
Imanol Arias
Eleuterio Sánchez 'El Lute'

This is the story of a man fighting with all his might for his life and his freedom. Eleuterio (”El Lute”) embarks upon an action-packed future, fuelled by the notions of freedom and dreams of living just as his countrymen, ever-growing in his mind. Nothing and no-one can stop him. After escaping the Puerto de Santa María prison, the reunion with his family is just the beginning of what will become an endless escape.

Imanol Arias
Eleuterio Sánchez 'El Lute'

Jorge Sanz
El Toto

Pastora Vega
Esperanza

Ángel Pardo
El Lolo
Silvia Rodríguez
Frasquita
Montserrat Tey
Emilia
Margarita Calahorra

Terele Pávez
Gitana
José Cerro

Alberto Alonso
Pedro Álvarez-Ossorio

Antonio Dechent
Tomás 'El Flaco'

Manuel de Benito

Pedro Díez del Corral

Gabriel Llopart

Cagalera and Moloteco are two teenagers from San Gregorio Atlapulco who are desperate to get out and move up and away from oppressive circumstances. When they hear of an opportunity to buy a spot in the electrician’s union, which could transform their lives, they quickly devolve into the criminal, adult underworld of Mexico City in a bid to buy their freedom.

Mafyanın ilk büyük ispiyoncusu Joseph Valachi'nin (Charles Bronson) gerçek hikayesi. Hapishanedeyken FBI'a Cosa Nostra'nın sırlarını anlatan Valachi'nin anılarıyla 1930'ların mafya dünyasına yolculuk: Lucky Luciano ve Vito Genovese'yle bağlantıları, suç dünyasının kuralları ve "omertà" yeminini bozmasının bedelleri.

A single mother becomes Ariel Castro's first kidnapping victim, and finds herself trapped in his home with two other women for 11 years.

In the streets of East Los Angeles, Manny is a formidable drug dealer. Impressed by his extravagant lifestyle and prowess, his young son, Kilo, yearns to follow in his footsteps. Kilo resolves to learn how to prosper in the drug world, and his new life as a dealer begins. In a world where a man wants everything, he may end up with nothing.

Son elli yılın en önemli İtalyan siyasetçilerinden Giulio Andreotti'nin yolsuzluk dolu meslek yaşamını ele alan film, aynı zamanda İtalya'daki siyasi ortamın keskin ve sıradışı bir portesini çiziyor...

İngiltere’nin 80’li yıllarda, şiddet dolu davranışlarından ötürü en popüler mahkûmlarından biri olan Michael Peterson’ın gerçek yaşam öyküsünden uyarlanan film, 19 yaşındaki genç Michael’ın çok çabuk öfkelenen karakter çizgileriyle başlıyor.Dünya üzerinde isminin kalıcı olmasını isteyen Michael’ın aklına bir gün postane soymak fikri gelir ve eline aldığı silahıyla hiç düşünmeden bunu gerçekleştirir. İlk olarak 7 yıl olarak kararlaştırılan hücre hapsi, hapishane içerisindeki uygunsuz hareketleri sonucunda 34 sene olur.Tüm bu seneler boyunca Peterson’ın aklı, yarattığı ‘Charles Bronson’ karakterinin kontrolündedir. Bronson’ın aklındaysa popüler kültürün dokunaklı sonu vardır. 21. yüzyılın ‘Otomatik Portakal’ı olarak nitelendirilen film, yüksek şiddet içeren sahneleriyle de adını duyurmakta.

John Gotti, the head of a small New York mafia crew breaks a few of the old family rules. He rises to become the head of the Gambino family and the most well-known mafia boss in America. Life is good, but suspicion creeps in, and greed, rule-breaking and his high public profile all threaten to topple him.

Set in the dark and old Parramatta prison built by the original convicts our lead character Ray a war veteran finds himself serving 18 months for manslaughter after defending his fiance. He soon realizes that the prison boss has it in for him and does everything possible to break Ray even going after his fiance.

O Cassius Clay olarak doğdu ... 1960'lı yıllarda ringlerde fırtına gibi eserek, otoriteler tarafından gelmiş geçmiş en iyi boksör olarak nitelendirildi. Vietnam Savaşı'na gitmeyi red ettiği için elinden alınan şampiyonluğunu tekrar geri kazandı. Müslümanlığı seçerek Muhammed Ali adını aldı. Medyanın ve kadınların sevgilisi oldu.

Victoria dönemi İngilteresi'nde yaşayan John Merrick, ender görülen bir hastalık yüzünden ileri derecede deforme bir bedene ve yüze sahiptir. Gezici bir kumpanyada Fil Adam takma adıyla sergilenmekte ve kafes hayvanı muamelesi gördüğü çok zor bir hayat geçirmektedir. Dr. Frederick Treves adında genç bir cerrahın onu içine hapsolduğu korkunç hayattan kurtarmasıyla hiç alışık olmadığı güzel bir dünyaya adım atar. Ancak acı ve korku dolu geçmişi Merrick'i bu yeni dünyada da takip edecektir.

Farklı siyasi görüşlere sahip, birbirine düşman iki kardeş (biri polis, diğeri dövüş sanatları uzmanı), mafya tarafından öldürülen emekli ajan babalarının intikamını almak için güçlerini birleştirir.

San Francisco'da ünlü isimlerin birer birer öldürülmesiyle polis dedektifi Harry Callahan (namıdiğer Kirli Harry), yeni bir cinayet soruşturmasının içine çekilir. Cinayetlerin ardında, ünlülerin ölümlerine dair yapılan gizli bir bahis oyunu – yani bir “ölüm kumarı” vardır. Bu oyunun yaratıcısı, ünlü bir film yönetmeni olan Swan’dır. Listeye göre yıl sonuna kadar hangi ünlülerin öleceği tahmin edilmektedir. Ancak işler ciddiye biner; listedeki isimler gerçekten ölmeye başlar ve Callahan kendi adının da listede olduğunu öğrenir. Cinayetleri araştırırken bir yandan intikam peşindeki bir mafya babasıyla uğraşmak, diğer yandan da kendisine ilgi duyan TV muhabiri Samantha ile yakınlaşmak zorundadır. Olaylar ilerledikçe Swan'ın sadece bir hedef olduğu, gerçek katilin ise takıntılı bir psikopat olduğu ortaya çıkar. Callahan sonunda katili limanda kıstırır ve adaleti bir kez daha kendi yöntemleriyle sağlar.

An unlikely Hollywood hooker helps a detective set a trap for a mutilator pimp.

1929 yılında, ilginç bir kitabın taslağı ünlü roman editörü Maxwell Perkin'in masasına düşer. Maxwell, öyküyü yazan yazar Thomas Wolfe'un üstün bir yetenek olduğunu fark eder ve onunla yakın bir dostluk kurar.


Hala bellek kaybının etkisinde olan Bourne, şiddet dolu geçmişini geride bırakarak kız arkadaşı Marie ile huzurlu bir hayat yaşamaya başlamıştır. Fakat planları bir gün kendisine yapılan bir suikast girişimden ucu ucuna kurtulması ile paramparça olur. Şimdi bilinmeyen düşmanı tarafıdan izlenen Bourne hem kolay bir hedef olmadığını hem de becerileri, kararlılığı ve çevikliğiyle hafife alınmayacağını kanıtlamak zorundadır.

Savaş sona ermiş ve kaybedilmişti. Yürüyen ölülerin elinde dünya, artık tamamen kontrolden çıkmıştı. Bazı küçük gruplar halindeki az sayıda yaşayan insanlar, zorda olsa hayatta kalabilmişti. Bu arada bir grup bilim adamı ve asker, Florida'ki terk edilmiş bir silah silosuna sığınmıştı ve grup,kana susamış zombileri kontrol altına alabilecek çılgın bir deneyle uğraşmaktaydı. Ekibin tansiyonu askeri liderlerden birinin, kendi emrindeki adamlarından bazılarının bu deneylerde kobay olarak kullanıldığını keşfetmesiyle doruk noktasına çıkar. Bu sırada yukarıdaki zombilerin, sığınağa sızmanın bir yolunu bulmaya çalışmaya başlamasıyla sinirler iyice gerilir. Yeraltında yapılacak bu son savaş, dünyanın bildiği en karanlık gün olacaktı: Ölülerin günü. "Ölülerin Şafağı"nın kaldığı yerden devam eden ve gene bir külte filminde, Romero yeni bir grup insanın hayatta kalma mücadelesini, önceki iki filmden çok daha da kanlı bir şekilde anlatıyor.

26 kasım 1956’da, Fidel Castro 80 isyancıyla birlikte Küba’ya yelken açar. Bu isyancılardan biri, Castro’yla, Fulgencio Batista’nın yozlaşmış diktatörlüğünü sona erdirmek gibi ortak bir amacı paylaşan Arjantinli doktor Ernesto “Che” Guevera’dan başkası değildir. Che gerilla savaş tarzını çabuk kapar ve vazgeçilmez bir savaşçı olduğunu kanıtlar. Kendini mücadeleye adamasıyla yoldaşları ve Küba halkı tarafından bağırlarına basılır. 'The Argentine', Che’nin Küba devriminde doktorluktan devrimci kahramanlığa yükselişini anlatıyor.

Guerilla Che’nin Küba devrimi sonrasında gücünün ve ününün doruğunda olduğu dönemde başlıyor. Tam bu sıralarda, Che Bolivia’da kimliği saklı bir biçimde tekrar ortaya çıkmak üzere kaybolur. Orada, büyük Latin Devrimi’ni başlatmak için Kübalı yoldaşlarından ve Bolivia’lı askerlerden oluşan küçük bir grup organize eder. Bolivia mücadelesinin hikayesi, nihayetinde başarısızlık ve Che’nin ölümüyle sonuçlanan bir azim, fedakarlık, idealizm ve gerilla savaşı öyküsüdür. Bu hikaye Che’nin nasıl hala tüm dünyadaki insanların kalbinde yaşattığı bir idealizm ve kahramanlık sembolü olduğunu anlatıyor.

Flor Meksika'dan Los Angeles'a daha iyi şartlar için göç etmiştir bir kız çocuk annesidir. Burada John ve Deborah Clansky çifti tarafından evlerine bakıcı olarak işe alındıktan sonra Flor kendisini hem koca bir yabancı dil engelinin, hem kalbinde yeşermeye başlayan bir aşkın, hem gelişme çağındaki kızı Christina'nın sorunlarının hem de Claskylerin ilginç yaşam biçimlerinin ortasında bulur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir