
Kate Winslet
Ruth Barron

Avusturalyalı bir ailenin, egzotik bir dünyayı bulmak için Hindistan'a giden ve dünyasından tamamen farklı bir dünyanın büyüsüne kapılan kızlan Ruth Barron'u (Kate Winslet) karizmatik Hintli Gururu'nun elinden kurtarmak için verdikleri amansız mücadeleyi izleyeceksiniz. Ruth'un umutsuzluk içinde çırpınan ailesi tarikatlar konusunda uzman olan PJ Waters'ı (Harvey Keitel) kızlanın korunması icin kiralarlar. Fakat hiçbir şey planlandığı gibi gitmez. PJ Waters da kısa sürede seksi ve akıllı olan Ruth'un kendisi için yaratılmış olduğunu hissedecektir.

Bir adamın kendi hayatını kontrol etme çabasıyla başlayan, seçim şansı olmayan bir hikaye; kaybolmuş olan ve geri dönen eşinin artık farklı birisi olduğunu fark eden bir polis; ve belirli bir kişiyi bulmaya kararlı, özgücü olan ve olağanüstü bir ruhsal lider olma kaderine sahip bir kadın.

Kendi tabiriyle insanları sevmeyen, onlardan uzak duran biri olan Elle Reid, 18 yaşındaki torunu Sage'in yardım istemek için ortaya çıkmasıyla kabuğundan çıkar. Birlikte çıktıkları yolculukta Elle geçmişiyle uzlaşacak ve Sage geleceği ile yüzleşecektir.

Ty, üç kadınla yaptığı anlaşma sayesinde içi doldurulmuş pelüş hayvanları 90'ların belirleyici bir trendine dönüştürene kadar hayal kırıklıkları yaşayan bir oyuncak satıcısıydı. Tarihin en büyük oyuncak çılgınlığına bu kamera arkası bakış, bu dünyada neye ve kime değer verildiğine dair çılgın bir hikâyeyi anlatıyor.

Gretchen Mol, (The Shape Of Things) tutucu ve dindar bir ailede büyüyen ve 1950’lerin New York’unda sansasyonel bir fotomodel olan Bettie Page rolüyle alev alev bir performans sergiliyor. Bettie’nin efsanevi seksi fotoğrafları onu bu güne kadar tüm hayranlarını büyüleyen erotik bir ikona dönüştürüyor. David Strathairn (Good Night, and Good Luck) ve Lili Taylor (High Fidelity) gibi yıldız oyuncuların eşlik ettiği bu muhteşem film, Bettie’nin parlak yaşamını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Eddie Adams bir gece kulübünde çalışan bir gençtir. Yaptığı işi bir sanat olarak gören Jack Horner adındaki porno film yönetmeni tarafından keşfedilir. Eddie ismini Dirk Diggler olarak değiştirir ve 1970'lerin son zamanlarında porno endüstrisine hızlı bir giriş yapar.

Babalarının ölümü sonrası Hindistan’a yolculuğa çıkmaya karar veren birbirinden ilginç karakterdeki üç kardeşin başlarından geçen fantastik olayların anlatıldığı The Darjeeling Limited, Wes Anderson imzasını taşıyor. Filmin hikayesi, birbirine yabancı üç kardeşin babalarının ölümünün ardından Hindistan'da bir tren turuna çıkmalarını anlatıyor. Hayal ürünü olan uzun mesafe treni "Darjeeling Limited"ın ismi, belli ki Darjeeling Himalayan Railway'den alıntılanmış... Bu tren yolculuğu, birbirlerini tanıyıp yakınlaşmaya çalışan kardeşlerin çabalarının arka planını oluşturuyor...

Bir emlak avukatı olan John Clark, işinde ve ailesinde oldukça huzurlu bir yaşam sürmektedir. Ancak hayatında birşeylerin eksik olduğunu düşünür. Her gün eve giderken, bir dans merkezinin penceresinin önünde aynı kızı görmeye başlar. Bu kızla tanışmak umuduyla dans derslerine başlayan John, ilk başlarda işlerin kötü gitmesiyle bir hata yaptığını düşünür. Paulina, John'a dans konusunu ciddiye almasını ve onunla çıkmayı düşünmediğini söyler. Dersler devam ettikçe John, danstan keyif almaya başlar. Chicago'daki en büyük dans yarışması için çalışmalara başlayan John, bunu tüm ailesinden ve çalışma arkadaşlarından gizler. Paulina'yla ilişkisi ilerleyen John, vaktini sürekli evden uzakta geçirmeye başlayınca karısı da bu durumdan şüphelenmeye başlar.

Bigas Luna nın Yönetmen liğini yaptığı filmin öyküsü, Bir İspanyol Şehri ndeki tek iş alanı olan ve sizde içten bir Samson sanız sloganıyla üretim yapan bir iç giyim firması etrafında geçmektedir. Zengin Samson aile bireyleri aslında çaresiz ve cinsel açlık içerisindedirler. Oğul Luis, bu açlığını çekici kız arkadaşı Silvia ile Silvia ın barda çalışan fahişe arasında gidermektedir. Jose, Silvia nın hamile olduğunu öğrendiği zaman acele ile çöplerin arasında bulduğu bir sodanın açma halkasını Silvia nın parmağına nişan yüzüğü olarak takar. Jose nın Silvia ya karşı hissettiği aşktan çok şehvettir. Ama ailesi fakir olan ve tek kurtuluş noktası Jose olan Silvia bu işarete inanmaz. Jose nin annesi oğlunun bir fahişenin kızıyla evlenmesine izin vermeyecek kadar sosyal statüsü ile gurur duymaktadır.

Günümüzün en popüler korku filmleriyle dalga geçen bu filmde, bir grup tanıdık görünümlü genç, kendilerini, belli belirsizden biraz daha kolay tanınabilir maskeli bir katil tarafından takip edilirken bulur. Kurbanlar ve kahkahalar artmaya başladıkça, favori korku filmlerinizden hiçbiri, bu korkunç komik parodinin jilet gibi keskin taşlamasından kaçamayacaktır.

İçinde Cindy Campbell ve Brenda Meeks’in de olduğu bir grup genç, geceyi perili bir köşk olan Cehennem Evi’nde geçirmeye davet edilir. Profesörleri onları, bunun bir uyku yoksunluğu araştırması olduğuna ikna eder ancak evde, grubun oradan canlı çıkmak istiyorlarsa çözmesi gereken bazı derin ve karanlık gizemler vardır.

Orta yaşı çoktan geçmiş, evli ve çocuklu Amerikalı aktör Bob bir reklam çekimi için Japonya’ya gelir. Tokyo’da kaldığı otelde bir başka Amerikalı ile fotoğrafçı kocasının peşinden buraya gelmiş olan sevimli ama ciddi Charlotte ile tanışır. Dillerine ve kültürlerine uzak oldukları bu insanların ülkesinde fazlasıyla yabancı olan ve iletişimsizlik denizinde boğulan bu iki yabancı, bir Tokyo haftasonunda birdenbire yakınlaşacaklardır.

Alışılmamış türde bir romantik komedi olan film, aşkın gerçek olduğuna inanmayan bir kadın ve ona aşık olan bir adamın hikayesini anlatıyor. Tom Hansen, hayatından tamamen çıktığına emin olduğu zaman Summer Finn ile tanıştığı ilk günü hatırlar. Tom, kızı ilk gördüğü anda aşık olur. Hayatının geri kalan kısmını bu kızla birlikte geçirmesi gerektiğini biliyordur. Ne var ki Summer ne aşka ne ilişkilere inanmamaktadır. Buna rağmen aralarında arkadaşlıktan öte farklı bir ilişki başlar. Birlikte geçirecekleri günler sıradışı, eğlenceli ve komik bir hikayeye tanıklık edecektir.

Film Avustralyalı bir adamın, aynı anda bir kadına ve eroine olan bağımlılığını anlatıyor. Dan ve Candy sanat ile uğraşan insanlardır ve birbirlerine tutku ile bağlıdırlar. Aynı şekilde eroine de. Para bittiğinde eroine kavuşabilmelerinin tek yolu ise Dan'in mentor saydığı hedonist Casper'a başvurmaktır. Aşkı ve yaşamı dibine kadar iliklerinde hissetmek arzusundaki bu ikilinin hayatları giderek karanlık bir tabloya dönüşür. Candy adlı romandan uyarlanan filmin oyuncu kadrosu iddialı. Avusturalya sineması açısından uslubu, görselliği ve uyarlandığı romanın edebi değeri ile harmanlanmış olan film, Requiem for a Dream ile kıyaslanıyor * Bir insanı sevmenin bedeli ne kadar olabilir? Anlatımın ve oyunculuğun da filmin içindeki şiir kadar güzel olduğu film

Judy & Punch; deniz kenarında, gerçekte var olmayan bir sahil kasabasında geçiyor ve iki kuklacı olarak yaşamını sürdüren Judy ve Punch çiftini odak noktasına alıyor. Gerçekleştirdikleri kukla oyununu yeniden canlandıran ikili, bir yandan içinde yaşadıkları kasabadan kurtulmak isterken diğer bir yandan da oyunu sergiledikçe çıkarlarının çatıştığı bir noktaya geliyor.

80’ler müziğiyle İtalya ve aşkı yeniden izlemek ister misiniz? İtalya Tatili kelimelerle özetlenmek istense; 80’ler, müzik, aşk ve İtalya... Sarsıntılarla dolu bir aşk hayatı olan Maddie, sonunda aradığı aşkı bulmuştur ve harika bir adam olan Raf’le evlenmeye karar vermiştir. İtalya Puglia’da yapılacak düğüne kardeşi Taylor’ı da davet etmiştir. Ortada herkes için sürpriz olacak bir gerçek vardır; Raf, Taylor’ın eski aşkıdır. Aslında hayatının aşkıdır.

Lester Burnham, çevresindeki insanlar tarafından sevilmediğini ve horgörüldüğünü düşünmektedir. Karısı Carolyn, bunca yıllık evliliklerinden sonra sanki ondan nefret eder gibi davranmaktadır. Kızı Jane, onu küçük görmektedir. Patronu ise sürekli onun girişimlerini baltalamaktadır. Yıllardır gizlemekte olduğu tutkuları sonucunda Lester, hayatında birkaç küçük değişiklik yapmaya karar verir. Böylelikle orta yaş krizini de kolaylıkla atlatabileceğine inanmaktadır. Aldığı kararlar sonucunda giderek özgürleştikçe ve mutlu olmaya başladıkça karısıyla kızını daha çok sinirlendirmeye başlar.

P.T. Barnum'ın hayatından esinlenen film, bir vizyonerin 1800’lü yıllarda yoktan başlayarak hırsı ve hayal gücüyle nasıl dünya çapında harika bir şov ve sirk konsepti yaratmasını anlatıyor.

Dünya, ülkelerin arasındaki politik çıkmazlar sebebiyle büyük bir savaşın gölgesindedir. Bu dünyada gençliğine ulaşmaya çabalayan bir çocuk ise kasabalarına gelen, güzeller güzeli bir genç kadın olan Malena'nın etkisiyle kendi erkek kimliğini bulmak üzeredir. Malena, tüm güzelliğiyle faşist bir İtalyan kasabasını derinden etkilemektedir. Bütün kasabayı birbirine düşürecek olan genç, seksi ve dul kadın, bu kasabanın hem başlangıcı hem de sonu olmak üzeredir.

Kardeşi için kafese dönen MMA efsanesi Patton James, eski antrenörüyle birleşip ONE Championship'in acımasız şampiyonu Xavier Grau'ya karşı son bir dövüşe çıkar.

Wake in Fright Sydney’e uçakla gitmeden önce bir gece kalmayı planladığı Bundanyabba’ya varan öğretmen John Grant’in hikayesidir. Bir gece kalmayı planladığı yerde beş gün kalır ve sonuna doğru yaklaşır. Birkaç gün sonra sis kalkar ama eğitimli John Grant değişmiştir. Yerine bir ağacın altında elinde tüfekle oturan kendinden nefret eden bir adam gelmiştir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.













0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir