
Carsten Frank
Armin Meiwes

Cannibal is based on the true-crime story of Armin Meiwes, the "Rotenburg Cannibal" who posted an online ad searching for someone to volunteer to be mutilated and eaten. Unlikely as it may seem, someone actually replied. The film shows a fictional portrayal of the meeting between the cannibal and his victim/participant, their homosexual relationship, and the eventual mutilation and murder of said victim.

1970’lerde geçen film, 12 yıl boyunca bir seri katili izliyor ve işlenen korkunç cinayetleri katilin kendi gözünden perdeye yansıtıyor.

Collingwood ailesi tatil için bir dağ evine giderler. Ailenin kızı Mari, orada Paige ile arkadaş olur. Fakat bir çete tarafından iki arkadaş kaçırılır ve Mari ellerinden kurtulmaya çalışırken vurulur. Çete üyeleri kendilerine sığınacak bir ev ararken tesadüfen Mari'nin ailesinin evini bulur. Herşey ortaya çıktığında failler kurban durumuna düşecektir. The Last House On The Left, 1972 tarihli, Wes Craven imzalı kült korku filminin yeniden yapımı.

Altın Eldiven, 70’li yıllarda Hamburg’da dehşet saçan seri katil Fritz Honkanın hayatını konu ediyor. Honka, dışarıdan sakin ve sıradan biri olarak görülen bir adamdır. Ancak o, göründüğünün aksine bambaşka bir kişiliğe sahiptir. Kaybedenlerin ve dışlanmışların müdavim olduğu Altın Eldiven adındaki bir barda takılan Honka, kurbanlarını burada seçer. Kurbanlarını, çatı katında bulunan evine götüren ve onları buradan öldüren Honka, cesetleri evin kilerinde saklamaya başlar. Honka, düzenli bir işe girmesiyle birlikte kendisini bir süreliğine de olsa bu kirli dünyadan uzak tutar. Ancak onun alışkanlıklarından vazgeçmesi pek de mümkün değildir. Altın Eldiven’den uzak durmayı başaramayan Honka, uzunca bir süre polisten kaçmayı başarsa da ardı ardına işlediği cinayetler ardın onu polislerden saklanamayacak bir hale getirir.

Punk rock grubu The Ain't Rights gezici olarak barlarda konser verirken son dakika kararıyla Oregon'un ormanlık bölgesindeki bir barda sahne almak için yola çıkarlar. Mekana gittiklerinde her şey yolundadır ve konseri sorunsuz atlatırlar. Ancak konser sonrası, sahne arkasındaki odalarında genç bir kadının cesediyle karşılaşırlar. Mekanın acımasız sahibi olayın tek şahitleri olan grubun ortadan kaldırılmasına karar vermiştir. Müzisyenler, o ve adamları tarafından abluka altına alınan bir odada hayatta kalma savaşı verecekleri uzun bir geceye adım atar.

House of 1000 Corpses (Cesetler Evi) 'nin devamı niteliğinde olan bu filmde Şerif John Quincy Uaydal komutasındaki polis Ragsvil, Teksas'ta "Şeytanın Reddettikleri olarak bilinen sadist,seri katil Firefly ailesinin evine baskın düzenler:baskında anne tutuklanır Otis B. Driftuud ve Bebek Firefly kuşatmadan kaçmayı başarırlar.Bu ikiliye babaları deli palyaço Kaptan Spalding de katılır.Çölde gizlice bir otelde birleşmeyi planlayıp sadistçe yöntemler kullanarak iki aileyi kaçırırlar.

Cannes Film Festivalinin olay yaratan filmi Antichrist, Çocukları öldükten sonra yaşadıkları acıyı unutmaya çalışan bir çiftin orman kulübesine gitmesiyle herşeyin daha da kötüleşmesini ve gelişen garip olayları anlatıyor. Yönetmen koltuğunda Lars von Trier var.

Kötü sonuçlanan bir banka soygunundan sonra eve dönen 3 kardeş annelerinin evi haciz yüzünden kaybettiğini öğrenir. Bir gece yeni ev sahipleri ve misafirleri doğum günü partisi için bir araya gelmişlerdir. Evdekiler habersiz şekilde 3 kardeşin rehinesi olmuştur ve onları kötü bir doğum günü partisi beklemektedir. Anneleri kız kardeşleri de eve gelir anne olarak çocuklarını korumak için elinden geleni yapacaktır. Dehşet dolu gecede anne oğlunun kaçmasıyla bütün kontrolü ele alır, sırlar ortaya çıkar, hataların cezalandırılacağı bu gecede rehineler bununla baş etmek zorunda kalacaklardır...

Tüm toplumu dehşet içinde bırakan ve polisi şaşkınlığa sürükleyen acımasız ve incelikli oyunların perde arkasındaki kuklacı, yeni çırağı Amanda ile beraber yakalanmaktan tekrar kurtulur ve ortadan kaybolur. Şehrin dedektifleri onu yakalamak için harekete geçerken Doktor Lynn Denlon ve Jeff kuklacının satranç tahtasında birer piyona dönüşeceklerinden habersizdir.

Hoffman dışardan bakıldığında Jigsaw efsanesini devam ettirecek tek kişi olarak gözükmektedir. Ama Hoffman’ın bu sırrı tehdit edilince, sağ kalan herkesi tek tek avlamaya geri döner.

Her şey klasik bir aile tatili ile başladı. Cleveland’da bir polis dedektifi olan “Big Bob” Carter ve sevgili eşi Ethel’in evlilik yıldönümleridir ve kutlamak için tüm ailesi ile birlikte California’ya gitmeye karar verirler. Böylece tüm aile uzun yolculuğun tadını çıkaracak ve birlikte olacaktır. Fakat hiç kimse bu toplu yolculuktan çok da fazla hoşnut değildir. Büyük kızları Lynn yeni doğmuş bebeği için bu uzun yolculuktan dolayı endişe duymaktadır. Kocası Doug ise sevgili kayınpederi ile arasındaki anlaşmazlıklardan hoşnut değildir. Küçük kızları Brenda arkadaşlarını bir aile gezisi için geride bırakmış olmaktan mutsuzdur. Bobby ise ailenin iki Alman Kurdu köpeği ile her şeyden daha çok ilgilidir. Hep birlikte bir karavan ile batıya doğru yola çıkan bu kalabalık aile onları nelerin beklediğinden habersizdir.

Batman, Teğmen Jim Gordon ve Bölge Savcısı Harvey Dent’in yardımlarıyla, şehir sokaklarını sarmış olan suç örgütlerinden geriye kalanları temizlemeye girişir. Bu ortaklığın etkili olduğu açıktır, ama ekip kısa süre sonra kendilerini, Joker olarak bilinen ve Gotham şehri sakinlerini daha önce de dehşete boğmuş olan suç dehasının yarattığı karmaşanın ortasında bulurlar.

Edgecomb, hikayesini anlatırken bir huzurevinde yaşamaktadır ve hapishanedeki görevinin üzerinden yıllar geçmiştir. Hapishanedeki hücrelerinden alınan idam mahkumlarının elektrikli sandalyenin bulunduğu ölüm odasına giderken yürüdükleri, bir millik yeşil yolda yaşananlara her defasında tanık olan Edgecomb, ömrü boyu unutamayacağı olaylara tanık olur. Edgecomb, yıllar boyunca sayısız idam mahkumu nakleder ama hiç birisi onu John Coffey kadar etkilemez. Oldukça iri yarı bir adam olan Coffey, iki küçük kızı öldürmek suçundan idama mahkum olmuştur. Ürkütücü görünümünün aksine oldukça ince, kırılgan ve düşünceli bir yapıya sahip olan Coffey, bazı doğaüstü güçlere sahiptir. Edgecomb'un ona gerçekten suçlu olup olmadığını sorması ile aralarında bir diyalog başlar.

In 1700s Austria, a witch-hunter's apprentice has doubts about the righteousness of witch-hunting when he witnesses the brutality, the injustice, the falsehood, the torture and the arbitrary killing that go with the job.

John Reilly discovers that his family's newly inherited castle in Italy is haunted by a relentless, bloodthirsty creature.

Hunter, ıssız bir malikanede eşiyle beraber yaşamaktadır. Nahif duruşu, evin içinde bile özenli saçları ve kıyafetleriyle salınan Hunter, adeta kafese kapatılmış Marilyn Monroe gibidir. İçe dönük bir hayat sürerken görüştüğü kişiler eşi Richie’nin ailesi ve yakın çevresinden ibarettir. Mutsuz bir kadın olduğunu gizlemek için ise küçük uğraşlarla kafasını dağıtmaya çalışır. Hamile olduğunu öğrendikten sonra sakladığı bunalımı iyice dışarı vurmaya başlar ve hayatına renk katmak adına evdeki değişik nesneleri yutmak gibi acı dolu bir alışkanlık edinir. (Pika Sendromu olarak adlandırılan bu hastalık en çok çocuklarda ve hamilelerde görünür. Vücudundaki eksik bir mineralden kaynaklanabildiği gibi psikolojik sorunların da habercisi olabilir.) Hunter, gittikçe daha tehlikeli nesneleri yutmaya devam edecek ve işler çığırından çıkmaya başlayınca hem geçmişiyle hem de eşiyle yüzleşmek zorunda kalacaktır.

The hero-worship that Simone has for a pop singer is built to a crescendo until she passes out when she finally sees him up-close in a crowd of fans. She is later shocked when he lets her know that he does not love her.

Emekli deniz komutanı Albay Dale Murphy tarafından yapılan programın katılımcıları Batı Wirginia'nın uzak bir köşesinde yaşam savaşı vermektedir. Ama doğuştan yamyam olan ailenin onları akşam yemeğinde yemeyi planladıklarını anladıklarında şov kabusa dönüşür.

Seven episodes, each taking place on a different day of the week, on the theme of suicide and violent death.

Vietnam Savaşı'na sevk edilmeden önce son bir yolculuğa çıkan dört arkadaş, geçirdikleri araba kazasının ardından olay yerine gelen kasaba şerifi tarafından alıkonur. Hewitt ailesinin ıssız çiftliğine sürüklenen grup, kendilerini dehşet dolu bir tuzağın ortasında bulurken Leatherface'in doğuşuna tanıklık eder.

Başarılı bir ulusal avukat, on yıllarca kuzeydoğu kıyılarında yaşamış olan saldırgan bir kabilenin son ferdini yakalayıp onu medenileştirmeye teşebbüs ettiği zaman, aile fertlerinin hayatlarını tehlikeye atar...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir