
Engin Akyürek
Kerem
""Yaralayan da iyileştiren de bir insanın dokunuşudur""
Filmde, bir trafik kazasının travmasını atlatmaya çalışan iç mimar Kerem’in şifacı bir kadın ve köylülerle geçirdiği arınma süreci anlatılıyor.

Paul Sheldon kolay okunan popüler romanlar yazarıdır. Artık kariyerinde bir dönüm noktasında olduğunu düşünür, seri maceralarını yazdığı karakteri Misery Chastain'in öldürüp diziyi bitirir. Paul taşrada geçirdiği bir araba kazasından yaralı kurtulur. Onu bulup evinde bakmaya başlayan Annie Wilkes, şans eseri Paul'un sadık okurlarından biridir ve kahramanı Misery Chastain'in de sıkı bir hayranıdır. Son kitabı okuyup Misery'nin ölümüyle şoke olan kadın öfkeye kapılır ve Paul'u ayağından feci şekilde yaralayarak onu yatağa hapseder. Hem bölge şerifi hem de menajeri umutsuzca Paul'ü ararken o, gardiyanı Annie'ye özel bir Misery macerası daha yazmak zorundadır. Harry ile Sally Tanışınca yönetmeni Rob Reiner'ın bu müthiş başarılı Stephen King uyarlaması, o zamana dek gölgede kalmış aktris Kathy Bates'i şöhretle tanıştırmakla kalmamış, onu Oscar'la da buluşturmuştu..

Apartheid’in acımasız yüzüne tanık olan beyaz bir öğretmenin çarpıcı dönüşümü! Ben du Toit, sıradan bir hayat sürerken, bahçıvanının polis şiddetiyle öldürülen oğlu için adalet arayışına girer. Sistemin baskılarına rağmen gerçeklerin peşinden giden Ben, hukukun çaresizliğiyle yüzleşir.

A group of friends' fishing boat capsizes off the coast of Mexico and they're left alone stranded at sea and struggling for survival.

Eski bir New York Times muhabiri olan David ve garip yeni komşusu Robert kazara bisikletiyle bir kıza çarptığında kabus gibi bir akşam yaşanır. Vızıldayan ve kafası karışan David, Robert'ın kariyerini korumak için onu olay yerinden kaçmaya ve kızı ölüme terk etmeye ikna etmesine izin verir. Robert pişmanlık duymuyor ve dostluk adına sırrı korumak için ağza alınmayacak şeyler yapıyor. Artık polis vur-kaç katilinin peşine düştüğü için, David'in yerel gazetesi onu ölen kızın kız kardeşi Vanessa ile tanıştığı hikayeyi aktarması için gönderdiğinde işler kontrolden çıkmaya başlar. Koşullara ve kız kardeşinin katilini bulma konusundaki derin arzusuna rağmen, ikisi hemen romantik bir bağ kurar, bu da David'i şaşırtır ve peşini bırakmaz, Robert'ı yeni arkadaşını kendine saklamak için acımasız adımlar atmaya iter.

Artık büyücü avı başladı, etrafı el feneriyle kolaçan eden bir gurup bile yoktu. HUAC dinleme odalarındaki kameraları başlatmadan önce koltuklarına oturan bu avcılar aslında politikacılardı. Hollywood şimdi duruşmada. David Merrill "isimleri söyleyerek" cevap vermek zorunda. Oscar Ödülü® Sahibi Robert De Niro (Raging Bull 1980, Godfather II 1974) ve Ocsar Ödülü Adayı Annette Benning (American Beauty) Şüphe ve Ceza'da başrolleri paylaşıyolar. Deneyimli Irwin Winkler'in (Rocky, Raging Bull) etkileyici yönetmenliği ve senaryo yazarlığıyla canlı bir şekilde yaratıcı topluluğun kötüye çıkmış adı "Kara Liste Devri"ni tekrardan yaratıyor. Birinci sınıf oyunculuğuyla mükemmel rollerinden birinde Merrill'i canlandıran Robert De Niro arkadaşlarının komünist olmakla suçlandığı davada aleyhlerinde şahitlik eder. Tekrar film çekme şansı elinden kayarken... Merrill'in eski eşi Annette Benning te girdap havuzundaki skandalların içine birlikte sürüklenir.

Dürüstlük abidesi olarak bilinen Başkomiser Harun terfi için gün saymaktadır. Ancak akıl almaz olaylar onu kin ve nefret dolu bir intikam hikâyesinin içine sürükler.

Sorunlu bir genç kadın ölmüş olan annesine benzeyen gizemli genç komşusuna saplantılı hale gelir...

Rachel’a bir gün telefonda iki kelime söylenir: ‘Baban öldü.’ Bunun anlamı, Mossad ajanı olan Rachel’ın kimliğinin açığa çıkması demektir. Kendi teşkilatı için bile bir risk haline gelen Rachel, biriminin en iyi casusu olduğu için son bir görevde kullanılmak istenir. İran’da gizli bir göreve gitmek zorundadır ancak orada takip ettiği adama aşık olunca yalanlarla dolu dünyası bir kere daha alt üst olur. Kendini, sevdiğini, ülkesini ve masumların hayatını etkileyecek kararı vermesi gerekiyordur.

Halka, Halka 2 ve Karanlık Sular gibi korku şaheserlerinin yönetmeni Hideo Nakata, bu kez sanal dünyanın korkularına ve endişelerine dair, interneti canlı, yaşayan bir mekânlar dizisi olarak hayal eden bir psikolojik gerilimle beyazperdeye geliyor.Steve McQueen’in Açlık filminin de senaryosunu yazan Enda Walsh’ın bir oyunundan uyarlanan Chatroom, karizmatik William’ın açtığı bir sohbet odasında buluşan bir grup genci izliyor. Nowhere Boy filminde John Lennon’ı canlandıran Aaron Johnson’ın oynadığı William arkadaşça, yardımsever yaklaşımıyla saf gençleri kandırır. Kendi felaketine doğru ilerlerken, gerçek dünyadaki insanlara tahammülü yoktur William’ın. Yeni kurbanları Jim, Eva, Emily ve Mo, sanaldan gelen gerçek bir tehditle karşı karşıyadır.

Eski bir olimpik sporcu olan Eric, insanlardan uzaklaşıp geçmişindeki sorunlarla yüzleşmeye çalışmaktadır ve California’nın uçsuz bucaksız Sierra Nevada sıradağlarında bir evde inzivaya çekilmiştir. Usta bir snowboard’cu olmasına rağmen, bir gün büyük bir kar fırtınasına yakalanıp dağ zirvesinde kaybolur. Yakınları ve kurtarma görevlileri ona ulaşmaya çalışırken, Eric sekiz gün boyunca dondurucu soğukta insan limitlerini zorlayıp doğaya karşı savaşmak durumunda kalacaktır.

Fred Madison, karısının gecmişinden habersiz olarak onunla evlenmiştir. Ancak bu geçmiş onları rahat bırakmayacaktır. Sonuçta iş bir cinayet ve Fred’in kişilik bölünmesi yaşamasına kadar gidecektir. Bir korku hikayesi, bir cinayet bilmecesi, namlunun ucuyla buluşan bir aldatma, psikolojik bozukluğun analizi…

Hayatının baharında, genç ve güzel yüzlü Cesar (Eduardo Noriega) fazlasıyla güvendiği yüzünün şeklini bir kazada kaybedince yıkılır. Bir gün bir partide Sofia (Penelope Cruz) ile tanışır ve ona tutkuyla bağlanır. Lineer bir kurgu yapısına sahip olmayan filmde bir süre sonra Cesar korkunç kabuslarıyla yüzleşecektir * Vanilla Sky bu filmden kopyalanarak yapıldı

Üniversite profesör olan Paul Rivers, yakalandığı amansız hastalık yüzünden evliliğinde sıkıntılı günler geçirmekte ve tek umudunu kalp nakline bağlamış şekilde beklemektedir. Kötü günleri geride bırakarak eşi ve iki çocuğuyla mutlu bir hayata başlayan Cristina adlı kadın ise hayatının belki de en mutlu günlerini yaşamaktadır. Öte yandan iki çocuğu ve eşi ile zorluk içinde yaşayan Jack Jordan oldukça zor şartlarda yaşamasına rağmen, dini inancının kuvvetli olması sayesinde ayakta kalmayı başaran biridir. Birbirinden tamamen bağımsız bu üç kişinin hayatları beklenmeyen bir kaza sonucu kesişecektir.

New York yakınlarında, New Jersey çevresinde yalnızca polislerin oturduğu gelişmiş ve çok güvenli bir semt vardır. Yıllar önce güvenliklerini sağlamak amacıyla burayı satın almışlar ve yerleşmişlerdir. Ancak arazi mafya tarafından polislere mafyanın işlerine karışmamaları şartı ile verilmiş. Yıllarca bu böyle sürüp gitmiş ta ki yılın polisi seçilen genç memur Babbitt pis bir işe karışıp, yanlışlıkla iki zenci genci öldürene kadar. Bu olay üzerine halkın sinirlerini yatıştırmak için başkomiser bir senaryo hazırlayarak Babbitt'i herkesin gözü önünde öldürtür. Bunun üzerine bölge şerifi bu olaylardan şüphelenir ve araştırmaya başlar. Ve işler bir anda kontrolden çıkar.

Story of a promising high school basketball star and his relationships with two brothers, one a drug dealer and the other a former basketball star fallen on hard times and now employed as a security guard.

Bir ev kadını ve uyuşturucu bağımlısı kocası… Birbirine aşık iki polis dedektifi… Afrika-Amerikalı bir yönetmen ve karısı… Meksikalı bir çilingir… İki araba hırsızı… Orta yaşlı Koreli bir çift ve çaylak bir polis…Los Angeles’ın günlük monotonluğunda birbirinden habersiz yaşayan sıradan insanlar… 36 saat içinde birbirleriyle tanışırlar. Bu birbirinden farklı hayatları nasıl bir öykü bir araya getirir?Irk farklılıklarının ne kadar önemsiz olduğunu, suçlu ve saldırganın, siyahla beyaz kadar yakın, bir o kadar da uzak, olduğunu savunan, doğruyla yanlışın görecesinde kaybolan bir film. Eleştirmenlerin büyük beğenisini toplayan filmde, insanlığın gölgesinde kalan gerçekler gün ışığına çıkıyor...

After two British Secret Intelligence Service agents are murdered at the hands of a cryptic neo-Nazi group known as Phoenix, the suave agent Quiller is sent to Berlin to investigate.

Kağıt toplayarak geçinen ve sağlığı giderek kötüleşen Mehmet terk edilmiş bir çocuk bulur. Birden hayatına giren küçük Ali, onu kendi çocukluğuyla yüzleştirecektir.

El Bosque Kliniği'inde rastlaşan iki kişiyle başlar herşey... Benigno (Javier Camara) ve Marco (Dario Grandinetti) Marco'nun boğa güreşçisi olan sevgilisi komadadır. Benigho ise klinikte komada olan genç bir bale öğrencisinin hasta bakıcılığını yapmaktadır. Bu özel iki kadın, iki erkeğin zoraki başlayan arkadaşlıklarını başka boyuta taşır. Kliniğin dört duvarı arasında ne kadar süreceği belli olmayan zaman diliminde, dört insanın hayatı, geçmişi, bugüne ve yarını belirsiz bir kaderin izlerini takip eder...

Alex yolda giderken arabasına aldığı otostopçu Vivienne ile bir kaza geçirir. Vivienne’in ölümü nedeniyle kendini suçlu hisseden Alex, Vivienne’in annesi Linda'yı ziyaret etmeye karar verir. Fakat Linda'nın otistik olduğunu görünce, cenaze işlemlerinde yardımcı olması gerektiğini düşünerek onunla kalır. Ne zaman ne yapacağı belli olmayan Linda’nın dünyasını anlamak güçtür... Bu arada Alex, Linda’Nın komşusu Maggie ile bir ilişki yaşamaya başlamıştır. Ancak geçmişi ile ilgili kabullenmekten kaçtığı bazı gerçekler su yüzüne çıkmaya başladıkça içinde biriktirdiği acı ve kızgınlıklarla yüzleşmek zorunda kalır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

















0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir