
Michelle von Treuberg
Sprotte

Five teenage girls navigate the twists and turns of their complicated emotional lives, and learn the secrets of the heart through their friendship.

Michelle von Treuberg
Sprotte

Lucie Hollmann
Frieda

Paula Riemann
Melanie

Zsá Zsá Inci Bürkle
Trude

Jette Hering
Wilma

Jeremy Mockridge
Fred

Philip Wiegratz
Steve
Martin Kurz
Torte

Vincent Redetzki
Willi
Svea Bein
Leonie

Veronica Ferres
Sibylle

Doris Schade
Oma Slättberg

Jessica Schwarz
Frau Rose

Thomas Kretschmann
Herr Slättberg

Oliver Stokowski
Thorben Mossmann

He-Man "Kadınlardan Nefret Erkekler Kulübü"nün sahibi olan ve yaşları 5 ila 8 arasında değişen bir grup sevimli çocuğun maceralarını anlatan gerçekten de çok sevimli bir film! Karakterlerimiz : Alfalfa, Spanky, Stymie, Porky ve Buckwheat, Uh-Huh, Froggy, Butch ve Woim, Darla, Waldo, Jane ve Mary Ann...

Sam, babasının ölümünden sonra üvey annesi ve kızları ile yaşamaya başlar. Hayatı okul, babasından kalan lokanta ve ev işleri arasında geçen Sam'in tek mutluluğu sanal alemdeki aşkı; Göçebe'dir. Fakat Göçebe'nin, okulun en popüler çocuğu Austin olduğunu öğrenince bu mutluluk yerini hayal kırıklığına bırakır. Gitmeyi çok istediği üniversiteden gelen kabul cevabının, üvey annesinin kıvrak zekasıyla yok olması, Sam'i bir kez daha yıkar. Ancak hayatın Sam'a hazırladığı tatlı sürprizlerin gelmesine çok az bir zamanın kaldığından kimsenin haberi yoktur. Gizemli prensesimizin kim olduğu bu kez, cam pabuç yerine cep telefonu ve e-posta yoluyla anlaşılır. 2000'li yılların Cinderella'sının da böyle olması gayet doğal olsa gerek.

Chicago'da reklamcılıkla uğraşan Nick Marshall, talihsiz bir kaza sonucunda kadınların aklını okuma yeteneği kazanır. Kaderin garip cilvesinin bu armağanını, kadınları daha yakından tanımak için kullanmaya başlayan Nick, bir süre sonra yeni patronu Darcy McGuire'ı etkilemek amacıyla da, bu yeteneğine başvurmakta sakınca görmez. Ne var ki Nick'in bu çekici ve akıllı kadına aşık olması, bir yandan da kadınların gerçekten ne istediğini keşfetmesi fazla zaman almayacaktır.

Büyük ve zorlu bir fırtınanın ardından güzel ve etkileyici bir deniz kızı olan Aquamarine kendini kıyıda bulur. Karşılaştığı iki genç kızın ise hayatları onu gördükleri andan itibaren değişecektir. Güzel deniz kızı bir cankurtarana aşık olduğunda ise bu iki genç kızdan sevdiği erkeğin kalbini kazanmak için yardım ister.

Üniversite için karar zamanı yaklaşırken Elle; Noah'yla yaşadığı uzun mesafeli ilişki, Lee ile değişen dostluğu ve yeni sınıf arkadaşına karşı duyduğu ilgi ile uğraşır.

Ya şimdiye kadar âşık olduğunuz herkes onlar hakkındaki hislerinizi öğrenseydi? Üstelik aynı anda? Lara Jean'nin hayal ürünü aşk hayatı, o ana dek sevmiş olduğu beş oğlana yazdığı mektupların gizemli biçimde gönderilmesiyle altüst olur.

90’ların incisi Clueless, gelmiş geçmiş en eğlenceli Emma uyarlaması. Fast Times at Ridgemont High ile 80’lerde gençlik filmleri çeken yönetmenler grubuna dahil olan Amy Heckerling, 1995’te çektiği Clueless ile bambaşka bir şöhret kazandı. Film, kadınların izlemeyi sevdikleri filmler olarak damgalanan ve bu yüzden chick flick adı verilen alttürün baş tacı oldu.Film o kadar sevildi ki, vizyon sonrası bir TV dizisine ve bir kitap serisine de kaynaklık etti. Ancak Clueless’ın bir chick flick’ten fazlası olduğunu belirtmek gerek. Beverly Hills’in zengin güzeli Cher Horowitz’in etrafındaki insanlar arasında çöpçatanlık yapma maceralarını konu alan alıyor.Alicia Silverstone ve 2009’da kaybettiğimiz Brittany Murphy’nin de çıkış filmi olan, eşsiz bir 90’lar romantik komedisi.

Genç Elle'in ilk öpücüğü, lisedeki en çekici oğlanla arasında yasak bir aşka yol açar ve en yakın arkadaşıyla ilişkisini tehlikeye atar.

Bianca (Mae Whitman) lisenin son sınıfına giden bir genç kızdır. Çok güzel olmamasına rağmen halinden ve görüntüsünden bir şikayeti yoktur. Ancak bir gün, lisenin popüler öğrencileri tarafından şişman ve çirkin olarak etiketlenip öyle tanındığını öğrenir. Lise hayatının son yılını kurtarabilmesi için bir an önce insanlarını algısını düzeltmek, önemli olanın dış görünüş olmadığını kanıtlamak zorundadır. Bu kavgada en büyük rakibi ise güzel Madison (Bella Thorne) olacaktır.

Çok sevdiği zoolog karısı Elizabeth'in hayata veda etmesi ile bütün dünyası bir anda yıkılan Bob, aradan bir yıl geçmesine rağmen hayata yeniden başlamaya henüz hazır değildir. Chicago'nun bir başka köşesinde ise, geçirdiği kalp nakli ameliyatı sayesinde çocukluktan beri süregelen rahatsızlığından kurtulan Grace Briggs, yepyeni bir dünyaya atılmak için sabırsızlanmaktadır. Grace, büyük babasının sahip olduğu O'Reilly adlı İtalyan restoranı sayesinde Bob ile tanışır. Birbirlerine aşık olan ikili, yaşamlarına dair gerçekleri öğrenmeye başlamakla birlikte aşklarını da sorgularlar. Sonuç ise zor elde edilen bir uyum ve birlikteliğin kimi zaman eğlenceli kimi zaman da hüzünlü öyküsüdür.

Çok yakın arkadaş ve tamamen zıt karakterler olan Debbie ve Peter bir haftalığına evlerini değiştirdiğinde birbirlerinin hayatına yakından bakmaları, aşkın kapılarını aralayabilir.

Kral Edvard (Chris Geere) ve Kraliçe Paige (Kam Heskin), Saygon Prensesi Myra'nın (Ase Wang) düğününe katılmak için Asya'ya doğru yola çıkar Saygon'a vardıklarında Myra'nın düğün konusunda kafasının karışık ve çok ümitsiz olduğunu görürler Zira müstakbel kocası Kah'ı (Prinya Intach) hiç sevmemektedir Myra'nin kalbi fil terbiyecisi Alu (Amarin Cholvibul) için atmaktadır Edvard ve Paige, Myra'nın babasını, kızının sevdiği erkekle evlenebilmesi için ikna etmeye çalışır...

A fussy celebrity caterer, a blind woman, a tour-bus guide and an inexperienced wedding planner search for love.

New York Times çoksatan romanı Aşk Hipotezi'nden uyarlanan film, doktora öğrencisi Olive'ın, bölümünün en korkulan profesörü Adam Carlsen'ı ani bir dürtüyle öpmesiyle başlayan hikâyesini konu alıyor. İkisinin de ihtiyaç duyduğu sahte ilişki, zamanla kimyalarını sınayan ve belki de aşkın formülünü ortaya çıkarabilecek bir deneye dönüşüyor.

Sahiplerine kavuşmak için Amerika’yı boydan boya geçen iki köpek ve bir kedinin hikâyesi. Sevimli hayvanlar, yol boyunca maceradan maceraya atılacak, birbirinden ilginç tiplerle karşılacaklardır...

18. yüzyıl sonlarında, sınıf bilincinin hakim olduğu İngiltere'de, Elizabeth veya Lizzie, Jane, Lydia, Mary ve Kitty olmak üzere beş kız kardeş olan Bennet kardeşler, annelerinin iyi bir koca bulup geleceklerini güvence altına alma hayalleriyle büyütülmüşlerdir. Fakat neşeli ve zeki bir mizaca sahip olan Elizabeth, kendisine düşkün olan babasının da desteğiyle hayatını daha farklı ve dolu dolu yaşamak için çabalamaktadır.

1935 yazının en sıcak günleri... On üç yaşındaki Briony Tallis, ablası Cecilia ve hizmetçilerinin oğlu Robbie'nin gizli bir şekilde flörtleşmelerine tanık olur. Çocuk aklı ile gördüklerini yanlış yorumlaması üzerine yıllarca sürecek büyük bir trajedenin yaşanmasına neden olacaktır. O andan itibaren bir daha hiç düzelmeyecek kadar trajik bir şekilde kaderleri birbirlerine bağlanan bu üç insan, hak etmedikleri bir kefaretin farklı şekillerde kurbanı olacaklardır.

Genç ve mutlu bir çift olan Adam ve Barbara Maitland geçirdikleri trafik kazası sonrasında ölürler. Bu arada Charles ve Delia, kız kardeşleriyle birlikte New York'a gelerek Maitland'ların evlerini satın alırlar. Fakat Adam ve Barbara Maitland bu durumdan hiç hoşnut değildirler. Birer hayalet olmalarına rağmen tecrübesizlikleri yüzünden yeni ev sahiplerini evden uzaklaştıramazlar. Son çare olarak en kötü hayalet Beter Böcek'e başvururlar.

Film Avustralyalı bir adamın, aynı anda bir kadına ve eroine olan bağımlılığını anlatıyor. Dan ve Candy sanat ile uğraşan insanlardır ve birbirlerine tutku ile bağlıdırlar. Aynı şekilde eroine de. Para bittiğinde eroine kavuşabilmelerinin tek yolu ise Dan'in mentor saydığı hedonist Casper'a başvurmaktır. Aşkı ve yaşamı dibine kadar iliklerinde hissetmek arzusundaki bu ikilinin hayatları giderek karanlık bir tabloya dönüşür. Candy adlı romandan uyarlanan filmin oyuncu kadrosu iddialı. Avusturalya sineması açısından uslubu, görselliği ve uyarlandığı romanın edebi değeri ile harmanlanmış olan film, Requiem for a Dream ile kıyaslanıyor * Bir insanı sevmenin bedeli ne kadar olabilir? Anlatımın ve oyunculuğun da filmin içindeki şiir kadar güzel olduğu film

Frank ile April, kendilerini her zaman çok özel, farklı görmüşler; hayatı yüksek ideallerine uygun şekilde yaşamaya hazır ve istekli olmuşlardır. Bu nedenle lüks evlerin sıralandığı bir cadde olan Revolutionary Road'daki yeni evlerine taşındıklarında kendilerini çevreleyen durağan ortamdan bağımsızlıklarını gururla ilan ederler. O dönemin toplumsal sınırlarını belirleyen tuzaklara asla düşmemeye kararlıdırlar. Ancak Wheeler çifti kendilerini hiç beklemedikleri bir durumun tam içinde bulur: Frank Wheeler rutin bir işi olduğu için sinirleri günden güne bozulan yetişkin bir erkeğe dönüşürken April de istek ve tutkularını bastırmaya çalışan mutsuz bir ev kadını olup çıkar. Sonuç ise tıpkı diğerleri gibi hayallerini kaybetmiş tipik bir Amerikan ailesidir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir