
のん
Suzu Hojo (voice)


のん
Suzu Hojo (voice)

Yoşimasa Hosoya
Shusaku Hojo (voice)

稲葉菜月
Harumi Kuromura (voice)

尾身美詞
Keiko Kuromura (voice)

Daisuke Ono
Tetsu Mizuhara (voice)

Megumi Han
Sumi Urano (voice)

岩井七世
Rin Shiraki (voice)

Şigeru Uşiyama
Entaro Hojo (voice)

Mayumi Şintani
San Hojo (voice)

Tsuyoşi Koyama
Juro Urano (voice)

津田真澄
Kiseno Urano (voice)

大森夏向
Yoichi Urano (voice)
たちばなことね
Kariya (voice)

瀬田ひろ美
Chita (voice)

世弥きくよ
Domoto (voice)

Bu etkileyici anime; atom bombasının öncesini, bombanın atıldığı günü ve sonrasında olanları bir çocuğun gözünden anlatan trajik ve güçlü bir otobiyografi.

Ethel orta sınıftan, sıradan özlemlerle dolu, hizmetçilikle para kazanan bir kadındır. Ernest ise ondan beş yaş küçük, sosyalist ideallerle dolu, teknolojiye ilgi duyan bir sütçüdür. Tek oğulları Raymond’la birlikte Londra’da, Büyük Bunalım ve İkinci Dünya Savaşı olaylarının etkisi altında bir yaşam sürerler. Raymond Briggs’in çizgi romanından uyarlanan film, 20. yüzyılın en önemli sosyal ve siyasal gelişmelerini yansıtırken, Londra’daki işçi sınıfının yaşamıyla kaygılarını sergiliyor.

J.G Ballard'ın oto-biyografik romanından uyarlanan "Güneş İmparatorluğu", Shangai'in Japon istilasına uğradığı 1941 yılında başlıyor. Zengin bir ailenin mutluluk içinde yaşayan genç üyesi Jim Graham şehirde yaşanan büyük kaos sırasında ailesini kaybediyor ve her gün onlarca insanın öldüğü bu karmaşada yapayalnız kalıyor. Uçaklara büyük bir ilgi duyan ve hep uçmayı hayal eden Jim, sonunda Soo Chow toplama kampına gönderiliyor ve burada geçirdiği aylar boyunca yepyeni insanlarla tanışarak, yaşamın ailesinin kendisine sunduğu kadar toz pembe olmadığının farkına varıyor.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Malmedy Katliamı'ndan kurtulmayı başaran 4 Amerikan askeri ve tesadüfen karşılaştıkları bir İngiliz asker düşman hattının gerisinden Müttefiklerin kontrolündeki bölgeye ulaşmaya çalışırlar.

İnsan Manzaraları serisinin 2. filminde Kaji (Tatsuya Nakadai) askere çağrılmıştır. Orduya ve savaşa karşı bir kişiliğe sahip olmakla birlikte iyi bir asker olarak dikkat çeken Kaji, aynı zamanda başına geleceklerden hiç çekinmeden doğru bildiklerini söylemeye devam etmektedir. Usta askerlere karşı kendisi gibi acemi erleri savunmaya çalışan Kaji, kendisi usta asker olup acemilerin eğitiminden sorumlu tutulduğunda tüm zorluklara karşın insani tutumunu sürdürmeye çalışacaktır. Ancak artık Japonya gerilemeye başlamış, Sovyet tehlikesi iyice yaklaşmıştır.

Masaki Kobayashi'nin İnsan Manzaraları serisinin ilk filmi, 2. Dünya Savaşı yıllarında Japonya'nın Çin'in Mançurya bölgesini işgal ettiği yıllarda başlıyor. Parlak bir mühendis olmasının yanında bir hümanist ve savaş karşıtı olan Kaji (Tatsuya Nakadai), Mançurya'daki Çinli esirlerin çalışma şartlarının iyileştirilmesi üzerine yaptığı çalışma sonrasında yeni evlendiği eşi Michiko (Michiyo Aratama) ile birlikte küçük bir maden kasabasına gönderilir. Burada kendi insani politikalarını yerleştirmeye çalışırken birçok iş arkadaşıyla ters düşen Kaji, aynı zamanda Çinli esirlerin güvenini kazanmanın da kolay olmayacağını anlayacaktır.

Deborah Ellis’in aynı adlı çok satan kitabından uyarlanan, yapımcılığını ünlü yıldız Angelina Jolie’nin üstlendiği film, Afganistan'da yaşayan, bir ablası, bir de küçük kardeşi olan 11 yaşındaki Parvana’nın hikayesini anlatıyor. Taliban, Afganistan'daki yönetimi ele geçirince, Parvana okulu bırakmak ve bacağını kaybeden babasının çalışmasına yardım etmek zorunda kalır. Ama sonra babası suçsuz yere tutuklanır. Peki evi kim geçindirecektir? Kadınların yanlarında erkek olmadan sokağa çıkması yasaktır. Parvana'nın tek bir erkek kardeşi vardır, o da henüz bebektir. Bir gün Parvana'nın aklına bir fikir gelir. Uzun saçlarının kısalmasını ve elbiselerinin değişmesini gerektirecek bir fikir...

1943'te Burma'da bir Japon esir kampının komutanı olan Saito, kampa yeni gelen İngiliz Albay Nicholson'dan adamlarına Kwai nehri üzerine bir köprü kurmalarını emretmesini istemektedir. Saito'nun amacı bu köprüyü kullanarak Japon birliklerine cephane taşıma konusunda avantaj sağlamaktır. Saito'nun işkencesine dayanamayan Albay bir süre sonra köprünün emri altındaki mühendisler için de bir moral kaynağı olacağını düşünerek onun isteğini kabul eder. Nicholson düşmanının esiri konumunda da olsa, onun ve adamlarının yapabileceğinden daha iyi bir köprü yaparak onu psikolojik seviyede altetmiş olacağını düşünür. İnşaat ilerledikçe Nicholson köprünün düşmanına avantaj sağlayacağını tamamen unutur ve onu mükemmelleştirmek için elinden geleni yapar.

İki arkadaş Junpei ve Kanta’nın 2. Dünya Savaşı’nın ardından Shikotan adasındaki hayatını konu ediniyor. Dünyanın bir ucundaki bu adada Junpei ve Kanta dil, kültür farklılıkları ve tarihin dalgalarının arasında ilginç bir dostluk kuracaklardır. Birbirine her fırsatta destek çıkmaya çalışan çocuklar için siyasi gerçekler yüzünü gösterecektir * Gerçek bir yaşam öyküsüne dayanmaktadır.

With the help of government-issued pamphlets, an elderly British couple build a shelter and prepare for an impending nuclear attack, unaware that times and the nature of war have changed from their romantic memories of World War II.

Three years after the Hiroshima bombing, a teenager helps a group of orphans to survive and find their new life.

İkinci Dünya Savaşı'nın en ateşli zamanlarında, Caine'in kitabına göre davranması yüzünden ikinci kaptan Maryk (Van Johnson) ve tayfası isyana başlarlar. Ancak asıl kırılma noktası bir çok sorgulanan emirinden sonra kaptanın tüm tayfayı Ölüm Tayfunu'na yöneltme emri olur.

Tüm zamanların tarihsel açıdan en önemli filmlerinden biri olan Steven Spielberg'in Schindler'ın Listesi, cesaret ve inanç dersleriyle nesiller boyu ilham vermeye devam eden güçlü bir hikaye. En İyi Film ve En İyi Yönetmen de dahil olmak üzere yedi Akademi Ödülü sahibi olan bu inanılmaz gerçek hikaye, Holokost sırasında 1.100'den fazla Yahudinin hayatını kurtaran esrarengiz Oskar Schindler'ı (Liam Neeson) konu alıyor. Bu, fark yaratan bir adamın zaferi ve yaptıkları sayesinde insanlık tarihinin en karanlık bölümlerinden birini atlatanların dramıdır.

Dört çocuk annesi bir kadın, İkinci Dünya Savaşı’nda kaybettiği üç oğlunun ardından fazlasıyla yaralanmıştır. Şimdi tek dileği hayatta kalan tek oğlunun savaştan sağ salim dönmesidir. Yakarışları karşılık bulur ve Başkan tarafından verilen bir emirle James Ryan’ın ne pahasına olursa olsun bu savaştan sağ çıkması sağlanacaktır. Normandiya çıkarmasının yapıldığı gün, sekiz kişilik bir asker birliği farklı bir göreve, Ryan’ı kurtarma görevine atanır. Ancak yüzbaşı John Miller tarafından yönetilen bu birim, can pazarının yaşandığı bu zorlu ortamda hakikatli bir yaşam mücadelesine atılacak; tek bir adamı kurtarmak için sekiz kişinin hayatının tehlikeye atılmasının meşruluğunu sorgulayacaktır.

Amerika Birleşik Devletleri'nin 2. Dünya Savaşı'na girmesinin ardından Desmond T. Doss da birçok Amerikalı gibi orduya katılmaya gönüllü olur. Ancak dindar bir Hristiyan ve bir pasifist olan Doss, savaşta insan öldürmeyi ve herhangi bir şekilde silah kullanmayı reddetmektedir, onun yerine savaş alanında yaralıları kurtararak hizmet etmek istemektedir. Bu tavrı hem komutanları hem de asker arkadaşları arasında ilk başta çok sert tepkiyle karşılanır, askeri mahkemeye bile çıkar. Ancak Doss, son derece sert bir eğitimden geçip kendi hayatı pahasına silahsız bir şekilde savaş alanına gitmeyi çoktan göze almıştır.

Paranoyak imparator Tiberius'un ölümünden sonra, varisi Caligula iktidarı ele geçirir ve imparatorluğu kanlı bir delilik ve ahlaksızlık sarmalına sürükler.

Prince Siddhartha is heir to the Shakya kingdom, which is constantly at war with the more powerful Kosala kingdom. His father tries to raise as him as a warrior leader and to shield him from the miseries of the world. Meeting the young outcast girl Migaila, Siddhartha experiences love for the first time but also witnesses the suffering that afflicts humankind. Meanwhile, in Kosala, Chapra rises through the military, despite his lowly origins, to become a hero and general of the army. A final showdown between the two kingdoms forces Siddhartha to re-evaluate the path he is following.

Yetenekli bir koşucu, azimli ama yeteneksiz bir sınıf arkadaşını çalıştırır. Ancak yıllar boyunca pistlerde kendisine meydan okuyacak bir rakip yarattığının farkında değildir.

1963 yılının Yokohama'sında geçen hikâyede, denizde kaybettiği babasının anısını yaşatmak için her sabah tepeye işaret bayrakları çeken lise öğrencisi Umi ile okul gazetesinin cesur genci Shun'un yolları kesişir. İkili, tarihi okul binalarını yıkımdan kurtarmak için gençlik coşkusuyla omuz omuza bir mücadeleye girişirken aralarında masum bir bağ filizlenir; ancak geçmişin tozlu sayfalarından aniden gün yüzüne çıkan gizemli bir aile sırrı, ikisinin de duygularını ve ortak kaderlerini büyük bir sınavla karşı karşıya bırakacaktır.

A year has passed since Menma's ghostly return to the Super Peace Busters. Although the time they spent together during that summer was short, the five members reminisce about what happened as they each write a letter to their lost friend.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir