
André Dussollier
Raoul Nordling

İşgal altındaki Paris'in Alman Askerî Valisi Dietrich von Choltitz ile Paris İsveç Başkonsolosu Raoul Nordling arasındaki diplomasi ilişkisini anlatan tarihsel gerçeklere dayanan bir hikâye.

André Dussollier
Raoul Nordling

Niels Arestrup
General Dietrich von Choltitz

Burghart Klaußner
Captain Werner Ebernach

Robert Stadlober
Lieutenant Bressensdorf

Charlie Nelson
The caretaker

Jean-Marc Roulot
Jacques Lanvin

Stefan Wilkening
Caporal Mayer

Thomas Arnold
Lieutenant Hegger

Lucas Prisor
SS soldier

Attila Borlan
SS officer

Marie Dompnier
The makeup lady

Claudine Acs
The maid

Dominique Engelhardt
Hans, the guard

Johannes Klaußner
18 year old soldier

Charles Morillon
The vestibule guard

İkinci Dünya Savaşı sırasında Guadalcanal'da savaşan bir grup Amerikalı erkeğin değişmelerinin, acı çekmelerinin ve kendileriyle ilgili önemli keşifler yapmalarının öyküsü. Film, Pasifik adalarında Japonların ilerlemelerini durduracak olan, savaşta anahtar görevi görmüş çatışmalardan birini arkaplanına almış. Ancak öykü, bunun ötesinde, hayatta kalmak için savaşan, korkunç stres altındaki insanların aralarında gelişen güçlü bağların arasında dolaşıyor.

Kopenhag, 1944. Alman işgali altındaki Danimarka'da halk savaşın bir an önce sonlanmasını dilemektedir. Bu arada özgürlük savaşçıları Bent Faurschou-Hviid (Ateş), ve Jørgen Haagen Schmith (Limon) Holger Danske direniş grubu adına çarpışarak hayatlarını tehlikeye atmaktadır. Direniş grubundaki üstleri Aksel Winther'in, ikiliye, iki Alman Abwehr subayına karşı harekete geçmeleri emrini vermesiyle birlikte olaylar kontrolden çıkar. Ödüllü yönetmen Ole Christian Madsen'in, gerçek olaylar ve görgü tanıklarının ifadeleri üzerine kurulan filmi, eleştirmenlerin övgüsüyle karşılandı.

A biopic of former Emperor of France, Napoleon Bonaparte, tracing the Corsican's career from his schooldays (where a snowball fight is staged like a military campaign) to his flight from Corsica, through the French Revolution (where a real storm is intercut with a political storm) and the Terror, culminating in his triumphant 1797 invasion of Italy.

2. Dünya Savaşı sırasında Amerikalılar ve Fransızların beraber düzenledikleri Normandiya çıkarmasının yapıldığı gün olan D-Day'de geçiyor film. Bir düzine karakter eşliğinde müttefik kuvvetlerin yaşadığı en uzun günün hikayesi. Filmin en büyük özelliği birbirinden ünlü pek çok oyuncunun yer alması...

Near the end of World War II, General Dietrich von Choltitz receives orders to burn down Paris if it becomes clear the Allies are going to invade, or if he's unable to maintain control of the city. After much contemplation, Choltitz ignores orders, enraging the Germans and giving hope to various resistance factions that the city will be liberated. Choltitz, alongside Swedish diplomat Raoul Nordling, helps a leader organise his forces.

2. Dünya Savaşı sırasında Çöl Savaşının hüküm sürdüğü Kuzey Afrika'da Bir Fransız timi sabotaj yapmak üzere Alman Hatlarının gerisine gönderilir.Ancak görevi yerine getirirlerken komutanlarını kaybeden tim,Eski bir boksör olan Çavuşun kumandasına kalmıştır ve timi yönetmek o kadar da kolay değildir..Bu sırada esir aldıkları bir Alman subayıyla birlikte çölün ortasında benzinleri,suları ve yiyecekleri azalmış bir vaziyette kalırlar..Savaşın yıkıcılığına rağmen ölmeyen insani duyguları anlatan bir film..Özellikle Hardy Kruger diğer filmlerinde olduğu gibi bu filmde de Alman subayı rolünde çok iyi bir oyun çıkarmış...

Dünyanın her yerinde medyanın ilgisini çeken gerçek bir olaydan esinlenen Son Piyade, 92 yaşındaki bir 2. dünya savaşı gazisi olan Artie Crawford'ın maceralarını anlatan dokunaklı bir dram. Artie, Normandiya'da gerçekleşecek 75. yıl anma törenini kaldığı huzur evinde duyar. Kutlamalara katılmaya kararlı olan Artie huzur evinden gözüpek bir kaçış planlar ve eski birliğine son bir kez saygısını sunmak için Fransa'ya doğru ilham verici bir yolculuğa çıkar.

Gerçek bir hikâyeden esinlenerek hazırlanan etkileyici bir drama filmi olan "The Great Escaper", 90 yaşındaki bir İngiliz emekli asker olan Bernard Jordan'ın hayatına odaklanmaktadır. Bernard, 2014 yılında D-Day'in 70. yıldönümü etkinliklerine katılmak üzere Fransa'ya gitmek için huzurevinden kaçma kararı alır. Bernard’ın bu cesur kaçışını ve ardından yaşadığı maceraları konu alan film, aynı zamanda yaşlılık, özgürlük arayışı ve geçmişle yüzleşme temalarını da işlemektedir. Bernard’ın yolda karşılaştığı zorluklar ve onun azmi, izleyicilere ilham verici bir hikâye sunar. Michael Caine, bu filmde Bernard Jordan karakterini canlandırarak, hem duygusal derinliği hem de mizahi unsurları bir araya getiren bir performans sergilemektedir. "The Great Escaper", yalnızca bir kaçış hikâayesi değil, aynı zamanda insan ruhunun gücünü ve hayatta kalma isteğini de gözler önüne seren bir yapım olarak dikkat çekiyor.

1916 yılındayız. Birinci Dünya Savaşı iki yıldan beri tüm şiddetiyle devam etmektedir. İngiltere ve Fransa'nın müttefik güçleri, batı cephesinde Almanlar'ın sağlam siperlerine karşı verdiği savaşta başarılı olamamış, milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir. Öte yandan Avrupalılar'ı kendi savaşlarıyla başbaşa bırakmayı tercih eden Birleşik Amerika tarafsızlık ve izolasyon politikasını ısrarla korumaktadır. Ancak gönüllü ambulans sürücüleriyle Fransız lejyonunun üyesi olan bazı Amerikalılar, müttefiklere yardım etmek için Avrupa'ya geçmişlerdir. Çok geçmeden Amerikalı gönüllülerden bazıları, iyi teçhizatlı Alman pilotlarıyla baş edebilmek ve müttefiklerin savaş çabalarına yardımcı olabilmek için kendi özel filolarını oluştururlar. Ölümüne mücadeleyi göze alan "Flyboys" Kahraman Pilotlar filosu bu şekilde meydana gelir.

Gerçek bir olayı anlatan Suç Ordusu, Göçmen İşçi Hareketi adı verilen bir grubun ve grubun önderliğini yapan, Türkiye’de “Hitler'in Öldürttüğü Adıyamanlı” olarak bilinen şair Missak Manouchian’ın (Manuşyan) işgal altındaki Fransa’da Nazilere karşı direnişini anlatıyor.

Tüm zamanların tarihsel açıdan en önemli filmlerinden biri olan Steven Spielberg'in Schindler'ın Listesi, cesaret ve inanç dersleriyle nesiller boyu ilham vermeye devam eden güçlü bir hikaye. En İyi Film ve En İyi Yönetmen de dahil olmak üzere yedi Akademi Ödülü sahibi olan bu inanılmaz gerçek hikaye, Holokost sırasında 1.100'den fazla Yahudinin hayatını kurtaran esrarengiz Oskar Schindler'ı (Liam Neeson) konu alıyor. Bu, fark yaratan bir adamın zaferi ve yaptıkları sayesinde insanlık tarihinin en karanlık bölümlerinden birini atlatanların dramıdır.

Dört çocuk annesi bir kadın, İkinci Dünya Savaşı’nda kaybettiği üç oğlunun ardından fazlasıyla yaralanmıştır. Şimdi tek dileği hayatta kalan tek oğlunun savaştan sağ salim dönmesidir. Yakarışları karşılık bulur ve Başkan tarafından verilen bir emirle James Ryan’ın ne pahasına olursa olsun bu savaştan sağ çıkması sağlanacaktır. Normandiya çıkarmasının yapıldığı gün, sekiz kişilik bir asker birliği farklı bir göreve, Ryan’ı kurtarma görevine atanır. Ancak yüzbaşı John Miller tarafından yönetilen bu birim, can pazarının yaşandığı bu zorlu ortamda hakikatli bir yaşam mücadelesine atılacak; tek bir adamı kurtarmak için sekiz kişinin hayatının tehlikeye atılmasının meşruluğunu sorgulayacaktır.

Amerika Birleşik Devletleri'nin 2. Dünya Savaşı'na girmesinin ardından Desmond T. Doss da birçok Amerikalı gibi orduya katılmaya gönüllü olur. Ancak dindar bir Hristiyan ve bir pasifist olan Doss, savaşta insan öldürmeyi ve herhangi bir şekilde silah kullanmayı reddetmektedir, onun yerine savaş alanında yaralıları kurtararak hizmet etmek istemektedir. Bu tavrı hem komutanları hem de asker arkadaşları arasında ilk başta çok sert tepkiyle karşılanır, askeri mahkemeye bile çıkar. Ancak Doss, son derece sert bir eğitimden geçip kendi hayatı pahasına silahsız bir şekilde savaş alanına gitmeyi çoktan göze almıştır.

II. Dünya Savaşı’ndan hemen sonra çekilmiş olan film, savaşta İtalya’da yaşananları anlatır. Film, yönetmenin savaş üçlemesinin ikincisidir ve aynı zamanda İtalyan Yeni Gerçekçilik akımında yer alır.

İşgal altındaki Fransa'da yeraltı mücadelesinin artık hissedilir bir boyuta geldiği bir zaman diliminde geçiyor. Kızıl Ordu'nun Nazileri Doğu Avrupa'da yenilgiye uğratması ve inlerine kadar kovalamasıyla müttefikler de artık lütfedip Normandiya çıkartmasını başlatma kararı alır. Bu çıkarma sırasında Naziler tarafından esir alınan bir İngiliz subayının yaşaması ise Fransız Kadın Ajanlara bağlıdır.

Andrew Lloyd Webber ve Tim Rice'ın çok sevilen sahne müzikalinden uyarlanan görkemli bir müzikal drama. Alan Parker'ın yönettiği filmde de öykü, Madonna'nın canlandırdığı Eva Duarte evini terkedip Latin şarkıcı Agustin Magaldi ile birlikte Buenos Aires'e gelir ve burada zaman zarfında Juan Peron'un karısı ve Arjantin halkının da kahramanı olur.

Part two of a two-part biopic following French army officer Charles De Gaulle's life and political commitment between 1940 and 1945, and trace his development towards a political career.

Film, Birleşik Krallık’ın başarılı başbakanı Winston Churchill’in (Gary Oldman) kariyerindeki ilk dönemine, Hitler’in etkisindeki Nazi Almanya’sı ile mücadelesine odaklanacak. Churchill, hayatının belki de en büyük sınavından geçecektir. Hayatında zor ve geri dönüşü olmayan ikilemlerden birini yaşar. Ya Nazi Almanyası ile barışçıl bir antlaşma yolu bulmaya çalışmalıdır ya da milletinin bağımsızlığı ve idealleri için Nazilerin karşısında sımsıkı durmalıdır. Durdurulamaz Nazi güçleri Batı Avrupa'da ilerlerken ve istila tehditi kapıdayken, bir yanda şüpheci bir Kral, bir yanda da kendisi karşıtı planlar yapan partisi varken Churchill bu zor zamanlarda dik durmalı, bir ulusu ayağa kaldırmalı ve dünya tarihinin ilerleyişini değiştirmelidir.

1938'de gergin geçen Münih Konferansı'nda artık rakip hükûmetler için çalışan eski arkadaşlar bir Nazi sırrını açığa çıkarmak için yarışan gönülsüz casuslar hâline gelir.

Waiting For Anya, Michael Morpurgo’nun aynı isimli romanından sinemaya uyarlananıyor. Romanın konusu ise şöyle: Fransa-İspanya sınırındaki küçük Lescun kasabasında yaşayan Jo, savaşa uğurladığı babasının özlemiyle başa çıkmaya çalışırken, okuldan artakalan zamanlarını çobanlık yaparak geçirir. Günün birinde Jo, dağda bulduğu ayı yavrusuna bakan gizemli bir adamla karşılaşır. Daha önce bir yerlerde gördüğüne emin olduğu bu adamın izini sürmeye karar verince boyundan büyük işlere kalkışır. Savaşın yakıcı etkilerinden kaçmaya çalışan bir düzine çocuğun kaderi, artık tamamen onun ellerindedir. Çocukların düşünü kurduğu barış, kasaba sınırının yanı başındaki dağların eteklerinden geçmektedir. Ancak bu yol, bir grup rütbeli davetsiz misafir yüzünden her zamankinden çok daha tehlikeli bir hâl almıştır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir