
Naomi Krauss
Zeynap Altin
Mutsuz bir kadın olan Zeynep, planladığı gibi gitmeyen hayatından uzaklaşmaya karar verir ve vefat eden annesinin uzun zaman önce bir ev satın aldığı Hırvatistan’daki bir adaya gider. Tek amacı biraz huzur bulmak ve rahatlamaktır, ancak aynı evde yaşayan Josip’i hesaba katmamıştır.

Naomi Krauss
Zeynap Altin

Goran Bogdan
Josip Cega

Adnan Maral
Ilyas Altin

Bahar Balci
Fia Altin

Vedat Erincin
Doruk Bilici

Artjom Gilz
Conrad

Davor Tomić
Dražen Cega
Mladen Vasary
Uncle Franjo

Paula Schramm
Cook Nora

Christian Schneller
Mr. Eddelbüttel

Butz Ulrich Buse
Catholic Priest

Ivica Zadro
The Other Josip
Zvonimir Kovačić
Klapa Singer
Mirko Stanić
Klapa Singer
Ivan Žanić
Klapa Singer

Hevesli genç bir sanatçı, kendi iradesi dışında lise koşu takımına katılmaya zorlanır. Bu durum onun için tamamen kötü değildir çünkü böylece ona uzun zamandır aşık olduğu kızı takip etme fırsat sağlar. Ancak, tamamen başka bir takım arkadaşına gönlünü kaptırdığında işler karmaşıklaşır. Genç, bu süreçte gerçek aşkın nasıl bir his olduğunu keşfeder.

Lu, a conformist woman in her forties, learns that her 15-year partner has been having extramarital affairs. Starting from scratch, she gets involved in an unexpected relationship with a young womanizer.

Ailesi ve çevresi tarafından "geri zekâlı" olarak betimlenen Patty ile hayatını punk rock kültürü üzerine kurmuş, otoritenin her türüne karşı çıkan Simon bir gün şans eseri karşılaşır. İşte her şey bu karşılaşma ile değişecektir. Sürekli uymak zorunda hissettiği düzenden bir kaçış arayan ve hiçbir düzene uymak zorunda hissetmeyen iki kişi bir araya gelince sanki yaşam anlam kazanır.

Bart, mesleğinde yer edinmeye çalışan bir yazardır. Bir gün şans eseri Vienna adında esrarengiz bir kadınla tanışır. Kısa sürede birbirlerinden etkilenen Bart ve Vienna’nın birbirlerinden sakladıkları sırlar, onların yeni bir başlangıç yapmasına engel olacak mıdır?

Nakit paraya ihtiyacı olan bir teslimat şoförü, son derecede beceriksiz genç oğullarıyla çıkacak birini arayan bir çiftin Craigslist reklamını kabul eder.

Bros, bağlanma sorunları olan iki eşcinsel erkeğin hikayesini konu ediyor. Onların hayatı birbirlerinden etkilenip, ilişki yaşamaya başlamalarıyla birlikte bambaşka bir hal alır.

Yeni terk edilmiş Owen ile romantizme hâlâ inanan Allie, şehirde basit bir kaçamaklardan fazlasını arayan belki de tek bekârlardır. Karşılaştıkları anda aralarında bir kıvılcım doğar; ancak yanlış anlaşılmalar ve beklenmedik yan maceralar gecelerini karmaşık hâle getirir ve onları sürekli birbirlerinden uzak tutar. Şehir boyunca hem birbirlerine doğru hem de birbirlerinden kaçarken, aslında aradıkları şeyin sandıklarından çok daha yakın olabileceğini fark edebilirler.

Çocukluk arkadaşları olan Archie ve Amelia âşıktır. Maalesef birbirlerine değil. Archie, Amelia'ya âşıktır fakat Amelia'nın gözü Amerikalı yeni öğrenci Billy Walsh'tan başkasını görmemektedir. Archie ona olan aşkını ilan etmek yerine Amelia'nın hayallerinin erkeği olan lanet olası Billy Walsh'un kalbini çalmasına yardım etmeye ikna olur.

Brooklyn'li bir lise öğretmeni olan Gordon Kinski, kız arkadaşı şef Sophie Tremblay'e, şef Ruby Collins'in sahibi olduğu Chateau Frontenac'ta 3 yıldızlı bir Michelin restoranı için sınava gireceği memleketi Quebec'e kadar eşlik eder.

Veronica (Kathleen Robertson), birbirine taban tabana zıt iki erkekle aşk yaşamaktadır: Abel (Johnathan Schaech), zeki, duyarlı ve entelektüel bir erkek; Zed (Matt Keeslar) ise vahşi, tutkulu ve hayvani çekiciliği olan bir maceraperest. İkisi de Veronica’ya delicesine aşıktır ve zamanla bu üçlü, aynı çatı altında yaşamaya başlar. Başlarda her şey mükemmel görünse de, iki erkek arasındaki dostluk, Veronica için amansız bir rekabete dönüşür. Ancak Veronica, bu durumdan pek de rahatsız değildir – sonuçta kendisine bir tanrıça gibi davranılmaktadır! Her şey, Veronica’nın annesinin ideal damat adayı olarak gördüğü Ernest (Eric Mabius) ile tanışmasına kadar sorunsuz devam eder. Artık Veronica’nın önünde zor bir seçim vardır: Beyni mi, yoksa bedeni mi? Yoksa bu üçlü düzen bir şekilde devam edebilir mi?

13 yaşındaki Bruce Garrett dansa üstün bir yeteneği olan ve UK Salsa turnuvasına katılmak için İngiltere'ye giden genç bir dansçıdır. Londra sokaklarında bir olaya karıştıktan sonra kendini kaybedince o an itibarıyla umut vaadeden kariyeri sonlanır ve hayatı planladığından başka bir yöne doğru evrilir. Aradan 22 yıl geçer ve halen gerek bedenen gerekse ruhen çökmüş durumdadır. Bu esnada hayatına zeki, eğlenceli ve güzel bir kadın olan yeni patronu Julia girer. Bruce her geçen gün daha fazla hayranlık duyduğu bu kadının kendisi için çok fazla olduğunu düşünmeden edemez. Julia ise kendi problemleriyle boğuşmaktadır. Bruce, Sam'in telkinleri sayesinde dansa geri dönecek ve yıllarca içinde gömülü olan en büyük korkusunu yenmeye çalışacaktır..

Milo works as a bartender in Berlin and one night gets to know his dream woman Sunny through a series of coincidences. The two meet for a date, but the perfect romantic evening so far.

Zekice flört taktiklerine sahip New Yorklu bir spor yazarı, beklenmedik bir şekilde aşık olur. Acaba herkese pas vermekten vazgeçip topu bu sefer kendine saklayabilecek mi?

Bir televizyon talk-show'unda yetenek avcılığı yapan prodüktör Jane Goodale, erkek arkadaşı tarafından terk edildikten sonra, erkekler alehine bir gazete köşe yazısı kaleme alır. Çapkın bir yaradılışı olan ev ve iş arkadaşını da bir nevi kobay olarak kullanınca, yazı büyük ilgi görür ve Jane aynı dertten musdarip kadınlar arasında büyük şöhrete erişir. Fakat özel hayatındaki sorunlar çözülmüş değildir...

A nebbish schoolteacher begs his smooth (and misogynistic) pal to teach him 'the knack' – how to score with women. Serendipitously, the men meet up with a new girl in town, as well as a friendly lunatic who can’t help but paint things white.

Nişanlısı tarafından aldatıldığını öğrendikten sonra kendi listesini yapan genç bir kadının hikayesini konu ediyor. Evlenmek üzere olan Abby, hayatının en mutlu dönemini yaşamaktadır. Ta ki nişanlısının "aldatılabilecek yıldızlar" listesindeki bir ünlüyle yattığını öğrenene kadar. Abby ve en yakın arkadaşı Chloe'nin aklına çılgınca bir fikir gelir: Abby kendi listesini yapacak ve oradan biriyle birlikte olacaktır.

Nice Girl Like You, erkek arkadaşı tarafından pornofobik olmakla suçlandıktan sonra korkularıyla yüzleşen bir kadının hikayesini konu ediyor. Keman sanatçısı olan Lucy Neal, erkek arkadaşı tarafından pornofobik olarak suçlandıktan sonra bunun doğru olmadığını kanıtlamak için harekete geçer. Lucy, bu süreçte, kendini keşfetmesine neden olacak bir yapılacaklar listesi hazırlar.

Forrest Gump, düşük IQ’su olmasına rağmen, Amerikan tarihinin en önemli olaylarının tam ortasında yer alan biridir. Alabama'da büyüyen Forrest, koşma yeteneği sayesinde üniversiteye girer, Vietnam Savaşı'na katılır, Beyaz Saray’a davet edilir ve karides işinden milyoner olur. Ancak tüm bu başarılar, çocukluk aşkı Jenny’ye duyduğu sevginin yanında sönük kalır.

Bu büyüleyici romantik komedide zeki ama yalnız biyokimyager (Tate Donovan), durgun olan aşk hayatını alevlendirmek için bir çingeneden gizemli bir iksir alır. Utangaç bir hayvan psikoloğu olan çalışma arkadaşına (Sandra Bullock) gösterdiği iksiri maymunlar üzerinde denediklerinde inanılmaz bir başarıya ulaşırlar. Şimdi bu iksirin insanlarda işe yarayıp yaramadığını anlamanın tek yolu onu kendi üzerlerinde denemektir.

1935 yazının en sıcak günleri... On üç yaşındaki Briony Tallis, ablası Cecilia ve hizmetçilerinin oğlu Robbie'nin gizli bir şekilde flörtleşmelerine tanık olur. Çocuk aklı ile gördüklerini yanlış yorumlaması üzerine yıllarca sürecek büyük bir trajedenin yaşanmasına neden olacaktır. O andan itibaren bir daha hiç düzelmeyecek kadar trajik bir şekilde kaderleri birbirlerine bağlanan bu üç insan, hak etmedikleri bir kefaretin farklı şekillerde kurbanı olacaklardır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir