
Paul Naschy
Barón Gilles de Lancré


Paul Naschy
Barón Gilles de Lancré
Norma Sebré
Georgelle

Guillermo Bredeston
Gaston de Malebranche

Mariano Vidal Molina
Sillé
Graciela Nilson
Graciela

Eduardo Calvo
Simon de Braqueville

Luis Induni
Paul

José Luis Chinchilla
Daniel
Fernando Rubio
Estebano -

Francisco Nieto

Javier de Rivera

Simón Arriaga

Sandra Mozarowsky
Chica sacrificada
Ana Farra
Antonio Orengo

In 1979, a young girl stumbles upon a possessed tape player. She unknowingly unleashes a demonic entity that haunts her family while slowly dragging the small town of Clarkston to Hell.

Explores the Spanish origins of the character's story, where he is a tuberculosis patient from Almeria who will do anything to get well, even consuming the blood of the kids he kidnaps in a sack.

Camp Crystal Lake on yıllar önce esrarengiz cinayetlerin yaşandığı, terkedilmiş bir gençlik kampıdır. Bir girişimci kampı tekrar hizmete açmaya karar vererek yakışıklı delikanlılar ve güzel genç kızlardan oluşan bir kadroyu işe alır. Bir yağmur fırtınası kampı dünyanın geri kalanından soyutladığında korkunç ölümler başlar. Gençler sırayla, korkunç derecede yaratıcı şekilde cinayete kurban gitmektedir.

1973 yılında Teksas kırsalında yolculuk eden beş arkadaş, yolda ağır bir travma geçirmiş olan genç bir otostopçuyu araçlarına alır. Yaşanan trajik bir olayın ardından yardım bulmak üzere yakındaki bir kasabaya yönelen grup, kendilerini motorlu testereli acımasız bir katil olan Leatherface ve onun sadist ailesinin tuzağında bulur. Artık tek amaçları, bu dehşet dolu kabustan sağ çıkabilmektir.

Angela üniversitede, sinema bölümünde öğrencidir ve bitirme tezini 'Görsel Medyada Şiddet' konusunda seçmiştir. Okulun arşivini tararken bulduğu bir filmde yaşanan gerçek cinayeti polise bildirmek yerine, kendi araştırmasını başlatır. Araştırmasını derinleştirdikçe uğraştığı sadece tezi olmayacaktır.

Sınıf arkadaşlarının acımasız zorbalığı ile aşırı dindar annesinin psikolojik şiddeti arasında sıkışıp kalan içine kapanık Carrie, doğaüstü güçlerini keşfettikçe olaylar kontrolden çıkar ve çevresindekiler için karanlık, kanlı bir kabusa dönüşür.

Dracula Şatosu'nun gölgesinde Karanlıklar Prensi, şeytan çıkarmak isterken yaralanan baygın bir rahibin başından sızan kanla canlanır. Kont Dracula mezarından çıkınca, bir sonraki kurban olarak kendisine güzel bir gelin adayı seçer. Kızın içinde bulunduğu durumun tehlikesini fark eden nişanlısı ile papaz amcası onu bu vahşi vampirden kurtarmak için güçlerini birleştirirler. Vampir Dracula Keineneburg köyünde kana susamış bir biçimde kurbanlarını tuzağa düşürürken Transylvania'da korku bir kez daha kol gezmeye başlar.

After a landsman in 18th century England discovers a corpse covered in fur buried in a field, the town becomes infected by "the devil's skin," leading the local children to engage in demonic rituals and criminal behavior.

Don Diego Dela Vega nın California da efsanevi ve romantik bir kahraman Zorro olarak, İspanyol zulmüne karşı savaşmaya başladıktan bu yana tam yirmi yıl geçmiştir. Yıllarını hapiste geçiren Don Diego, güçlü İspanyol Vali Don Rafael Montero yu durdurabilmek için bir çare bulmak zorundadır. Aklına gelen ilk çözüm ise gerçekten mükemmeldir. Kendine bir halef bulacak ve onu yeni Zorro olarak yetiştirerek İspanyolların belası haline getirecektir. Bu amaçla işe koyulan Don Diego belalı bir geçmişe sahip olan haydut Alejandro Murieta yı bulur. Genç adamı adeta yeniden yaratan Don Diego, ezeli rakibi Don Montero ya unutamayacağı bir ders vermek amacındadır...

Yıllar önce karanlık bir ritüel yüzünden tarikatından kovulan Elise, hayatını mahveden gizemli nöbetlerden kurtulmak için geçmişiyle yüzleşmeye karar verir. Terk edilmiş FLDS kasabasına dönüşü açıklanamayan bir gücün yeniden uyanmasına yol açar. Şifa arayışı kısa sürede, onu ele geçirmek isteyen kötücül bir varlıkla ölümcül bir mücadeleye dönüşür. Elise, hem ruhunu hem de gerçeği korumak zorundadır.

The Prince of Darkness casts his undead shadow once more over the cursed village of Kleinenberg when his ashes are splashed with bat's blood and Dracula is resurrected. And two innocent victims search for a missing loved one... loved to death by Dracula's mistress. But after they discover his blood-drained corpse in Dracula's castle necropolis, the Vampire Lord's lustful vengeance begins.

Arthur Kriticos (Tony Shalhoub) ve çocukları, Kathy (Shannon Elizabeth), ve Bobby (Alec Roberts), birbirleri dışında herşeylerini kaybetmişlerdir. Jean (Kathryn Anderson) Arthur’un karısı ve çocuklarının annesi, geride kalanlara birşey bırakmayan bir yangında ölmüştür. Aile, ölenin yasını tutarken günün birinde Arthur’un egzantrik amcası Cyrus’un (F. Murray Abraham) bir garip evi miras bıktığını öğrenirler. Tamamen demir ve camdan inşa edilmiş olan ev, boş alanları, keskin hatlarıyla modern bir mimari eserdir. Evi gezdikçe ve cam duvarlarına hayranlıkla baktıkça, Arthur ve çocukları bir anda dönen talihlerine inanamazlar. Asıl bilmedikleri ise bu evin derinliklerindeki karanlık sırdır. Teker teker ortaya çıkan ve korkunç ölümlerin izlerini taşıyan oniki hayalet aileyi rahatsız etmeye başlar. Aile ise bu evden sağ kurtulmak için bir bulmacayı çözmek zorundadırlar. Kendilerini kurtuluşa veya ölüme götürecek olan bulmacayı...

Yakın arkadaş olan Glen ve Terry, Glen'in arka bahçesinde gizemli bir kristal kaya parçası bulduklarında, hemen çimlerin altını kazıp daha değerli taşlar aramaya başlarlar. Ancak bunun yerine, korkunç şeytani bir kötülüğün bulunduğu yeraltı odası olan Kapı'yı ortaya çıkarırlar. Gençler, çeşitli korkunç deneyimler yaşadıkça, ne tür bir kötülüğü serbest bıraktıklarını anlarlar. Şeytani takipçiler banliyöyü istila ederken, çocuklar Kapı'yı sonsuza kadar kilitleyebilecek sırrı keşfetmek zorundadır... eğer çok geç değilse.

Sıradan bir genç kız olan Sophie şeytani bir cadı tarafından büyüyle doksan yaşında bir kadına dönüşür. Sophie artık fazlasıyla yaşlanmış ve çevresi tarafından tanınmaz bir görünüme bürünmüştür. Bu yüzden büyük bir umutsuzluğa kapılan ve yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalan Sophie, Howl isimli yürüyen bir şatoda yaşayan bir büyücünün yanına yerleşir. Bu şatoda yaşayan cinlerden biri de Sophie ile aynı kaderi paylaşmaktadır. Aynı amaç etrafında buluşan ikili kendilerine yapılan kara büyünün etkisini yok etmeye çalışacaklardır. Bu sırada şatonun dışında patlak veren savaş ülkenin birlik ve beraberliğini tehdit etmektedir. İkili artık hem kendileri için hem de ülkeleri için canları pahasına savaşmak zorunda kalacaktır.

1970’lerin başında, Fransa’dayız. Birkaç ay önce kaybolan 10 yaşındaki küçük kız Lucie yolda başıboş dolaşırken bulunuyor. Vücuduna şiddet uygulanmış fakat hiçbir cinsel taciz izi yok ve kaçırılma nedenleri bir türlü açıklanamıyor. Şokta, kelimelerini kaybetmiş Lucie, bir hastaneye kaldırılıyor ve orada kendi yaşında Anna adında bir kızla arkadaş oluyor. 15 sene sonra… Sıradan bir ailenin kapısı çalar. Evin babası kapıyı açar ve elinde av tüfeğiyle bekleyen Lucie’yi karşısında bulur. İşkencecisini bulduğuna ikna olan Lucie tetiği çeker.

Alexandre Dumas'nın klasik romanının televizyona uyarlaması. Edmond Dantes iyi talihini kıskananların hasız suçlamalarıyla mahkum olur ve hayatının geri kalanını If adasındaki şatoda hapis olarak geçirmesine karar verilir. Hapiste herkesin deli olduğunu düşündüğü Abbe Faria isimli mahkumla tanışır ve Abbe ona yerini sadece kendisinin bildiği küçük bir adada saklı hazineden bahseder. Abbe zaman içinde hapiste ölür ve Edmond da ceset kılığında kaçar. Artık hazineyi bulma ve onu hapsettirenlerden intikam alma vaktidir.

Efendisi öldükten sonra William, arkadaşları ile birlikte yola koyulur. Yolda Chaucer isimli bir yazara rastlar. William, ondan genetik dökümanlarla oynayarak kendisini şövalye yapabilecek bir soyağacı ister.

Bir kaza sonucu ölen oğlunun intikamını almak amacıyla Ed Harley korkunç ve kocaman bir iblis olan Pumpkinhead'i dünyaya çağırır. Fakat iblis üstündeki kontrolünü kaybeder ve olaylar gelişir.

Ünlü korku ustası Clive Barker'ın Kabal romanında uyarlanan film, terapisti tarafından, geceleri cinayetler işlediği yönünde yorumlanan kabusları yüzünden yaratık olduğuna inanan ve yaratıkların yaşadığı rivayet edilen Midian'ı aramaya başlayan Aaron Boone'un hikayesini konu ediyor..

6 yaşındaki bir kızın parçalanmış cesedi bir su birikintisinde bulunur. Kız, Claudia'nın kayıp kızı olarak teşhis edilir, ancak kimliğini kanıtlayan sadece iki şey vardır: adının yazılı olduğu bir bileklik ve sağ bacağının solundan 3 cm uzun olması. Diğer tüm izler silinmiştir. 5 yıl sonra, sakinleştirici bağımlısı Claudia, kızı olduğunu iddia eden biri tarafından aranır: "Onlar beni öldürmeden gel ve bul beni!" Başka gizemli ipuçları da ortaya çıkınca, Claudia kızının hala hayatta ve tehlikede olduğuna inanır. Yıpranmış bir eski polis ve bir parapsikoloji muhabiriyle birlikte gerçeği bulmak için karanlık bir yolculuğa çıkar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir