
Héctor Suárez
Transito Perez "El Milusos"

The tragic adventures of a illiterate man named "Milusos" who leaves his family & hometown to go to the big city and try to better his luck. And finds he's unprepared for what he encounters.

Héctor Suárez
Transito Perez "El Milusos"

Rafael Inclán

Roberto Cañedo
District Attorney at the Prison

Isabela Corona

Miguel Manzano

Manuel 'Flaco' Ibáñez

José Carlos Ruiz

Alberto Rojas
Don Chava

Gina Morett
Juan Ángel Martínez

Eugenia Avendaño

Alejandra Meyer

Pedro Weber
El Major (Big Boss in Prison)

Raúl Padilla
Fellow inmate

Alfredo Solares

Dedesinin ölümünün ardından karısı ve çocuklarıyla birlikte memleketine giden bir adam, burada miras konusunda akrabalarıyla arasında kaos yaşanır.

Charlie, 20'lerinde, annesi ve üvey babasıyla birlikte yaşayan ve hayattan pek bir beklentisi olmayan bir gençtir. Üvey babası, ciddi ilişkisi olan bir kıza aşık olunca, durumlar biraz karışacaktır. Ciddi bir ilişkisi olan Amber'la tanışınca, hayatını tekrar sorgulamaya ve ona ilgi duymaya başlar.

Leo ve Angela Russo, baskıcı İtalyan-Amerikan aileleriyle çevrili Queens'te basit bir hayat yaşıyorlar. Oğulları lise basketbol takımında başarılı olunca Leo bunu gerçekleştirmeye çalışırken aileyi paramparça eder.

Genç bir adam, rüyasının peşinden gidip usta bir sommelier olmak ve babasının beklentilerini karşılayıp ailenin barbekü restoranını devralmak arasında sıkışıp kalır.Mamoudou Athie, Courtney B. Vance ve Niecy Nash başrollerde. Yazar-yönetmen Prentice Penny'nin ilk yönetmenlik denemesi.

Hayatında tek bir gün el emeğiyle çalışmamış Vittorio Accattone, himayesindeki kadınları sömürerek parasını kazanır. Elindeki en başarılı seks işçisi Maddalena hapse düşünce, Accattone’nin talihi tersine dönmeye başlar ve kendiyle yüzleşmek zorunda kalır.

Film, içine doğduğu yoksulluktan sıyrılmayı başaramayan genç bir kızın öyküsünü anlatır. İzleyiciyi kıza iç gözlemsel bir yolla bakmaya zorlar, kızın yoksulluğu, öyküdeki diğer ayrıntılarla silinemeyecek kadar gerçektir. Hollywood'un gişe geliri elde etmek amacıyla üzerini örttüğü yaşam gerçekleri açısından çok zengin bir film. Sol eğilimli, toplumsal sorunlara düşkün, deneyimli belgesel yönetmenleri olan Dardenne kardeşler, cesur, duygusal olmayan usta işi mükemmel bir film ortaya çıkarmışlar * Dardenne kardeşlerin Cannes Film Festivali’nden Altın Palmiye ödülünü kazandıkları film, gerçeğin tam ortasındaki yoksulluğu anlatımı güçlü kılan öğelerle birleştirip tüm dünya halklarına sunmuş. Etkisi hemen hissedilmiş ve karşılığını bulmuş. İlkin Belçika'da başlayan ve sonrasında AB'ye yayılan bu süreçte genç nüfuslardaki işsizliğe yönelik çözümler vs. "Rosetta Planı" adı altında planlı programlı hale gelmiştir.

Film, siyahi eylemci Stephen Biko ve onun mesajını tüm dünyaya duyurmak uğruna hayatını tehlikeye atan beyaz liberal bir gazetecinin gerilim dolu hikayesini anlatıyor. Biko'nun gözünden Güney Afrika gerçeğini öğrenen editör, arkadaşının polis baskısıyla susturulduğunu öğrenir. Biko'nun mesajına karşı sessiz kalmak istemeyen editör tehlikeli bir görev üstlenir ve dünyaya cesaret vermek adına Biko'nun unutulmaz hikayesini anlatmaya karar verir.

13 yaşındaki Lili’nin annesi ve babası ayrı yaşamaktadır. Annesinin bir seyahate çıkması üzerine, Lili köpeği Hagen ile babasının evine yerleşir. Ancak Macaristan’da yeni çıkan bir yasa gereği melez köpeklerin sahipleri tarafından evde beslenmesi zorlaşmıştır. Lili’nin babası Hagen’i istemez ve onu sokağa atar. Artık Hagen için hiçbir şey eskisi gibi değildir; diğer köpeklerle birlikte insanlara savaş açar.

Aralarında baba-kız ilişkisine benzer bir dostluk olan Bill ile Sue’nun öyküsü... Sonra Bill’in aşık olduğu kadının eski sevgilisi ortaya çıkacak. Sue’nun yaşamı derseniz bazen komik, bazen trajikomik. James Belushi ile Kelly Lynch oynuyor.

1962 yılında geçen, gerçek bir hikâyeden esinlenen film, ırkçılığın Amerika Birleşik Devletleri'nin güneyinde hâlâ çok yaygın olduğu bir dönemde, Afro-Amerikalı dünyaca ünlü piyanist Dr. Don Shirley ve İtalyan-Amerikalı kaba saba şoförü Tony Lip arasındaki beklenmedik dostluğu konu alır. Don Shirley, Güney Amerika’da bir konser turuna çıkmaya karar verir. Ancak o dönemde ırkçılık hâlâ büyük bir sorundur ve özellikle güney eyaletlerinde siyahi vatandaşlara yönelik ayrımcılık yoğundur. Dr. Shirley, güvenliği için Tony Lip adlı sert mizaçlı, sokak zekâsına sahip bir adamı şoför ve koruma olarak tutar. İkili, Shirley'nin güvenli bir şekilde konaklamasına yardımcı olması için dönemin Afro-Amerikan sürücülerine yönelik özel bir rehber olan “The Green Book” (Yeşil Rehber) adlı kılavuzu kullanır. Başlangıçta zıt karakterlere sahip olan Tony ve Shirley, zamanla aralarındaki önyargıları kırarak güçlü bir dostluk kurarlar.

16 yaşındaki Lilya, eski Sovyetler Birliği’nde varoşlarda yaşamaktadır. Annesi tarafından terkedilen genç kız, kendisine baskı uygulayan teyzesinin yanında kalmaktadır. Çıkış yolunu ise arkadaşlarıyla vakit geçirmekte bulur. Andrei'ye aşık olup onun peşinden İsveç’e gitmeye karar verir. Eski iğrenç yaşamından kurtulup cennet ülkede yeni bir sayfa açmayı planlamaktadır. Fakat, yaşam onu bir seks köleliğine doğru itecek ve hayatın her yerde aynı olduğunu kavramasını sağlayacaktır.

Bu muhteşem görsellikteki bilim kurgu macerasında, iki savaşçı Dünya ve Dracon Gezegeni arasındaki vahşi ve modern savaş sırasında, terkedilmiş, alevli bir gazegene zorunlu iniş yaparlar. İlk başta insan (Dennis Quaid) ve onun güvenilmez, uzaylı düşmanı (Louis Gossett, Jr.) birbirlerini yok etmeyi amaçlar. Fakat birbirleri ve diğer etkenlerle savaştıktan sonra, bu iki zor durumdaki pilot tek kurtulma şanslarının birbirlerine karşı duydukları nefretten kurtulmak olduğunu anlamaya başlarlar...

A street smart runner develops an intense rivalry with an equally ambitious wealthy young athlete.

Afro-Amerikan bir örgüt olan B.R.O.T.H.E.R.H.O.O.D., Kuzey Amerika'daki siyahların değerlerini savunan beyaz bir örgüt olan “The Man ”e karşı sürekli bir mücadele içindedir. Afro-Amerikan aday General Warren Boutwell başkanlık kampanyasında garip davranışlar sergileyince, Undercover Brother, “The Man” için gizli çalışmak ve potansiyel adaya ne olduğunu bulmak için işe alınır.

1960'lı yılların Mississippi eyaletinde geçen filmde Eugenie “Skeeter” Phelan, iyi bir eğitim alarak mezun olmuş bir genç kızdır ve diğer yaşıtı kız arkadaşları gibi evlenip, çocuk yapmak yerine kendine meslek edinmek ister. Bir yazar olmak isteyen Skeeter, annesinin “evlenip yuva kurması” gibi beklentilerini de boşa çıkartarak yerel bir gazetede küçük bir köşe sahibi olur. Ev işlerinde püf noktalarını yazdığı bu minik köşe için en yakın arkadaşının siyahi hizmetçisi Aibileen Clark'tan yardım ister ve böylece kendisini sıradışı bir projeye başlarken bulur. Bu gizli projede dokunaklı hikayeler yazmaya başlayınca ona bu ilhamı veren hizmetçi Aibileen ve arkadaşı Minny'nin anlattığı gerçek hikayelerinden çok etkilenir ve bu siyahi hizmetçilerin yaşadığı insanlık dışı muameleyi ortadan kaldırmayı kafasına koyar.


1960’lı yıllarda iki girişimci emlak sektöründeki ayrımcılıkla mücadele etmek için dahiyane bir plan yapar.

Monica is 13 years old and has already created her own world, on the street, where she fights courageously to defend what little she has: her friends, her boyfriend, who sells drugs, and her dignity and pride that makes no concessions to anyone. On Christmas night, like every night, she sells roses to make a living. But life brings her a new appointment with loneliness, poverty, drugs and death.

Catalina is a young, beautiful girl living in extreme poverty with her brother Bayron and her mother Hilda. She becomes obsessed with getting breast implants to get social status and money. She leaves her boyfriend Albeira and becomes a prostitute for drug dealers. In this way she will enjoy all the luxuries that she lacks. Meanwhile, her ex-boyfriend Albeira and her mother Hilda begin a relationship behind her back.

Biri beyaz ve zengin, diğeri yoksul ve zenci... Kader onları trafik ışıklarında karşılaştırır ve iki adamın düşmanlıkla başlayan ilişkileri sıkı bir dostluğa dönüşür...Büyük bir reklam şirketinde yöneticilik yapan Nick Beam, eve biraz erken gelince çok sevdiği eşini patronuyla aynı yatakta bulur. Şok olan genç adam, hemen arabasına atlayıp oradan uzaklaşır. Ancak şanssızlık yakasını bırakmaz. Trafik ışıklarında durduğu sırada kapı açılır ve şimşek hızıyla içeriye dalan T. Paul, Nick'in şakağına silahı dayayarak ondan cebindeki tüm parayı kendisine vermesini ister. Artık kaybedecek bir şeyi kalmadığını düşünen Nick, korkusuzca davranarak, silahı saldırganın elinden alır. Artık suçlu onun elindedir. İki erkek arasında, bu tehlikeli durumla başlayan ilişki, bir süre sonra dostluğa dönüşür.Hatta Nick'in patronundan intikam almak için bir soygun bile planlarlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir