
Harry Carey
George Vale Melton

The ghosts of three elderly industrialists killed in an airplane crash return to Earth to help reunite a young couple whom they initially brought together.

Harry Carey
George Vale Melton

C. Aubrey Smith
Allan 'Chad' Chadwick

Charles Winninger
Michael O'Brien
Alex Melesh
Josef

Maria Ouspenskaya
Madame Tanya

Helen Vinson
Arlene Terry

Rod La Rocque
Phil Hubert

Richard Carlson
James Houston

Jean Parker
Jean Lawrence

J. Anthony Hughes
Officer Johnson

Robert Homans
Sergeant
Virginia McMullen
Secretary

James Bush
Jace Taylor

William Bakewell
David Chadwick

Gino Corrado
Alfonso (uncredited)

Bill Parish, bu dünyada bir insanın sahip olabileceği her şeye sahiptir: Güç, para, başarı ve mutlu bir aile. Fakat mutlu dünyası 65. yaş gününden birkaç gün önce esrarengiz yabancı Joe Black'in ziyaretiyle altüst olacaktır. Zira bu herhangi bir genç adam değil, Parish'in canını almaya gelen Ölüm'dür. Doğum gününü ailesiyle kutladıktan sonra hayata veda etmeyi tercih eden Bill, dünyada geçireceği fazladan birkaç güne karşılık Ölüm'ün dünyadaki rehberi olmayı kabul eder. Ölüm ise dünyanın tüm nimetlerini, en başta da aşkı tadacaktır. Ancak aşık olduğu kişinin Parish'in güzel kızı Susan olması, Bill'in dünyadaki son günlerini oldukça çetin kılacak gibidir.

Chris Nielsen ve karısı, Annie kaçınılmaz bir şekilde birbirine bağlanmış olan, birbiri için yaratılmış bir çifttir. Bir otomobil kazasında çocukları öldüğünde Chris`in tutkusu ve şefkati Annie`yi yaşama bağlayan tek şey olarak kalır. Bir gün Chris de öldüğünde, acıya dayanamayan Annie kendi canına kıyar. Sevgilisine her ne pahasına olursa olsun bağlanmış olan Chris, Cennet`i terkeder ve karısıyla birlikte olmak için Cehennem`in derinliklerine doğru bir yolculuğa başlar.

Delicesine aşık olan lise mezunları Riley ve Chris trajik bir araba kazasıyla ayrıldığında, Chris arafta kalırken Riley erkek arkadaşının ölümünden kendini sorumlu tutar. Mucizevi bir şekilde, ikisi bağlantı kurmanın bir yolunu bulur.

Orman yangınlarını uçakla söndüren bir pilot olan Pete (Richard Dreyfuss) risk almayı seven birisidir ve nişanlısı Dorinda (Holly Hunter) da uçuş kulesinde radyo operatörlüğü yapmaktadır. Deneyimli bir pilot olan Pete bir kazada ölür ve dünyaya tekrar bir hayalet olarak gelecektir. Filmi Steven Spielberg yönetmiş ve senaristliğini Frederick Hazlitt Brennan ve Jerry Belson yapmıştır.

1916 yılının New York şehrindeyiz... İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Peter Lake şimdilerde yetenekli bir hırsız olarak hayatını sürdürmek zorundadır. Göreve çıktığı evlerden birinde güzel ev sahibesi Beverly Penn ile karşı karşıya gelir ve o anda genç kadına aşık olur. Ne var ki aşkları pek de uzun ömürlü olamayacaktır; zira Beverly bu olayın hemen ardından hayatını kaybeder. Beverly'i bir türlü aklından çıkaramayan Peter yakın gelecekte yaşayacağı doğaüstü bir olay sonrasında kendini başka zaman bir zaman diliminde, kim olduğunu hatırlamadığı bir hal içerisinde bulur. Dahası ölüleri diriltmeyle ilgili gizli bir gücü olduğunu keşfetmiştir...

Umut vadeden bir müzisyen yakında göreve gidecek bir askerle anlaşmalı evlilik yapmayı kabul eder. Ama sahte ilişkileri bir trajedi sonucu fazlasıyla gerçek bir hâl alır.

Dul bir kadın olan Cary günün birinde genç bahçıvan Ron ile tanışır. Aralarında başlayan ilişki büyük yaş farkı nedeniyle toplumun tepkisini çeker. Üstelik genç Ron bu sorunu umursamamaktadır...

In early 19th-century England, dire financial straits reacquaint the aristocratic Anne Elliot with her wealthy ex-fiance Frederick Wentworth. The two must choose between either putting the past behind them or listening to their hearts.

Sevgilisinin kendisine ihanet ettiğini öğrenen Hilary O'Neil (Julia Roberts) yeni bir başlangıç ve yeni bir iş arıyor. Böylece kan kanserine yakalanmış acı çeken genç bir adamın özel hemşiresi oluyor. Zaman geçtikçe birbirlerine aşık oluyorlar ama bu yaşadıkları aşkın çok uzun sürmeyeceğini de biliyorlar. Çünkü genç adam ölmek üzeredir.

New York'ta yaşayan bir çiftin geçirdiği zorlu bir dönemi ele alan iki ayrı filmden oluşan seride, çiftin hikayesini iki farklı bakış açısından aktarılanlarla dinliyoruz. Bu filmde hikayeyi kadın karakterin gözünden izliyoruz. Ned Benson'ın ilk uzun metraj denemesi olan filmin başrolünde Jessica Chastain bulunuyor.

Notting Hill ve Bridget Jones's Diary'nin yapımcılarından romantizm rüzgarları. Birbirinden ünlü oyuncuları ve olağanüstü müzikleriyle film uzun süre akıllardan çıkmayacak. Beklenmedik, heyecanlı, karşılıksız, tutkulu, uygunsuz, engellenemez, anlatılamaz...Noele'e tam 1 hafta kala Aşk Her Yerde. Karı-koca, sevgili, baba-oğul, rock yıldızı ve menajeri arasında birbirinden farklı tam on hikayenin içinde.

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

Yıllar önce evlenmiş olduğu kocasını kaybeden kadın dünyaya küser. Bu hayattın bir anlamı yoktur ve bu yüzden kendisini eve kapatır. Günler, aylar bu şekilde geçip giderken arkadaşın ısrarı üzerine dışarı çıkmaya razı olur. Dışarıda karşısına çıkan adamı görünce büyük bir şaşkınlık geçirir. Görmüş olduğu adam ölen kocasına o kadar çok benziyor ki sanki kendisi. Adamla tanıştıktan sonra hayatı tamamen değişecektir.

Bir hırsızın kızı olan küçük Moll, annesinin idam edilmesinden sonra bir manastırın bakımına verilir. Ancak, kötü bir rahibinin davranışları, bir genç kız olarak Moll'un isyan etmesine neden olur ve Moll kendisini Londra'nın tehlikeli sokaklarında bulur.

Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte Alman ordusu Kongo'yu işgal eder. İşgal sırasında ağabeyi ölünce Rose Mayer, alkolik bir maceraperestin teknesiyle güvenli bir ülkeye kaçmayı dener. Nehir boyunca onları sadece tropikal tehlikeler ve düşman askerleri değil, sürpriz bir aşk da beklemektedir. Afrika Kraliçesi, Katharine Hepburn ve Humphrey Bogart gibi iki efsanevi oyuncu, nefes kesici bir öykü, başarılı bir yönetmen ve Afrika'da gerçekleştirilen çekimler sayesinde, sinema tarihinin en sevilen macera filmlerinden biri olmuştur. Filmdeki unutulmaz rolü, Humphrey Bogart'a En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar kazandırmıştır.

1935 yazının en sıcak günleri... On üç yaşındaki Briony Tallis, ablası Cecilia ve hizmetçilerinin oğlu Robbie'nin gizli bir şekilde flörtleşmelerine tanık olur. Çocuk aklı ile gördüklerini yanlış yorumlaması üzerine yıllarca sürecek büyük bir trajedenin yaşanmasına neden olacaktır. O andan itibaren bir daha hiç düzelmeyecek kadar trajik bir şekilde kaderleri birbirlerine bağlanan bu üç insan, hak etmedikleri bir kefaretin farklı şekillerde kurbanı olacaklardır.

Eyalet Akıl Hastanesi'nde kısa bir tatil kulağa pek de kötü gelmiyor, öyle değil mi? Randle P. McMurphy, damarlarında kan yerine elektrik dolaşan, ağzı çok iyi laf yapan özgür ruhlu bir mahkumdur. McMurphy, deli numarası yaparak kendisini "kaçıklar" olarak nitelediği adamların yanına aldırır. Hemen ardından, onun bulaşıcı düzensizlik sevdası, yeni geldiği yerdeki uyuşturucu rutinle karşı karşıya gelir. McMurphy, Dünya Kupası maçları oynanırken yeni arkadaşlarının yatıştırıcı ilaçlara boğulmuş bir şekilde ortalıkta bornozlarla dolaşmasına dayanamaz.

Kathryn Merteuil ve Sebastian Valmont, çok zengin ve kötü niyetli iki üvey kardeştir. Kolayca baştan çıkardığı kızlardan sıkılan Sebastian, kendine son bir hedef bulur: okul müdürünün güzel ve bakire kızı Anette Hargrove. Bu yüzden, iki üvey kardeş bir bahse tutuşurlar. Her kim bahsi kazanırsa en çok istediği şeye sahip olacaktır.

Hayatının aşkını trajik bir kazada yitirdikten sonra yasa boğulan bir genç, sevgilisinin ona öteki dünyadan işaretler gönderdiğine inanmaya başlar.

Molly ve Sam, aşk yaşayan, New Yorklu bir çifttir. Sam cüzdanını taşıyan bir serseri tarafından bıçaklanarak öldürülür. Ruhu bedeni terkettiğinde ölümden sonraki yaşamı yavaş yavaş keşfetme fırsatı bulur. Ölülerin ruhlarının canlılarla aynı ortamda varolduğu ama yaşayanların ruhları göremediği bir ortamdır bu.Yardımsever bir hayalet Sam'in bu yeni durumu kabullenip alışmasına yardım eder. Genç adam artık bazı nesneleri hareket ettirebilmektedir. Ancak eski iş arkadaşı Carl'ın kirli çamaşırları ve Molly ile ilgili kötü planları gün ışığına çıktığında, canlılarla iletişim kurmanın tek yolunun bir medyum aracılığıyla mümkün olduğunu anlar. Sam'in karşısına medyumların belki de en eksantrik olanı çıkacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir