
Georgina Campbell
Naomi

"Yayılırsa... Ölürsün."
Oldukça bulaşıcı ve sürekli mutasyona uğrayan bir mantar kapalı bir tesisten kaçınca, iki genç çalışan ile deneyimli bir biyoterör uzmanı güçlerini birleştirir. Mikroorganizmanın hızla yayılarak karşısına çıkan her şeyi yok ettiği, hayatlarının en çılgın gece vardiyasında, insanlığı yok oluşun eşiğinden kurtarmak için hayatta kalmak zorundadırlar.

Georgina Campbell
Naomi

Joe Keery
Teacake

Sosie Bacon
Dr. Hero Martins

Vanessa Redgrave
Mary Rooney

Lesley Manville
Trini Romano

Liam Neeson
Robert Quinn

Richard Brake
Wesley Jerabek

Aaron Heffernan
Mike Snyder

Ellora Torchia
Abigail

Rob Collins
Enos Namatjira

Justin Salinger
Dr. Friedman

Gavin Spokes
Griffin

Andrew Brooke
Ironhead

Darrell D'Silva
The Rev

Lujza Richter
Garbage

Amerika'nın sakin kasabası Wheelsy, ismi henüz koyulmamış bir kötülükle karşı karşıyadır. Ancak henüz kimse telefon direklerinin kayıp evcil hayvan ilanlarıyla dolduğunu ve kasabanın en zengin sakini Grant Grant'in tuhaf davranışlar sergilediğini fark etmemiştir. Çiftlik hayvanlarının ürkütücü şekilde ölmesi ve genç bir kadının kaybolmasının ardından kasabanın şerifi Bill Pardy, kasabadaki karanlık gücü açığa çıkarmaya karar verir ve dünyadaki tüm yaşamı sona erdirmek isteyen uzaylı bir organizmayla karşı karşıya kalır.



Bir üniversitede hocalık yapan biyolog Lena’nın (Natalie Portman) asker eşi Kane (Oscar Isaac), bir görev için “Area X” adlı bir bölgeye gider ve bir yıl sonra geri döner. Ancak döndüğünde tamamen bitik durumdadır ve komaya girer. Lena, eşini bu hale getiren şeyin ne olduğunu merak eder ve “Area X”te araştırma yapmak amacıyla gidecek, tamamı kadınlardan oluşan bir keşif ekibine gönüllü olarak katılır. Bir biyolog, bir psikolog, bir acil tıp teknisyeni, bir jeomorfolog ve bir fizikçiden oluşan bu keşif ekibi, doğanın kanunlarının geçersiz olduğu tamamen mutasyona uğramış bir bölgeye adım atacaklardır ve onları nelerin beklediği belli değildir.

After the fall of civilization, the few survivors have been driven to cannibalism. A young man must confront a violent tribe that has murdered his father and stolen the medicine that keeps his girlfriend alive.

Meşhur korku roman yazarı Clive Barker'ın imzasını attığı Books of Blood'tan uyarlanan film, uzay ve zaman ögelerinin birbirine girdiği üç farklı hikayeyi anlatıyor. Daha önce keşfedilmeyene doğru bir yolculuk yapılıyor. Filmde Anna Friel, bir psikolog olan Mary'yi canlandırıyor. Mary, 7 yaşındaki oğlunu lösemiden kaybetmiştir. Yeni sevgilisi Simon, Mary'nin ölü oğlu ile konuşması konuşabileceğini söyler. Robertson ise Jenna'ya hayat veriyor. Jenna, sesten iğrenme rahatsızlığı olan misfoniden muzdariptir. Annesinin onu çiftliğe geri göndereceğini öğrenince Los Angeles'ın yolunu tutar. Üçüncü hikayede ise bir katilin hikayesi anlatılıyor. Katil paha biçilemez bir kitap bulur. Bu sayede eşi ile birlikte kirli işlerden emekliye ayrılabilecektir. Bu karaktere ise Yul Vazquez hayal veriyor.

Curtis ve ailesi, devrim niteliğinde bir ev cihazını test etmek üzere seçilir: AIA adında bir dijital aile asistanı. Akıllı evi bir üst seviyeye taşıyan bu cihaz, evlerine kurulduktan sonra tüm sensörleri ve kameralarıyla birlikte, AIA her şeyi yapabiliyor gibi görünmektedir. Ailenin davranışlarını öğrenir ve ihtiyaçlarını tahmin etmeye başlar. Ancak kısa süre içinde, AIA'nın aşırı korumacı tavrı rahatsız edici hale gelmeye başlıyor ve sonuçta şiddetle sonuçlanan bir duruma dönüşüyor. Bu durum, sadece ailenin hayatını tehlikeye atmakla kalmıyor, aynı zamanda insanlığın geleceğini de tehdit eden korkunç bir sırrı ortaya çıkarıyor.

Antarktika'da bir grup ABD'li bilim insanı Norveçli meslekdaşlarının boş ve yıkık araştırma üssünü incelerler, ancak buldukları avının şeklini alabilen dehşet verici bir canlıdan başka bir şey değildir.

Salgın bir hastalık Amerika'da yaşayan insanları et yiyen zombilere çevirmiştir. Yaşadıkları şehir zombiler tarafından tam anlamıyla istila edilen bir grup insan çareyi kaçmakta bulur. Diğerlerinin kolay kolay bulamayacağı bir alışveriş marketinde karar kılırlar.Başlangıçta buradaki ortam herkesin hoşuna gider. Ellerinin altında binlerce çeşit eşya bulunmaktadır. Fakat zamanla mağazanın çevresinde biriken zombilerin sayısı artmaya başlar...

Kasabaya sanki başka bir dünyadan gelmiş izlenimi veren tuhaf bir sis tabakasının çökmesi üzerine korku ve panik içinde süpermarkete sığınan kasaba halkı arasında David Drayton ve küçük oğlu Billy de vardır.Koyu ve kalın sis tabakasının içinde esrarengiz bazı yaratıkların pusuya yatmışçasına gizlendiğini ilk fark eden David olmuştur. Bu dünyaya ait olmayan öldürücü, korkutucu yaratıklardır bunlar… Kurtuluş ise marketteki herkesin hep birlikte hareket etmesine bağlıdır. Ancak insan doğası hesaba katılınca hep birlikte hareket edebilmeleri mümkün müdür?Markete sığınan kasaba halkının korkuya kapılarak paniklemesi üzerine mantık devre dışı kalırken David kendisini en çok neyin korkuttuğunu merak etmeye başlamıştır: Sisin içinde pusuya yatmış canavarlar mı, yoksa marketin içindeki, daha düne kadar arkadaşı, komşusu bildiği insanların sergilediği tutarsız davranışlar mı?

1958 tarihli aynı adlı filmin yeniden çevrimi. Bir ateş topu ormana düşer.O sırada oradaki yaşlı bir adamla motorsikletini tamir etmek için oraya giden Brian (Kevin Dillon) düşen ateş topunun yanına giderler. İhtiyar olay yerine gittiğinde jöle kıvamında bir nesne görür. Nesne kendisini incelemek isteyen ihtiyarın eline yapışır ve ihtiyarı emer. Bu sırada Brian olayı görür. Adam acıdan inlerken kendini yola atar. Ancak bir çift yoldan arabayla geçmektedir. Arabadakiler Meg (Shawnee Smith) ve Paul (Donovan Letich) çiftidir ve Brian’ın okuldan arkadaşıdır. Araba ihtiyara çarpar. Brian, Meg ve Paul ihtiyarı hastaneye götürürler. Hastanede korkunç bir şekilde Paul’de ölür ve artık Brian ve Meg yalnız başına bu belaya karşı gelmeye çalışırlar.

Gerry Lane iki kızı ve sevgili eşiyle mutlu bir hayat sürdüren bir aile babasıdır. Bir gün arabaları trafikte sıkıştığında her zamankinden farklı olarak yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunu fark ederler. Tehlike hızla yaklaşmaktadır... Ailesini güvenli bir bölgeye yerleştiren Birleşmiş Milletler çalışanı olan Gerry, ikiye ayrılan dünyayı kurtarmak için dünyayı dolaşacak ve bunu yaparken hayli kısıtlı olan zamana karşı yarışacaktır.

Öfke virüsünden sağ kurtulan bir grup, küçük bir adada yaşamaktadır. Grubun bir üyesi ana karaya bir görev için adadan ayrıldığında yalnızca enfekte olanların değil, diğer hayatta kalanların da mutasyona uğradığı sırları, harikaları ve dehşetleri keşfedecektir.

Günümüzden çok daha uzak olmayan bir gelecek şu anki zamanımızdan tamamen farklıdır. İnsanların özgür iradesini yok eden ve onları birbirlerini yemeye iten bir virüs sebebiyle insanlık yok oluşun eşiğindedir. Yalnızca bir grup çocuk virüsten etkilenmemeyi başarmıştır. Virüsten etkilenseler de bir şekilde duygu ve düşüncelerini korumayı başarmaktadırlar. İngiltere'deki bir askeri üste bu çocuklar Dr. Caldwell tarafından yönetilen zalimce tıbbi testlere maruz kalmaktadırlar. İnsanlığın tek umudu olan bu çocuklar bulundukları üssün saldırıya uğraması ile dağılır. Çocukların arasında diğerlerinden daha farklı olan Melanie, öğretmenleri bayan Justineau, Çavuş Parks ve Dr. Caldwell üsten kaçmayı başarır. Artık insanlığın kaderini yalnızca Melanie belirleyebilecektir...

Gizemli yaratıkların istila ettiği dünyada bir hafızasını kaybetmiş genç adam, kayıp kız arkadaşını bulmak için eksantrik bir hayatta kalma uzmanıyla iş birliği yapar. Lowell Dean'ın yazıp yönettiği filmde "Matrix" serisinin Trinity'si Carrie-Anne Moss ve Douglas Smith'i izliyoruz.

Obama ve Amerikan hükümeti, İran'dan gelecek ciddi bir saldırıdan kuşkulanmaktadır ve savaş ilan eder. Çin ve Rusya İran'ın yanında; İngiltere ve İsrail ise Amerika'nın tarafındadır. Böylece 3. Dünya Savaşı başlamış olur. Nükleer ve kimyasal silahların kullanılmasıyla dünya nüfusu gitgide azalmaya başlar. Peter, kızı ve nefret ettiği komşusu Maine'in Bangor şehrinde hayatta kalan tek insanlardır. Şimdi hesaba katmadıkları o düşmana karşı bir arada olmaları gerekmektedir.

1982’deki Romero-King işbirliğinin meyvesi Creepshow’un başarısı, ilki kadar tatmin edici olmasa da kendince kültleşmeyi bilen bu devam filmine vesile oldu. Bir kez daha 50’lerin E.C. Comics dönemi korku çizgi romanlarına öykünen bu hikaye derlemesini bu kez Romero yönetmediyse de, senaryoya imza atmayı bilmiş. King’in çok sevilen Raft’ını da içeren derlemede İhtiyar Şef Odunkafa ve Otostopçu diğer öyküler. Kalitesi, içerdiği öykülerle paralel yükselip alçalan filmin yönetmeni Michael Gornick’in, Romero’nun yetiştirmesi olduğunu da ekleyelim...

Yakın bir gelecekte, Dünya'daki normal yaşam yok edilmiştir. Paul ve iki oğlu Thomas ve Joseph, gündüzleri sükûnet, geceleri azap içinde bir hayat yaşamaktadırlar. Her gece, güneş battıktan sonra, gizemli ve şiddetli bir kötülüğün amansız saldırılarıyla karşı karşıya kalırlar. Thomas'ın gün batımından önce eve dönmediği bir günde, Paul onu bulmak için güvenli çiftliklerini terk etmek zorunda kalır. Aileyi, hayatta kalmak için umutsuz bir plan yapmaya zorlayan kabus gibi bir savaş başlar.

Polis memuru Daniel Carter çöl yolunda kanlar içinde bir adam görür. Onu hastaneye yetiştirmeye çalışır. Fakat hastanede kült figürleri ortaya çıkar ve içerideki hastalar çıldırmaya başlar. Daniel Carter kendini hastanenin içindeki kötülüğe karşı bulacaktır.

Küçük bir Maryland kasabasında yaşanan ekolojik felaketten sonra garip olaylar meydana gelir. Karaya bünlerce ölü balık vurur, bu balıkları yiyenler hastalanır ve vücutları parazitler tarafından ele geçirilir...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir