
Juliette Binoche
Rebecca
"Dünyayı değiştirmek için hayatını ve ailesini riske attı."
Rebecca işi gereği hayatı boyunca dünyanın en tehlikeli yerlerinde bulunmuştur. Savaş fotoğrafçısı olarak çalışmakta ve bu nedenle hem özel hayatını hem de aile hayatını her daim ikinci plana atmak zorunda kalmaktadır. Ancak son zamanlarda ailesinin Rebecca'nın durumuna duyduğu endişe iyiden iyiye artmıştır ve artık zorlu bir seçim yapmanın zamanı gelmiştir...

Juliette Binoche
Rebecca

Nikolaj Coster-Waldau
Marcus

Lauryn Canny
Stephanie

Adrianna Cramer Curtis
Lisa

Maria Doyle Kennedy
Theresa

Larry Mullen Jr.
Tom

Mads Ousdal
Stig

Chloë Annett
Jessica
Bush Moukarzel
Brian

Eve Macklin
Brian's girlfriend

Des Nealon
Elderly man

Jonathan Byrne
Marine Biologist
Najat Azgar
Suicide bomber
Zoubida Akif
Ariana
Jameela Shafaq
Translator

Jordan ailesi, kendi içinde iletişim sorunlarıyla mücadele etmektedir. Evin hanımı, Elizabeth’in tanıştığı Clara adındaki yaşlı bir kadının tavsiyeleriyle aile güçlüklerin üstesinden gelmeye çalışacaktır.

Tokyo sosyetesinden kaprisli bir kadın ile sessiz ve rustik bir adam arasındaki görücü usulü evlilik, bir evlilik kriziyle sınanır.

Ünlü bir savaş fotoğrafçısı olan Isabelle Reed, zamansız bir trafik kazası sonucu hayatını kaybedeli 3 yıl olmuştur. Reed'in anısına düzenlenecek bir fotoğraf sergisinin açılışı yaklaşırken, Reed'in büyük oğlu Jonah, uzun zaman sonra babası Gene ve içine kapanık ergen kardeşi Conrad'ın yanına gelir. Aynı aileden olmalarına rağmen mesafeli bir ilişkileri olan ve Isabelle'i çok farklı şekilde hatıralarında yaşatan bu üç kişi birbirine Isabelle’in zihinlerindeki farklı farklı imgeleri sayesinde yakınlaşacak ve Isabelle’in hayatı boyunca içine attığı sırlarıyla yüzleşeceklerdir.

The Brutalist filmi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra "Amerikan rüyasını" yaşamak için ABD’ye göç eden Macaristan doğumlu, Bauhaus eğitimli Holokost kurtulanı mimar Laszlo’nun yolculuğunu ve hayat hikâyesini anlatıyor. Başlangıçta yoksulluk içinde çalışmaya zorlanan Laszlo, kısa süre sonra hayatının seyrini 30 yıl boyunca değiştirecek bir kontrata imza atar. Yenilikçi kamera oyunları, dramatik yapısı, alışılmadık açı ve kadrajları, kurgusu ve sıradışı ses tasarımı, parlak oyuncu kadrosuyla hem şaşırtıcı hem de unutulmaz.

Grace ve sevgilisi Jackson, eski bir köy evine taşınır. Grace yazarlık hayalinin peşinden gider ve çift kısa süre sonra bir bebek sahibi olur. Ancak Jackson'ın sık sık evde olmaması ve ev hayatının baskıları altında ezilen Grace, ardında bir yıkım yolu bırakarak yavaş yavaş kontrolünü kaybetmeye başlar.

Vizyoner yönetmen Luca Guadagnino'nun imzasını taşıyan bu sürükleyici psikolojik dramada, bir üniversite profesörü (Julia Roberts), parlak bir öğrencinin (Ayo Edebiri) meslektaşlarından birine (Andrew Garfield) yönelttiği suçlamanın, geçmişinde sakladığı karanlık bir sırrı açığa çıkarma tehlikesi yaratmasıyla kişisel ve mesleki bir krizin eşiğine gelir. Nora Garrett tarafından kaleme alındı.

Her Smell, hayatındaki sorunlarla baş etmeye çalışan bir punk şarkıcısının hikayesini konu ediyor. Becky Something, 90’lı yıllara damgasını vuran Something She isimli tamamı kadınlardan oluşan punk rock grubunun süperstarıdır. Ancak onun eski şaşalı günleri artık geri kalmıştır. Genç kadının hayatı, anne olmasıyla birlikte tamamen değişmiştir. Bir yandan anne olmanın verdiği sorumlulukla ilgilenen Becky, bir yandan da heveslerini git gide kaybeden grup üyeleri, çıkması gereken albümlerinin yarattığı gerginlik ve yeni neslin müzik anlayışının değişmiş olması ile birlikte gelen sorunlarla boğuşur. Kendisini büyük bir çıkmazın içinde bulan Becky, başındaki sorunlarla uğraşırken gün geçtikçe yalnızlaşmaya başlar. Her türlü soruna karşı ayık kalmaya çalışan genç kadının aklında olan tek şey ise grubu eski güzel günlerine geri döndürmenin yolunu bulmaktır.

Bir sanat galerisi sahibi olan Susan Morrow (Amy Adams), 19 yıl önce yazar eşi Edward Sheffield’ı (Jake Gyllenhaal) terk eder. Yakışıklı bir işadamı olan ikinci eşi Hutton Morrow (Armie Hammer) ile birlikte düzenli bir hayat sürmektedir. Bir gün posta kutusunda eski eşinin hiç yayımlanmamış olan ilk romanının taslağını bulur. Eski eşi romanı hakkında kendisinin fikrini sormaktadır. Susan, bir matematik profesörü olan Tony Hastings’in ailesi ile çıktığı bir gece yolculuğunu anlatan "Gece Hayvanları" adındaki bu kitabı elinden bırakamaz. Kitabın kahramanı Tony’nin hayatı berbat bir hale geldikçe Susan da geçmişini hatırlayacaktır. Bu tehlikeli duygular onun geleceğini kemirecek ve hayatını değiştirecektir.

Marie Brenner’ın 2012 yılında yazdığı makaleyi temel alan “A Private War”, Amerikalı efsanevi savaş muhabiri Marie Colvin’in hayatını anlatıyor. 1985'ten 2012'deki ölümüne kadar The Sunday Times gazetesinde savaşlar ve çatışmaları haber yapan gazeteci Marie Colvin, 2001 yılında Sri Lanka'da yaptığı bir haber sırasında sol gözündeki görme yetisini kaybetmişti. Suriye'de Homs bölgesinde gerçekleşen kuşatmayı haber yapmak isterken roket atağı sebebiyle hayatını kaybeden idealist gazeteci, birçok gazetecilik ödülüne layık görülmüş bir isimdi.

Russell Price, saygın bir Amerikan foto muhabiridir. Önemli olayların yaşandığı her yerde ortaya çıkar ve çektiği fotoğraflar neredeyse kapışılır. Ünlü editör Alex ve gazeteci Claire ile birlikte, iç savaşın pençesindeki Nikaragua'ya gider. Kendisini Amerikalı bir casus olarak tanıtan bir adamın yardımıyla Russell ve Claire, değerli fotoğraflar çekebilecekleri bir bölgeye ulaşır. Kısa süre sonra isyancıların lideri öldürülür. Liderin adamları bunu gizlemek istemekte ve Price'tan, öldürülen lideri canlı gibi gösteren fotoğraflar çekmesini ister. Kısa süre sonra bu sahte fotoğraf dünyaya yayılır ve öngörülemeyen sonuçlara yol açar...

Dört savaş fotoğrafçısının gerçek hikayesi… Greg Marinovich, Joao Silva, Kevin Carter ve Ken Oosterbroek 90'ların hemen başında Güney Afrika'ya gider Irk ayrımcılığının hüküm sürdüğü, vahşet ve şiddet dolu bu topraklarda ilk defa özgür bir seçim yapılacaktır Dört savaş fotoğrafçısı, bu kritik dönemde hayatlarını tehlikeye atarak dünyaya gerçekleri duyurmaya çalışır...

After returning home from an extended tour in Afghanistan, a decorated U.S. Army medic and single mother struggles to rebuild her relationship with her young son.

Hayattan elini eteğini çekmiş, herkes tarafından sevilen, yaşlı bir adam olan Avery’nin en yakın dostu ve yaşamının ilham kaynağı 14 yaşındaki köpeği Red’tir. Bir gün, üç sorunlu genç hiç bir neden olmadan köpeğini öldürür. Avery, köpeğinin öcünü almak ve adaleti sağlamak için artık her şeyi yapmaya hazırdır.


Komedi türündeki filmde Julia Louis-Dreyfus, onu seven ve her şekilde destekleyen Don ile inanılmaz mutlu bir evliliği olan New Yorklu bir roman yazarı olarak yaşamını sürdüren Beth karakterine hayat verecek. Günün birinde Beth, Don'un kendisinin yazdıklarını yıllardır sevmediğini itiraf ettiğini duyduğunda, hayatlarında iyi olan her şeyi geri almakla tehdit eder. Bu durum da ikili arasındaki ilişkileri gergin bir hâle getirir.

Eva ve Zac beraber büyüyen iki yakın kardeştir. Evlerinde son derece mutsuz bir yaşam süren kardeşler bir yol bulurlar. Aileleri ile aralarındaki bağın zarar görmesine de gönülleri ermeyen kardeşler çok zor bir karar vermek zorundadırlar.

Kıyamet sonrasındaki kıtlıkta bir otelde düzenlenen tuhaf gösteriye kitleler akın eder. Bir aile ise giriş ücretinden daha büyük bir bedel ödeyeceklerini fark eder.

Yönetmen Stanley Kubrick, Full Metal Jacket filminde savaşın ve askerliğin, insanların duygularını nasıl yok ettiğini gün yüzüne çıkarıyor. 18 yaşındaki acemi bir askerin gözünden, acemi askerlerin Deniz Kuvvetleri'ndeki ilk günlerinden başlayarak nasıl insani duygularının yok edildiğini ve bireysellikten çıkarılıp Deniz Piyadesi olarak nasıl tekrardan yaratıldıklarını anlatıyor. Film, 1968 yılında Vietnam harekatı için yetiştirilen askerlerin ruhlarında bıraktığı zarar ve savaşın nasıl insanlık dışı bir şey olduğunu açığa çıkartıyor. Gustav Hasford'un "The Short-Timers" isimli romanından uyarlanmıştır.

1960’ların başlarında Hong Kong’da, bitişik dairelerde yaşayan iki komşu, Bay Chow ve Bayan Chan, eşlerinin kendilerini aldattığını öğrendikten sonra birbirlerine yakınlaşmaya başlarlar.

İkinci Dünya Savaşı sırasında atom bombasının geliştirilmesine liderlik eden Amerikalı fizikçi J. Robert Oppenheimer'ın hikayesi. Manhattan Projesi'nin başına geçen Oppenheimer, insanlık tarihini değiştirecek bu ölümcül icadı hayata geçirirken, yarattığı gücün doğuracağı vicdani ve siyasi sonuçlarla da yüzleşmek zorunda kalır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir