviyle parasını kazanmaya çalışan genç kız, zamanla hayatına erkeklerin girmesiyle çok zor bir hal alacaktır. Genç bir kadının etrafında gelişen olayları dramatik bir yönle bizlere aktaran The Girl in the Book filmi kısıtlı kadrosuyla iyi işler başaran filmlerden birisi olarak dikkat çekiyor.

80’lerinde emekli ve eğitimli iki müzik öğretmeni olan Georges ve Anne, ilerlemiş yaşlarına rağmen geride kalan ömürlerini huzur ve mutluluk içerisinde geçiren bir çifttir. Kendileri gibi müzisyen olan kızları Eva, Avrupa’da onlardan uzakta ailesiyle yaşamaktadır. Yaşlı çiftin sakin hayatı bir gün Anne’in kriz geçirip felç olmasıyla altüst olur. Georges karısına elinden geldiğince iyi bakar ama onun da yapabilecekleri sınırlıdır. Üstelik Anne’in durumu gitgide kötüleşmektedir. Şimdi onca yıla yayılmış olan evlilikleri, bir kez daha bağlılık sınavı verecektir.

An authoritarian rancher rules an Arizona county with her private posse of hired guns. When a new Marshal arrives to set things straight, the cattle queen finds herself falling for the avowedly non-violent lawman. Both have itchy-fingered brothers, a female gunman enters the picture, and things go desperately wrong.

Eski bir kasa hırsızı olan Gary 'Gal' Dove (Ray Winstone) gansterlik günlerini geride bırakmış,bir köşede biriktirdiği parayla İspanya'da gözlerden uzak lüks bir villada karısı Deedee (Amanda Redman) ve çok yakın dostları Aitch (Cavan Kendall) ve Jackie (Julianne White) ile mutlu ve sakin bir hayat sürdürmektedir.Günlerini havuz kenarında bira içip tembel tembel güneşlenerek,barbekü ve av partileri düzenleyerek geçirirler.Bu huzurlu ve çakırkeyif günlerden birinde Gal'in eski çete arkadaşı Don Logan (Ben Kingsley) yeni bir soygun teklifi ile çıkagelir.Geçmişle bağlarını kopartmış olan Gal bu teklif karşısında isteksiz davranır,ancak sinirli,alıngan,anlayışsız ve saldırgan bir insan olan Don Logan hayır cevabını kabul etmez.Bu beklenmedik misafir ile Gal arasında bir sinir harbi başlamıştır.

Bad Blake birden fazla evlilik yapmış, alkol bağımlısı, kötü şöhretli eski bir country müzik yıldızıdır. Ailesi olmayan bu adam şimdilerde küçük kasaba barlarında tek gecelik sahne almaktadır ve 28 yaşındaki oğlunu en son o dört yaşındayken görmüştür. Hayatı yıllardır yollarda geçen ve yaşamı günden güne kötüye giden Bad, gazetecilik yapan Jean Craddock'ı tanıdıktan sonra değişmeye başlar. Jean müzisyenin içindeki gerçek insanı görmeye başlamış ve aralarında beklenmedik bir ilişki doğmuştur.

80'li yaşlarına gelmiş 3 emekli arkadaş, Willie, Joe ve Albert emekli maaşları ve sosyal yardımlarla zar zor ayakta kalmaya çalışmaktadır. Bunun üzerine emeklilik ödemelerinin kesilmesiyle iyice zor durumda kalırlar. Çaresiz kalan yaşlı adamlar, sadece kendi hakları kadar parayı almak üzere banka soymaya karar verirler. Ancak hem yaşları, hem de bu işteki tecrübesizlikleri başlarına enteresan işlerin gelmesine neden olacaktır.

Emekli müzisyenlerin yaşadığı Beecham House’ta müthiş bir hareket vardır. Odaları kaplayan neşeli söylentilerin sebebi eve büyük bir yıldızın gelecek olmasıdır. Reginald (Tom Courtenay), Wilfred (Billy Connolly) ve Cecily (Pauline Collins) içinse bu söylentiler, dedikoduyu seven bu evin bir parçasıdır. Ancak gelen yıldızın, eski üyeleri Jean Horton (Maggie Smith) olması onlara küçük bir şok yaşatacaktır. Üstelik Reggie ile olaylı bir evlilik geçirmişlerdir. Zaman bütün yaraları tedavi edebilecek midir? Ve meşhur dörtlü, Beecham House’un ayakta kalmasını sağlayacak gala konserinden önce sorunlarını çözebilecek midir?

Lise öğrencisi 17 yaşındaki Ed Wallis ve yaşamak için birkaç aylık ömrü kalan emekli CIA tetikçi komşusu Ashby arkadaş olurlar. Ed, dünyada ne olmak istediğini bilmek isterken; Ashby ölmeden önce hayatı ve tanrı ile barış yapmak istemektedir. Bu "barış" onun ahlaki değerleriyle oynayan 3 eski patronuna kadar uzanmaktadır.

Roy Egan (Harvey Keitel) aslında emekli olmuştur, ancak küçük kardeşi Lee'nin (Timothy Hutton) planladığı bir soygun işine dahil olur. Soygun başarılı geçer, ancak sonrasında soygunculardan biri olan Skip Kovich (Stephen Dorff), diğerlerine ihanet eder. Bunun üzerine Roy, Los Angeles'ın suç dünyasında kanlı bir intikam yolculuğuna çıkarak Skip'i bulmaya çalışır.

When the skeleton of his murdered predecessor is found, Sheriff Sam Deeds unearths many other long-buried secrets in his Texas border town.

Young Travis Coates is left to take care of the family ranch with his mother and younger brother while his father goes off on a cattle drive in the 1860s. When a yellow mongrel comes for an uninvited stay with the family, Travis reluctantly adopts the dog.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir