
Robert Kerman
Professor Harold Monroe

Belgesel türüne yaklaşan film, Güney Amerika'ya çekime gittikten sonra kaybolan bir film ekibinin araştırılmasını konu ediniyor. Olayı araştıran profesör, film ekibinin çevrede yaşayan yerlilerin keyfini kaçırdığını ve bunun karşılığında onların yamyam yüzleriyle karşılaştıklarını öğreniyor. Üstelik bu bilgiyi geride kalan video kasetlerden almak zorunda kalıyor! İlginç bir ayrıntı olarak, yönetmenin filmin İtalya prömiyerinden sonra tutuklandığını ve ancak oyunculara zarar vermediğini ispat ettikten sonra salındığını ekleyelim.

Robert Kerman
Professor Harold Monroe

Francesca Ciardi
Faye Daniels
Perry Pirkanen
Jack Anders

Luca Barbareschi
Mark Tomaso

Salvatore Basile
Chaco Losojos

Ricardo Fuentes
Miguel Lujan

Carl Gabriel Yorke
Alan Yates

Paolo Paoloni
1st Executive

Lionello Pio Di Savoia
2nd Executive

Luigina Rocchi
Mauricio Rodríguez
Ricardo Ramírez
Guillermo Bueno
William Sánchez
Ángel Manuel García

Beş arkadaş haftasonunu geçirmek için ormandaki bir kulübeye gelirler. Burada, daha önce bir profesör tarafından bırakılmış teyp kaydına ve sonradan Nekronomikon'un kendisi olduğu anlaşılan Ölüler Kitabı'na rastlarla. Teybi çalıştırdıklarında profesörün kendi çevirisini yaptığı ölüleri canlandırma pasajlarını dinlerler ve ağıza alınmayacak derecede dehşetli bir kötülük ormanda açığa çıkar.Önce ormanın kendisi sonra da insanlar kötücül yaratıklara dönüşmeye başlar. Kızlardan biri ormana kaçtığında ağaçların tecavüzüne uğrar. Diğerleri de daha az korkunç olmamak üzere paylarına düşen dehşetle yüzleşeceklerdir. Filmin asıl kahramanı, eğer varsa, hiç kuşkusuz Bruce Campbell'ı türün hayranları arasında ölümsüzleştirecek olan Ash karakteridir.Soluksoluğa izlenen ve sinirbozucu derecede korkunç bu film çoktandır kült klasikleri arasında üst sıralardaki yerini korurken, Sam Raimi'nin dehasına şahit olup, şimdiki tahtına nasıl kurulduğunu merak edenler tarafından kaçırılmamalı.

Çocukluktan beri arkadaş olan Scott, Trevor ve Charlie'nin aralarında güçlü bir bağ ve dostluk vardır. En büyük tutkuları ise sörf yapmaktır. Hem bir araya gelmek hem de sörf yapmak için Panama'yı tercih ederler. Scott ve Charlie sevgilileri ile geldikleri Panama'da uslu çocuk olmayı öğrenirken Trevor, Latin ateşine karşı koyamaz. Scott'ın macera arayışı ve Trevor'ın orada tanıştığı Carmen'in cazibesine kapılmasıyla sörf tatili birden bire halk arasında korkunç söylentilere neden olan Darian Ormanları'nda bir maceraya dönüşür. Tüm itirazlara rağmen ormanın sakladığı gizemlerin ve efsanelerin peşine düşen arkadaş grubu, beklemedikleri felaketler ve sonu kanlı bitecek bir kovalamacanın içine düşer.

Filmin kahramanı Liza, kendisine miras kalan oteli almak için New York'tan New Orleons'a gelir. Burada iş yapabileceğini düşünerek oteli yenileme işine girişir. Fakat otelin yenilenmesi sırasında tesisatçı bodrum katındaki geçidi açar. Aslında otelin, cehennemin kapılarından birinin üstüne inşaa edildiği anlaşılır.

New York limanına başıboş bir yelkenli girer. Yelkenliye çıkan sahil güvenlik görevlileri içerde çürümüş bir takım et ya da besin maddeleri üzerinde kocaman solucanların oynaştığını görürler. Aniden ortaya bir zombi çıkar ve görevlilerin kurşunları altında gerileyerek denize düşer. Karayipler'deki bir adada bulunan doktor babasından haber alamayan genç bir kadın, bir gazeteciyle birlikte babasının akıbetini öğrenmek üzere yola çıkar. Adaya yaklaştıklarında birlikte seyahat ettikleri genç bir kadın denizde biraz yüzerek serinlemeye karar verir ama bir köpek balığının saldırısına uğrar. Bu esnada su altında bir zombi belirir ve köpekbalığına saldırır. Gazeteci ve genç kadın adaya çıktıklarında doktoru bulurlar. Adadaki ölüler teker teker dirilerek mezarlarından kalkmakta ve doktor da bunun bilimsel bir açıklamasını bulmaya çalışmaktadır.

A woman wakes up injured in a basement surrounded by corpses. To survive, she pretends to be dead while a grotesque ritual unfolds in the house above.

Kaliforniya'ya seyahat eden tatilciler çölde yolunu şaşırır. Yanlışlıkla kamuya kapalı bir test sahasına giren talihsizlerin arabası bozulduğunda ilkel ve yamyamsı bir grubun saldırısına maruz kalırlar.

Michael King asks occultists to summon all evil spirits to prove his point that they do not exist. But something goes wrong and he becomes a danger to everyone.

The Prince of Darkness casts his undead shadow once more over the cursed village of Kleinenberg when his ashes are splashed with bat's blood and Dracula is resurrected. And two innocent victims search for a missing loved one... loved to death by Dracula's mistress. But after they discover his blood-drained corpse in Dracula's castle necropolis, the Vampire Lord's lustful vengeance begins.

Babasının zamansız ölümünün ardından genç bir oğlan, yeni dul kalmış üvey annesiyle birlikte geniş bir kır malikanesinin ürkütücü yalnızlığında kalır. Gerginlikler artarken oğlan, koridorlarda yankılanan rahatsız edici sesler duymaya başlar ve kısa süre sonra ise ölen babasına rahatsız edici derecede tanıdık bir benzerlik taşıyan grotesk bir yaratık tarafından rahatsız edilir. Uyarıları, yas tutan bir çocuğun hayal gücü olarak reddedildikçe bu uğursuz varlık, daha sık rahatsız etmeye başlar.

Roma’da seyahat eden üç genç Amerikalı haftasonunu geçirmek üzere güzeller güzeli, sofistike bir Avrupalı tarafından egzotik ve doğal bir ‘spa’ya davet edilir. Kadın orada gevşeyecekleri, yenilenecekleri ve arkadaşlıklarını pekiştireceklerine dair gençleri temin eder.Genç kızlar aradıkları vahayı orada bulacaklar mı? Yoksa bir açık arttırmanın kurbanları olmaya, dünyanın dört bir yanından iğrenç arzularını doyurmak için gizlice gelen hastalıklı ve ayrıcalıklı kişilerin fantezilerinde birer piyon olmaya mahkumlar mı?

Kışın kapalı olan ıssız Overlook Oteli’nin bakımını üstlenen Jack Torrance, ailesiyle birlikte buraya taşınır. Doğaüstü sezgileri güçlü olan küçük oğlu Danny, otelde yalnız olmadıklarını fark etse de sesini duyuramaz. Şiddetli bir kar fırtınasıyla dış dünyadan tamamen kopan aile mahsur kalırken, oteldeki karanlık güçlerin etkisine giren Jack yavaş yavaş aklını kaybetmeye başlar.

Shaun, hayatında ciddi olarak daha hiçbir şeyi başaramamıştır. Tüm hayatı, ne için yaptığını hala bilmediği işi, iki deli ev arkadaşı Ed ve Pete, kız arkadaşı Liz ve annesi arasında gidip gelmektedir. Hayatındaki en önemli şeyse kendini bulduğu tek yer olan Winchester adlı bardır. Liz tarafından ilgisiz olmakla, annesi tarafından yeteneksiz olmakla suçlanır, arkadaşları ise onun hakkında yorum yapacak kadar bile akıllı değildir. Shaun bir gün hayatının fırsatını yakalayacağını düşünmekle zamanını harcarken bütün Kuzey Londra'yı zombiler basar. Sokaklar ölülerin işgali altında kalınca ve ölüm hemen yanı başınızda olunca ne hissedersiniz? Tabii ki Shaun gibi sevdiğiniz herkesi kurtarmayı. Zaten kurtarılacaklar listesinde sadece dört isim vardır; Liz, Ed, Pete ve annesi.

Ülkemizde Zombi adı ile vizyona giren korku klasiği 1978 yapımı Dawn of the Dead, zombi filmlerinin babası ünlü yönetmen George A. Romero’nun ‘Yaşayan Ölüler’ serisinin ikinci filmi. Zombi istilasından kaçarken bir alışveriş merkezine sığınan dört kişinin başına gelenleri konu edinen filmde Romero, ilk film Yaşayan Ölülerin Gecesi’nin (Night of the Living Dead, 1968) sahip olduğu politik alt metnin dozunu bir miktar daha arttırıyor.

Lionel ve sevgilisi Paquita,hayvanat bahçesine gezmeye giderlerken meraklı annesi de onları takip eder. Ancak kadını Sumatra'dan gelen bir tür fare-maymun ısırır ve bulaşıcı bir zombi salgını başlatır. Annesini korumaya çalışan Lionel, onun kurbanlarını evlerinin bodrumunda saklamaya çalışır ancak olaylar giderek kontrolden çıkar ve zombiler bir ordu halinde dışarı taşarlar. Yüzüklerin Efendisi'ni yöneten Yeni Zelanda'lı yönetmen Peter Jackson'ın ülkesinde çektiği 3. uzun metrajlı filmi olan Braindead, komedi ve korku unsurlarını bir arada ve başarıyla barındırıyor.

Başarılı bir kadın voleybol takımı çalışmalarına doğa ortamında devam etmek için kampa giderler. Burada hem tatil hem de çalışmayı bir arada yapabileceklerini düşünürler ancak işler öyle yürümez. Ormanın derinliklerinde kaybolurlar ve takımın üyeleri teker teker avlanır. Hal böyle olunca herkeste inanılmaz bir korku oluşur. Hayatta kalanlar oradan kurtulmanın planlarını yapmalıdırlar.

Maceraya düşkün bir genç olan Ash, sevgilisi Linda ile ormanlık bir bölgedeki bir barakaya gider. Bu ısız yerde kimse onları rahatsız etmeyecektir. Orada, bir profesörün "Ölüler Kitabı" adlı eserden okurken kaydettiği videoyu izlemeye başlarlar. Sadece bir eğlence, bir değişiklik olsun diye seyretmeye başladıkları bu video onların başına akla gelmeyecek bir felaketi getirecektir. Videonun bahsettiği lanet, bu ıssız ormanda ortaya çıkan şeytani bir güce dönüşür ve Linda'yı etkisi altına alarak onu deadite adlı korkunç bir yaratığa dönüştürür. Sevgilisi Ash'da onun gibi bir canavara dönüşecektir. Tam bu sırada o hikayeyi okuyan profesörün kızı ve arkadaşları da kulübeye gelirler ve böylece inanılmaz korkunç olaylar başlar.

Amerika'dan gelen iki genç öğrenci, İngiltere kırsalında ne olduğunu anlamadıkları bir yaratığın saldırısına uğrar. Arkadaşını bu saldırı sonucu kaybeden David ise hayatta kaldığına pişman olacaktır. Çünkü, lânet artık onun da kanına girmiştir.

Evil Dead serisinden hatırlayacağımız, Bruce Campbell'in canlandırdığı Ash, zamanda yolculuk ederek ilkel ve karanlık çağlarda kara büyüye sahip kötülüğün ordularını yenerek, mistik bir kitabı ele geçirmek ve bir yolunu bulup kendi zamanına dönmek zorundadır. Mevzubahis kitap, hiç kuşkusuz Evil Dead'deki ile aynıdır. Ve bir kez daha kan, vahşet ve sinir bozucu bir mizah duygusu film boyunca izleyenlere eşlik edecek.

Rose Elliot (Irene Miracle), New York'ta yaşayan bir öğrencidir ve eski bir apartman dairesine taşınır. Dairede bulduğu gizemli bir kitap, onu bir dizi korkunç olayın içine çeker. Rose, kitapta bahsedilen "Üç Anneler" adlı kötülük dolu üç cadıdan birinin bu binada yaşadığını keşfeder. Kardeşi Mark (Leigh McCloskey) olayları araştırmak için Roma'dan New York'a gelir, ancak kendisini de aynı karanlık güçlerin tehdidi altında bulur.

Her şey klasik bir aile tatili ile başladı. Cleveland’da bir polis dedektifi olan “Big Bob” Carter ve sevgili eşi Ethel’in evlilik yıldönümleridir ve kutlamak için tüm ailesi ile birlikte California’ya gitmeye karar verirler. Böylece tüm aile uzun yolculuğun tadını çıkaracak ve birlikte olacaktır. Fakat hiç kimse bu toplu yolculuktan çok da fazla hoşnut değildir. Büyük kızları Lynn yeni doğmuş bebeği için bu uzun yolculuktan dolayı endişe duymaktadır. Kocası Doug ise sevgili kayınpederi ile arasındaki anlaşmazlıklardan hoşnut değildir. Küçük kızları Brenda arkadaşlarını bir aile gezisi için geride bırakmış olmaktan mutsuzdur. Bobby ise ailenin iki Alman Kurdu köpeği ile her şeyden daha çok ilgilidir. Hep birlikte bir karavan ile batıya doğru yola çıkan bu kalabalık aile onları nelerin beklediğinden habersizdir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir