
Aurora Ribero
Vira

After her father’s death, Vira’s mother has a mental breakdown. To start fresh, the family moves to a new city and opens a hair salon together. While the family attempts to adjust to their new lives, Vira’s mother, Yanti, begins exhibiting strange, violent behavior reminiscent of her mental breakdown and becomes particularly preoccupied with her son’s sex life. Vira begins to investigate the strange occurrences and discovers that a dangerous ritual and a demonic possession are just the tip of the iceberg.

1918 yılında Pearl, ünlü olma takıntısına sahip olan genç bir kızdır. Göz alıcı bir hayata özlem duyan Pearl'ün bu hayali reddedilince büyük bir öfkeye kapılır ve bir cinayet serisine başlar.

İnsan canavar diye bir şey olmadığına ne zaman inanır? Ya da şöyle soralım: Canavarlar ne zaman saklanmaktan vazgeçer? Altı yıl önce eşini kaybeden Amelia, gemi azıya almış altı yaşındaki oğlu Samuel’i terbiye etmekte zorlanmaktadır. Samuel rüyalarında, sürekli ikisini de öldürmeye gelen bir canavar görmektedir. Evde bir gün birlikte Babadook adında ürkütücü bir masal kitabı okurlar. O andan itibaren Samuel, rüyasında gördüğü canavarın Babadook olduğuna inanmaya başlar. Ama belki de Babadook gerçekten vardır... Jennifer Kent’in bu ilk uzun metrajlı çalışması,Polanski’ninklasik ev içi korku filmleri geleneğine uygun psikolojik bir gerilim.

The Eyes Of My Mother adlı film, çocukluktan itibaren peşini bırakmayan kabuslarını sonladırmak için kendini terk edilmiş bir çiftlik evine kapatan Francisca adlı genç kızın, yaşadıklarını ele almaktadır.

Bir aile, banliyödeki yeni evlerine yerleştikten sonra burada yalnız olmadıklarını fark eder.

Hamileliği sırasında geçirdiği trafik kazasında eşini yitiren Sarah henüz kocasının yasını tutmaktadır. Doğumuna bir gün kala kendisini tanıyan gizemli bir kadın ansızın kapısında belirir. Sarah'dan ne istediği belirsiz olan bu kadının ortaya çıkmasıyla kabus dolu anlar başlar. Bu, içerde ağır darbelere yol açacaktır.

Psikolojik dengesi bozulan bir annenin çocuklarına yaptığı işkenceyi konu alan film gerçek bir hikayeden alınmıştır. Filmdeki erkek çocuk karakteri annesinden korunmak için amansız bir mücadeleye girer.

John Baker ve dört yaşındaki ikizleri Angela ile Peter, bir yaz kampında gölde oynarken, kontrolünü kaybeden bir motorbot John ve Peter’ı öldürür. Sekiz yıl sonra Angela, kuzeni Ricky ile aynı kampa geri döner. Geçmişteki travma nedeniyle utangaç ve içine kapanık olan Angela, diğer kampçılar tarafından alay ve zorbalığa maruz kalır. Ancak kampta gizemli ölümler başlar. Başta kaza gibi görünen bu olaylar, bir kızın duşta sırtının baştan aşağı yırtılmasıyla korkunç bir gerçeği ortaya çıkarır: Kampta bir seri katil vardır!

Fransız başkanlık seçimlerinde muhalif taraflar karşı karşıya gelirler. Varoşlarda ayaklanma çıkmış, her köşede alevler yükselmektedir. Kent merkezindeki kargaşa ortamından yararlanmak isteyen küçük bir hırsız çetesi, bir soygun hazırlığındadır. Başarılı oldukları takdirde ülke dışına kaçaçak ve çetenin kadın üyesinin çocuğunu aldırabilmesi için gereken parayı elde edeceklerdir. Ancak soygun sırasında işler kötü gider ve grup bölünür. Polisten kaçmaya çalışan bazı çete üyeleri, sınır yakınlarında ıssız bir pansiyona saklanırlar. Soyguncular; otel sahibinin eski bir Nazi olduğundan habersizdir. Pansiyon sahibi faşist fantezilerini soyguncular üzerinde uygulamaya başladığında; genç çete üyeleri için azap ve çilelerle dolu günler başlamıştır. Otelin karanlık ve ürkütücü odalarında her türlü aşağılama ve işkenceye tabi tutulan çete üyeleri; evrensel özgürlüğün gerçek anlamını öğrenmeye başlayacaklardır.

Lorraine ve Ed Warren, kötü niyetli ruhların musallat olduğu bir evde dört çocuğunu tek başına büyüten bekâr bir anneye yardım etmek için Kuzey Londra'ya gider.

Genç bir arkadaş grubu buldukları mumyalanmış lanetli bir eli kullanarak ruhları nasıl canlandıracaklarını keşfederler ve içlerinden biri çok ileri gidip korkunç doğaüstü güçleri serbest bırakana kadar yeni heyecana kapılırlar.

Bütün yaşamları boyunca kötü bir ruh tarafından ele geçirilmiş bir ailenin ölüm kalım mücadelesini konu alan Never Let Go’nun başrolünde Oscar ödüllü Halley Berry yer alıyor. Yıllardır kötü bir ruhun musallat olduğu ailenin yaşadığı gizemli olayların hikayesi çocuklardan birinin kötülüğün gerçek olup olmadığını sorgulamasıyla birdenbire korkunç bir hal alır. Filmin yapımcılığını Arrival, Free Guy, Why Him? ve The Boogeyman’den hatırlayacağımız Dan Levine ile Dan Cohen üstleniyor. Crawl, The Hills Have Eyes, Piranha 3D ve High Tension filmlerinin yönetmeni Alexandre Aja ise yönetmen koltuğunda.

Bela isimli küçük bir kız, evinde annesine tekinsiz derecede benzeyen kötücül bir varlıkla bağ kurar. Zamanla tüm aileyi hedef almaya başlayan bu tehditkâr güç, küçük kızı adım adım dehşet verici ve karanlık bir dünyanın içine çeker.

Eski polis Ben Carson, bir süpermarkette gece bekçiliği yapmaya başlar. Bir zamanlar yangın geçirmiş mağazada devriye gezen Ben, duvarlardaki aynalarda bir gariplik sezer. Aynalar üzerinde korkunç görüntüler oluşmaktadır. Aniden ortalıktan kaybolan bir görevlinin izlerini sürmeye başlayan Carson, şeytani bir gücün ailesini tehdit etmek üzere aynaları bir yol olarak kullandığını fark eder.



Deniz Kuvvetleri mensubu Fisher, içindeki şiddetin nedenini anlayabilmek için profesyonel yardım alır ve bir psikiyatristle görüşmeye başlar. Bu yolculuk onu, yıllardır görmediği ailesini aramaya itecektir. Çocukluğunda yaşadığı travmatik olaylar da ancak bu şekilde aşılabilecektir.

Charles Dickens klasiği Scrooge bu kez müzikale dönüştürülmüş. Ebenezer Scrooge (Albert Finney) çok zengin ama taş kalpli ve cimri bir adamdır. Geçmişin, şimdinin ve geleceğin Noel hayaletleri yine yalnız geçirdiği bir Noel akşamı Scrooge’u geçmişini yeniden gözden geçirmeye zorlar ve eğer bu şekilde yaşamaya devam ederse geleceğinin nasıl olacağını ona gösterirler. Alec Guinness, Kenneth Moore, Laurance Naismith ve Edith Evans başarılı performanslarıyla dikkat çekici! Müzikler, sahne ve kostümler mükemmel! 1951 versiyonunun vermekte başarılı olamadığı detaylar bu kez seyirciye çok iyi yansıtılmış. Noel hediyeleri alınırken, zenginlerin düşünmeden hediye alıp geçmesi ama fakir bir adamın minnettar bir şekilde15 şiline hediye seçmeye çalışması en etkileyici sahnelerden…

Kocasını kaybetmesinin ardından teselli arayan genç bir kadın, eşinin ailesiyle birlikte onların şehirden izole, ıssız evine sığınır. Ancak bu sığınak, karanlık güçlerin devreye girmesiyle kısa sürede kanlı bir kapana dönüşür. Aile üyeleri birer birer dehşet verici Deadite'lara dönüşüp bu buluşmayı bir cehennem toplantısına çevirirken; genç kadın, yaşarken edilen yeminlerin ölümden sonra bile nefes almaya devam ettiğini en kanlı şekilde öğrenecektir.

Madison, korkunç cinayetlerin ürkütücü görüntüleri tarafından hareketsiz bırakılır ve kabuslarının gerçekten korkunç bir gerçeklik olduğunu öğrendikçe ıstırabı büyür.

Bir çocuğun gizemli hastalığı. Çaresiz bir anne. Terk edilmiş bir kasaba. Genç bir anne olan Rose kızı Sharon'ın gizemli hastalığına çare bulmak istemektedir. Psikiyatrik tedaviyi reddeden Rose kızıyla birlikte, kızının rüyasında sürekli olarak tekrarladığı kasabaya, SILENT HILL'e doğru yola çıkar. Kocası Christopher'ın karşı çıkmasına rağmen Rose, kızının gizemli hastalığının tedavisinin bu gizemli kasabada olduğuna inanmaktadır. Anne kız kasabaya yaklaşırlarken karşılarına bir gölge çıkar ve Rose arabanın kontrolünü kaybeder. Kendine geldiğinde Sharon arabada yoktur. Rose kızını çaresiz bir biçimde ararken karşısına bir polis çıkar ve onunla birlikte kızını bulmak için Silent Hill'e gider. Rose Silent Hill'in çıkan büyük bir yangından sonra terkedilmiş olduğunu keşfeder. Kasabanın her yanı sisle kaplıdır ve birden Rose'un etrafını gölgeler sarmaya başlar. Rose bu gizemli kasabada kızını ararken kızının kaybolmasının aslında çok büyük şeytani bir planın parçası olduğunu keşfeder.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.







0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir