
Jewel Shepard
Christina

Christina Von Belle, a wealthy heiress, is kidnapped by a lesbian terrorist group and held for ransom. She escapes the lesbian terrorists only to fall into the clutches of a gang of gourmet chefs who want a piece of the ransom themselves.

İğrenç bir insan olan korkunç haydut Albert, adamları ve karısı Georgina ile birlikte her akşam aynı lokantada kurdurduğu açgözlü sofrada yemek yemektedir. Albert'in saçtığı dehşet, Fransız aşçı Richard'ın, yemek aralarında Georgina'nın aşığı Michael ile mutfak köşelerinde yatıp kalkmasına göz yummasına sebep olmaktadır. Kan, seks, yamyamlık ve dünyevi iştahın görsel bir şölene dönüştüğü hem eğlenceli hem de korkunç film, her türlü uyarıcı etkiye rağmen, sıradışı İngiliz auteur Peter Greenaway'in geniş kitlelerce yenilip yutulabilmiş belki de tek eseri.

Akademiden başarıyla mezun olmuş genç FBI ajanı Clarice Starling, kurbanlarının derilerini yüzen sapık bir katilin elinden bir kadını kurtarmaya çalışır. Clarice, katile ulaşmak için başka bir psikopat olan ünlü doktor Hannibal Lecter ile yakınlaşır. Lecter'dan bilgi alabilmesi için önce onun güvenini kazanması gerekmektedir.1992 yılında 7 dalda Oscar'a aday olan film, yönetmeni ve başrol oyuncularına altın heykelciği getirirken en iyi film ve en iyi senaryo uyarlaması dalında da ödüle hak kazanmıştı.

Jerry Lundegaard borçları olan bir sahtekârdır. İhtiyaç duyduğu meblağda parayı acilen edinmeli ve borçlarını temizlemelidir. Karısının babası oldukça zengin bir adamdır; ancak gamsız bir sahtekar olan Jerry’ye yardım etmesi imkansız gibi görünmektedir. Jerry’nin aklına şeytani bir fikir gelir. Jerry, karısını kaçırmak ve kayınpederinden fidye istemek üzere iki adam kiralar. Lakin hiçbir şey planlandığı gibi ilerlemeyecektir. Sinemalarının ilk döneminden bu yana çizgilerini hiç bozmadan ilerleyen Coen Kardeşler’e büyük bir şöhret kazandıran Fargo, orijinal senaryo ve en iyi kadın oyuncu dallarında Oscar kazanmıştı.

A single mother becomes Ariel Castro's first kidnapping victim, and finds herself trapped in his home with two other women for 11 years.

Sam Bowden hayatını kanuna adamış Atlanta'da yaşayan bir avukattır. Ailesi ile birlikte sakin bir hayat süren Sam'in hayatı yakında kabusa dönüşecektir, çünkü 14 yıl önce avukatlığını üstlendiği Max Cady isimli adam, hapisten çıkmıştır ve intikam için hazırlanmaktadır. Çünkü, Max Cady acımasız bir tecavüzle suçlanıyordu, okuma yazması da yoktu. Bu yüzden Sam eline Max'in hapisten kurtaracak bir belge geçmesine rağmen yine de bunu kullanmaz ve Max Cady tutuklanır. Şimdi Max hapisten çıkmıştır. Önce küçük tehditlerle başlayan intikam hırsı, gittikçe Sam'in ailesini de etkileyecektir. Sam'in bir kadın avukat arkadaşına ilk başta tecavüz eden Max Cady, bu sayede karısı ile Sam'in arasına açar ve evlerinde tartışmalar başlar. Max'in çıktığı günlerde de Sam'in evindeki köpek zehirlenerek öldürülür. Ve bu olaylar Max Cady için sadece başlangıçtır, daha sırada 16 yaşındakı kızları Danielle vardır.

Idi Amin'in Uganda'sı ile ilgili neler biliyorsunuz? Dünyanın tanıdığı en vahşi diktatörlerden bir olan Idi Amin'in Uganda'sı ile bizleri tanıştıran film, insanlık tarihinin karanlık sayfalarından birine kamerasını çeviriyor.Tıbbi bir misyonla Uganda'ya gelen genç doktor Nicholas Garrigan, bu uzak ve çok da fazla tanımadığı ülkeye doğru yola çıktığında oldukça idealist düşüncelerle yüklüdür. Fakat bu düşüncelerinin yerini büyük bir karanlığın alması uzun sürmez. Son derece katı ve barbar bir yönetim şekli yürüten Idi Amin'in emirleri altında, hareket sınırları oldukça dardır. İlk zamanlar bunun onurunu yaşasa da Garrigan'ın, nasıl bir barbarlığın parçası yapılmak istendiğini anlaması uzun sürmeyecektir. Ama yanlışlardan geri dönüş, sandığı kadar kolay olmayacaktır.

Fahişe kılığına girerek, genç kız kardeşini eroin bağımlısı haline getirenlerin peşine düşen Coffy isimli bir hemşirenin serüveni.

Set in the dark and old Parramatta prison built by the original convicts our lead character Ray a war veteran finds himself serving 18 months for manslaughter after defending his fiance. He soon realizes that the prison boss has it in for him and does everything possible to break Ray even going after his fiance.

Joanna Crane (Kathleen Turner) gündüzleri işkolik bir moda tasarımcısıdır. Geceleri ise, China Blue adını alır ve Los Angeles sokaklarını arşınlayan edepsiz bir fahişe kılığına bürünür. Ancak peşinde bir özel dedektifin (John Laughlin) ve fanatik bir rahibin (Anthony Perkins’in inanılmaz oyunculuğu ile akıllara kazınıyor) olduğunu öğrendiğinde Joanna’nın, yozlaşmış ikili hayatını sürdürmesi zorlaşır. Çılgınca tutkuların ve kutsal takıntıların yönettiği bir dünyada, herhangi bir kadın en tehlikeli duygularını deneyimleyebilir mi?

İki çocukluk arkadaşı Bastille Günü'nde Paris'te büyük bir banka soygunu gerçekleştirirler. Soygunculardan biri, bu bankada çalışan memurlardan biriyle ilişki yaşamaya başlar. Banka memurunun geceleri ek gelir elde etmek için fahişe olarak çalışıyor olması soygunu tehlikeye atar.

Altı yaşındaki kızı kaçırıldıktan sonra, soruşturmayı yürüten dedektife olan inancını kaybeden çaresiz bir baba adaleti kendi elleriyle aramaya karar verir; arayış saplantıya ve ahlaki tavizlere dönüştükçe bu durum her iki adamı da kaçınılmaz bir çatışmaya doğru sürükler.

Jack ile annesi, 5 yıl boyunca tek odada hayatlarını sürdürmek zorunda kalmıştır. Hiç dışarı çıkamadıkları için, 5 yaşındaki Jack bütün hayatı bu odadan ibaret sanmaktadır. Fakat günün birinde kurtuldukları zaman, küçük Jack’in keşifleri oldukça sarsıcı olacaktır.

“Ahbap” olarak da bilinen Jeff Lebowski bir gün adaşı bir milyonerle karıştırılır. Milyonerin karısının ödemediği borçlar ve bu küçük yanlış anlaşılma sebebiyle mafyadan dayak yiyen ve çok değerli halısı çalınan Lebowski, ortadaki bu yanlış anlaşılmayı bir an önce gidermelidir.

In this story inspired by real characters, three girls from America, Nigeria and India are trafficked through an elaborate global network and enslaved in a Texas brothel, and must together attempt a daring escape to reclaim their freedom.

Amerika'nın banliyösünde "Madam Bovary"nin yankıları. Sarah, bir reklam müdürü ile yaptığı sevgisiz bir evliliğin içinde savrulurken kızı ile parkta, havuzda uzun saatler geçirerek daha fazlasını elde etmek istemektedir. Brad, bir belgesel yapımcısı ile evli olan olgunlaşmamış bir ev erkeğidir. Ronnie, hapisten henüz çıkmıştır ve yaşlı annesi May ile birlikte yaşamaktadır. Larry emekli bir polistir ve Ronnie'nin kaçmasına engel olmuştur. Sarah ve Brad kesişirler. Ronnie ile Larry'nin şeytanları vardır. Brad'in bar için çalışması gerekir ve Larry işini kaybeder. Ronnie'nin annesi de oğlunun bir kız arkadaşa ihtiyacı olduğunu düşünmektedir. Sarah, daha fazla bu mutsuz hayatın içinde sıkışık yaşamak istememektedir. Film boyunca tüm bu karmaşık hikayelerin, her birini nereye götüreceği merak konusu olur.

Dedektif Lloyd Hopkins, Los Angeles Polis Departmanında görev yapan, işine takıntılı ve sıra dışı bir polistir. Bir cinayet vakasını araştırırken, olayın yalnızca tek bir suçtan ibaret olmadığını fark eder. Araştırmaları, şehrin farklı noktalarında işlenmiş bir dizi vahşi cinayetin arkasında bir seri katilin olduğunu ortaya çıkarır. Hopkins, katilin peşine düşerken hem mesleki hem de kişisel hayatı çalkantılarla doludur. Ancak karanlık bir zihinle karşı karşıya olduğunun farkında olan Hopkins, adalet için sınırları zorlamaktan çekinmez. Bu süreçte kendi ahlaki değerlerini ve polislik yöntemlerini sorgulamaya başlar.

Başarılı bir travma cerrah olan Paul Kersey, hayatını ölüm döşeğindeki, vurulmuş, bıçaklanmış insanlarla uğraşarak geçirmektedir. Stresli işinden sıyrıldığında ise sevgi dolu bir aile babasıdır. Kızı ve eşiyle mutlu bir hayat süren adam için bu düzen bir trajedi ile değişiverir. Evine düzenlenen saldırı sonrası eşi ölmüş, kızı ise komada yaşam mücadelesi vermektedir. Hayatını tamamen değiştiren bu olaydan sonra Paul, mesleki yeteneğini de kullanarak adeta bir ölüm makinesine dönüşür. Paul ne pahasına olursa olsun intikamını almaya kararlıdır...

Yılların deneyimi ve 45'lik otomatik tabancasıyla, LAPO Dedektif Nick Pulowski, ihtiyacı olan herşeye sahiptir. Fakat aynı zamanda ihtiyacı olmayan bir şeye de sahiptir. Yeni ortağı "Acemi". Yönetmen-oyuncu Clint Eastwood, Pulowski rolünde, Charlie Sheen ise polis teşkilatının, talimatlara ve kurallara uymayı ilke edinmiş "çaylak" üyesi olarak sıkı bir filme imza atıyorlar.

Bill Harford ve karısı Alice Harford'ın dış dünyaya mutlu bir yansıyan bir evlilikleri vardır. İlişkilerinde her şey yolunda gibi görünmektedir. Bir gün katıldıkları bir davette Alice, başka erkeklerle sohbetlere dalar. Bunu fark eden Bill, hem sinirlenir hem de yaşanan bu duruma tuhaf bir tepki gösterir. Bill, yaşanan o geceden sonra kimliğini cinselliğe emanet edecektir. Oldukça tuhaf düşüncelerle örülü bir cinsellik dünyasına doğru savrulacaktır.

Bay Gondo ulusal ayakkabıcılık şirketinde payı olan bir iş adamıdır. Bir gün şirketteki payını arttırıp şirketteki en büyük söz sahibi olmak için alnının teriyle biriktirdiği her şeyi şirket hisseleri için yatırır ve evini ipotek ettirir. Aynı dönemde çocuğu kaçırılır fakat çocuk bay Gondo nun değil onun hizmetinde çalışan başka bir şahsa aittir. Çocuğu kaçıran kişi ise bu yanlışı fark eder ve daha önce istediği fidyeyi yine bay Gondo dan ister. Bay Gondo parayı verip vermemesi konusunda teredütte kalır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.









0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir