
James Mitchum
Dan Evans

Thriller about four sadistic criminals who, after escaping during a transfer, take over a posh Manhattan apartment complex and start looting and terrorizing its occupants during New York City's famous 1977 blackout.

James Mitchum
Dan Evans

Robert Carradine
Christie

Belinda Montgomery
Annie Gallo

June Allyson
Mrs. Grant

Jean-Pierre Aumont
Henri

Ray Milland
Richard Stafford
Don Granbery
Chico

Terry Haig
Eddy
Victor B. Tyler
Marcus
Camille Ange
Maurice Attias
David Bairstow

Thor Bishopric
David Bloom

Fred Döderlein
Mr. Grant

Walter Hill bu filmde gangster hikayesini ortaya koymuş. 1979 yapımı filmde New York’ta Coney Adası Çetesi The Warriors’un; büyük çeteler arası toplantıda en büyük çete Riffs’in liderini öldürmesi suçlamasıyla başlıyor. Warriors’un bu olay sonrasında yaşadıkları birgünü konu alıyor.

Geçen yıllarda artık yaşlanmaya başlayan polis memuru John McClane, karısından boşanmış ve alkol tedavisi görmektedir. Artık polis departmanında çalışmayan McClane, devlete bağlı bir güvenlik biriminde tehlikeli bilgisayar korsanlarını takip etmektedir. Matt Foster adlı genç bir korsanı tutuklamak için yolda olduğu bir sırada, trafiğin içinde sıkışmış durumdayken terörist saldırıların modern bir halini ilk elden yaşar. Greg Pope tarafından yönetilen bir bilgisayar korsanları çetesi, Amerika'nın bilgisayar altyapı unsurlarına saldırıp işe trafik ışıklarından başlayarak sistemleri teker teker kapatmaktadırlar. Bankalar arası bilgisayar ağlarına ve borsaya da müdahale ettikten sonra Amerika'nın ekonomisi çökmeye başlamıştır. Her zamanki gibi McClane, bütün bu olayların ortasında kalıvermiştir.

After a morally-bankrupt company tries to weaponize a brilliant scientist's revolutionary technology, he goes off the grid to safeguard humanity. When the company sends a strike force to find him, they make their biggest mistake of all – they weaponize the man they are trying to catch.

"Seçkin savaşçılardan oluşan bir ekibe karşı tek bir adam. Öldür ya da öldürül." Bir grup uluslararası suikastçı bir adamı öldürmekle görevlendirilir. Başarılı olurlarsa, Katiller Kralı unvanını ve bankadaki milyonları alıp gidecekler. Bu yüksek oktanlı aksiyon macerasında, bu yarışmadan ayrılmanın sadece iki yolu vardır; ceset torbasında ya da Katiller Kralı tacıyla. Yıldızlardan oluşan bir oyuncu kadrosu, hayatta kalmak için koltuğunuzun ucundaki bir savaşta güçlerini birleştirirken, tüm dövüş sanatları kargaşasına hazır olun.

Yakın gelecekte Japonya'da, hükümet gençlerin neden olduğu şiddet eğlemlerinin önüne geçememektedir. Öğretmenler, aileler kısacası tüm toplum gençliğin yarattığı korku bulutuna teslim olmuştur. Japon hükümeti olayların kızışmasının ardından "Battle Royale" denilen kanunları kabul etmiştir. "Battle Royale" kanunlarına göre her yıl ülke içinden rastgele bir lise sınıfı seçilir ve bu sınıfın öğrencileri yerini yine hükümetten kimsenin bilmediği bir adaya götürülürler. Bu seneki "Battle Royale" için Nobu'nun sınıfı seçilir. Nobu ve arkadaşları hükümet tarafından "Battle Royale" adasına kaçırılırlar. Adada onları öğretmenleri Takeshi karşılar ve oynayacakları oyunun kurallarını açıklar. Kurallar basittir, Nobu ve 41 arkadaşından sadece bir kişi adadan canlı ayrılabilecektir. Hükümet gençlerin herbirine, içinde farklı silahlar ve yeterli yiyecek bulunan bir çanta verir. Gençler, adadan canlı çıkabilmek için 3 gün içinde birbirlerini öldürmek zorundadırlar...

New York’un tehlikeli sokaklarında, sessiz ve utangaç bir terzi olan Thana (Zoë Tami-Lund), bir gecede iki vahşi saldırıya uğrar. İlk önce bir soyguncu, ardından bir sokak çetesi tarafından tecavüze uğrayan Thana, travmayla sessizliğini kırar ve eline bir 45’lik tabanca geçirir. Artık kurban değil, avcıdır! Şehrin karanlık köşelerinde erkekleri tek tek avlamaya başlayan Thana, masumiyetten intikam meleğine dönüşür. Ancak öfkesi ve cinayetleri kontrolden çıkar, masum ile suçlu arasındaki çizgi bulanıklaşır.

New York City factory worker Eddie Marino is a solid citizen and regular guy, until the day a sadistic street gang brutally assaults his wife and murders his child. When a corrupt judge sets the thugs free, he goes berserk and vows revenge.

Her geleneğin ardında bir devrim vardır. Önümüzdeki Bağımsızlık Günü’nde ülkemizde her yıl 12 saat süren kanunsuzluğun yükselişine tanıklık edin. Basit bir deney olarak başlayan hareketi The First Purge’ü karşılayın. Amerika’nın Kurucu Babaları, suç oranını bir önceki yıla göre %1 oranında düşürmek amacıyla izole bir toplulukta saldırganlığı bir gece için açığa çıkarırlar. Ama şiddet uygulayıcılar, dışlananların öfkesiyle karşılaşınca bu bulaşıcı hastalık test şehrinin sınırlarından taşar ve tüm ülkeye yayılır.


Başına konan ödül giderek artarken John Wick, Yüksek Şura'yı alt etmenin bir yolunu bulur. Ancak özgürlüğünü kazanmadan önce Wick, dünya çapında güçlü ittifaklara ve eski dostları düşmana çeviren güçlere sahip yeni bir düşmanla yüzleşmek zorundadır.

New York'taki tuhaf bir gökdelende temizlikçi olarak işe başlayan bir kadın, yıllardır süren kayıpların ve şeytani bir tarikatın hüküm sürdüğü bir yere girdiğini bilmemektedir.

Çölün ortasında bir gece. Korkunç bir kasırga dış dünya ile tüm bağlantıları koparır. 10 yabancı, tuhaf bir yolüstü oteline sığınmak zorunda kalmışlardır. Dışarıyla herhangi bir iletişim kurabilmek imkansız gibidir. Ve kaynağını tam olarak anlayamadıkları cinayetler başlar. Bir güç, tek tek hepsini öldürmeyi kafasını koymuştur. Fakat olaylara rastlantının penceresinden bakmayı bıraktıklarında, içinde bulundukları durumun çok daha karışık olduğunu farkederler. Amerikan bağımsız sinemasının heyecan verici isimlerinden James Mangold tarafından çekilen korku gerilim, oyuncularıyla da dikkat çekiyor.

Earl Brooks başarılı bir ticaret adamıdır. Karısı ve kızı ile mutlu bir hayat sürmektedir. Ancak Brooks'un, bir başka yüzü daha vardır; aslında o "Parmak İzi Katili" namıyla ün salmış bir seri katildir. Tilki kadar kurnaz ikinci benliği Marshall tarafından masum bir çifti öldürmek için harekete geçirildiğinde, şantaj yapan bir fotoğrafçı tarafından görüntülenir. Bu cinayet, "Parmak İzi Katili"nin kimliğini çözmeye çalışan, bunalımdaki dedektif Tracy Atwood'un da peşine düşmesine sebep olur.

Gerçek bir hikayeden esinlenerek beyaz perdeye aktarılan film, organize suç örgütlerinin yükselişe geçtiği 1920'lerin Amerika'sında olağanüstü başarı gösteren dört adamın hikayesini anlatıyor: Yakışıklı Luciano (Christian Slater), yetenekli arabulucu Meyer Lansky (Patrick Dempsey), kadınsı ve inatçı Siegel (Richard Grieco) ve nazik Frank Costello (Costas Mandylor). Alçakgönüllü bir başlangıç yapan ve çeşitli etnik geçmiştere sahip olan bu ilginç dörtlünün zamanla geliştirdikleri düzen onları çok kısa zamanda yeraltı dünyasının en çok aranan isimleri haline getirir. Yardımcı rollerde Oscar ödüllü oyuncu F. Murry ve Anthony Quinn'in desteğiyle Şuç İmparatorluğu size kaçırılmaması gereken görsel bir şölen sunuyor.

Gerçek olaylara ve aynı isimli romana dayanmaktadır. Dedektif yardımcısı Bob Hightower, eski karısının bir tarikat tarafından öldürüldüğünü ve kızının kaçırıldığını bulur. Başarısız resmi soruşturmalardan hüsrana uğrayarak teşkilatı bırakır ve tarikatın firar eden tek kadın kurbanı Case Hardin'in yardımıyla lideri yakalamak için tarikata sızar.

Seattle'da mahkeme için çalışan çok ünlü bir psikiyatr ve kolej profesörü Jack Gram, bir seri katil olan Jon Foster'ın ölüm cezasına çaptırılması konusunda jüriyi etkileyen, mahkumiyetinden sorumlu bir kişi konumundadır. Seri katil, Jon Foster, Jack Gramm'ı kendisiyle ilgili manipülasyon yapmakla suçlar. Jon'un cezasının infazı öncesi Jack'e bir telefon gelir. Telefonda cinayeti çözmesi için sadece 88 dakikası olduğu söylenmektedir.

Film, paramedik olarak çalışırken gelecekte olacakları görmeye başlayan Cassandra Webb'in, ilerleyen dönemde örümcek güçleriyle farklı süper kahramanlara evrilecek üç genç kadını, hayatlarını tehdit eden bir tehlikeden korumaya çalışmasını konu ediniyor.

Ünlü aktör Charles Laughton'ın yönetmen olarak imza attığı film, konusu ve oyuncularıyla kaçırılmayacak bir klasik. Hapiste tanıdığı Ben adlı adamın evinin yakınlarına yüklü bir miktar para sakladığını öğrenen psikopat Harry, hapishaneden çıktıktan sonra Ben'in evine gider...

Polis Akademisi'ni birincilikle bitiren genç Hyun-su, Organize Suçlar biriminde ekibiyle birlikte yıllardır ünlü bir uyuşturucu çetesini suçüstü yakalamaya çalışmaktadır. Bu çetenin zaman içinde önlenemeyen büyümesiyle polisin hareket edebileceği alan kalmamıştır. Özel olarak kurgulanmış bir planla çetenin arasına köstebek olarak dahil olan Hyun-su, çetenin güçlü isimlerinden Jae-ho ile yakınlık kurar ve ona verdiği güven sayesinde en tepeye kadar yükselir. Bir süre sonra işler çıkmaza girdiğinde, iki taraf da onu kendi yanında tutabilmek için her türlü acımasız yola başvuracaktır. Bu yüzden de en ağır bedeli ödemek zorunda kalan Hyun-su'nun gerçeği keşfettiğinde intikamı sert olacaktır.

Claude Chabrol, en iyi filminde, duygusal hasar üzerine gerilim dolu, dokunaklı bir öykü anlatıyor. Hélène, ilişkisinin sona ermesi üzerine küçük bir köye taşınan güzel ve kültürlü bir ilkokul öğretmendir. Popaul ise 15 yıl Fransız ordusunda görev yaptıktan sonra, yeni vefat etmiş olan babasının kasap dükkânının sorumluluğunu üstlenmek için, doğduğu köye dönmüştür. Bir düğün sırasında, Hélène ve Popaul, bir yandan alkolün etkisiyle, öte yandan da yalnız olmaları nedeniyle, hemen birbirlerine ısınırlar. Boş vakitlerinin büyük bölümünü birlikte geçirmeye başlarlar: akşam yemeği yer, sinemaya gider, mantar toplarlar. Bu arada, bölgede iki vahşi cinayet işlenir ve Hélène olay mahallinde Popaul’e verdiği çakmağı bulur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir