
Edmund Lowe
Louis Beretti


Edmund Lowe
Louis Beretti

Catherine Dale Owen
Joan Sheldon

Frank Albertson
Frank Sheldon

Marguerite Churchill
Rosa Beretti

William Harrigan
Good News Brophy

Lee Tracy
Bill O'Brien

Warren Hymer
Big Shot

Ilka Chase
High Society Customer at Beretti's

Ferike Boros
Ma Beretti

Paul Porcasi
Pa Beretti
Joe Brown
Needle Beer Grogan - Bartender

Ben Bard
Joe Bergman

Pat Somerset
Duke

Eddie Gribbon
Bugs

Mike Donlin
Fingy Moscovitz


Based partially on the story of Bonnie and Clyde, Eddie Taylor is an ex-convict who cannot get a break after being released from prison. When he is framed for murder, Taylor is forced to flee with his wife Joan Graham and baby. While escaping prison after being sentenced to death, Taylor becomes a real murderer, condemning himself and Joan to a life of crime and death on the road.

Genç ve öfkeli bir Marlon Brando, 50'lerin bu kült klasiğinde beyaz perdeyi fethediyor. Brando'nun canlandırdığı Johnny, küçük, uyuşuk bir California kasabasını ele geçiren motosikletli çetenin lideridir. Deri ceketli genç motorcu, kasabanın en güzel kızı Kathie'ye âşık olana kadar sadece yıkımla ilgileniyor gibidir. Ancak Johnny'nin şanssızlığı, psikopat rakibi Chino tarafından tehdit edilmesi ve bunun üstüne, kasaba halkının düşmanlığı ve önyargılarıdır.

Günümüzün İtalyan suç ailelerine içerden bir bakış. Roberto Saviano'nun romanından yola çıkılarak yapılan filmin dünya prömiyeri, Kuzey Amerika'da yapılan Toronto Film Festivali'nde gerçekleştirildi.Garrone yönetmenliğindeki Gomorra, eleştiri oklarını mafya ilişkilerini ‘karizmatikleştiren’ düşünce yapısına yöneltiyor.Garrone, yeni filminde bizleri özellikle edebiyat ve film dünyasında idealize edilen karizmatik mafya tipinin sahici yüzü ile buluşturuyor. Böylelikle karşımıza uzun zamandır vizyon salonlarında görmediğimiz nitelikle, son derece sert ve etkili bir mafya filmi çıkıyor.

Belgeselci geçmişleri sayesinde, Belçika’daki kent yoksulluğuna dair keskin ve özenli gözlemlerini gerçekçi, aşırı duygusallıktan uzak bir drama yaratmak için ustalıkla kullanabilen Jean- Pierre ve Luc Dardenne, kararlı bir izleyiciye her zaman paha biçilmez ödüller sunan ender yönetmenlerden. Yaşadıkları yer olan Seraing’in dışında çekmeyi tercih ettikleri ilk film olan Lorna’nın Sessizliği’nde, bu kez daha kalabalık olan Liege kenti, hayatlarını hiç de dürüst olmayan yollarla sürdürmeye çalışan göçmenlerin zorlu hikâyesinin arka planını oluşturuyor. Filmin başında, Arnavut bir kadın olan Lorna’yı cüzdanındaki paraları sayarken görürüz; olan bitenin maddi altyapısını sürekli hatırlatır nitelikteki bu sahne, film boyunca tekrar edilir....

Nicholas Oseransky (Matthew Perry) Montreal’de yaşayan bir dişçidir. Sakin ve huzurlu yaşantısı bir gün evinin bitişiğindeki daireye Jimmy Tudeski’nin (Bruce Willis) taşınması ile allak bullak olur. Jimmy bir kiralık katildir ve onu öldürmek isteyen Chicagolu bir mafya ailesinden köşe bucak saklanmaktadır. Birbirine hiç benzemeyen bu iki adamı kader biraraya getirmiştir: ikisi de öldürülmek istenmektedir. Nicholas kötü bir tesadüf sonucu bulaştığı bu beladan sıyrılmak için ister istemez Jimmy’e yakınlaşır. Mafya artık her ikisinin de peşine düşmüştür.

Little Voice, babasının ölümünün ardından neredeyse bütün dünyaya sırt çevirir;tek yaptığı şey babasının koleksiyonundaki Shirley Bassey, Judy Garland gibi sanatçıların şarkılarını dinlemek ve geceleri bu dinlediği şarkıları söylemektir. Annesinin yetenek avcısı erkek arkadaşı sesini duyar. L.V.'nin bir gece kulübünde söylemesini sağlar.


Lucky Jackson, Las Vegas Grand Prix'sine katılmak için şehre gelir, ancak arabasının motoru yoktur. Yarışa girebilmek için gereken parayı kısa sürede kazanır, ancak havuz müdiresi güzel ve dikkat dağıtıcı bir kadınla tanışınca parasını kaybeder. Hem yarışı hem de aşkını kazanma şansı tehlikededir. İşler daha da karmaşıklaşır çünkü rakibi Elmo Mancini hem pistte hem de aşkta ona rakip olmaktadır.

Ben "Finn" Finnegan, Kraliçe Dowry'nin 18. yüzyıldan kalma hazinesinin peşindedir. 40 sandık dolusu bu hazine egzotik sularda kaybolmuştur. Finnegan bu hazine takıntısını eşi Tess ile birlikte paylaşır. Hazine avcısı ikili, eski ve güven telkin etmeyen tekneleriyle hayallerinin peşinden gitmektedirler. Ancak Tess bu hayat biçiminden yorulmaya başlar ve kendisine yeni bir yaşam kurmaya karar verir. Finn'den ayrılan Tess milyoner bir işadamının yatında işe başlar. Oysa Finn peşinde oldukları hazine ile ilgili bir ipucu bulmuştur ve şansı dönmek üzeredir.

Polisin önemli suçlular sanıp peşlerine disruğü üç serseri, kaçmaya çalışırlarken, kapanmak uzere olan bir bara girer ve içerideki çalışanlar ile beş müşteriyi rehin alırlar. Dışarısı tamamen polislerle kuşatıldıktan sonra barın içerisinde gerilimin giderek tırmandığı umutsuz bir bekleyiş başlar. Faye Dunaway, Gary Sinise ve Matt Dillon gibi müthiş bir oyuncu kadrosuna sahip bu nefese nefese gerilimin yönetmeni, kendisi de ünlü bir oyuncu olan Kevin Spacey...

Tom Powers, Chicago’nun arka sokaklarında yavaş yavaş yükselmeye ve daha tehlikeli suçluların dikkatini çekmeye başlamış bir kabadayıdır. Ancak kısa süre sonra yaşanacak bir gangster cinayeti bu karışık ortamda çok daha büyük bir mafyatik savaşın fitilini ateşleyecektir. William A. Wellman’ın 1931 tarihinde peliküle döktüğü The Public Enemy, modern gangster filmlerinin köklerini de bünyesinde barındırır. Film “En İyi Senaryo” dalında da bir Oscar adaylığı kazanmıştır.

Three World War II buddies promise to meet at a specified place and time 10 years after the war. They keep their word only to discover how far apart they've grown. But the reunion sparks memories of youthful dreams that haven't been fulfilled -- and slowly, the three men reevaluate their lives and try to find a way to renew their friendship.

1929 ekonomik bunalımı; yirminci yüzyılın başından itibaren inanılmaz bir süratle kapitalistleşmeye başlayan ve adeta tepe noktasına ulaşan bir ekonominin büyük çöküşünü ifade etmektedir. Bu çöküş Amerika’nın gelişmiş serbest piyasa ekonomisine entegre olmuş tüm ülkeleri derinden etkilemiş dolaylı olarak da olsa ikinci dünya savaşına ön ayak olmuştur. Krizin yarattığı işsizlik, yoksulluk kısacası açlık muazzam boyutlara ulaşınca kanunsuz işlerde büyük bir patlama olmuştur. Özellikle kaçakçılık had sayfaya çıkmış, çıkar çatışmaları bugün gangster(yaşça büyük olanların deyimiyle gangaster) diye adlandırılan yapıyı oluşturmuştur. Haraç, kadın ticareti, alacak tahsili, kumarhane işletmeciliği gibi klasik yöntemlere ilaveten sendikacılık, içki ve silah kaçakçılığı gibi yeni yaklaşımlar ortaya çıkmış, belli bir forma bürünmüş yarı-düzenli suç şebekeleri peyda olmuştur...


When an upwardly mobile couple find themselves unemployed and in debt, they turn to armed robbery in desperation.

Eddie Kenner is given a special assignment by the Army to get the inside story on Sandy Dawson, a former GI who has formed a gang of fellow servicemen and Japanese locals.

New York singer and nightclub owner Lady Lou has more male friends than can be imagined. One is a vicious escaped criminal on the way to see 'his' girl, unaware she hasn't exactly been faithful in his absence. Help is at hand in the form of young Captain Cummings, a local temperance league leader.

Boşanmış bir anne olan Solène, eski kocasının onu daha genç bir kadın için terketmesini atlatmaya çalışıyordur. Eski koca, 15 yaşındaki kızlarıyla gideceği Coachella turunu da iptal eder. Sophie, kızını Coachella'ya kendisi götürme kararı alır. Orada dünyanın en popüler müzik gruplarından birinin 24 yaşındaki vokalisti ile tanışacaktır. İkili, yakınlaştıklarını anlayınca aralarında kasırga gibi etkileri olan bir ilişki başlar.

Sean için hayat hiç de planladığı gibi gitmemektedir. Kızarkadaşı kariyerinde farklı bir şekilde devam etme kararı almıştır. Kurduğu grup olan The Mob, Los Angeles'taki yarısı kazanamayınca Sean'ı arkalarında bırakıp geri dönerler. Dansçı olarak kariyerini sürdürmek isteyen Sean, eski arkadaşı Moose ile yeni bir ekip aramaya başlarlar. Moose daha sonra Sean'ı, sakatlığı nedeniyle bir süredir dans etmeyen fakat sahneye dönmeye artık hazır olan Andie West ile tanıştırır. Andie de Jenny Kido, Vladd ve Santiago ikizlerini toplayınca ekipleri kurulmuş olur. Yeni gurubun adı LMNTRX olur. Kariyerleri için önemli bir fırsat ve dönüm noktası olan Las Vegas'taki The Vortex yarışmasına katılmaya karar verirler. Sean'ın eski ekibi The Mob'un da yarışmada yer aldıklarını öğrendiklerinde Sean için durum biraz daha zorlaşır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir