
Justin Whalin
Andy Barclay

"Bazı çocukluk eşyalarını kaldıracak zamanlar vardır. Ama bazı şeyleri kaldırmak mümkün değildir."
Bir seri katil tarafından ele geçirilen oyuncak bebek Chucky, çocukluğunda onu alt etmiş ve şimdilerde yetişkin biri haline gelmiş Andy'den intikam almak için geri döner.

Justin Whalin
Andy Barclay

Brad Dourif
Chucky (voice)

Perrey Reeves
De Silva

Jeremy Sylvers
Tyler

Travis Fine
Shelton

Dean Jacobson
Whitehurst

Peter Haskell
Sullivan

Dakin Matthews
Colonel Cochrane

Andrew Robinson
Sergeant Botnick

Burke Byrnes
Sergeant Clark

Matthew Walker
Ellis

Donna Eskra
Ivers

Edan Gross
Good Guy Doll (voice)
Terry Wills
Garbage Man
Richard Marion
Patterson

Beş arkadaş haftasonunu geçirmek için ormandaki bir kulübeye gelirler. Burada, daha önce bir profesör tarafından bırakılmış teyp kaydına ve sonradan Nekronomikon'un kendisi olduğu anlaşılan Ölüler Kitabı'na rastlarla. Teybi çalıştırdıklarında profesörün kendi çevirisini yaptığı ölüleri canlandırma pasajlarını dinlerler ve ağıza alınmayacak derecede dehşetli bir kötülük ormanda açığa çıkar.Önce ormanın kendisi sonra da insanlar kötücül yaratıklara dönüşmeye başlar. Kızlardan biri ormana kaçtığında ağaçların tecavüzüne uğrar. Diğerleri de daha az korkunç olmamak üzere paylarına düşen dehşetle yüzleşeceklerdir. Filmin asıl kahramanı, eğer varsa, hiç kuşkusuz Bruce Campbell'ı türün hayranları arasında ölümsüzleştirecek olan Ash karakteridir.Soluksoluğa izlenen ve sinirbozucu derecede korkunç bu film çoktandır kült klasikleri arasında üst sıralardaki yerini korurken, Sam Raimi'nin dehasına şahit olup, şimdiki tahtına nasıl kurulduğunu merak edenler tarafından kaçırılmamalı.

Yüz yıl önce Antonio Bay adlı ufak bir sahil kasabasının ilk sakinleri, bölgede bastıran sis nedeniyle zor durumdaki gemileri, sahte ışıklarla kayalıklara çekip, batan gemilerin kargolarını yağmalamaktaydılar. Bu sırada batırılan Elizabeth Dane adlı geminin kargosundaki altınlar da kasabanın inşasında kullanılmıştı. Ancak şimdi kasabanın kuruluşunun yüzüncü yıldönümünde, geminin mürettebatının hayaletleri, bastıran sisle beraber intikamlarını ve kendilerinden çalınan altınları almak için kasabaya dönmüşlerdi. Antonio Bay'in yeni sakinleri için dehşet dolu bir gece başlamak üzereydi. Başrollerde "Çığlıklar Kraliçesi" Jamie Lee Curtis, Adrienne Barbeau ve Janet Leigh gibi önemli oyuncuların yer aldığı, korkunun ustası John Carpenter'dan kült film haline gelmiş bir korku klasiği.

Yaşadıkları kasabada meydana gelen garip olaylarda insan eti yiyerek varlıklarını devam ettiren ve yaşayan ölüler olarak bilinen yaratıklarından korunmak için kendilerini bir binayı kapatan ve içeriye girmesine önlemeye çalışan yedi kişinin hayatta kalmak için verdiği insan üstü çaba anlatılıyor..

Sienna ve erkek kardeşi Jonathan, Art the Clown'ın Halloween katliamından sağ kurtulduktan sonra hayatlarını yeniden inşa etmeye ve geçmişin dehşetini geride bırakmak için uğraşırlar. Ancak, sonunda güvende olduklarını düşündükleri bir anda Art geri döner ve Noel'i tam bir kabusa çevirmeye kararlıdır.

Herkes, seri katil Art the Clown'un öldüğünü ve dünyanın daha güvenli bir yer haline geldiğini düşünüyordu. Ne yazık ki gizemli bir karanlık güç ona ikinci bir hayat verir ve Art, ölümden dönerek korku, acı ve ölüm saçmaya başlar. Bu korkunç oyunu için kurban olarak genç kardeşler Sienna (Lauren LaVera) ve Jonathan'ı (Elliott Fullam) seçer. Gizemli bir varlığın şeytani fısıltılarıyla ya da kendi hasta zihninin etkisiyle hareket eden Art, çılgın bir sanatçının titizliğiyle korkunç planını uygulamaya koyulur. Kabus ile gerçeklik arasındaki sınırlar giderek bulanıklaşırken ve yeni kurbanlar acı içinde can verirken, Sienna ve Jonathan, hayatta kalmalarını sağlayabilecek bir aile sırrını keşfeder.

Jigsaw geri döndü. Muhteşem ve dengesiz suç dehası, ölüm kalım meselesi korkunç oyunlarla yeniden karşımızda. Jigsawıun işiymiş gibi görünen yeni bir cinayet kurbanı bulunduğunda, Dedektif Eric Matthews soruşturma başlatır ve hiç çaba harcamadan Jigsaw'u ele geçirir. Ama yakalanmak da Jigsaw'un planının parçasıdır. Sekiz kurban daha canları pahasına mücadele etmektedir ve Mathews'in da oyuna katılma vakti gelmiştir.

Laurie Strode, kızı Karen ve torunu Allyson’ın maskeli canavar Michael Myers’ı Laurie’nin bodrumunda kafese kapatıp ateşe vermelerinden dakikalar sonra Laurie, kendisine ömür boyu eziyet eden kişiyi sonunda öldürdüğünü düşünerek hayati önem taşıyan yaralarıyla hastaneye koşar. Ama Michael, Laurie’nin kapanından kurtulmayı başardığında kan dökme ritüeli devam eder. Laurie acılarıyla savaşıp kendini ona karşı savunmaya hazırlarken tüm Hadonfield’ın durdurulamaz canavarlarına karşı ayaklanmasını sağlar. Strode kadınları, Michael’ın ilk saldırısından kurtulanlardan oluşan ve kontrolü ellerine almaya karar veren bir gruba katılırlar ve Michael’ı sonsuza dek yakalamak üzere ava çıkan yasadışı bir çeteyi oluştururlar.

Yakın çevresindekileri ortadan kaldırmayı tuhaf bir hastalık boyutunda isteyen ve bunu ilk olarak ablasına yapan Micheal akıl hastanesine kapatılmıştır. Cadılar Bayramında ablasını öldürmüştür ve bunu yaptığında sadece 6 yaşındadır. Hastanede 15 yıl kaldıktan sonra dışarı çıktığında bu kez de kendisinden küçük olan kız kardeşini hedef alarak aslında bir seri katile dönüşmektedir. Etrafındaki herkese korku saçmaya başlamıştır.

Crystal Gölü Kampı'nın kötü bir geçmişi vardı. Kana bulanmış bir geçmiş. 20 seneden beri kimse oradaki ölümcül sessizliği bozmamıştı! Bugüne kadar... Alice, oğlu Jason'ın intikamını almaya çalışan akıl hastası bayan Voorhees'i öldürdükten sonra rahat bir nefes alır. Ancak Jason Voorhes hiç bir zaman kristal gölünden sürülememiştir ve bütün zamanını yakındaki ormanda insanlardan uzakta geçirmiştir. Annesinin ölümünü gören Jason içini intikam hırsı ile doldurur. Bu olaydan beş yıl sonra bir grup maceraperest terkedilmiş kamp yerine gelir.

Korku saçan iki karakterin bir araya geldiği filmde, Freddy yine gençlerin rüyalarını kabus haline getirmeye devam ederken gerçek dünyada da pek rahat edememektedirler çünkü gerçek dünyanın korkulu rüyası Jason da ortalarda gezmektedir.Gençlerin ne rüyada ne de gerçek dünyada rahat edemedikleri filmde Jason'u rüya alemine götüremediklerinden Freddy'i gerçek dünyaya getirmeye karar verirler. Freddy nin rüya aleminden çıkarılması ile Jason'un artık dişine göre bir rakibi vardır.

1988'de Çocuk Oyunu ile başlayan Chucky kabusunun bu filminde Chucky'nin yaşattığı travmalar sonucu kendilerini psikiyatri hastanesinde bulan hastaların hikayesini izliyoruz. Ortak travma ile birbirlerine bağlanan hastaların Chucky hakkındaki sözlerini sanrı sanan doktor, hastalarını iyileştirebilmek adına Chucky alıp hastaneye getiriyor ve kabus yeniden başlıyor. Zira Chucky bir bir hastaların peşine düşüyor.

Yine aynı yer, yine uyarılara kulak asmayan gençler ve bitmek bilmeyen korkunç cinayetler... Tabii ki bu cinayetlerin arkasında Kristal gölü kampının korkunç kabusu Jason vardır. Jason hastane morgunda tekrar dirilir. Jarvis ailesinden ve uyarılara kulak asmayan bir grup insandan intikam almaya devam eder.

Freddy peşinizdeyken uykuya direnmek mi kabusunuzda onunla yüzleşmek mi daha iyi olur? Tüm zamanların en tüyler ürpertici filmlerinden Elm Sokağı Kabusu, ikinci filmiyle geri dönüyor. Elm Sokağı sakinleri, kabuslarına girdiği gençleri uykuda öldüren Freddy'den kurtulalı beş yıl olmuştur. Ancak sokağa taşınan Jesse ile birlikte Freddy de tekrar ortaya çıkar. Eğer Jesse'nin bedenini ele geçirebilirse Freddy canice katliamlarına devam edebilecektir. Elm Sokağı'nı uykusuz geceler beklemektedir. Elm Sokağı Kabusu'nun ardından çevrilen bu film en az ilki kadar orijinal ve korkutucu. Şeytani Freddy'nin öyküsü özel efektler ve zekice bir senaryo ile izleyenlerin kanını dondurmaya devam ediyor.

Bir sokaktaki bir evde küçük bir kıza alışılmadık şeyler olur. Son çare olarak onu kurtarması için bir adam çağrılır. Bu adam şeytan çıkarmaktadır.Washington D.C.deki bir kadın oyuncu, 12 yaşındaki kızının davranışlarında ve görünüşünde dramatik ve tehlikeli değişiklikler fark eder. Bu sırada Georgetown Üniversitesi'nde genç bir rahip, annesinin ölümcül hastalığı ile uğraşırken inancından şüphe duymaya başlamıştır.

Lorraine ve Ed Warren, kötü niyetli ruhların musallat olduğu bir evde dört çocuğunu tek başına büyüten bekâr bir anneye yardım etmek için Kuzey Londra'ya gider.

Camp Crystal Lake on yıllar önce esrarengiz cinayetlerin yaşandığı, terkedilmiş bir gençlik kampıdır. Bir girişimci kampı tekrar hizmete açmaya karar vererek yakışıklı delikanlılar ve güzel genç kızlardan oluşan bir kadroyu işe alır. Bir yağmur fırtınası kampı dünyanın geri kalanından soyutladığında korkunç ölümler başlar. Gençler sırayla, korkunç derecede yaratıcı şekilde cinayete kurban gitmektedir.

Kışın kapalı olan ıssız Overlook Oteli’nin bakımını üstlenen Jack Torrance, ailesiyle birlikte buraya taşınır. Doğaüstü sezgileri güçlü olan küçük oğlu Danny, otelde yalnız olmadıklarını fark etse de sesini duyuramaz. Şiddetli bir kar fırtınasıyla dış dünyadan tamamen kopan aile mahsur kalırken, oteldeki karanlık güçlerin etkisine giren Jack yavaş yavaş aklını kaybetmeye başlar.

Nosferatu 1922 yılında Almanya'da çekilen Alman Dışavurumculuğu akımının başyapıtlarından ve korku sinemasının sayılı klasiklerindendir. F. W. Murnau'nun yönettiği filmde Max Schreck, vampir Kont Orlok rolündedir. Filmin orjinal Almanca adı Nosferatu, eine Symphonie des Grauens yani Nosferatu, Bir Dehşet Senfonisi'dir. Film, 1921 yılı ile 1922 yılı arasında çekilmiştir. Bram Stoker'ın Drakula romanının uyarlamasıdır ve telif ödenmeden yapıldığı için yayından kaldırılmıştır. Nosferatu filminde, Bram Stoker'ın filminden farklı olarak vampir Kont Orlok'tur. Bram Stoker'ın Drakula'sında ise vampir kontun adı Drakula'dır. Thomas Hutter, Almanya'nın Bremen'e bağlı Wisburg adlı küçük bir kasabasında, karısı Ellen ile birlikte yaşamaktadır. Transilvanya'da yaşayan Kont Orlok'tan bir mektup gelir. Bazı sembollerle dolu bu mektubu, Renfield adlı kişi Hutter için okur. Hutter, zengin Kont Orlok ile emlak anlaşması yapmak için Transilvanya'ya gidecektir.

ABD'li diplomat Robert Thorn (Gregory Peck), karısı Katherine'in (Lee Remick) hamileliği bir Roma hastanesinde ölü doğumla sona erdiğinde yerine annesi ölen başka bir bebeği alır. Küçük Damien (Harvey Stephens) büyür ancak beşinci doğum günü partisinde dadısı gizemli bir şekilde ölür. Peder Brennan (Patrick G. Troughton) da Thorn'u Şeytan'ın oğlunu evlat edindiği konusunda uyardıktan sonra ölür. Uğursuz yeni dadı Bayan Baylock (Billie Whitelaw) Damien'ı özenle korurken, fotoğrafçı Jennings (David Warner) ona Damien'ın partisinden dadı ve Brennan'ın nasıl öleceğini belirten işaretlerin bulunduğu fotoğraflar gösterince Thorn'un korkuları artar. Thorn, Damien'ın kimliğini doğrulayan ve Thorn'a tek çözümün evlatlık oğlunu öldürmek olduğunu söyleyen şeytan çıkarıcı Bugenhagen'i (Leo McKern) arar. Cesetler üst üste yığılırken Thorn, görevini yapmaya çalışır ancak yasalar dünyayı Mahşer'den kurtarmaya çalışmanın önüne geçer.

1871'de dört adam bir geminin tüm mürettabatı ve yolcularının ölümüyle sonuçlanacak olan korkunç bir suç işlerler. Aradan yıllar geçmiştir ve suçun sislere gömüldüğü Antonio Bay'de hayat devam etmektedir.Günün birinde Nick ve yardımcısı Brett, tekneyle demir atmaya çalışırken denizin derinliklerindeki bir çantayı yerinden oynatırlar. Bundan sonra kasabada tuhaf şeyler yaşanmaya başlar. Sahile vurmaya başlayan eşyaların ardından kasabanın üstüne bir de sis tabakası çökmeye başlar. Huzursuz ruhlar intikam peşindedir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir