
Heiner Lauterbach
Artur


Heiner Lauterbach
Artur

Jürgen Vogel
Kalle

Hilmi Sözer
Yus

Janina Uhse
Antonia

Jacob Matschenz
Alex

Lisa-Marie Koroll
Luna

Andreas Pietschmann
Pierre

Lara Aylin Winkler
Sophie

Junis Marlon
Andi

Marie-Lou Sellem
Isabel

Lisa Maria Potthoff
Heike

Inka Friedrich
Marion

Frank Streffing
Schuldirektor

Natalia Avelon
Jazmin

Hendrik von Bültzingslöwen
Dealer


Korkunç Bir Film serisi kaldığı yerden devam ediyor. Dünyalar Savaşı’nın senaryonun asıl omurgasını teşkil ettiği filmde Garez, Köy, Testere, Testere 2 ve Milyonluk Bebek'e yapılan sayısız atıf bulunmakta. Filmin asıl kozları ise Leslie Nielsen’ın Amerikan Başkanı’nı canlandırdığı iki ayrı sahne ve Brokeback Dağı’nı referans alan eşcinsel esprileri. Gülme krizine yol açan bu skeçlerin, filmin Kuzey Amerika’daki gişe başarısında büyük pay sahibi oldukları ortada. Senarist Jim Abrahams’ın ve yönetmen David Zucker’ın artık yaşlandıkları ve formdan düştükleri hissini veren filmin en büyük kusuru ise yerel/yöresel esprilerin yoğunluğu ve oyuncu performanslarının yerlerde sürünmesi. Yine de türün fanatikleri için kaçırılmaması gereken, gag’lerle dolu, eleştirel bir komedi.

Bekar bir anne olan Maggie, 12 yaşındaki oğlu Oliver ile Brooklyn’deki yeni evlerine taşınır. Çalıştığı hastanede uzun saatler mesai yapmak zorunda kalan Maggie’nin oğlunu komşusu Vincent’a emanet etmekten başka şansı kalmaz. Fakat Vincent, alkole ve kumara düşkünlüğü ile bilinen emekli, huysuz bir adamdır. Günler geçtikçe Vincent ve Oliver arasında sıra dışı bir ilişki doğar, zira Vincent striptiz barlar ya da at yarışları gibi günlük aktivitelerine Oliver’ı da dahil eder! Vincent bu genç adamın ‘büyümesine’ yardımcı olurken Oliver da Vincent’ta kimsenin görmediği bir tarafı ortaya çıkartacaktır...

Kendi halinde bir aile babası olan Walter, tatminsiz karısı Gloria ve iki çocukları Holly ile Petey eve gelecek yeni hizmetli Grace Hawkins'i beklemektedirler. Gloria, sorunlarıyla başa çıkmaya çalışmaktadır. Küçük kızının psikolojik sorunları, oğlunun sokak kabadayılarıyla ilişkisi ve iyice monotonlaşan evliliği yüzünden sorunlar yaşayan Gloria bir kurtuluş yolu aramaktadır * İyilik ve kötülük kavramlarının değişebilirliğinin yanında getirdiklerinide gösteren eğlenceli/dramatik film. Rowan Atkinson ismini gördükten sonra "izlesem mi?" diye düşünmek bile hata * Bu kadroyla güzel bir seyir. Maggie Smith pek bir tatlı bu filmde. Biraz ağır ilerliyor ama olsun

A pushy, narcissistic filmmaker persuades a Phoenix family to let him and his crew film their everyday lives, in the manner of the ground-breaking PBS series "An American Family".

Young industrialist Clemens Klina doesn't have time for his children and accidentally hires a man who actually came to him, seeking revenge, as a nanny for them.

Babalar Savaşıyor, karısının iki çocuğuna en iyi üvey baba olmak için çabalayan ancak çocukların başıboş gerçek babalarının gelmesiyle çocukların sevgisi için rekabet etmek zorunda kalan iyi huylu bir radyo yöneticisinin karşılaştığı meseleleri konu alıyor.

Ken Scott'ın yönettiği ve birlikte yazdığı Patrick Huard, şimdi hayatının kontrolünü ele geçirmek isteyen, çekici ama sürekli kaybeden 42 yaşındaki David Wosniak'ı oynuyor. Gençliğinde ara sıra doğurganlık kliniği bağışı yapan David, 533 çocuğun biyolojik babası olduğunu öğrenir. Bu 533 çocuktan 142'si biyolojik babaları Starbuck lakaplı bağışçının gerçek kimliğini öğrenmek için kliniği zorluyor.

Altız olarak doğduğunu öğrenince çok şaşıran müstakbel baba Alan, yeni bulduğu erkek kardeşi Russell’ı da yanına alır. Yıllardır kayıp olan diğer kardeşlerine kavuşmak isteyen ikili, birlikte eğlenceli bir yolculuğa çıkar.

A television news chief courts his anchorwoman ex-wife with an eleventh-hour story.

Kocasının ihanetine uğrayan bir kadın, ondan ve aşk romanı yazarı olan metresinden intikam almak ister. Kadın birçok işte çalışarak sonunda kendi ajansını kurar (hepsi kadınlardan oluşan) ve bunu kocasını mahvetmek için bir araç olarak kullanır.

Robert De Niro, Katherine Heigl, Diane Keaton, Amanda Seyfried, Topher Grace, Susan Sarandon ve Robin Williams gibi yıldız oyuncuların rol aldığı, THE BIG WEDDING tamamen bir aile fiyaskosuna dönüşme potansiyeline sahip bir düğünü sağ salim geçirmeye çalışan modern bir ailenin hikayesini anlatan bir romantik komedi. Uzun zaman önce boşanmış olan Don ve Ellie Griffin (De Niro ve Keaton) çifti aşırı tutucu biyolojik annesi aniden düğüne katılmaya karar verince, üvey çocuklarının hatrı için bir kez daha mutlu bir çiftmiş gibi davranmak zorunda kalırlar. Düğündeki tüm gözler onların üzerindeyken Don ve Ellie geçmişleri, bugünleri ve gelecekleriyle yüzleşmek ve bu süreçte birbirlerini öldürmemek için kendilerini tutmak zorunda kalırlar. Filmin yönetmenliğini ve senaristliğini Justin Zackham üstleniyor...

Paris'te garsonluk yaparak, kendine özgü bir dünyada yaşayan saf, çekingen ve masum bir kızdır Amelie. Annesinin beklenmedik ölümü, babasının soğuk tavırları ve yaşadığı travmalar sonucu, sevimli ve boş şeylerle uğraşarak kendisine eğlence yaratmaya çalışsa da aslında hayatı sıkıcı bulduğu için kendisini son derece yalnız hissetmektedir. Bu kısır döngü Amelie’nin evde bulduğu bir kutuyu ve onun aracılığıyla sahibini keşfetmesiyle birlikte bir anda bıçak gibi kesiliverir... Amelie aşık olmuştur.

Zengin ve güçlü Alexander Andrews, kızı Ellie’nin King Westley’yle olan evliliğini onaylamaz. Kızını kaçırtır ve evliliği sonlandırmaya çalışır. Ancak Ellie, tutulduğu yattan kaçmayı başarır. Babasının adamlarına yakalanmadan kocasının yanına gitmeye çalışan Ellie’nin yolu, bindiği otobüste Peter Warne’la kesişir. Kurnaz ve haber peşinde koşan bir gazeteci olan Peter, ayağına gelen fırsatı kaçırmaz. İkilinin ilişkisi başlangıçta çıkar üzerine kurulsa da, zamanla aşka evrilir. Buna karşın önlerinde engeller ve yanlış anlamalar mevcuttur.

Cary Grant ve ona eşlik eden müthiş bir oyuncu kadrosu, Joseph Kesselring’in 1941 tarihli Brodway oyunundan Frank Capra’nın uyarladığı bu komedi klasiğinde kırıp geçiriyor. Yorgun tiyatro eleştirmeni Mortimer Brewster’ın (Grant) şüpheli şahıslara zehirli içki içiren iki halası (Josephine Hull and Jean Adair), Boris Karfoff’a benzeyen sosyopat bir kardeşi (Raymond Massey), kendini Teddy Roosevelt sanan bir başka çatlak kardeşi, yeni evlendiği sabırsız bir eşi ve herşeyi yoluna sokmak için sadece bir gecesi vardır. Bu sirkin ortasında Cary Grant’in yüzü bir palyaço gibi şaşkın ifadeler alır, doğal atletik yapısı lastik bacaklı bir balerin gibi şekilden şekle girerken gülmekten öleceksiniz.

Amazon'da bir yıllık yılan araştırmasından dönen, zengin ama mütevazı Charles Pike, bir teknede dolandırıcı Jean Harrington ile tanışır. Birbirlerine aşık olurlar ama bir yanlış anlama, onların kötü bir şekilde ayrılmalarına sebep olur. Jean, onu geri kazanmak için bir İngiliz kadınının kılığına girip ona sataşmaya başlar.

Oliver ve Barbara Rose 18 yıldır evlidir. Artık Barbara boşanmak istemektedir, ama iş hangisinin pahalı evlerine sahip olacağına gelince ikisi de geri adım atmamaktadır. Oliver’ın avukatının usta taktikler vermesine rağmen herşey için artık çok geçtir...

Çocuklarına genelde hayır diyen bir anne ve baba, bir günlüğüne onların en çılgın isteklerine bile evet demeye karar verir. Eğlence ve macera dolu bir güne hazır olun.

Oldukça eksantrik bir ailenin geleneksel şirketi gizemli bir casusluk olayına karışır. Ailenin son derece karizmatik reisi Zsa-Zsa Korda, belirsiz koşullar altında birkaç uçak kazasından sağ kurtulur. Ancak bunların kaza olmadığı, aksine onu ve hayatının eserini yok etmeyi amaçlayan hedefli saldırılar olduğu yönündeki kanıtlar hızla artar. Bu sırada aile içindeki gerginlikler artmaya devam eder. Zsa-Zsa'nın, artık bir rahibe olarak inzivaya çekilen kızı Liesl'le ilişkisi özellikle kırılgandır. Ancak baba ve kızı birlikte riskli bir yolculuğa çıkarlar ve bu yolculuk sırasında çözülememiş birçok çatışma ortaya çıkar ve uzun yıllardır süregelen sadakatler sınanır.

Muriel, Avustralya'nın Porpoise Spit şehrindeki hayatını sıkıcı bulmaktadır ve gününü odasında Abba dinleyerek ve evleneceği günü hayal ederek geçirmektedir. Ancak Muriel daha önce hiç kimseyle beraber olmamıştır. Bir süre sonra biraz para çalıp tropik bir tatile gider, garip biri ile tanışır, adını Mariel olarak değiştirir ve dünyasını alt üst eder.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir