
Louis Garrel
Antoine

Gifted student Antoine goes against his family’s wishes and accepts the lead role in a controversial director’s film. He learns that the role had previously been offered to a young man who committed suicide after an on-set affair – and events conspire to draw Antoine towards the same lover.

Down-on-his-luck Hollywood producer Barry 'Dutch' Detweiler attempts to lure Fedora, a famous but reclusive film actress, out of retirement, only to discover the horrifying truth behind her success.

Uyuşturucu bağımlısı ve yetenekli bir avukat olan Mike Weiss ile onun uzun süredir yakın arkadaşı ve iş ortağı olan Paul Danziger, ilk yardım sırasında eline batan iğneden AIDS kapan bir hemşirenin davasını alırlar. Amaçları hastanelerde tek kullanımlık, güvenli şırınganın kullanılmasını ve bu tür vakaların azaltılmasını sağlamaktır, ancak bu o kadar kolay olmayacaktır.

Film, eşinden boşanan Tony Webster’ın bir avukattan gelen mektupla değişen hayatını mercek altına alıyor. Geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalan Tony’nin ilk aşkı Adrian ile ilgili anılarını hatırladığı dram türündeki bir film.

Fred Madison, karısının gecmişinden habersiz olarak onunla evlenmiştir. Ancak bu geçmiş onları rahat bırakmayacaktır. Sonuçta iş bir cinayet ve Fred’in kişilik bölünmesi yaşamasına kadar gidecektir. Bir korku hikayesi, bir cinayet bilmecesi, namlunun ucuyla buluşan bir aldatma, psikolojik bozukluğun analizi…

Joe Gillis (William Holden) genç bir senaristtir. Film, Gills’in bir havuzda kanlar içinde yatarken görüntüsü ile başlar ve daha sonra altı ay öncesine gideriz. Senaryolarını satamayan ve parasız kalan Joe’nun başı eski borçlarıyla derttedir. Alacaklılardan kaçar ve Sunset Bulvarı’ndaki bir eve sığınarak saklanır. Buradaki ev sahibi ise, sessiz filmler döneminde ün yapmış aktrislerden Norma Desmond’dır (Gloria Swanson). Eski ününü hemen geri kazanabileceğini düşünen Norma, kendi yazdığı bir senaryoyla sinema dünyasına dönmeyi amaçlamaktadır. Joe kendisine senaryo yazımı konusunda yardım edebileceğini söyler ve böylelikle Norma onun bu evde yaşamasına izin verir.

Hafızası ile ilgili sorunlar yaşayan yaşlı Zev’in acıklı hikayesini anlatan film bir dramı temel alıyor. Zev, 70 yıl önce Amerika’da sahte bir kimlikle yaşayan Nazi bekçisinin, ailesini katlettiğini keşfediyor. Tüm zorluklara rağmen Zev, bakım evindeki yaşlı arkadaşı Max’in de yardımıyla çok gecikmiş olan adaletin sağlanmasını görev ediniyor. Bu olayları ise şaşırtıcı tesadüflerle dolu kıtalararası bir yolculuk takip ediyor. Zira Zev bu süreçte en büyük düşmanının kendi hasarlı hafızası olduğunu öğreniyor.

Based on the 2000 book of the same name by Emmanuel Carrère, it is inspired by the real-life story of Jean-Claude Romand. L'Adversaire's protagonist Jean-Marc Faure (Auteuil) pursues an imaginary career as a doctor of medicine in a plot more closely based on Romand's life and Carrère's book than was Laurent Cantet's 2001 film L'Emploi du Temps. The film was nominated for a Palme d'Or at the 2002 Cannes Film Festival.

Dr. Martin Ploeck'in hayatı takdir edilme üzerine kuruludur. Yeni tanıştığı 18 yaşındaki kız Diane böbrek hastasıdır ve hayatına devam etmesi için destek makinesine ihtiyacı vardır. Fakat bir süre sonra Diane iyileşmeye başlar, ancak Martin onu kaybetmekten korktuğu için hastalığını tetikleyip Diane'i hasta tutarak hastanede yanında kalmasını sağlar..

Catherine, çapkın kocası David'in bir ilişkisi olduğundan şüphelenince onu test etmek için genç ve pahalı fahişe Chloe'yi tutar. Ancak üçü arasındaki ilişki bir saplantıya dönüşür ve kimin kime âşık olduğu gittikçe belirsiz hâle gelir.

Rumulus dahi zenci bir piyanist iken Stuyvesant adlı biri tarafından gözlendiği saplantısı ile paranoyak olmuş ve bir parktaki mağaranın içine yerleşmiştir.. Evsiz denmesine kızmaktadır zira evi mağarasıdır.. Bu arada mağarasının önündeki ağacın üstünde bir ceset bulur ve katilleri aramaya baslar..

Antoine (Albert Dupontel) bir insanı mutlu edecek her şeye sahiptir: Güzel bir eş, harika iki çocuk ve bir ev. Ancak günün birinde hayatını kendi elleriyle mahvetmeye başlar. İşinden istifa eder, karısına artık onu sevmediğini söyler, arkadaşlarına onlar hakkında neler düşündüğünü açıklar...

Cennet Beklesin – Heaven Will Wait filminin konusu, Biri 16 diğeri 17 yaşındaki iki genç kızın internet üzerinden başlayan beyin yıkanma sürecini beyazpedeye taşıyor. Yaşanan sorunlara İslami terör ile çözüm bulunabileceğine inanan kızların, ‘geri döndürülmesi’ filmin odak noktası..

Séverine Serizy Paris'te yaşayan ve görünürde mutlu bir evliliği olan her şeye sahip güzel bir kadındır. Séverine doktor olan kocası Pierre'e karşı soğuktur, hatta aralarında fiziksel bir ilişki olmadığı da sezilmektedir. Ancak bu "soğuk sarışın"ın ruhunda fırtınalar kopmaktadır. Günün birinde kendisinde gözü de olan aile dostları Henri Husson'dan özel bir randevu evinin adresini alır ve öğleden sonraları bu lüks genelevde çalışmaya başlar. Buradaki yeni adı "Gündüz Güzeli"dir artık. Şehvet düşkünü Séverine, randevu evine gittikçe kocasına daha çok bağlanır, aynı zamanda buradaki tiksindirici hayatını da garip bir şekilde kabullenir, zira burada mazoşist cinsel fantezilerini keşfedip yaşamaktadır.

Earnshaw Ailesi, Yorkshire'da 19. yüzyılda çiftçilik yapan bir ailedir. Bir gün Bay Earnshaw, küçük çocuğu Heathcliff ile birlikte kendi şehrine döner. Earnshaw'un oğlu Hindley, çocuğu geri gönderir ancak Heathcliff, Hindley'in kız kardeşi Catherine ile dost kalır. Aile öldükten sonra Hindley'in kız kardeşi ve Heathcliff, bir araya gelirler.

12 yaşındaki küçük kızın tüm hayatı Elvis Presley müzikleridir. Ancak küçük kızın kentten uzaktaki çiftliklerindeki hayatı hiçte o kadar kolay değildir...

Besteci, şarkıcı ve dansçı George M. Cohan'ın müzisyenlik kariyerini ele alan film, 2. Dünya Savaşı'nın ilk günlerinde, Cohan'ın emekli olmaya karar vermesiyle başlıyor. Başkan Roosevelt'in davetiyle bir akşam Beyaz Saray'a konuk olacak ve Altın Madalya nişanına layık görülecektir. Cohan, bu gece sahnedeki ilk günlerini hatırlamaya başlar, filmin hikayesi de onunla birlikte doğduğu güne geri döner ve bugünden başlayarak yaşadıklarını perdeye yansıtır. Gerçek hayatta ünlü şarkılarıyla kendi müzikal şovlarının yazan, yöneten ve başrolünde yer alan ünlü sanatçı George M. Cohan'ın hikayesini ele alan filmin yönetmeni Michael Curtiz.

Vic ve Melinda Van Allen, evliliklerinde sorun yaşayan bir çifttir. Uzun süredir yaşadıkları sıkıntı, aralarındaki sevginin de giderek azalmasına neden olur. Evliliklerini sonlandırmak istemeyen çift, birbirlerinin başkaları ile görüşmelerine izin vererek boşanmaktan kaçınmaya çalışır. Ancak Melinda'nın birlikte olduğu kişilerin tek tek ortadan kaybolması, Vic'in baş şüpheliler arasında yer almasına neden olur.


Banliyö babası Craig, karizmatik yeni komşusu Austin'den çok fena etkilenir ve yetişkin bir erkek dost edinme çabaları her ikisinin de hayatını mahvetme tehlikesi yaratır.

Avusturalyalı bir ailenin, egzotik bir dünyayı bulmak için Hindistan'a giden ve dünyasından tamamen farklı bir dünyanın büyüsüne kapılan kızlan Ruth Barron'u (Kate Winslet) karizmatik Hintli Gururu'nun elinden kurtarmak için verdikleri amansız mücadeleyi izleyeceksiniz. Ruth'un umutsuzluk içinde çırpınan ailesi tarikatlar konusunda uzman olan PJ Waters'ı (Harvey Keitel) kızlanın korunması icin kiralarlar. Fakat hiçbir şey planlandığı gibi gitmez. PJ Waters da kısa sürede seksi ve akıllı olan Ruth'un kendisi için yaratılmış olduğunu hissedecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.









0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir