
Madaras József
Hungarian Commander

In 1919, Hungarian Communists aid the Bolsheviks' defeat of Czarists, the Whites. Near the Volga, a monastery and a field hospital are held by one side and then the other.

Madaras József
Hungarian Commander

Tibor Molnár
Andras

András Kozák
Laszlo

Juhász Jácint
Istvan
Anatoli Yabbarov
Captain Chelpanov

Сергей Никоненко
Cossack Officer

Михаил Козаков
Nestor

Татьяна Конюхова
Yelizaveta the Matron

Krystyna Mikołajewska
Olga

Виктор Авдюшко
Sailor

Глеб Стриженов
Colonel

Никита Михалков
White Officer

Владимир Прокофьев

Валентин Брылеев

Болот Бейшеналиев
Chingiz

Takvimler 1981 yılını gösterirken Afganistan kumlu ve tozlu toprakları rusların işgali altında inlemektedir. Baskınlar giderek vahşileşip , sadece kent merkezlerinde değil küçük kasabalardada acımasızlığını göstermektedir. Hikayemiz de ise küçük bir köyde bu vahşete maruz kalan masum ve çaresiz insanlar bir tank dolusu asker tarafından acımasızca talan edilmiştir. O sırada köyün dışında olan afgan mücahitler geri döndüklerinde karşılaştıkları manzara karşısında intikam yemini ederek çölde yolun kaybetmiş olan rus askerlerinin peşine düşeceklerdir. Savaşın zorlu şartları insanları tamamen çaresiz bırakmıştır. Kalanlar da ise tek bir duygu kalmıştır oda "intikam.!". Kötüler kazansa bile insanlık her zaman kalplerde hükmünü korumaya devam edecektir.

A Hungarian youth comes of age at Buchenwald during World War II. György Köves is 14, the son of a merchant who's sent to a forced labor camp. After his father's departure, György gets a job at a brickyard; his bus is stopped and its Jewish occupants sent to camps. There, György find camaraderie, suffering, cruelty, illness, and death. He hears advice on preserving one's dignity and self-esteem. He discovers hatred. If he does survive and returns to Budapest, what will he find? What is natural; what is it to be a Jew? Sepia, black and white, and color alternate to shade the mood.

Waiting For Anya, Michael Morpurgo’nun aynı isimli romanından sinemaya uyarlananıyor. Romanın konusu ise şöyle: Fransa-İspanya sınırındaki küçük Lescun kasabasında yaşayan Jo, savaşa uğurladığı babasının özlemiyle başa çıkmaya çalışırken, okuldan artakalan zamanlarını çobanlık yaparak geçirir. Günün birinde Jo, dağda bulduğu ayı yavrusuna bakan gizemli bir adamla karşılaşır. Daha önce bir yerlerde gördüğüne emin olduğu bu adamın izini sürmeye karar verince boyundan büyük işlere kalkışır. Savaşın yakıcı etkilerinden kaçmaya çalışan bir düzine çocuğun kaderi, artık tamamen onun ellerindedir. Çocukların düşünü kurduğu barış, kasaba sınırının yanı başındaki dağların eteklerinden geçmektedir. Ancak bu yol, bir grup rütbeli davetsiz misafir yüzünden her zamankinden çok daha tehlikeli bir hâl almıştır.

In 1918, a young, disillusioned Adolf Hitler strikes up a friendship with a Jewish art dealer while weighing a life of passion for art vs. talent at politics

1943'te Burma'da bir Japon esir kampının komutanı olan Saito, kampa yeni gelen İngiliz Albay Nicholson'dan adamlarına Kwai nehri üzerine bir köprü kurmalarını emretmesini istemektedir. Saito'nun amacı bu köprüyü kullanarak Japon birliklerine cephane taşıma konusunda avantaj sağlamaktır. Saito'nun işkencesine dayanamayan Albay bir süre sonra köprünün emri altındaki mühendisler için de bir moral kaynağı olacağını düşünerek onun isteğini kabul eder. Nicholson düşmanının esiri konumunda da olsa, onun ve adamlarının yapabileceğinden daha iyi bir köprü yaparak onu psikolojik seviyede altetmiş olacağını düşünür. İnşaat ilerledikçe Nicholson köprünün düşmanına avantaj sağlayacağını tamamen unutur ve onu mükemmelleştirmek için elinden geleni yapar.

Chris Taylor, genç ve idealist bir Amerikalı'dır, ve çok geçmeden Vietnam'da sadece Viet Cong'larda değil, aynı zamanda içinde büyüyen korku, fiziksel bitkinlik ve gitgide artan kızgınlığıyla da savaşmak zorunda olduğunu anlar. Taylor'ın iki kumanda komutanı düşman ve kendi aralarındaki iki savaş net bir çizgi çizmektedir, ama çelişkiler, kaos ve nefret Taylor'ın içine işler, inançlarını boğar ve duyularını insanın en yüksek tuttuğu değer olan hayata karşı hissizleştirir...

Film, Pentagon görevlisi Scott Huffman'ı temel alıyor. Huffman ve karşısındaki bürokratlar arasında, Vietnam'da Amerikan askerlerinin hayatını kurtarmak için canını feda eden Hava Kuvvetleri doktoru William Pitsenbarger'ın Onur Madalyası için mücadele veriliyor. Huffman madalyanın doktorda kalması için mücadele ederken, bürokratlar ise madalyayı geri almak istiyorlar.

1900'lerin başında, güneyli bir siyahi kız olan Celie, önce babası tarafından hamile bırakılır, ardından yıllar boyunca efendisi olarak göreceği adama evlenmek üzere adeta satılır. Kocasından gördüğü şiddete rağmen tek tesellisi kız kardeşi Nettie'ye yazdığı mektuplardır. Oysa babası Nettie'nin cevaplarının ona ulaşmasına engel olmaktadır. Celie sonunda kuru gürültüye papuç bırakmayacak güçlü bir kadın olan Sofia ile tanışacak ve ondan çok şey öğrenecektir.Alice Walker'ın Pulitzer ödüllü romanından Steven Spielberg tarafından uyarlanan Mor Yıllar, 11 dalda Oscar adayı olmayı bilmiş, güçlü bir film.

Maggie "Seninle beraber yaşamıyorum" diye çıkıştı Brick'e. "Aynı kafeste duruyoruz, o kadar." Tennessee Williams'ın 1955 Pulitzer ödüllü oyununun çarpıcı diyalogları ve yoğun duygusallığı oyunun bu film versiyonunda fırtına gibi gürlüyor. Kızgın Damdaki Kedi, olgun yaşlara hitabeden konuları ve ateşli performanslarıyla büyük gişe yapmış.Paul Newman, sorunlu eski spor yıldızı Brick rolündeki hassas performansıyla ilk kez Oscar Ödülü'ne aday gösterilmiş. Elizabeth Taylor ise, hayata olduğu gibi değil de birgün olmasını umduğu şekliyle sarılan kedi Maggie rolüyle ikinci kez aday olmuş. Burl Ives'in yalancılıktan nefret eden Big Daddy rolünde Broadway'deki ününü perçinlediği Kızgın Damdaki Kedi, yakıyor.

Uyuşturucu bağımlısı bir genç, televizyon bağımlısı annesi ve aralarında günden güne yükselen bir uçurum... Uyuşturucu batağı içerisindeki Harry’nin hayattaki tek amacı daha fazla uyuşturucuyken; umutsuz annesini hayata bağlayan tek şey en sevdiği yarışma programıdır. Bir gün bu yarışmaya katılmaya hak kazandığında tek derdi, ödül olan kırmızı elbiseye girebilmek olacaktır. Yaşlı ve mutsuz kadın zayıflama hapları kullanmaya başlar...

Bir yetişkin olmasına rağmen hala ailesiyle yaşayan bir 'kaçık' olan Rupert Pupkin, pek yetenekli olmadığı halde bir gün ünlü bir komedyen olacağına inanmaktadır. İdolü ise komedi yıldızı Jerry Langford’dur. Pupkin, eğer bir gün Langford’un TV programına çıkmanın yolunu bulursa, şöhretin kapısının önünde açılacağına dair bir saplantıya da sahiptir.

Prangalı mahkum Luke, tutsak olduğu hapishanenin kurallarına uymayan yalnız bir adamdır. Paul Newman'ın uyumsuz Cool Hand Luke'i büyük başarıyla canlandırdığı film hem mizah öğeleri hem anlatım gücüyle dönemin sevilen filmlerinden...

Eddie Adams bir gece kulübünde çalışan bir gençtir. Yaptığı işi bir sanat olarak gören Jack Horner adındaki porno film yönetmeni tarafından keşfedilir. Eddie ismini Dirk Diggler olarak değiştirir ve 1970'lerin son zamanlarında porno endüstrisine hızlı bir giriş yapar.

New York’un önde gelen suç patronlarından birisinin şoförlüğünü yapan Frank Lucas’ın varlığından patronu ölene kadar hiç kimsenin haberi yoktur. Ancak patronunun aniden ölümü üzerine kendi imparatorluğunu kurmak ve Amerikan Rüyası’nın kendine özgü versiyonunu yaratmak için gereken açık kapıları keşfeder ve kolları sıvar. Frank Lucas, zekâsı ve katı çalışma ahlâkı sayesinde kısa sürede Harlem bölgesindeki uyuşturucu ticaretinin kontrolünü eline geçirir.

30'lu yılların haydut çifti Clyde Barrow ve Bonnie Parker'ın yaşamöyküsünden biraz fazla serbest uyarlanmış olan film, ABD'nin ekonomik buhran yıllarında geçiyor. Bonnie isimli genç kadının, annesinin arabasını çalan Clyde'ın cazibesine kapılıp onunla kaçmasıyla birlikte tarihin en popüler haydutları doğar. Birlikte o eyalet senin bu eyalet benim sayısız suç işleyen ikili, kısa sürede ülke çapında meşhur olur ve adeta Robin Hood muamelesi görür. Ekonomik krizin hayatlarını kararttığı insanlar, adeta genç aşıklar tarafından soyulmaktan mutludurlar. Oysa güvenlik güçleri aynı fikirde değildir. Şöhretle birlikte Bonnie ve Clyde'ın cesareti de artar ve akıllı bir insanın kolay kolay girişmeyeceği işlere girişmeye başlarlar...

Issız bir yolda kamyonetiyle gitmekte olan Roy Neary birden motorun garip çalışması yüzünden durmak zorunda kalır ve dışarı çıktığında da tepesinden gelen çok güçlü bir ışığın rahasız edici parlaklığı altında kalır. Bu durumdan çok etkilenen Roy, aradan geçen zaman içinde garip hayeller görmeye ve 5 notadan oluşan bir müzik sesi duymaya başlamıştır. 1945 yılında kaybolduğu kayıtlarda bulunan uçaklar Mojave Çölünde ortaya çıkar. Havayollarına ait bir yolcu uçağı da pilotun ne olduğunu söyleyemediği çok parlak bir cisim gürdüğünü rapor eder. Bütün bu olaylar Birleşik Devletler Hükümetini bu uzaylı yaratıkların nereye inmeyi düşündüklerini bulmak ve paniğe neden olmaması için, halkın oradan uzak durmasını sağlamaya yarayacak bir bahane yaratma çabalarına girmesine neden olur.

Jan, Jule ve Peter, zenginlerin adaletsiz güçlerine son vermek için bir plan yaparlar. Önceden belirledikleri zenginlerin evlerine girip, onların eşyalarıyla ilginç çalışmalar yapmaktadırlar. Yine bu eylemlerinden biri sırasında, evine girdikleri Hardenberg tarafından fark edilince, yakalanmamak için zengin adamı kaçırırlar. İşler ciddileşir. Kafadarlar için durum gitgide daha da zorlaşır * Adaylıkları ve katıldığı festivallerle adından söz ettiren film, on bir yıldan sonra, Cannes Film Festivali Altın Palmiye ödülüne aday gösterilen ilk Alman filmi.

Günümüz Amerika'sının en çok tartışılan konularından biri: Uyuşturucu. Drugstore Cowboy da bu konuyu temel alan ve 1970'li yıllarda uyuşturucu bağımlılarının suçun içinde geçen hayatlarını ve kendilerini kurtarma hikayelerini anlatan güçlü bir film. Günümüzde uyuşturucuya karşı yürütülen mücadeleye rağmen bağımlıların dünyası hala bir gizem örtüsünün içinde. Drugstore Cowboy, bu kişilerin hayatını anlatan, özenle hazırlanmış gerçekçi bir film. Filmde uyuşturucunun yıkıcı/yok edici dünyasını izlerken, insan doğasının eşitsizliklere karşı kurtulma güdüsü ve umut arayışının etkileyici öyküsünü de izleyeceksiniz.

Kate Winslet'ın bu etkileyici ilk yönetmenlik denemesinde Helen Mirren, son vedasını kendi istediği gibi yapmayı planlayan hasta ve kıvrak zekâlı bir anneyi canlandırıyor.

Richard Young satılığa çıkarılan evine yıllar sonra geri döner. Evinin her köşesine baktığında hayatından izler görür ve yaşadığı anlar her bir noktada yeniden canlanmaya başlar. Ancak eşi benzeri olmayan bu ev, sadece Richard Young’ın değil, kuşaklar boyunca pek çok kişinin hayatında iz bırakmıştır. Bu evin anıları, geçmişten günümüze yüzyıllarca sürecek bir yolculuğun başlangıcı olur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir