
Olivier Gueritée
Clément


Olivier Gueritée
Clément

Emmanuelle Bercot
Marion

Kevin Goffette
Benoît

Rémi Martin
Franck

Lou Castel
François

Catherine Vinatier
Aurore

Jocelyn Quivrin
Mathieu

David Saada
Maurice
Eric Chadi
Julien

Yves Verhoeven
Patrick
Catherine Guillot
Clément's Mother
Fiona Casalta
Mathilde

Nicolas Buchoux
Barman

Joël Curtz
Clément's Friend

Cyril Descours
Clément's Friend

Hayatın anlamını özgürlükte arayan kültür eleştirmeni David Kepesh (Kingsley), cinsel arzularını cezbeden iyi huylu öğrencisi Consuela Castillo (Cruz) tarafından trajik bir çıkmaza sürüklenir...

Amerika’nın en popüler film yıldızlarından Reese Witherspoon, edebiyat dünyasının yarattığı en güçlü kadın karakterlerden biri olan Rebecca (Becky) Sharp’ı beyaz perdeye taşımak için dünyanın en çok ses getiren film yönetmenlerinden Mira Nair ile güç birliği yapıyor...William Makepeace Thackeray’nin klasik romanının sinemaya yeniden uyarlamasında seyirci güzel, tutkulu, esprili ve hesapçı bir kadın olan Becky’nin dünyaya kafa tutmasını zevkle seyredecek.

İki hasta gencin hastanede yollarının kesişmesi ile değişen yaşamlarını konu ediyor. Stella Grant, 17 yaşında olan bir genç kızdır. Bilgisayarına bağlı bir hayat süren Stella, yaşıtları gibi gezip dolaşmak yerine zamanını çoğunu hastanede geçirmek zorundadır. Kistik fibrozis hastası olan genç kız hayatını rutinler, sınırlamalar ve kendi kendini kontrol etmekle geçirir. Fakat genç kızın hayatı Will Newman ile tanışmasıyla bambaşka bir hal alır. Birbirlerinden etkilenmeye başlayan gençlerin önünde büyük bir engel vardır. Will de Stella gibi hastadır ve hastalıkları nedeniyle hayatlarına konulan sınırlamalar aralarına mesafe koymalarını gerektirir. Ancak onlar birlikte vakit geçirmeye devam ettikçe sınırlamaların dışına çıkmaya başlarlar.

Romeo ve Juliet, birbirine düşman olan iki ailenin çocuklarıdır. Karşılaştıkları ilk anda aşık olmuşlar ve böylece kavuşamama öyküleri başlamıştır. Juliet, Romeo'ya kavuşmak için ailesini yok saymayı göze alamaz ve kendini yok saymaya karar verir. Böylece rahibin yardımını alarak bir zehir içer; herkes onu ölmüş bilecektir. Ancak Romeo döndüğünde Julıet'in öldüğünü zanneder ve kendini öldürür. Romeo ve Juliet'te basit olarak aşk anlatılıyor denemez. Bunu "aileleri düşman, engellere rağmen vazgeçmeyen imkansız aşk" diye alımladığımızda daha doğru olur. Çünkü oyunun ana konusu en yalın haliyle, aşk ölümü bile göze alır şeklinde özetlenir.

Bridger is a young outsider who's always wanted more. He and his mother flee an abusive home, eventually finding a small town in the middle of nowhere. Once there, Bridger finds true acceptance with another misfit.

1981 yapımı Franco Zeffirelli filmi Endless Love'ın yeniden uyarlaması olan yapıtta iki gencin sınırları zorlayan bir aşk hikayesine tanık oluyoruz. David Axelrod ve Jade Butterfield tanışır ve başta aileleri olmak üzere tüm dünyaya meydan okuyacakları bir ilişkiye başlarlar. Zira Jade'in ailesi bu ilişkiye kesinkes karşıdır ve kolay kolay pes etmeye niyetleri yoktur. Artık ilişkilerinin önünde oldukça zorlu engeller vardır, ancak bu engeller ilişkilerini sadece daha karışık, karanlık ve saptantılı bir hale getirmeye yarar. Modern bir Rome ve Juliet hikayesi niteliğinde olan filmin başrollerini Alex Pettyfer ve Gabriella Wilde paylaşıyor...

Yıl 1961; savaş sonrası, Beatles öncesi dönem Londra’sında...16 yaşında zeki ve çekici bir genç kız olan kadınlığa geçişin eşiğinde olan Jenny (Carey Mulligan); Londra’nın banliyölerinden Twickenham’daki odasında Juliette Greco şarkıları söyleyip daha özgür ve Gauloise kokulu bir hayatın hayallerini kurmaktadır. Yağmurlu bir Londra sabahında Jenny’nin rutin hayatı “uygunsuz” bir aşık olan 30 yaşlarındaki David (Peter Sarsgaard)’in gelişyle alaşağı olur. Parlak bir öğrenci olan Jenny, Oxford’da okuma hakkı kazanmakla, karizmatik ve kendinden yaşça geçkin bir adamın çekici teklifi ve hayatı arasında gidip gelmektedir.

The wife of a pastor who preaches against homosexuality embarks on an affair with a female writer.

1900'lerin başında İngiltere'de geçen hikayede, 12 yaşındaki Leo Colton yaz tatilini okul arkadaşı Marcus'un zengin ailesinin malikânesinde geçirir. Marcus hastalanınca, onun yerine ablası Marian Leo'yla ilgilenmeye başlar. Son derece güzel olan Marian'a kısa sürede tutulan Leo, onun bir mektup iletme ricasını reddedemez. Böylece Marian ile gizli sevgilisi Ted Burgess arasında haberci rolü üstlenir. Ancak bir süre sonra bu gizli ilişki ortaya çıkar ve Marian'ın annesi gerçeği keşfeder. O dönemin katı toplum kurallarında bu tür bir yasak aşk kesinlikle hoş karşılanmaz.

Üzerinde güneş batmayan emperyalist İngiliz İmparatorluğunun zirvede olduğu zamanlar.... Genç ve toy bir İngiliz subayı görevli olarak İngiliz kolonisi Sarawak'a gönderilir. Doğa harikası, cenneti andıran bir mekanda başlarda her şey çok keyifli gözükse de kısa zaman içinde kendisini bekleyen zorlukları farkeder. Yöneteceği halkın dilini kısa zamanda öğrenme zorunluluğu, kesilip kafaları getirilmesi gereken Çinliler, Hollandalı kaçak madenciler ve hepsinden önemlisi zaman içinde çok karmaşık bir hal alacak gönül ilişkileri. Film adını, buraya gönderilen idarecilerin yerel dili kısa zamanda öğrenmelerini çabuklaştırmak için hizmetlerine verilen "yatak arkadaşı" kızlardan alıyor. Bu kızlar idarecilerin hem yatak arkadaşı hem de dil öğretmenleri olarak geçici olarak görevlendirilmektedir. Ancak genç ve toy yeni idareci dini inançları nedeniyle bunu başlangıçta kabullenmekte zorlanır. Kabul ettikten sonra ise geri dönülmez bir yola girdiğini geçte olsa farkedecektir...

Film, lise sona giden 18 yaşında okulun çalışkan ve güzel kızı olan Sarah ile okulu bir türlü bitirememiş, yakışıklı ve asi Zachary'nin aşkını anlatıyor. En başlarda birbirlerinden pek hoşlanmayan bu zıt ikili zamanla karşı koyamadıkları bir çekimle birbirlerine aşık olur. Ancak Sarah'nın üniversiteye gidecek olması, son derece farklı iki aileden geliyor olmaları ve Zachary'nin okulda yaşadığı problemler aşklarının önünde bir engel olarak belirir. Fakat tüm engellere rağmen aralarında gelişen bu ilk aşk hayatlarında derin bir iz bırakacaktır.

Azeri bir Müslüman ile Gürcü bir Hristiyanın ilişkisini beyaz perdeye taşıyan Asif Kapadia’nın son filminin başrollerini Adam Bakri ve María Valverde üstleniyor.

Paris’te yaşayan genç bir anne, bir yandan kızına ve hasta babasına bakarken bir yandan da çevirmenlik yapar. Evliliğinde mutsuz olan eski bir arkadaşıyla yaşadığı tutkulu ilişki, hayatını daha da karmaşık hale getirir.

Three girlhood friends now at college share first loves, first kisses and first betrayals. At the center of it all is the best-looking boy on campus. Can a self-conscious dreamer hook the biggest fish in the pond?

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

Bu film 'Pire' lakaplı Henry Nash ve en yakın dostu Nicky'nin deniz kuvvetlerine katılmadan önce yaşadıkları ve delikanlılık çağlarına ait son maceralarının öyküsünü anlatıyor. Elizabeth McGovern, Nash'in gizemli sevgilisini canlandırıyor. Ay ile Yarışanlar, masumiyetin kaybı, büyüyüp yetişkin olmanın getirdiği sorumluluklar gibi birbiri ardına gelen olayların acı tatlı hikayesini anlatıyor.

Üniversiteden önce pişman olmadan ve kalp kırmadan ayrılmak üzere bir anlaşma yapan Clare ve Aidan, aşka bir şans daha verecek mi?

Artık ünlü bir yönetmen olmuş Salvatore, 30 yıl sonra bir arkadaşının öldüğü haberi üzerine doğduğu kasabaya geri döner. Kasabaya geldiğinde eski anıları canlanan Salvatore, Cinema Paradiso adlı sinemada projeksiyoncu olarak çalışan Alfred ile ilişkilerini hatırlar. Küçük bir çocuk olan Salvatore, günlerini Alfred'in yanında geçirmekte, filmlerle ilgili konuşmakta ve Alfred'in sinema konusunda deneyim ve bilgilerinden yararlanmaktadır. Babacan tavırlarıyla Salvatore'nin hayatında önemli bir yere sahip olacak Alfred sayesinde sinemaya olan aşkını ve tutkusu keşfedecektir.

1983 yılı yazı sırasında 17 yaşındaki Amerikalı-İtalyan Elio Perlman günlerini ailesinin İtalya'nın kuzeyindeki 17. yüzyıldan kalma villasında klasik müzik yaparak, okuyarak ve arkadaşı Marzia ile flört ederek geçirmektedir. Elio, Greko-Roma kültüründe uzmanlaşmış seçkin bir profesör olan babası ve onu elit kesim meyveleriyle, doğal lezzetlerle şımartan, çevirmen olan annesi Annella ile bir arada olmaktan ziyadesiyle memnundur. Elio'nun olgunluğu ve entelektüel birikimi, onu tam teşekküllü bir yetişkin gibi gösteriyor olsa da özellikle kalpteki konularda onun hakkında hala masum ve biçimlenmemiş olan çok şey vardır. Bir gün, doktorasını sürdüren büyüleyici bir Amerikalı bilim adamı olan Oliver Elio'nun babasına yardım etmek göreviyle yıllık yaz stajyeri olarak villaya gelir. Güneşin ışıltılarının arasında Elio ve Oliver hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir yaz boyunca yeşermekte olan arzunun güzelliğini keşfedeceklerdir.

Teknolojinin son sürat ilerlediği bir dönemde, insanlar üstesinden gelemeyecekleri hiçbir sorun olamayacağına inanmaya başlamışlardır. 'Titanic' adlı dev transatlantik ise, insanlığın doğaya karşı gövde gösterisi gibidir. Bu Düşler Gemisi'nin yolcuları arasında Avrupa'da birkaç yıl geçirdikten sonra Amerika'ya dönmekte olan, Jack Dawson adlı genç ve fakir bir ressam ile nişanlısı ve annesiyle Philadelphia'ya giden Rose DeWitt Bukater adlı zengin bir genç kız da vardır. İki genç şans eseri tanışacak, aralarındaki sınıf farkına aldırmaksızın birbirlerine yakınlaşacaktır. Yola çıkılmasından dört buçuk gün sonra, 10 Nisan 1912'de, Titanic iki saat kırk dakika süren ve sulara gömülmesiyle son bulan, hazin olayların başlamasına neden olacak buz dağına çarpacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir