
Pierre Brasseur
Professor Génessier

Georges Franju’nun Les yeux sans visage’ı (Yüzsüz Gözler) hakkında pek çok şey yazılıp çizildi; bu film Paris Sinemateki’nin kurucularından olan yönetmenin korku filmi türüne el attığı tek çalışmasıydı. Film, layık olduğu gibi, başyapıt sıfatıyla yüceltilirken, çoğu kez de basit senaryosuyla görüntü yönetiminin şiirselliği arasında "Jean Cocteau’nun bir Edgar Allen Poe yapıtı çekmesi" benzeri bağlantılar kurulur. Organ naklinde doku uyuşmazlığı sorununun üstesinden gelmek üzere deneyler yapan dahi doktor Génessier, yüzünü, kendisinin sorumlu olduğu bir otomobil kazası sonucu yüzü deforme olan kızı Christiane’ın yüzüyle değiştirebileceği genç bir kadın bulmaya kararlıdır.

Pierre Brasseur
Professor Génessier

Alida Valli
Louise

Édith Scob
Christiane Génessier

Juliette Mayniel
Edna Gruber

Alexandre Rignault
Inspector Parot

Béatrice Altariba
Paulette Mérodon

Charles Blavette
Man from the Pond

Michel Etcheverry
Doctor Lherminier, forensic surgeon

Claude Brasseur
Police inspector

Yvette Etiévant
Mother of the little sick man

René Génin
Emile Tessot

Lucien Hubert
Man at the funeral

Marcel Pérès
Man at the funeral

François Guérin
Doctor Jacques Vernon
Brigitte Juslin
Juliette (uncredited)

Winter, 1843. A young woman is under investigation following the mysterious death of her family's matriarch. Her recollection of the events sheds new light on the ageless forces behind the tragedy.

Universal Studios’un klasik canavarlar mirasından Werewolf: The Beast Among Us’ta bir canavar 19. Yüzyıl Avrupa’sında bir kasabada ay ışığı altında terör estiriyordur. Genç bir adam ise sevdiklerini bu dile getirilemeyen felaketten korumaya çalışmaktadır. Kasabanın doktoru (Stephen Rea) ile yaptığı çalışmalar esnasında, Daniel (Guy Wilson) kurt adam saldırılarının korkunç sonuçlarına tanık olur. Yaratığın dehşet saçan ünü ödül avcılarını, heyecan peşinde olanları ve şarlatanları kasabaya çekince, Daniel bu acımasız canavarı yok etmeye karar verir. Bunun üzerine gizemli bir yabancı (Ed Quinn) ve yetenekli kurt adam avcılarından (Stephen Bauer, Adam Croasdell) oluşan ekibi canavarı yakalamak için kasabaya geldiklerinde, Daniel annesinin (Nia Peeples) tüm itirazlarına rağmen onlara katılmayı teklif eder. Ancak gruptakiler kısa süre içinde bu yaratığın daha önce karşılaştıkları tüm yaratıklardan daha güçlü daha zeki ve daha tehlikeli olduğunu anlarlar..

İki rahip, uzak tutulması gereken bir laneti durdurmak için görevlendirilir. Ancak girdikleri bu ritüel, sadece bir kurtarma çabası değil, akıl sağlığını ve inançlarını paramparça eden bir kâbusa dönüşür. Her dua cevapsız kalırken, karanlık daha da yaklaşır. Onları bekleyen şey ne mantıkla, ne inançla açıklanabilir.

Harvey Kore savaşından bir kahraman olarak döndüğünde birliğinin diğer askerleri onun niye bir madalya aldığını bile hatırlamamaktadır. Kısa bir süre sonra askerlerden ikisi kabuslar görmeye başlarlar. Bir diğeri Harvey'i araştırmaya karar verir. Hükümet ve Ordu, hangi karanlık sırları gizlemektedir ? 1963 yılında en iyi yardımcı kadıncı oyunu ve en iyi kurgu dallarında Oscar'a aday olan film, sinema tarihinin en önemli yapımları arasında listeleniyor.

Jack Lemmon, Jane Fonda ve Michael Douglas, nükleer enerji kullanımının tehlikelerine ve televizyon haberlerinin gücüne dikkat çeken bu gerilim filminin başrollerinde. Alternatif enerji kaynakları hakkında raporlar hazırlayan gazeteci Kimberly Wells (Jane Fonda), nükleer santralde bir kazaya tanık oluyor. Kazayı halka bildirmek isteyen Wells, kendini komploların içinde bulunca, kazayı istemeyerek de olsa gizli tutmak zorunda kalıyor. 1979 yılının en çok tartışılan filmlerinden biri olan The China Syndrome, ününü bir ölçüde filmin gösterime girmesinden tam on iki gün sonra gerçekleşen Three Mile Island nükleer felaketine borçlu.

Bu şaşırtıcı psikolojik gerilim bir devlet hapishanesinde 26 mahkumun kobay olarak seçilmesi, mahkum ve gardiyan rollerini paylaşmaları ve bir simülasyon oluşturmaları üzerine. Günler geçtikçe oyuncular rollerini gerçekle karıştırmaya başlayacaklar. Güç, tahrik ederken gerilim artacak ve deney kontrolden çıkacak!

Mathieu, a member of the French institute in Irkutsk, is arrested overnight by the Russian authorities. Imprisoned and accused of sexual abuse on his own daughter, he realises he is a victim of a Kompromat. With the help of the FSB, someone has built up a case to frame him. Isolated, he has no one to turn to. Proving his innocence is impossible: the only solution is to escape.

A young medical student struggling to pay tuition is drawn into the shady world of underground body-modification.

Eski bir barmen olan Robert Freegard, neredeyse on yıl boyunca bir İngiliz gizli servis ajanı gibi davranır. O, kurbanlarını IRA teröristlerinin avı olduklarına ikna etmeyi başarır. Büyük miktarda para karşılığunda Robert, kendisini MI5 üyesi olarak göstererek kurbanlarını korur. Ancak Robert'e aşık olan bir kadın, onun hayatının alt üst olmasını sağlar.

Brian De Palma 1980’li yıllarda üç saatlik bir şölene dönüştürdüğü Tony Montanalı SCARFACE hikâyesini yakın tarihe kadar bir gizem olan 1931 yapımı SCARFACE filminden aktarmıştır. Hayatı sinema filmine konu olan Howard Hughes, senaryo yazarı Ben Hecht ve Amerikan sinemasının efsane yönetmenlerinden Howard Hawks’ın 1931 yılında gerçekleştirdikleri bu eser “Klasik” ve “Yön verme” vasıflarını hak eden bir çalışmadır. Eserin ana fikri Tony Guarino isimli karaktere dayandırılan Armitage Trail’in aynı isimli romanına dayanmaktadır.Ufak işlerde pişen Sicilya kökenli serseri Tony Camonte, dağlı teknikleri ve megaloman seviyede ki kazanma hırsıyla Chicago Yeraltı Dünyasının en büyüğü olmaya yemin etmiştir. Bu yolda da kendi patronundan şehri yönetenler kulübünün üyelerine herkes birer araçtır. Sırası gelenler bu hırstan kendine düşen payı alacak ve hastanede ki suikast sahnesinde olduğu gibi bir buket çiçek ve kurşunla şehirden ve hayattan uğurlanacaktır.

Chris Washington, kız arkadaşı Rose Armitage ile uzak mesafe ilişkisi yaşayan bir gençtir. Bir gün Rose, Chris’i hafta sonu kaçamağı için ailesinin evine çağırır. Rose’un annesi Missy ve babası Dean de onlara katılır. Başta Chris, Rose’un ailesinden güzel tepki almasına şaşırır, bir yandan da kıllanır. Çünkü dönem gereği bir beyaz ve siyahinin ilişkisine sıcak bakılmamaktadır. Bu durum kafasını karıştırırken bir yandan da evde siyahi kişilerin bir bir kaybolduğunu öğrenmesi onu bir bilinmezliğe doğru itecek ve gerçeklerle yüzleştirecektir.

Dr. Victor Frankenstein (Oscar Isaac), ölümün sınırlarını zorlayan, saplantılı ve yalnız bir bilim insanıdır. Sevdiklerini kaybetmenin acısıyla hareket eden Victor, ölümü yenmek uğruna korkunç bir deney yapar ve cansız maddelerden yeni bir varlık yaratır. Yaratılan Canavar (Jacob Elordi), fiziksel olarak korkutucu olsa da zihinsel ve duygusal olarak bir çocuk kadar masum ve kırılgandır. Dış dünyayla ilk kez karşılaşan bu varlık, dış görünüşü yüzünden reddedilir, hor görülür ve şiddete maruz kalır. Masumiyetinden yavaş yavaş koparak öfkeye ve intikama sürüklenir.

Walter Winchell tarzı sansasyonel bir köşe yazarı olan J.J. Hunsecker yazılarıyla birçok kişinin kaderini belirlemektedir. Hunsecker kızkardeşi Susan'a kur yapma cüretini gösteren caz gitaristi Steve'i hedef seçer.

Wealthy writer Stephen Byrne tries to seduce the family maid, but when she resists, he kills her. Long jealous of his brother John, Stephen does his best to pin the blame for the murder on his sibling. Also affected by Stephen's arrogant dementia is his long-suffering wife Marjorie.

A doctor's research into the roots of evil turns him into a hideous depraved fiend.

Paris Operası’nın başrol oyuncusu Carlotta bir hayaletin onu işi Christine adlı koro elemanına bırakması için tehdit ettiğini iddia ederek işi bırakır. Operadakiler buna inanmazken, Christine yüzünü maske ardına saklayan bu gizemli kişiyle tanışmıştır bile.Operanın yönetmeni Raoul ile birlikte olan Christine, hayaletin isteği üzerine ondan ayrılır. Hayalet ile sık sık yeraltında buluşan Christine, bu küçük sırrı tüm operadan saklarken, onu keşfetmeye başlamıştır.Sessiz olarak çekilen film, Gaston Leroux’un romanından uyarlanmış ve o yıllarda oldukça ses getirmişti.

Kötü sonuçlanan bir banka soygunundan sonra eve dönen 3 kardeş annelerinin evi haciz yüzünden kaybettiğini öğrenir. Bir gece yeni ev sahipleri ve misafirleri doğum günü partisi için bir araya gelmişlerdir. Evdekiler habersiz şekilde 3 kardeşin rehinesi olmuştur ve onları kötü bir doğum günü partisi beklemektedir. Anneleri kız kardeşleri de eve gelir anne olarak çocuklarını korumak için elinden geleni yapacaktır. Dehşet dolu gecede anne oğlunun kaçmasıyla bütün kontrolü ele alır, sırlar ortaya çıkar, hataların cezalandırılacağı bu gecede rehineler bununla baş etmek zorunda kalacaklardır...

A man becomes obsessed with facts and events that have been collectively misremembered by thousands of people. Believing the phenomena to be the symptom of something larger, his obsession eventually leads him to question reality itself.

İkiz kardeşler, annelerinin kır evine vardıklarında yüzünün bandajlarla sarılı olduğunu fark ederler. Anneleri kozmetik ameliyata bağlı olduğunu ifade eder. Davranışları giderek daha dengesiz ve sıra dışı hâle gelince oğlanların kafasında, bandaj altındaki kadının hiç anneleri olmadığı yönünde rahatsız edici bir şüphe belirir.

Dr. Martin Ploeck'in hayatı takdir edilme üzerine kuruludur. Yeni tanıştığı 18 yaşındaki kız Diane böbrek hastasıdır ve hayatına devam etmesi için destek makinesine ihtiyacı vardır. Fakat bir süre sonra Diane iyileşmeye başlar, ancak Martin onu kaybetmekten korktuğu için hastalığını tetikleyip Diane'i hasta tutarak hastanede yanında kalmasını sağlar..
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir