
Lino Ventura
Fernand Naudin

An aging gangster, Fernand Naudin is hoping for a quiet retirement when he suddenly inherits a fortune from an old friend, a former gangster supremo known as the Mexican. If he is ambivalent about his new found wealth, Fernand is positively nonplussed to discover that he has also inherited his benefactor’s daughter, Patricia. Unfortunately, not only does Fernand have to put up with the thoroughly modern Patricia and her nauseating boyfriend, but he also had to contend with the Mexican’s trigger-happy former employees, who are determined to make a claim.

Lino Ventura
Fernand Naudin

Bernard Blier
Raoul Volfoni

Francis Blanche
Maître Folace

Claude Rich
Antoine Delafoy

Pierre Bertin
Adolphe Amédée Delafoy

Jean Lefebvre
Paul Volfoni

Sabine Sinjen
Patricia, la fille de Louis "le Mexicain"

Robert Dalban
Jean, le majordome

Horst Frank
Théo

Venantino Venantini
Pascal

Mac Ronay
Bastien

Jacques Dumesnil
Louis « le Mexicain »

Paul Mercey
Henri

Dominique Davray
Madame Mado

Henri Cogan
Freddy

In this Franco-Italian gangster parody, a shopkeeper on his way to an Italian holiday suffers a crash that totals his car. The culprit can only compensate his ruined trip by driving an American friend's car from Naples to Bordeaux, but as it happens to be filled with such contraband as stolen money, jewelry and drugs, the involuntary and unwitting companions in crime soon attract all but recreational attention from the "milieu".

Arthur and Anatole are two little robbers. They want to rob money, money that will travel in a special train from Paris to Bruxelles. They don't know that other people have planned to do the same thing.

Virgil Starkwell is intent on becoming a notorious bank robber. Unfortunately for Virgil and his not-so-budding career, he is completely incompetent.

Ashray eğitim hayatını bitirdikten sonra memleketine döner, babası ve onun basket arkadaşlarıyla tanışır. Çılgın olaylar dizisi bu noktada başlar. Ashray babasından yaşça büyüktür, kankası Köpek Loc'un tuhaftır çünkü ninesi de tuhaftır haliyle annesi de...

Bir cinayete tanık olan Alphonse, vakayı bildirmek için karakola, müfettiş Morvandieu’nün yanına gittiğinde, cinayetin polisin umrunda olmadığını fark eder. Karısı da cinayete kurban giden Alphonse, onun katiliyle birlik olup suç dünyasına atılır ve müfettiş Morvandieu’yü de ekibe katar.

Mafya lideri Don Barberini, bir barda kiralık katil Moskovitz'i beklemektedir. Moskovitz'in görevi, "Balina" lakaplı Otto Krampe'yi ortadan kaldırmaktır. Tam bu sırada, bardaki yan odada bir Fransız-İtalyan film ekibi, yeni bir polisiye film için oyuncu seçmeleri yapmaktadır. İşsiz aktör Gregoire Lecomte, bir katil rolü için başvurur ancak yanlışlıkla mafyanın toplantı odasına girer. Mafyanın konuşmalarını film senaryosunun detayları sanarak, görev aldığını düşünür ve Saint-Tropez'e doğru yola çıkar. Hata anlaşıldığında, Don Barberini gerçek katil Moskovitz'i, oyuncunun peşine gönderir!

An honest, goodhearted man is forced to turn to a life of crime to finance his neurotic mother's skyrocketing medical bills.

Dressed as a clown, the clever rascal Grimm holds up the most secure bank of Montreal and takes 30 hostages. While confusing and ridiculing the police with his strange behavior, he calmly manages to rid the bank of a fortune. But then an unsatisfied companion arouses trouble...

A sleazy Paris nightclub owner and ex-detective flies to Hong Kong to rescue the young son of a friend murdered by the Chinese mob.

Jacob, bir hahamdır ve uzun yıllar sonra Fransa'ya dönmeye hazırlanır. Amerika'da yaşadığı süre boyunca çok sevilmiştir. Ancak bir gün, Schmolls ailesi onu bir kutlama için davet eder. Otuz yılın ardından Fransa'ya gitme zamanı gelmiştir. Bu sırada, kaba ve bağnaz bir karakter olan Victor, ertesi gün evlenecek olan kızı için Normandiya'ya doğru yola çıkar. Yolda şoförüyle birlikte kaza yapar ve arabaları göle düşer. Yahudi şoför, Victor'a yardım etmeyince Victor onu kovar. Bu arada, Arap lider Mohamed Larbi Slimane kaçırılmıştır. Victor, istemeden de olsa Slimane'ye yardım eder ve onu kurtarır. Bu ikili, polis ve katillerden kaçarken kimliklerini gizlemek için Haham Jacob ve arkadaşı Haham Samuel'e saldırır. Kıyafetlerini ve sakallarını çalarlar. İşte bu kimlik değiştirme, son derece eğlenceli ve bol kahkahalı olayların başlangıcı olacaktır.

Bayan Marple, bir tren yolculuğundayken, yanından geçen diğer trende işlenen cinayete tanık olur. Olayı hemen polise ihbar etse de kendisine inanan olmaz. Çünkü polis ceset bulamamıştır. Polise göre ortada ceset olmadığına göre cinayette söz konusu değildir. Fakat bayan Marple bu olayın peşini bırakmaya niyetli değildir. Yaptığı küçük çapta bir araştırmanın ardından, Ackenthorpe malikanesinin cinayet ile ilgili bir ev olduğu kanısına varan Marple, daha iyi araştırma yapabilmek için eve aşçılık ve temizlik işinde çalışmak üzere girer…

Tecrübeli mafya mensubu Chili Palmer (John Travolta) bir gangster olarak kendisini kanıtlamıştır. İşi bitik bir film yapımcısından (Gene Hackman) borçlarını tahsil etmek üzere Los Angeles'a yolu düştüğünde, Chili, Hollywood'un tam ortasına balıklama dalar; bir film yıldızıyla tanışır (Danny Devito), B sınıfı filmlerin kraliçesiyle romantizm yaşar (Rene Russo) ve hatta şehrin en popüler restaurantlarında rezervasyon bile yaptırmayı başarır. Eğer uyuşturucu kaçakçıları ve kızgın mafya üyeleri onu rahat bırakacak olsalar, bu yeni ve süper yapımcı için aslında herşey yolunda gitmektedir. Ama işte burası Hollywood'dur ve hiç kimse herşeyin kolay olacağı için size söz veremez!

Kendi dedektiflik ajanslarını kuran Nick ve Audrey Spitz, milyarder arkadaşları kendi düğününden kaçırılınca, kariyerlerini değiştirecek bir davaya girerler.

Agatha Christie’nin “Mrs. McGinty’s Dead” isimli öyküsünün 1964 yılında yapılmış olan bu uyarlamadın konusu; Cinayet suçu ile yargılanan biri, bayan Marple’ın da dahil olduğu ve diğer üyelere katılmamasına rağmen jüri tarafından suçlu bulunmuştur. Marple, adamın suçsuzluğunu kanıtlamak için olayın geçekleştiği yerel tiyatro grubuna katılır. Marple düşüncesinde haklıdır ve gerçek katilin kim olduğunu bulacaktır…

Genç ve başarılı bir banker olan Andy Dufresne, karısını ve onun sevgilisini öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkum edilir ve Shawshank hapishanesine gönderilir. İşkence, tecavüz, dayak dahil her türlü kötü koşulun hüküm sürdüğü hapishane koşullarında, Andy'nin hayata bağlı ve her daim iyi bir şeyler bulma çabası içindeki hali, çevresindeki herkesi çok etkileyecektir. Bir süre sonra parmaklıkların arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine bütün mahkumları inandırır. Bu mahkumlardan biri olan Ellis Boyd "Red" ve Andy, unutulmaz bir dostluk kurarak hapishaneyi bambaşka bir yer haline getirirler.

Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanan filmde Henry Hill adında bir gangster, Jimmy Conway ve Tommy De Vito adlı iki arkadaşıyla birlikte bir soyguna kalkışır. Gözleri daha yukarda olan iki arkadaşı soyguna katılan diğerlerini öldürür ve mafya içinde yükselmeye başlarlar. Bu durum Henry'i olumsuz etkilemiştir ve bu konuda birşeyler yapması gerekmektedir. Büyük usta Martin Scorsese'nin başyapıtlarından biri olan Goodfellas, 1991 yılında 6 dalda Oscar'a aday gösterilmiş, en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında Joe Pesci'ye ödül kazandırmıştı.

Toplumun kurallarıyla boğuşan, cinsellik ve özgürlüklerinin karmaşasına düşen karakterlerle dolu, birbirine muğlak derecelerde bağlı olan bölümlerden oluşan bir Bunuel filmi. Filmde, bir yemek masası çevresinde klozetlere oturmuş insanların kimsenin görmediği yerlere çekilip yemek yemek için özürlerle sofradan kalkmaları gibi sahneler mevcut. Komik ve çılgın öğelerin bulunduğu filmde, Luis Bunuel sürrealistliğini doyasıya ortaya çıkarmıştır. Onlarca başyapıt çıkarmış bir yönetmenin en sıradışı çalışmalarından biri * bunuel: ironi ve absürtlük... toplumu yerden yere vurarak eleştiren, bitirmediği, yarım bıraktığı hikayeler ile insanı meraktan çıldırtan bir film * İnsanların özgürlüğü aradıkları ama onun anlamını bilmedikleri ve daha çok ondan korkmaları... Sahnelerde hep ters ilişki var, burada asıl özgürlük bir hayalet gibi (komünist manifestonun giriş bölümünde böyle bir hayalet benzetmesi yapılmakta) küçük burjuva ve konfor arayışındaki insanların arasında sadece geziniyor.

Jeff Bailey (Robert Mitchum) küçük bir kasabada benzincilik yapmaktadır. Ancak bir gün, pis işler yapan Whit Sterling (Kirk Douglas) ile karşılaşır ve esrarengiz geçmişinin peşini bırakmadığını anlar. Geçmişte Jeff, Whit tarafından tutulan bir özel dedektiftir. Whit’i yaraladıktan sonra 40 bin dolarını alarak Acapulco’ya kaçan sevgilisi Kathie (Jane Greer) ’yi bulmak için görevlendirilir. Ancak Kathie, öyle etkileyici bir kadındır ki Jeff’e Whit hakkındaki her şeyi unutturur. Whit’in yeni işi tabi ki Jeff için bir tuzak kurmaktır ama Jeff’in aldığı önlemler Whit’i daha beter bir tuzağa düşürür.

Los Angeles gettolarında birlikte büyüyen üç arkadaşın öyküsünü anlatan film, kenar mahallede yaşanan olaylara içten bir bakış atmasıyla benzerlerinden ayrılıyor. Kardeş gibi Doughboy ve Ricky Baker birbirlerine benzememekle birlikte her an birlikte takılmaktadırlar. Üçüncü kişi ise Tre'dir. Üçlü şiddet ve uyuşturucunun konuştuğu mahallerinde kendilerini ispat etmeye çalışır. 90'lı yılların başında gettoda yaşayan siyah gençler arasında yükselen nefreti, şiddete olan eğilimi, doğasına yakın bir şekilde sunuyor film. Yönetmen bu filmi 23 yaşında çektiği için sinema dünyasının yeni dahilerinden biri olarak selamlandı ve henüz 24 yaşındayken Oscar ödülüne aday oldu.

Two men pull off a daring daylight payroll heist in Milan, making a fast getaway. One is returning to France after years in hiding, needing money to start fresh with his family.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir