
Sean Chapman
Platoon Commander

A largely dialogue-free drama set around a platoon of British soldiers from the Parachute regiment patrolling the bandit country of South Armagh, off the rural border between Northern Ireland and the Republic.

Soldier Brian Wood, is accused of war crimes in Iraq by the human rights lawyer Phil Shiner. The two men go head to head in a legal and moral conflict that takes us from the battlefield, at so-called Checkpoint Danny Boy, to the courtroom and one of Britain’s biggest ever public inquiries, the Al-Sweady Inquiry.

Film ,Yeni askerler ve kıdemliler arasındaki düşünsel farkı ve aynı zamanda benzerliği yansıtıyor. bir yanda savas alanına yeni gelen acemiler bir yanda yeni gelenler sayesinde kurtulmak icin can atan,eskiler.acemiler, hatalar, hataların mal olduğu çok kötüsonuçlar, ölümler ve filmin başıyla sonunu aynı sahnede bütünleştiren kısır döngü..

Film Japonlara esir düşmüş İngiliz ve Amerikalı askerlerin Singapur'daki Changi kampındaki son günlerini anlatıyor. Filmde Japonları neredeyse hiç görmüyoruz. karaborsanın, yalanın dolanın gırla gittiği, yüce askeri değerlerin, rütbelerin hiç bir anlam ifade etmediği kampın kralı amerikalı onbaşı king rolünde George Segal [ki kendisini just shoot me'nin babası olarak hatırlayabilirsiniz], king'in gerçek hayatta aynı salonlarda bulunmasının pek mümkün olmadığı kankası pete marlowe rolünde james fox ve bu ikisine beslediği düşmanlıkla ayakta duran sevimsiz teğmen grey rolünde tom courtenay harikalar yaratıyorlar.

On beş yıl önce üç arkadaş Vietnam savaşında görev almak üzere askere çağrılmıştı. Ancak iki tanesi geri dönebilmişti. Yaşadıkları o korkunç savaşın onça inanılmaz acılarını hala içlerinde taşıyan ve geceleri kabuslarla uyanan bu iki arkadaş artık birbirlerinden ayrı yaşamaktadır. Çektikleri acılar o kadar çoğalır ki artık tekrar bir araya gelip o günleri yeniden yaşayacaklar ve hem kendilerini hem de arkadaşlıklarını bir tür sınavdan geçirerek yarınlara daha sağlıklı ulaşmanın yollarını arayacaklardır.

In 1918, a young, disillusioned Adolf Hitler strikes up a friendship with a Jewish art dealer while weighing a life of passion for art vs. talent at politics

Amerika’nın Irak işgalindeki askerlerin psikolojisini ele alan savaş karşıtı filmlerden biridir. Savaşın askerler üzerindeki olumsuz psikolojisi tüm dünyada bilinen bir gerçek.

Fictional account of what might have happened if Hitler had won the war. It is now the 1960s and Germany's war crimes have so far been kept a secret. Hitler wants to talk peace with the US president. An American journalist and a German homicide cop stumble into a plot to destroy all evidence of the genocide.

1917, I. Dünya Savaşı'nın doruk noktasında, kendilerine imkânsıza yakın bir görev verilen iki İngiliz asker Kıdemsiz Onbaşı Schofield ve Kıdemsiz Onbaşı Blake'in hikâyesini anlatıyor. Blake'in abisinin de içinde bulunduğu 1.600 asker bir tuzağa doğru ilerlemektedir. Askerlerin hayatlarını kurtaracak mesajı düşman bölgesini geçip tabura ulaştırmak için Schofield ve Blake zamanla yarışacaktır.

Afganistan'da görev yapan genç bir Amerikan askeri, komutanının bazı davranışlarından rahatsızlık duyar. Bu durum, onu ahlaki bir ikilimenin içine sürükler

Vietnam Savaşı sırasında Albay Hambleton'ın uçağı düşman toprakları üzerinde düşürülür ve ardından çılgın bir kurtarma operasyonu başlar.

Saklanmakta olan bir savaş suçlusu, dışarısıyla tek bağlantısı olan hizmetçicisi Tanja ile özel bir ilişki geliştirir. Ancak onun kendisini korumak için görevlendirilmiş bir ajan olduğunu öğrenince ikisinin de hayatını değiştirecek bir karar alır.

Amerikan Donanmas’nn özel kuvvetlerinden oluan gizli bir ekip, Afrika’da onaylanmam bir göreve çkar. Ekibin amac gizli bir madencilik operasyonunu bulmak ve uluslararas teröristlere, uranyum silah satn engellemektir.

Cristero Savaşı sırasında yaşanan gerçek bir hikayeyi anlatan film, 1920'lerde Meksika hükümetinin Katolikler'e uyguladığı insanlık dışı zulmü anlatıyor.

After the fall of Tobruk in June 1942, U.S. Army sergeant Joe Gunn leads his tank into the Sahara desert, in order to evade advancing Rommel's forces and reach Allied lines. Along the way he picks up few Allied soldiers, but soon they are running out of water. They find water at the ancient well, but the well is a goal of an entire German battalion. Despite the impossible odds, Sergeant Gunn decides to defend the well.

Regent Horthy is the leader of Hungary and a German ally, but his favorable standing with Hitler changes as the war comes to an end. Forced to cede Hungary’s power or else witness the execution of his son, Regent Horthy gives up control of his country to the Nazis, who quickly move Hungarians to ghettos and death camps, with no hope in sight. But the despair changes when a young man named Elek emerges. Separated from his family during the relocations and aided by the woman he loves , Elek defies the enemy by becoming one of them. In a race against time, disguised as a Nazi Officer he embarks on a mission to save his family and thousands of his countrymen.

1980'lerin Bağdat'ı… Cepheden, Saddam Hüseyin'in sarayına çağrılan Iraklı teğmen Latif Yahya'ya, Saddam Hüseyin'in ehlikeyif, sadist, seks, şiddet ve eğlence düşkünü, "Kara Prens" lakaplı oğlu Uday Hüseyin'in dublörü olması emredilir Kendini kraliyet ailesinin üst kademelerinde bulan; Uday Hüseyin gibi yürümeyi, konuşmayı ve davranmayı öğrenen Yahya gerçek kişiliğinden ödün vermek zorunda kalır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.






0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir